Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/12756 E. , 2024/6572 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/12756 Karar No : 2024/6572 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü (E-Tebligat) VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 07/11/2012 tarih ve 28460 sayılı
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/12756 E. , 2024/6572 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/12756 Karar No : 2024/6572 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü (E-Tebligat) VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 07/11/2012 tarih ve 28460 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan 12/10/2012 tarih ve 2012/3857 sayılı Bakanlar Kurulu kararı uyarınca, Ankara Gölbaşı Arazi Toplulaştırma ve Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri Projesi kapsamında, Ankara ili, Gölbaşı ilçesi, ... mahallesinde yer alan ve davacının hissedarı olduğu ... parsel sayılı taşınmazın bulunduğu alanda yapılan arazi toplulaştırmasının anılan parsele ilişkin kısmının iptali istenilmektedir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava konusu 512 no’lu parselin konumunun korunduğu ve aynı yerden parsel verildiği, Tarım ve Orman Bakanlığının 10/09/2019 tarihli dilekçesinde ... parselin yaklaşık 3908 m2 lik alanının tarıma elverişli olmadığı ve yeni tahsis edilen parselde buna karşılık yaklaşık 4000 m2 tarıma elverişli olmayan alan tahsis edildiğinin belirtildiği, yeni tahsis edilen bu tarıma elverişli olmayan alanın yaklaşık 800 m2'sinin taşlık-kayalık alan olarak tespit edildiği, ancak arazide yerinde yapılan incelemede eski ... parselde taşlık-kayalık arazinin mevcut olmadığının görüldüğü, uygulama sonrası tahsis edilen ... ada ... parselin kuzey doğu kesimindeki yaklaşık 800 m2'lik alanın taşlık-kayalık alan olduğu, tarıma elverişli olmayan ve üzerinde toprak bulunan alanların ağaç yetiştirme vb. şekilde farklı tarımsal faaliyetler ile değerlendirilebildiği, ancak taşlık-kayalık alanın tarımsal amaçlı hiçbir faaliyete izin vermediği, dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir. TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : 3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu'nun, işlem tarihinde yürürlükte olan haliyle 1. maddesinde, bu Kanunun amacının, sulama alanları ile Bakanlar Kurulunca gerekli görülen alanlarda; toprağın verimli şekilde işletilmesini, işletilmesinin korunmasını, birim alandan azami ekonomik verimin alınmasını, tarım üretiminin sürekli olarak artırılmasını, değerlendirilmesini ve buralarda istihdam imkanlarının artırılmasını, ekonomik üretime imkan vermeyecek şekilde parçalanan tarım topraklarının gerektiğinde ve imkanlar ölçüsünde genişletilmesi suretiyle de toplulaştırılmasını, tarım arazisinin ailenin geçimini sağlamaya ve aile iş gücünü değerlendirmeye yeterli olmayacak derecede parçalanmasının ve küçülmesinin önlenmesini ... sağlamak olduğu hüküm altına alınmıştır. Tarım Reformu Genel Müdürlüğü tarafından Haziran 2010'da çıkarılan "Arazi Toplulaştırması Teknik Talimatı"nın 19. maddesinde yer alan "Yeni Parselasyon Planlamasında Dikkat Edilecek Hususlar" başlıklı bölümde, maliklere mümkün olduğu ölçüde eski arazisine eşdeğer ve tek parselde arazi verilmeye çalışılması, maliklerin istekleri dikkate alınarak arazisinin yoğun olduğu bölgede veya en büyük parselinin etrafında toplanarak arazi verilmeye çalışılması, umumi yola (asfalt, şose) bitişik olan parsellerin yine imkanlar ölçüsünde aynı yerde verilmesi, toplulaştırma alanındaki işletme yapı ve tesisleri ile bağ, bahçe vb. sabit tesislerin imkan ölçüsünde maliklerine verilmesi, birden fazla sabit tesisi bulunan maliklerin bu arazi parçalarından mümkün olduğu kadar birinin etrafında tercih vermek zorunda olması, her parselin yol ve sudan faydalanacak şekilde planlanması, küçük işletmelere ait parsellerin, yol ve sudan faydalanabilmesi için, gerektiğinde hisselendirilmesi, parsel şeklinin zorunlu durumlar dışında dikdörtgen olmasına ve en/boy oranının 1/3 - 1/7 arasında bulunmasına dikkat edilmesi, toplulaştırma yapılan köyler arasında sınır düzeltmesinin 3083 sayılı Kanunun 14. maddesine göre ve değer eşitliği sağlanarak yapılması, değişiklik yapıldığında köy sınırlarının yol, kanal gibi sabit sınırlara dayandırılmasına çalışılması, ancak zorunlu hallerde parsel sınırının köy sınırı olarak değerlendirilmesi, işletmeyi oluşturan maliklere ait arazinin bir arada değerlendirilebilmesi, maliklerin istekleri halinde tek parselde payları oranında adlarına hisseli olarak tescil edilmesi, parsel yerleştirilmesinde hısım ve hasım ilişkilerine dikkat edilmesi, arazi maliklerinden birden fazla ve komşu köylerde arazisi bulunanların arazilerinin ikamet ettikleri köyün sınırına yakın olacak şekilde planlanmaya çalışılması, blokların düzgün şekilli olmayan kısımlarına büyük parsellerin yerleştirilmeye çalışılması, düşük dereceli arazinin mümkün olduğu ölçüde eski sahiplerine bırakılması veya kendi aralarında toplulaştırılması, verasete iştiraklerden aynı maliklere ait olan arazinin bir işletme olarak değerlendirilmesi, davalı arazinin her birinin ayrı bir işletme olarak değerlendirilmesi, hisse uyuşmazlıkları giderilemeyen parsellerin her birinin ayrı bir işletme olarak değerlendirilerek eski maliklerine aynı hisselerle tescil ettirilmesi, bu araziden malik ve hisse oranları aynı olanların bir arada toplulaştırılabilmesi, Talimatın 9. maddesi kapsamında yer alan tesislerin bulunduğu parsellerin, planlamada öncelikle bulunduğu yerde bırakılmaya çalışılması hususlarına dikkat edilmesi gerektiği kurallarına yer verilmiştir. Dosyanın incelenmesinden, davacının dava dilekçesinde bina, bahçe, ağaçlar ve tarımsal yapı dikkate alınmaksızın, Ankara Gölbaşı ... ... parselde bulunan taşınmazında toplulaştırma işlemi yapıldığı iddiasıyla görülmekte olan davanın açıldığı, ancak davacının evinin tamamının ve ağaçlarının bir kısmının davacıya ait 512 sayılı kadastro parseli üzerinde olmadığı, hazine arazisi üzerinde tecavüzlü halde olduğu, toplulaştırma işlemi sonucu davacıya tahsis edilen ... ada ... parselde (davacının sabit tesislerinin dikkate alınmadığı iddiasının tam aksine) evinin ve ağaçlarının planlanarak davacıya verildiği, hukuka aykırı olan fiili durumun hukuka uygun hale getirildiği anlaşılmaktadır. Dosyaya sunulan bilirkişi raporunda ise; uygulama sonrası dava konusu 512 no’lu parselin konumunun korunduğu, düzenleme ortaklık payı kesintisinin yasal sınırlar içerisinde olduğu, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın 10/09/2019 tarihli dilekçesinde ... parselin yaklaşık 3908 m2 lik alanının tarıma elverişli olmadığı, yeni tahsis edilen parselde buna karşılık yaklaşık 4000 m2 tarıma elverişli olmayan alan tahsis edildiği belirtilmesine karşın eski ... parselde taşlık-kayalık arazinin mevcut olmadığı, tarıma elverişli olmayan ve üzerinde toprak bulunan alanların ağaç yetiştirme vb. şekilde farklı tarımsal faaliyetler ile değerlendirilebildiği uygulama sonrası tahsis edilen ... ada ... parselin kuzey doğu kesimindeki yaklaşık 800 m2 lik alan taşlık-kayalık alanın ise tarımsal amaçlı hiçbir faaliyete izin vermediği, bu yönüyle toplulaştırma ilkelerine aykırı hareket edildiği belirtilmiştir. Toplulaştırma işlemi ile toprağın verimli şekilde işletilmesini, işletilmesinin korunmasını, birim alandan azami ekonomik verimin alınmasını, tarım üretiminin sürekli olarak artırılması amaçlanmakla beraber her parselin yol ve sudan faydalanacak şekilde planlanması, parsel şeklinin mümkün olan en düzgün hale getirilmesine dikkat edilmesi de toplulaştırma ilkeleri arasında yer almaktadır. Davacının eski parseli üçgen şeklinde olup, evi ve bahçesi de parsel sınırları dışında, komşu maliye hazinesine ait parsel üzerinde bulunmaktadır. Davalı idarenin, davacının evi ve bahçesini kendisine tahsis edilmesi amacıyla parseli doğuya doğru kaydırmak durumunda kaldığı, parseli mümkün olduğunca düzgün bir geometri ile planladığı, dosyaya mübrez bilirkişi raporu ile davacıya tahsis edilen 43 dönümlük parselin sadece 800 m2 lik kısmının tarımsal faaliyete uygun olmadığı tespit edilmiştir. Bilirkişi raporunda, taşlık-kayalık 800 m2 haricinde davacıya tahsis edilen diğer kısımların tarıma elverişsiz olduğu yönünde herhangi bir değerlendirme olmadığı, aynı raporda "tarıma elverişli olmayan ve üzerinde toprak bulunan alanların ağaç yetiştirme vb. şekilde farklı tarımsal faaliyetler ile değerlendirilebileceği" belirtilmek suretiyle eleştiri konusu yapılan kısmın yine farklı tarımsal faaliyetler ile değerlendirilebileceği sonucuna varılmıştır. Davacının hazine arazisine tecavüzlü vaziyetteki sabit tesislerinin korunması için parselinin birebir eski sınırıyla korunmasının mümkün olmadığı, toplam alanı 44.700,00 m2 olan ... parsele karşılık, alanı 43.630,01 m2 olan ... nolu parselin ve 34.300,64 m2 olan 125611/18 nolu parselin 1.288,07 m2 lik hissesinin tahsis edilerek, davacıya toplamda 44.918,08 m2 lik alandan tahsis yapıldığı, toplulaştırmanın doğal sonucu olarak kaymaların olabileceği, tarıma elverişli olan kısımdan tahsis yapılması halinde bu defa davacının evi ve bahçesinin parsel sınırlarına dahil edilemeyeceği ve parsel şeklinin bozuk olacağı anlaşıldığından dava konusu işlemde hukuka aykırılık olmadığı sonucuna varılmıştır. Bu durumda Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi'nin, dava konusu işlemin iptaline ilişkin Mahkeme kararına karşı yapılan istinaf isteminin reddine ilişkin kararında isabet görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin kabulüne, 2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 21/11/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.