TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO: 2022/117 KARAR NO : 2026/268 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 02/11/2021 NUMARASI : 2020/540 (E) - 2021/811 (K) DAVANIN KONUSU: Maddi Tazminat KARAR TARİHİ:09/03/2026 Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ad…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 40. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO: 2022/117 KARAR NO : 2026/268 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 02/11/2021 NUMARASI : 2020/540 (E) - 2021/811 (K) DAVANIN KONUSU: Maddi Tazminat KARAR TARİHİ:09/03/2026 Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili adına kayıtlı, davalıya kasko sigortalı ... plakalı aracın 15/07/2020 tarihinde karıştığı trafik kazası sonucu araçta hasar meydana geldiğini, davalı sigorta şirketine yaptıkları başvurunun reddedildiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 3.000 TL tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 06/06/2021 tarihinde sunduğu bedel belirleme dilekçesiyle talebini 55.000 TL olarak belirlemiştir. Davalı taraf usulüne uygun olarak çıkartılan tebligata rağmen davaya cevap vermemiştir. İlk derece mahkemesince; "Davanın kabulü ile 55.000 TL'nin 3.000 TL'sine dava tarihi olan 14/10/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte (bakiyesine faiz işlemeksizin) davalıdan alınarak davacıya ödenmesine" karar verilmiştir. Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davalı vekili dilekçesinde özetle; dava konusu hasarın davacının beyan ettiği şekilde gerçekleşmediğini, hasar dosyası kapsamında yapılan incelemelerde, araştırma evrakları ile kazaya ilişkin beyanlar arasında önemli çelişkiler bulunduğunun tespit edildiğini, kazanın meydana gelmesinden sonra belirli bir saat geçmesiyle birlikte sigortalı araç sürücüsüne alkol muayenesi yapıldığını, müvekkili şirket nezdinde sigortalının alkollü olduğunun tespit edildiğini, davacının alkol muayenesinin yapıldığı saat ile kazanın gerçekleştiği saat arasında davacının alkol oranının azalmasına sebebiyet verebilecek bir vakit bulunduğunu, kaza tespit tutanağından yola çıkarak, gerek KTK'ye gerekse Kasko Sigortası Genel Şartları’na göre müvekkilinin söz konusu durum itibarıyla herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığının açık olduğunu, hasara ilişkin evraklar incelendiğinde, davacı tarafın gerçeğe aykırı beyanda bulunmak suretiyle sigorta sözleşmesinden doğan ihbar yükümlülüğünü yerine getirmediğinin anlaşıldığını, dolayısıyla söz konusu olayın teminat kapsamı değerlendirmesine ilişkin ispat yükünün davaca tarafa ait olduğunu, mahkeme nezdinde ileri sürmüş oldukları tüm savunma ve itirazlara rağmen hiçbir şekilde kaza ile beyan arasında uyum olup olmadığı hususunda yetkili merciden bilirkişi raporu alınmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkilinin dava tarihinden itibaren ve ancak yasal faizle sınırlı olarak sorumlu tutulabileceğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.HMK'nin 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, tek taraflı trafik kazasından kaynaklanan hasarın kasko sigorta sözleşmesi kapsamında tahsili istemine ilişkindir. Kaza tespit tutanağında sürücü ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı kamyonu ile seyri esnasında direksiyon hakimiyetini kaybederek aracının sağ kısımlarıyla yola devrilmesi sonucu yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, kazanın oluşumunda sürücü ...'in 2918 sayılı Kanun'un 56/1-a (şerit izleme ve değiştirme kurallarına uymamak) kuralını ihlal ettiği tespit edilmiş, kaza tespit tutanağında dava dışı sürücü ...'in 0.09 promil alkollü olduğu belirtilmiş, davalı tarafça kaza sırasında sigortalı araç sürücüsünün alkollü olduğu ve Kasko Sigortası Genel Şartları'nın A.5.5 maddesi gereği hasarın teminat dışı olduğu davacı tarafa bildirilmiştir. İlk derece mahkemesince alınan bilirkişi raporunda davacının aracında meydana gelen toplam hasar onarım bedelinin 55.000 TL olduğu tespit edilmiştir. Dosya kapsamına, toplanıp değerlendirilen delillere, hükme esas alınan bilirkişi raporunun somut olayın özelliklerine uygun, hüküm kurmaya yeterli ve denetime elverişli olmasına, davalı tarafça, davacının gerçeğe aykırı beyanda bulunmak suretiyle sigorta sözleşmesinden doğan ihbar yükümlülüğünü yerine getirmediği, hasarın teminat dışı olduğu ileri sürülmüş ise de dava dilekçesinin usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine rağmen davalının cevap dilekçesi sunmadığı, duruşmalara katılmadığı, yargılama aşamasında hasarın teminat dışı kaldığı yönünde savunmasının bulunmadığı, bu yönde herhangi bir somut belge sunmadığı, kaldı ki HMK'nin 357/1 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen hususların istinaf aşamasında ileri sürülemeyecek olmasına, taraflar arasındaki uyuşmazlığın TTK'da düzenlenen sigorta sözleşmesinden kaynaklanması nedeniyle avans faiz uygulanmasında bir usulsüzlük bulunmamasına ve mahkemenin gerekçesine göre kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından davalı vekilinin istinaf itirazlarının esastan reddine karar vermek gerekmiştir. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine, 2-Harçlar Kanununa göre alınması gereken 3.757,05 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 939,26 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.817,79 TL istinaf karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Davalının istinaf başvurusu nedeniyle sarf ettiği yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf yargılama giderleri için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.09/03/2026