Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi Başkanlığı bünyesinde sürekli işçi konumunda temizlik görevlisi olarak çalıştığını, 11.08.2023 tarihinde evlendiğini, müvekkili eşinin 02.10.2023 tarihinde, kadrolu Dz. İs. uzman onbaşı olarak Gölcük Bakım Onarım ve İstihkam Komutanlığına atandığını, eşinin işkolu gereği Türkiye genelinde çalışabileceği şehirlerin kısıtlı olduğunu, çalıştığı süre boyunca Antalya'ya tayininin çıkması imkânının olmadığını, müvekkilinin v
DAVA KONUSU: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi Başkanlığı bünyesinde sürekli işçi konumunda temizlik görevlisi olarak çalıştığını, 11.08.2023 tarihinde evlendiğini, müvekkili eşinin 02.10.2023 tarihinde, kadrolu Dz. İs. uzman onbaşı olarak Gölcük Bakım Onarım ve İstihkam Komutanlığına atandığını, eşinin işkolu gereği Türkiye genelinde çalışabileceği şehirlerin kısıtlı olduğunu, çalıştığı süre boyunca Antalya'ya tayininin çıkması imkânının olmadığını, müvekkilinin ve eşinin ayrı şehirlerde evlilik hayatı yaşamasının hem hayatın olağan akışına hem de Anayasa'ya aykırı olduğunu, müvekkilinin 15.01.2024 tarihinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi Başkanlığına eş durumu sebebi ile Gölcük Adliyesine veyahut Kocaeli Adliyesine naklen atanma veya geçici görevlendirme talebinde bulunduğunu; söz konusu talebine, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi Adalet Komisyonu Başkanlığınca 16.01.2024 tarihli ve 2024/10 sayılı karar ile muvafakat verilmediğini, ... Personel Müdürlüğünün, Antalya Bölge Adalet Komisyonu Başkanlığının anılan kararını uygun bulup müvekkilinin talebini reddettiğini ileri sürerek Kurum işleminin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. KARAR: Uyuşmazlık, 696 sayılı KHK kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirilen davacının, eş durumu mazereti nedeniyle başka bir ile tayin talebinin reddinin hukuka aykırı olup olmadığına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı velilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.