T.C. KAYSERİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ HUKUK 4.DAİRESİ DOSYA NO: 2026/564 KARAR NO: 2026/523 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ: Kayseri Asliye Ticaret 1.Mahkemesi NUMARASI: 2024/890 Esas derdest sayılı dosya ARA KARAR TARİHİ: 11.03.2026 DAVA: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 30/04/2026 KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 30/04/2026 Taraflar arasında görülen dava sonucu ilk derece mahkemesince verilen hükme yönelik s…
T.C. KAYSERİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ HUKUK 4.DAİRESİ DOSYA NO: 2026/564 KARAR NO: 2026/523 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ: Kayseri Asliye Ticaret 1.Mahkemesi NUMARASI: 2024/890 Esas derdest sayılı dosya ARA KARAR TARİHİ: 11.03.2026 DAVA: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 30/04/2026 KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 30/04/2026 Taraflar arasında görülen dava sonucu ilk derece mahkemesince verilen hükme yönelik süresi içinde istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine gönderilen dosyanın yapılan incelemesi sonucunda, TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı-karşı davalı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı-karşı davalı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkil ...’un babası ... ile davalı tarafın 01.03.2018 tarihli sözleşme ile Sivas İli ... İlçesi ... Mahallesi ... ada ... parselde bulunan taşınmaz üzerinde Güneş Enerjisi Santrali kurulumu konusunda anlaştıklarını ancak müvekkilin babası ...'un 09.07.2018 tarihinde vefat ettiğini, müvekkilin babasının vefatı üzerine babasının bütün ticari faaliyetlerini üzerine aldığını, davalı tarafın 01.03.2018 tarihli sözleşmenin yüklenicinin sorumluluklarını düzenleyen 4. maddesinde; yüklenicinin işbu sözleşme eklerinden olan iş programını gösterir listeyi müvekkile vereceğini, sözleşmeye konu işi, iş bitim tarihinde veya daha önce sözleşmeye uygun şekilde yerine getirmeyi taahhüt ettiğini, davalı tarafın sözleşmeye aykırı davrandığını, müvekkilin davalı tarafla akdedilen sözleşme gereğince 02.03.2018 tarihinde 125.000,00 $, 02.04.2018 tarihinde 50.000,00 $, 30.05.2018 tarihinde 50.000,00 $, 30.06.2018 tarihinde 22.000,00 $, 02.07.2018 tarihinde 70.000,00 $, 30.07.2018 tarihinde 70.000,00 $ ödeme yaptığını, müvekkilin bu miktarları davalı tarafa ödediğini, ödemelere ilişkin banka ödeme dekontlarını ve belgeleri dosyaya sunduklarını, davalı tarafın 30/05/2018 tarihinde işi bitirmediği gibi ön kabulü de yaptırmadığını, üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediğini beyanla, davalı tarafça işin zamanında yapılmamasından dolayı 2018 yılı Haziran, Temmuz, Ağustos, Eylül, Ekim, Kasım ve Aralık aylarında elektrik üretimi yapamadığını ve maddi olarak zarara uğradıklarını, müvekkilin uğramış olduğu zararların ve sözleşmede kararlaştırılan cezai şartın davalı taraftan tahsili ile müvekkile ödenmesine karar verilmesini, müvekkilin uğradığı zararlar karşılığında şimdilik 5.000,00 TL’ nin işin teslim tarihi olan 30.05.2018 tarihinden itibaren ticari reeskont faiziyle beraber davalı taraftan tahsili ile müvekkile ödenmesini, taraflar arasında akdedilmiş olan sözleşme ile kararlaştırılan cezai şartın şimdilik 1.000,00 $’lık kısmının işin teslim tarihi olan 30.05.2018 tarihinden itibaren devlet bankalarının $ cinsinden açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına ödedikleri en yüksek faiz oranıyla beraber davalı taraftan tazmini ile müvekkile ödenmesini talep ve dava etmiştir. Davacı-karşı davalı vekili 27/11/2024 tarihli ihtiyati haciz talep dilekçesinde özetle: müvekkilin hak kaybı yaşamaması amacıyla davalı taraftan olan alacağının teminat altına alabilmek için, davalı tarafa ait taşınır ve ve taşınmaz mallara, üçüncü kişi ve bankalardaki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasını talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ 29/11/2024 TARİHLİ ARA KARAR ÖZETİ: Mahkemece; "dilekçe incelendiğinde, ihtiyati haciz talep edenin aleyhine talep ettiği kişiden alacağının mevcut olduğunu ve miktarını gösterir daha geniş bir anlatımla İİK'nun 257. maddesinde sayılan yasal koşulların bulunduğu ispat etmeye elverişli, mahkemeye yaklaşık ölçüde kanaat verici delil bulunmadığı, mahkeme dosyasında verilen kararın Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi'nin 09/10/2024 tarih 2024/77 Esas 2024/989 Karar sayılı ilamıyla kaldırıldığı, kaldırma kararı doğrultusunda bir rapor alınmadığı, alacağın yargılamayı gerektirdiği" gerekçesiyle, davacının ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı-karşı davalı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur. KAYSERİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİNİN 05/02/2025 TARİHLİ KARAR ÖZETİ; Mahkemece; "Somut olayda, ihtiyati haciz talep eden tarafın ileri sürdüğü alacağın rehinle temin edilmediği sabit olduğu gibi, alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirmektedir ve bulunulan aşama itibarı ile alacağın muaccel olduğuna ilişkin somut bir veri bulunmamaktadır. Vadesi gelmemiş alacaklarla ilgili ihtiyati haciz koşulları arasında sayılan (İİK-257/2) hususlarından hiçbirisinin varlığı konusunda kesin delil aranmamakla birlikte haklı ve makul görülebilecek bir yaklaşık ispat koşulu bulunması da yasa hükmü gereğidir. Açıklanan nedenle İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen ihtiyati haciz talebinin reddi kararında usul ve kanuna aykırılık görülmediğinden davacı vekilinin yerinde olmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı Hmk'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine" karar vermiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN 16/05/2025 TARİHLİ ARA KARAR ÖZETİ : Mahkemece; "Davacı karşı davalı vekili Av. ...'in 15/05/2025 tarihli talep dilekçesi incelendiğinde, mahkememize bilirkişi heyeti tarafından sunulan 13/05/2025 tarihli bilirkişi raporunun tek başına ihtiyati haciz talep edenin aleyhine talep ettiği kişiden alacağının mevcut olduğunu ve miktarını gösterir daha geniş bir anlatımla İİK'nun 257. maddesinde sayılan yasal koşulların bulunduğu ispat etmeye elverişli mahkemeye yaklaşık ölçüde kanaat verici delil olmadığı, alacağın yargılamayı gerektirmesi nedeniyle talebin reddine" kararı vermiştir. Karara karşı Davacı-karşı davalı vekili istinaf kanun yoluna başvurduğu, KAYSERİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİNİN 24/09/2025 TARİHLİ KARAR ÖZETİ; Dairemizce;"...Tüm bu hususlar ile birlikte değerlendirildiğinde rakamsal farklılıklar bulunmasına rağmen raporların birbiriyle örtüştüğü, davacının davasını ıslah ederek 11.100,00-TL olan dava değerinin zarar tazmini bakımından 344.470,41-TL, cezai şart yönünden de 99.000,00-USD olarak ıslah ettiği, İİK'nın 257 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olan ihtiyati hacze karar verilebilmesi için muaccel alacaklarda alacağın vadesinin gelmiş olması ve alacağın rehinle temin edilmemiş olması şartları aranır. Muaccel olmayan alacaklarda ise borçlunun belli bir yerleşim yerinin olmaması, mallarını gizlemeye-kaçırmaya çalışması, kendisinin kaçmaya hazırlanması veya alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunması koşullarının gerçekleşmesi gerekir. Davacı yönünden, mevcut aşama itibari ile ihtiyati haciz kararı için gerekli yaklaşık ispat şartlarının bu aşamada oluştuğu anlaşılmakla ihtiyati haciz kararı talebinin kabulüne karar vermek gerekirken reddinin hatalı olduğu anlaşılmıştır. Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; taraflar arasındaki 01.03.2018 tarihli sözleşme, davacı tarafça yapılan ödemeler, tarafların ticari defter ve belgeleri, tespit yaptırılan değişik iş dosyası, tanık beyanları, dosya kapsamındaki bilirkişi kök ve ek raporları ve tüm dosya kapsamı dikkate alındığında İİK'nın m.257/1 uyarınca ihtiyati haciz şartları gerçekleştiğinden mahkemece İİK'nın 259. maddesine göre teminat karşılığında ihtiyati haciz kararı verilmesi gerekmektedir. Bu gerekçelerle yerel mahkemece davacı tarafın ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken talebin reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olduğundan davacılar vekilinin istinaf başvurusu yerinde görülerek HMK'nun 353/1-b.2 maddesi uyarınca karar verilmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN İSTİNAFA KONU 11.03.2026 TARİHLİ ARA KARAR ÖZETİ : Mahkemece; "...İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için kesin bir ispat aranmamakta ise de, özellikle hukuki bir işlem söz konusu olduğunda, alacağın varlığının ve muaccel olduğunun yazılı bir belgeye veya belgeler zincirine dayanması tercih edilen bir seçenektir. İİK'nun 257/2. maddesindeki hususlar, bir vakıaya veya üçüncü kişilerle yapılan işlemlere dayandığından, bu konuda mahkemeye kanaat verilmesi için gerekli her türlü delilden yararlanmak mümkündür. Özellikle resmi makamlar tarafından düzenlenen ve bu konudaki tespitleri içeren resmi belgelerin dikkate alınması olanaklıdır. Somut uyuşmazlık, yapılan genel açıklamalar ve bahse konu yasa maddeleri ile bir bütün halinde değerlendirildiğinde, dava dilekçesinde yer alan iddialara ilişkin iş bu itirazın iptali davası kapsamında mahkememize yaklaşık ispat konusunda kanaat verici nitelikte herhangi bir delil bulunmadığı alacağın varlığı ve miktarının tespitinin yargılamayı gerektirmesi nedeniyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar vermiştir. Karara karşı davacı - karşı davalı ... vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur. İSTİNAF SEBEP VE GEREKÇESİ : Davacı-karşı davalı ... vekilinin istinaf dilekçesinde özetle; 7 yıldır süren yargılamaya rağmen alacağın varlığı yargılamayı gerektirdiği iddiası ile haciz taleplerinin red olunduğunu, bilirkişi raporu ve bilirkişi ek raporunda yine müvekkilinin alacaklı olduğunun tespit edildiğini, davalı-karşı davacının yüklenmiş olduğu işi gereği gibi süresi içerisinde ifa etmediğini, ihtirazi kayıt beyanı da tek taraflı varması gerekli bir irade beyanı olduğunu, ceza hakkının saklı tutulduğunu gösteren davranışlar da cezai şartı talep edebilmek için yeterli sayıldığını ileri sürerek ihtiyati haciz talep etmiştir. DELİLLER : Tapu Kayıtları, dosyada mevcut diğer bilgi ve belgeler. İSTİNAF NEDENLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : HMK'nun 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesinde; Kayseri Asliye Ticaret 1. Mahkemesinin 2024/890 Esas sayılı dosyasından davacı vekili 15/05/2025 tarihli ihtiyati haciz talebinin mahkemenin 16/05/2025 tarihli ihtiyati haciz talebinin reddine dair verdiği kararın ihtiyati haciz talep eden davacı tarafından istinaf edildiği, Dairemizin 24.09.2025 tarih ve 2025/1437 Esas, 2025/963 Karar sayılı ilamı ile ihtiyati haciz talebinin reddine dair ara kararın kaldırılarak davacının zarar talebi kapsamında 344.470,41-TL yönünden teminat mukabilinde ihtiyati haciz kararı verildiği, Bu karardan sonra davacı vekilinin 02.10.2025 tarihli dilekçesi ile 99.000,00-USD cezai şart talebi bakımından da ihtiyati haciz talebi yönünden tavzih talebinde bulunduğu, Dairemizin 03.10.2025 tarih ve 2025/1437 Esas sayılı dosyasından verilen ek karar ile davacı vekilinin tavzih talebinin reddine karar verildiği, Davacı vekili tarafından ilk derece mahkemesinde, 05.03.2026 tarihli dilekçesi ile cezai şart yönünden yaklaşık ispat koşullarının oluştuğundan bahisle ihtiyati haciz talebinde bulunduğu, mahkemece 10.03.2026 tarihli ara karar ile ihtiyati haciz talebinin reddine karar verildiği, gerekçeli ara kararın 16.03.2026 tarihinde tebliğ edildiği, davacı vekilinin 12.03.2026 tarihli dilekçesiyle ihtiyati haciz red kararını istinaf ettiği, İİK'nın 257 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olan ihtiyati hacze karar verilebilmesi için muaccel alacaklarda alacağın vadesinin gelmiş olması ve alacağın rehinle temin edilmemiş olması şartları aranır. Muaccel olmayan alacaklarda ise borçlunun belli bir yerleşim yerinin olmaması, mallarını gizlemeye-kaçırmaya çalışması, kendisinin kaçmaya hazırlanması veya alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunması koşullarının gerçekleşmesi gerekir. Davacı-karşı davalı ... vekilinin, cezai şart yönünden ihtiyati haciz talebinin dairemizin 24.09.2025 tarih ve 2025/1437 Esas, 2025/963 Karar sayılı ve yine tavzih talebinin dairemizin 03.10.2025 tarih ve 2025/1437 E sayılı kararı ile reddine karar verildiğinden aynı konu hakkındaki cezai şart alacağı bakımından ihtiyati haciz talebinin usulden reddine karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M:Yukarıda açıklanan nedenlerle, 1-Davacı-karşı davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun USULDEN REDDİNE, 2-İstinaf talep eden davacı-karşı davalı ... vekili tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvuru ve karar harcının talep halinde yatıran tarafa iadesine, 3-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Karar tebliği ve harç işlemlerinin 6100 sayılı HMK'nun 359/4 md. uyarınca İlk Derece Mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, 6-Kullanılmayan gider avansı var ise karar kesinleştikten sonra İlk Derece Mahkemesi Yazı İşleri Müdürünce başvurana iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1-f. maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi 30.04.2026