T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:02/10/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:20/01/2022 DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:02/10/2025 İlk Derece Mahkemesi'nin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALAR…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:02/10/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:20/01/2022 DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:02/10/2025 İlk Derece Mahkemesi'nin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili; davalı borçlu şirketin maliki olduğu ... plakalı aracın 19/05/2015 tarihinde dava dışı müteveffa ...'in idaresindeyken alkollü ve asli kusurlu olarak meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasında dava dışı müteveffanın desteğinden yoksun kalan eşi ve çocuklarına toplam 290.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ödendiğini, müteveffa ...'in 3.091 promil alkollü olduğunu, Denizli 5. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden takip başlatıldığını, davalı tarafından icra takibine itiraz edildiğini, davalının Denizli 5. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına, davanın kabulüne, davalının takip konusu borcu takip dosyasında belirtilen orandaki faizi ile ödemesine, davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı tarafa dava dilekçesi ve eklerinin usulüne uygun tebliğ edildiği, davalı tarafça davaya cevap verilmediği, ancak duruşmalardaki beyanlarında davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, "... davacı nezdinde zorunlu mali sorumluluk poliçesiyle sigortalı aracın başka araca çarpması ile meydana gelen kaza sonucu davacı sigorta şirketine sigortalı aracı kullanan dava dışı ...'in vefat etmesi nedeniyle davacı sigorta şirketi tarafından müteveffanın mirasçılarına destekten yoksun kalma tazminatı ödemesi yapıldığı, dosya kapsamında aldırılan bilirkişi raporuna göre meydana gelen kazanın dava dışı sürücüsü ...'in güvenli sürüş kabiliyetini kaybedecek derecede alkollü olması nedeniyle meydana gelmediği, dava dışı diğer araç sürücüsünün olayda %25 oranında kusurlu olduğu anlaşılmakla, gerekçeli ve denetime elverişli bilirkişi raporuna itibar edilerek olayın salt alkolün etkisiyle gerçekleşmediği sonuç ve kanaatine varılarak davanın reddine" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; rücuen tahsilin ödenen bedel üzerinden yapıldığını, bu hususun bilirkişi tarafından yeterince anlaşılamadığını, bilirkişi raporunun hatalı sonuçlandırıldığını, kazanın münhasıran alkolün etkisinde meydana gelmemesinin müvekkili şirketin alacağını tahsil etmesini engellemeyeceğini, yeni değişiklik kapsamında kazaya sebebiyet veren araç sürücüsünün belirli promil alkollü olmasının yeterli olduğunu, 3,091 promil alkollü sürücü ...'in kırmızı ışıkta durmayarak seyrine devam ettiğinin tüm deliller ile sabit olduğunu, İlk Derece Mahkemesi'nin kararının kaldırılması gerektiğini istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi kapsamında zarar gören üçüncü kişilere ödenen tazminatın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları gereğince kendi sigortalısından rücuen tahsili talebi ile başlatılan icra takibine İİK'nun 67. Maddesi gereği itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın reddine karar verilmiştir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. 2918 sayılı KTK'nun 95. maddesi gereğince sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez. Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabilir. Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinde de, “Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder.” şeklinde düzenleme mevcuttur. Ayrıca 2918 sayılı KTK'nun 48. maddesinde, alkollü içki alması nedeniyle güvenli sürme yeteneklerini kaybetmiş kişilerin karayolunda araç sürmelerinin yasak olduğu ifade edilmiştir. Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin "Uyuşturucu ve Keyif Verici Maddeler ile İçkilerin Etkisinde Araç Sürme Yasağı" başlıklı 97/1. maddesinde, alkollü içki almış olması nedeniyle güvenli sürme yeteneğini kaybetmiş kişilerin karayolunda araç sürmelerinin yasak olduğu açıklandıktan sonra, bu konu ile ilgili olan "B-2" bendinde, alkollü içki almış olarak araç kullandığı tespit edilen diğer araç sürücülerinden kandaki alkol miktarı 0.50 promil üstünde olanların araç kullanamayacakları belirtilmiştir. Öte yandan, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4.d maddesinde, tazminatı gerektiren olay işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin veya motorlu aracın hatır için karşılıksız olarak kendilerine verilen kişilerin uyuşturucu veya keyif verici maddeler almış olarak aracı sevk ve idare etmeleri esnasında meydana gelmiş veya olay yukarıda sayılan kişilerin alkollü içki almış olmaları nedeniyle aracı güvenli sürme yeteneklerini kaybetmiş bulunmalarından ileri geliyorsa sigortacının sigorta ettirene rücu hakkı olduğu açıklanmıştır. O halde, hasarın teminat dışı kalabilmesi için kazanın meydana geliş şekli itibariyle sürücünün salt (münhasıran) alkolün etkisi altında kaza yapmış olması gerekmektedir. Diğer bir anlatımla, sürücünün alkollü olması tek başına hasarın teminat dışı kalmasını gerektirmez. Üstelik, böyle bir durumda hasarın teminat dışı kaldığının ispat yükü 6762 sayılı TTK'nun 1281. maddesi (6102 sayılı TTK'nın 1409. maddesi) hükmü gereğince sigortacıya düşmektedir. Kaza sırasında sigortalı araç sürücüsünün 3.091 promil alkollü olduğu saptanmış ise de, yukarıda açıklanan ilkeler ışığında, sürücünün alkollü olması yalnız başına hasarın teminat dışı kalmasını gerektirmez. Kazanın salt alkolün etkisiyle oluşması ve başka etmenlerin bulunmaması gerekir. Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarında; sürücünün aldığı alkolün oranının doğrudan doğruya sonuca etkisi bulunmadığından, mahkemece nöroloji uzmanı, sigortacı ve trafik konusunda uzman bilirkişilerden oluşan bilirkişi kurulu aracılığıyla olayın salt alkolün etkisiyle gerçekleşip gerçekleşmediğinin, alkol dışında başka unsurların da olayın meydana gelmesinde rol oynayıp oynamadığının saptanması, sonuçta olayın tek başına alkolün etkisiyle meydana geldiğinin belirlenmesi durumunda, oluşan hasar poliçe teminatı dışında kalacağından davanın kabulüne, aksi halinde reddine karar verilmesi gerekeceği ilkesi benimsenmektedir. (YHGK 23.10.2002 gün ve 2002/11-768-840; YHGK 7.4.2004 gün ve 2004/11-257-212; YHGK 14.12.2005 gün 2005/11-624-713; YHGK 10.12.2014 gün ve 2013/17-1199 E. 2014/1018 K., 2017/17-1095 E. 2019/432 K., 2014/17-1082 E. 2019/431 K. sayılı ilamları) Somut olayda; davacı sigorta şirketi nezdinde zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan ... plakalı aracın ... kavşağında sola dönüş yapan araçlara kırmızı yanmasına rağmen kavşağa girdiği ve kazanın meydana geldiği, İlk Derece Mahkemesi tarafından hükme esas alınan bilirkişi heyetinin vermiş olduğu raporda; "ölen sürücü ... 'in % 75 oranında asli kusurlu olduğu, sürücü ...'ün olayda % 25 oranında tali kusurlu olduğu, kazanın münhasıran alkole bağlı olarak meydana geldiği söylenemeyeceği" şeklinde değerlendirme yapılarak kazanın salt alkolün etkisi ile meydana gelmediği, Denizli 7.ACM'nin ... Esas ... Karar sayılı ilamının 16/04/2025 tarihinde kesinleştiği, bahsi geçen ceza yargılamasında alınan bilirkişi raporu ile ölen sürücü ...'in kırmızı ışık ihlali yaptığından asli kusurlu, sanık sürücü '...ün ise her ne kadar yeşil ışıkta geçmekteyse de kavşağa yaklaşırken hızını azaltması gerekirken azaltmadığından tali kusurlu olduğunun belirtildiği tespit edilmiştir. Açıklanan gerekçelerle; HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, HMK m. 355/1. gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmadığı, kaza tespit tutanağı, ceza dosyası ile dosya kapsamına uygun olarak düzenlenen bilirkişi heyet raporunun hükme esas alınması, kazanın münhasıran alkolün etkisi altında gerçekleştiğinin davacı tarafından ispatlanamaması nedeniyle davacı sigorta şirketi tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları gereğince sigortalısına rücu şartlarının oluşmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1-b-1. gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsili ile Hazineye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin İlk Derece Mahkemesince YAZILMASINA, 3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince ilgilisine İADESİNE, 5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 6-Kararın Dairemiz tarafından taraflara TEBLİĞİNE, Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren İKİ HAFTALIK süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 02/10/2025 ...