9. Hukuk Dairesi 2025/9309 E. , 2026/464 K. "" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1014 E., 2025/2044 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Uşak 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/282 E., 2024/64 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor …
9. Hukuk Dairesi 2025/9309 E. , 2026/464 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1014 E., 2025/2044 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Uşak 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/282 E., 2024/64 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 20.05.2015 tarihinde davalı Bankada çalışmaya başladığını, iş sözleşmesini alacaklarının tam ödenmemesi, eksik ödenmesi gibi sebeplerle haklı nedenle feshettiğini, ödenmeyen alacaklarının bulunduğunu ileri sürerek kıdem tazminatı, prim, fazla çalışma ve fazla sürelerle çalışma ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunarak davacının başka bir bankada çalışmak için işyerinden ayrıldığını, kıdem tazminatına hak kazanmadığını, davacı ile müvekkili Banka arasında imzalanan iş sözleşmesinde fazla çalışma ücretinin aylık ücrete dâhil olduğunun hüküm altına alındığını, davacının prime hak kazanmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalı Bankada 20.05.2015-30.09.2022 tarihleri arasında çalıştığı, fazla çalışma ücretlerinin süresinde ödenmediğinden davacının iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğinin kabulü gerektiği, prim alacağının bulunmadığı gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalıya ait işyerinde 20.05.2015-30.09.2022 tarihleri arasında çalıştığı, iş sözleşmesini geniş anlamda ücret alacağı bulunduğundan haklı nedenle feshetmekle kıdem tazminatına hak kazandığı, davacının ücreti miktarı nedeniyle sözleşmedeki fazla çalışmanın aylık ücret içerisinde ödendiği hükmü geçerli olmadığından log kayıtları doğrultusunda davacının ödenmeyen fazla çalışma alacağının tespit edildiği, bu nedenle fazla çalışma alacağının kabulü gerektiği gerekçeleriyle davalının istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davacının başka yerde çalışmak amacıyla iş sözleşmesini istifa ederek kendisinin sonlandırdığını, kıdem tazminatına hak kazanmadığını, 2. Taraflar arasındaki iş sözleşmesine göre fazla çalışma ücreti aylık ücrete dâhil olduğundan fazla çalışma alacağının reddi gerektiğini, davacının fazla çalışma alacağı bulunmadığından kıdem tazminatının da reddi gerektiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş sözleşmesinin feshi, kıdem tazminatı, fazla çalışma ücretinin ispatı ile hesaplanmasına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.