T.C. KAYSERİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2026/292 KARAR NO :2026/322 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ:Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2025/1193 Esas sayılı derdest dosya, 19/01/2026 DAVA KONUSU:Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ:12/03/2026 KARARIN YAZILDIĞI TARİH:12/03/2026 Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükme karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, 61…
T.C. KAYSERİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2026/292 KARAR NO :2026/322 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ:Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2025/1193 Esas sayılı derdest dosya, 19/01/2026 DAVA KONUSU:Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ:12/03/2026 KARARIN YAZILDIĞI TARİH:12/03/2026 Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükme karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA VE İDDİA: Davacı vekili, dava dilekçesinde, özetle; müvekkil şirket ile davalı arasında imzalanan sözleşme ile birim fiyatlar ve yapılacak işlerin kalem kalem belirlendiğini, davalı tarafın iş bitimine kadar müvekkil şirket ile çalışmayı taahhüt ettiğini, taraflar arasındaki anlaşmaya göre, ödemelerin her fatura kesiminden itibaren takip eden ayın 14. gününde yapılmasının kararlaştırıldığını, ayrıca müvekkil firma ekibi sahaya girdiğinde davalı firma tarafından öncelik tanınacağı ve iş tesliminin ivedilikle sağlanacağının imza altına alındığını, müvekkilin edimlerini tam ve eksiksiz ifa ettiğini, Müvekkil şirketin montajı bitirdikten sonra, davalı firmanın diğer taşeronlarının yapılan montajın bir kısmını sökerek malzeme çıkarmaya çalıştığını, bu durumun, müvekkil şirketin işi yarım bıraktığı şeklindeki asılsız ve kötü niyetli iddialara dayanak yapılmaya çalışıldığını, tamamlanan işlerin teslimi için Şantiye Şefi ...'in defalarca arandığını, saha gezilerek teslimat yapılmak istendiğini, ancak ...'in ya denetim yapmadığını ya da şantiye dışında olduğunu beyan ettiğini, ertesi günlerde ise telefonları açmayarak ve gerçeğe aykırı olarak iş tamamlanmadı iddiasında bulunduğunu, Şantiyenin müfettiş denetiminde güvenlik ağı TSE uygunluğu olmaması nedeniyle ceza alması ve kapanma tehlikesi geçirmesinin tamamen davalının sorumluluğunda olduğunu, davalı firmanın bu ürünü daha ucuz olduğu gerekçesiyle bizzat kendisinin seçtiğini ve onayladığını, kendi seçimi ve talimatı ile uygulanan üründen dolayı müvekkili sorumlu tutmasının hukuken mümkün olmadığını, denetim krizi sonrası davalının sadece ... Blok için TSE belgeli çalışma talep ettiğini, müvekkilin iyi niyet çerçevesinde mevcut işi söküp yenisini yaparak işi hızlandırdığını, diğer blokların taşıma işlerinin yetişmeyeceği anlaşıldığında, satın alma sorumlusu ...'ın, taşıma işini başka firmaya yaptıracaklarını beyan ettiğini ve müvekkilden onay aldığını, buna rağmen sonrasında müvekkilini taşıma yapmamakla suçlandığını, TSE belgeli ürün için davalı tarafın başka firmalardan fiyat alıp müvekkile bu fiyata verin baskısı yaptığını, müvekkilin ise peşin ödeme kaydıyla bunu kabul ettiğini, ...Blok işlerinin 07.07.2025 tarihinde eksiksiz teslim edildiğini, müvekkil şirketin alacağını tahsil etmesini engellemek amacıyla davalı tarafça sistematik bir oyalama politikası izlendiğini, toplam 3 adet hakediş düzenlendiğini, bunlardan sadece 29.05.2025 tarihli olanın faturalandırılabildiğini, tüm bu süreçlerin sonunda, 22.08.2025 tarihinde satın alma sorumlusu ...'ın, bizzat kendi formatlarında hazırladığı hakediş tablosunu müvekkile sunduğunu ve tarafların 145.917,24 TL tutarında kesin olarak mutabık kaldıklarını, ancak davalı şirketin mutabık kalınan 145.917,24 TL yerine, hiçbir dayanağı olmadan 100.000,00 TL ödeme teklif ederek borcu eksik ödeme dayatmasında bulunduğunu, müvekkili bu kesintiyi kabul etmeyince hiç ödeme yapılmadığını, ...'ın, müvekkil ile yaptığı görüşmede, kendisinin de işten ayrılacağını, bu durumlardan yorulduğunu, müvekkilin haklı olduğunu ancak bir şey yapamadığını beyan ederek, konunun yargıya taşınması gerektiğini dolaylı olarak ikrar ettiğini, Bu gelişmeler üzerine Kayseri 13. Noterliği’nin ... tarih ve ... Yevmiye Nolu ihtarnamesi ile borcun davalıya bildirildiğini, süre verildiğini ancak ödeme yapılmadığı gibi Kayseri 6. Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye nolu cevabi ihtarnamesi ile borcun inkar edildiğini, akabinde Kayseri Arabuluculuk Bürosu'nun ... Arabuluculuk ve ... Büro numaralı dosyası ile yapılan arabuluculuk görüşmelerinden de müspet bir sonuç alınamadığını beyan ederek davanın kabulü ile taraflarca mutabık kalınan 145.917,24 TL alacağın, Kayseri 13. Noterliği’nin ... tarih ve ... Yevmiye Nolu ihtarnamesinin tebliğ tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davalı aleyhine teminatsız şekilde ihtiyati haciz kararı verilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP VE SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirketin müvekkil şirket ile yapmış olduğu sözleşmenin yükümlülüklerini tam olarak yerine getirmemiş olup bu durumun da tutanak altına alındığını, ilgili firmanın sahadaki uygulamaları iş programını aksattığını, şantiye sürecini olumsuz yönde etkilediğini, özellikle güvenlik filesi gibi hayati öneme sahip iş sağlığı ve güvenliği ekipmanlarının eksik veya usulüne uygun şekilde kullanılmamasının, şantiyede ciddi iş güvenliği riskleri doğurduğunu, bu durumun kamera kayıtları ile tespit edildiğini, bu durumla ilgili olarak sahada tutulan ceza tutanakları bulunmakta olup, ceza tutanaklarında ilgili tarihler, ihlallerin niteliği ve müvekkil şirket tarafından uygulanan işlemlerin detaylı şekilde kayıt altına alındığını, müvekkil şirketin ...'ne herhangi bir borcu bulunmadığını, Müvekkil şirket aleyhine, davacı şirketin neden olduğu bir ceza uygulanmış olup, davacı şirketin müvekkilden talep edebileceği bir tuta bulunmadığını, davacı şirketin sözleşmeye uygun davranmadığından müvekkil şirket tarafından sözleşme gereği kendisine uygulanan yaptırımları kabul etmediğinden dolayı tarafların ücret ve hakediş konusunda mutabık olmadıklarını, davacı tarafın delil olarak sunduğu iddia ettiği mesajlarda da mutabık olunduğuna dair bir ibare yazmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ 19/01/2026 TARİHLİ ARA KARAR ÖZETİ: Mahkemece; "davalı borçlunun adına kayıtlı taşınır, taşınmaz mal varlıklarına haciz konulması talep edilmiş ise de İİK madde 257 gereği alacağın varlığı ve miktarının yargılamayı gerektirmesi nedeniyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar vermek gerekmiştir." gerekçesiyle, davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Davacı vekili, istinaf dilekçesinde özetle; yaklaşık ispat koşulunun gerçekleştiğini, alacak miktarının bizzat davalının hazırladığı belge ile sabit olduğunu, davalı tarafın, hakediş tablosunda yer alan 145.917,24 TL yerine, haksız ve dayanaksız bir kesinti yaparak 100.000,00 TL ödemeyi teklif ettiğini, bir borçlunun "145 bin değil, 100 bin ödeyelim" teklifinde bulunmasının, borcun aslını kabul ettiğini, ihtilafın sadece bir miktar kesinti üzerinde olduğunu gösterdiğini, en azından kabul edilen bu miktar yönünden dahi ihtiyati haciz kararı verilmemesinin, davalının kötü niyetli tutumunu ödüllendirmekte olduğunu, davalının imza eksik, yetkili şehir dışında gibi bahanelerle müvekkili oyaladığını, sonrasında ödemeyi yapmadıklarından dolayı kötü niyetli olup borçlunun mallarını gizleme veya kaçırma ihtimalini kuvvetlendirdiğini, davalının kendi seçimi olan ürünleri kullandığı ve hizmetin ifa edildiğinin açık olduğunu, hizmeti ve malı alıp kullanan davalının ödeme yapmamak için öne sürdüğü bahanelerin alacağın likit olduğu gerçeğini değiştirmediğini beyan ederek ilk derece mahkemesi ara kararının kaldırılmasını, davalının taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAF NEDENLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: HMK'nun 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesinde; Mahkemece 26/12/2025 tarihinde tensip duruşması yapılmış, 9 numaralı ara karar ile tarafların delillerinin toplanmasına karar verilmiş, ön inceleme duruşması 24/06/2026 tarihine bırakılmıştır. Dava dilekçesi ekinde sözleşme, ihtarnameler, ... Ceza Tutanağı başlıklı belgeler, ... tarafından 5 Milyon TL kredi kullanıldığına ilişkin ...bank dekontu, Vergi Dairesi belgeleri, hakediş tablosu, whatsapp yazışmaları, saha fotoğrafları sunulmuş, ticari defter ve kayıtlar delil olarak bildirilmiştir. Ancak Mahkemece henüz deliller toplanıp değerlendirilmemiştir. Davacı 100.000,00 TL'de mutabık kaldıklarını en azından bu miktar üzerinden ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmekte ise de, davalı cevap dilekçesinde tarafların ücret ve hakediş konusunda mutabık olmadıklarını beyan etmiştir. Davacının 100.000,00 TL üzerinden mutabık olduklarına dair delil de henüz sunulmuş olmayıp dava dilekçesi ekinde yer alan belge davalı imzası taşımadığından, bu aşamada, İİK'nun 257. maddesi şartlarının değerlendirilmesi delillerin toplanmasına matuf olup Mahkemece ihtiyati haciz talebinin bu aşamada reddedilmesinde dosya kapsamına ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. Açıklanan nedenle İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen ihtiyati haciz talebinin reddi kararında usul ve kanuna aykırılık görülmediğinden davacı vekilinin yerinde olmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı Hmk'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M:Yukarıda açıklanan nedenlerle, 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, 2-Harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Karar tebliği ve harç işlemlerinin 6100 Sayılı HMK'nun 359/4 md. uyarınca İlk Derece Mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, 6-Kullanılmayan gider avansının 6100 Sayılı HMK'nun 333. maddesi ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliği'nin 59. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra İlk Derece Mahkemesi Yazı İşleri Müdürünce başvurana iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1-f. maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.12/03/2026