T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2022/2348 KARAR NO : 2025/2333 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi NUMARASI : 2021/75 Esas - 2022/333 Karar KARAR TARİHİ : 24/03/2022 DAVA : Maddi Tazminat (Trafik Sigortasından Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 10/12/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 10/12/2025 Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince ver…
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2022/2348 KARAR NO : 2025/2333 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi NUMARASI : 2021/75 Esas - 2022/333 Karar KARAR TARİHİ : 24/03/2022 DAVA : Maddi Tazminat (Trafik Sigortasından Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 10/12/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 10/12/2025 Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosya incelendi; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü TARAFLARIN İDDİA, SAVUNMA İLE YARGILAMA SÜRECİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 11/07/2020 tarihinde ...Şti. adına kayıtlı, .... tarafından sigortası yapılan ...plakalı aracın ... kontrolünde iken, müvekkilinin maliki olduğu ... kontrolündeki ... plakalı araca çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, polis ekiplerince tanzim edilen maddi hasarlı trafik kaza tutanak ve olay krokisinden de anlaşılacağı üzere meydana gelen kazada müvekkilinin bir kusurunun bulunmadığını, ...'in aracı alkollü (1.16 promil ) kullanması ve tam kusurlu (8/8) olarak gerçekleştirdiğini, ... Şirketinde 2020265243 hasar numarası ile dosya açıldığını, zararın giderilmediğini, sigorta şirketinin de zararın kendi ekspertiz raporları ile 17.000,00 TL'ye kadar karşılanacağını, aşan miktarda sorumluluğunun bulunmadığını beyan ettiğini, İzmir 7. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2020/105 Değişik İş sayılı dosyasında 17/09/2020 tarihinde aracın parkında bilirkişi marifetiyle yapılan tespit sonucu alınan raporda: yedek parça değişimi ve işçilik bedelinin KDV dahil 32.939,37 TL olduğunun, aracın azami 15 iş günü kullanılamamasından kaynaklı 2.250,00 TL ikame araç bedeli tespit edildiğini, 08/10/2020 tarihinde İzmir Arabuluculuk Bürosuna başvuruda bulunduklarını, ancak taraflar sigorta bedelini aşan kısmı karşılamak istemediğini, müvekkili ve ailesinin olay tarihi 11/07/2020 tarihinden beri araçlarını kullanamadıklarını, ileri sürerek olay tarihinden itibaren fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 32.939,00 TL araç tamir ve işçilik bedeli ile 2.250,00 TL ikame araç bedelinin sigorta şirketinin sorumluluk sınırları içinde kalmak üzere ve sigorta şirketi ve davalı şirket için en yüksek ticari faiz, diğer davalı yönünden yasal faizi ile; bilirkişi raporu ile araçtaki değer kaybı tespiti yapılmadığından belirsiz alacak olarak 100,00 TL değer kaybının sigorta şirketinin sorumluluk sınırları içinde kalmak üzere ve sigorta şirketi ve davalı şirket için en yüksek ticari faiz, diğer davalı yönünden yasal faizi ile toplam 35.289,00 TL maddi zararın davalılardan tahsiline, tespit giderlerinin de bu dosyadaki yargılama giderleri ile birlikte hüküm altına alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 14/02/2022 tarihli bedel artırım dilekçesi ile; 32.939,00 TL araç hasar bedeli, 2.250,00 TL ikame araç bedeli ve 4.170,00 TL araç değer kaybının sigorta şirketinin sorumluluk sınırları içinde kalmak üzere ve sigorta şirketi ve davalı şirket için en yüksek ticari faiz, diğer davalı yönünden yasal faizi ile davalılardan tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş ve artırılan miktar üzerinden eksik harcı tamamlamıştır. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; kaza tutanağında kazada müvekkilinin %100 kusurlu olduğu belirtilmekte ise de, davacı yanca iddia edildiği gibi müvekkilinin alkollü olduğuna yahut kazanın alkollü araç kullanmaktan kaynaklandığına dair bir kayıt bulunmadığını, müvekkilinin idaresindeki mülkiyeti diğer davalılardan... Şti'ye ait ....plakalı araca esasen diğer davalılardan ....A.Ş. nezdinde ZMSS yaptırıldığını ve bu poliçe ile 45.000,00 TL'sine kadar sigortalanmış olduğunu, dava dilekçesinde de kabul edildiği üzere davacının aracı ile ilgili olarak ... A.Ş.'nin aracı anahtar teslimi 17.000,00-TL'ye tamir ve teslim edeceğini belirttiğini, bu durumu da kendi ekspertiz raporu ile tevsik ettiğini, ancak; karşı yanın ne kendileri tarafından ne de diğer davalılar tarafından kabul edilmeyen İzmir 7. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2020/105 D.İş sayılı dosyası ile yaptırdığı tespit ile 32.939.37-TL hasar ve 2.250,00-TL ikame araç bedeli talep ettiğini, sigorta şirketinin aracı yaptırma talebini reddederek hasarlı aracının onarım ve teslim sürecini geciktirdiğini, davacının idaresindeki ... plakalı aracın ... model olup, kaza tarihinde 13 yaşında olmakla değer kaybı talebinde bulunulamayacağını, bu nedenle davacının değer kaybı talebinin yerinde olmadığından, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Davalı ....A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, müvekkili kurumun adresi Üsküdar/İstanbul olup, genel yetki kuralı gereği yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu belirterek, yetkisizlik kararı verilmesi gerektiğini, davacının davasını belirsiz alacak davası olarak açamayacağını, aksi ispat olunana kadar kaza tespit tutanağının resmi belge olduğunu, müvekkili şirket tarafından sigortalı aracın kusursuz olduğunu, bu nedenle de haksız davanın reddi gerektiğini, aksi halde kusur oranının tespiti bakımından dosyanın Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesine gönderilmesi gerektiğini, müvekkili şirket tarafından değer kaybı hesaplama sonucu 09.10.2020 tarihinde 830,00 TL olarak ödendiğini, bakiye çıkması halinde ödemenin faizi ile birlikte tenzilini talep ettiklerini, müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçedeki klozlar ile olup, araç ikame bedelinin sigorta şirketi sorumluluğunda olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı .... Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; ... A.Ş. tarafından zorunlu trafik sigortası ile sigortalı, maliki müvekkili firma olan ve kaza tarihinde sürücüsü ... olan “...” plakalı aracın; ... idaresindeki “...” plakalı araç ile 11.07.2020 tarihinde... İli... İlçesinde ... Sokak ve... Caddesinde çarpıştığını, bu kaza sonucu ... plaka sayılı araçta maddi hasar meydana geldiğini, taraflarca tanzim edilen maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağında kazanın oluşumuna asli ve tam kusurlu olarak sebebiyet veren müvekkilinin sahibi olduğu araç sürücüsü diğer davalı ... olduğunu, davaya konu hasar nedeniyle davacı tarafından araçtaki hasar miktarının tespiti amaçlı İzmir 7. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2020/105 D. İş sayılı dosyası kapsamında alınan bilirkişi raporunda araç tamiri için 32.939,37-TL masraf gerekeceğinin tespit edildiğini, arabuluculuk görüşmeleri sırasında davacıya sigorta şirketi tarafından hasarlı aracın 17.700,00-TL'ye anahtar teslim edileceği teklif edilmesine karşılık bu teklifin davacı tarafından kabul edilmediğini, sigorta firmasının sunduğu teklif içeriğinde kullanılacak parçalar ile İzmir 7. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2020/105 D.İş sayılı dosyasında tespit edilen parçaların aynı ve/veya benzer nitelikte olduğunu, dolayısıyla sigortaca tanınan iskonto bedelinden faydalanmak yerine başka bir servise araç tamiri ile fazladan ödenen 15.239,37-TL'nin müvekkili davalıya yansıtılamayacağını, sigorta firması tarafından alınan eksper raporunda onarım ve montaj işçilikleri bedeli 5.130,00-TL olmakla beraber iskonto ile birlikte 4.360,50-TL'ye indiğini, İzmir 7. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2020/105 D.İş sayılı dosyasında aynı parça değişimi onarım vb. işlemler için 6.065,20 TL gibi bir işçilik bedeli yazıldığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; davacıya ait ... plakalı araçta trafik kazası nedeniyle yedek parça, işçilik ve KDV dahil 32.939,37-TL'lik hasar meydana geldiği, kaza ile hasarın örtüştüğü, davacıya ait aracın kaza öncesindeki hasar durumu ve pazarlık payı dikkate alındığında kaza öncesinde piyasa rayiç değerinin 70.000,00 TL olduğu, kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değerinin 65.000,00-TL olduğu, buna göre Yargıtay'ın kazalı aracın kazadan önceki hasarsız 2. el piyasa değeri ile kazadan sonraki onarılmış haldeki piyasa değeri arasındaki fark formülasyonuna göre 5.000,00-TL değer kaybı zararının oluştuğu, davacıya ait benzer bir aracın günlük kiralama bedelinin riziko tarihi ve mevsim koşulları itibariyle (yaz ayları oluşu nedeniyle) 150,00-TL olduğu, hasarın 15 günde tamir ve faal hale gelebileceği tespit edildiğinden 15 gün x 150,00-TL= 2.250,00-TL ikame araç bedeli olduğu, davalı sigorta şirketi ... plakalı aracı kaza tarihini de kapsayacak şekilde 30/05/2020-30/05/2021 tarihleri arasında ZMSS (trafik) poliçesiyle araç başına maddi hasar bedeli olarak 41.000-TL limitle sigortaladığından KTK.nun 85-91. maddeleri gereğince sorumlu olduğu, kazanın poliçe süresi içerisinde gerçekleştiği, zarar miktarının poliçe limiti dahilinde kaldığı, meydana gelen trafik kazasında davacıya ait aracın hasarlanması nedeniyle onarımı boyunca yapılan yol ve ulaşım gideri nedeniyle ikame araç bedelini davalı sürücüden ve davalı işletenden talep edebileceği, ancak davalı sigorta şirketinin dolaylı zarar olan ikame araç bedelinden sorumlu olmadığından davalı sigorta şirketi aleyhine açılan ikame araç bedeli isteminin reddine karar verildiği, davacının bedel arttırım dilekçesi ile değer kaybı bedeli talebini 4.170,00-TL'ye, hasar bedeli talebini 32.939,00-TL'ye, ikame araç bedelini 2.250,00-TL'ye yükselttiği, davalıya sigortalı aracın ticari araç olan kamyonet olduğundan avans faizi talep edilebileceği, ancak davacı tarafça davalı sürücü yönünden yasal faiz talep edildiğinden taleple bağlı kalındığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 32.939,00-TL hasar bedeli ve 4.170,00-TL değer kaybı bedeli olmak üzere toplam 37.109,37-TL’nin davalı ...A.Ş’den temerrüt tarihi olan 09.10.2020 tarihinden (poliçe limiti ile sınırlı olarak sorumlu olması kaydıyla) itibaren işleyecek avans faizi ile, davalı .. .. Şti.’nden kaza tarihi olan 11.07.2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte ve davalı ...’in ise kaza tarihi olan 11.07.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 2.250,00 TL ikame araç bedelinin davalı ....şirketin’den kaza tarihi 11.07.2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte ve davalı ...’den ise kaza tarihi olan 11.07.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla iş bu davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davalı ...A.Ş aleyhine açılan ikame araç bedeli isteminin reddine, tespit giderlerinin yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine karar verilmiştir. DELİLLER : İzmir 7. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2020/105 D.İş sayılı dosyası, trafik kaza tutanağı, alkolmetre sonuçları, sigorta başvurusu, araç ruhsat ve ehliyet bilgileri, bilirkişi raporu, tarafların sosyal ve ekonomik durumlarını gösterir araştırma tutanakları, tanık beyanları, tüm dosya kapsamı. İSTİNAF NEDENLERİ : Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; trafik kazası tutanağında ve mahkemenin gerekçeli kararında müvekkilinin kazada %100 kusurlu bulduğunu belirtilmiş ise de, müvekkilinin alkollü olduğuna veya kazanın alkolden kaynaklandığına dair herhangi bir kayıt bulunmadığını, kazaya ilişkin tek görgü tanığı konumunda olan tanığın ... olduğunu, tanığın beyanına itibar edilmemesinin bütünüyle hukuka ve usule aykırı olduğunu, trafik tutanağına göre kazanın davacının KTK md. 57/1-c hükmünü ihlal ettiği, farlarının kapalı olduğu, kazanın bu nedenle gerçekleştiği, kazanın gerçekleştiği yerde trafik ışığı, trafik levhası vs. de bulunmamakta olup, davacı yanın aracı gece saat 02.30'da farları kapalı vaziyette seyrederken, müvekkilinin geldiğini fark etmediğini, bu hususun müvekkilince beyan edilmesine rağmen kaza tutanağına geçirilmediğini, mahkemece hükmedilen değer kaybı bedelinin de hatalı olduğunu, kaza anında davacının sevk ve idaresindeki aracın kaza tarihinde 13 yaşında olup değer kaybının söz konusu olmadığını, davacının bu talebinin de reddi gerekirken hükmedilen miktarın kabulünün hatalı olduğunu, davacı tarafın lehine hükmedilen ikame araç bedeli kararının da yasaya aykırı olduğunu, davacı tarafın ikame araç bedeli talebine hiçbir dayanak fatura ve sair belge sunmadığını, bu talebi hiçbir şekilde somutlaştırmadığını, bu durumda davacının ikame araç kullandığı dahi şüpheliyken hükmedilen ikame araç bedelini kabul etmenin mümkün olmadığını belirterek, kararın kaldırılmasına ve müvekkil bakımından davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ....Şti. vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu hasar nedeniyle davacı tarafından araçtaki hasar miktarının tespiti amaçlı İzmir 7. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2020/105 D.İş sayılı dosyası kapsamında alınan bilirkişi raporunda araç tamiri için 32.939.37-TL masraf gerekeceğinin tespit edildiğini, arabuluculuk görüşmeleri sırasında davacı yana sigorta şirketi tarafından hasarlı aracın 17.700-TL'ye anahtar teslim edileceği teklif edilmesine karşılık bu teklifin davacı tarafından kabul edilmediğini, sigorta şirketi tarafından teklif edilen servis kayıtlarında görünen değişmesi gereken hasarlı parçalar ve malzemeler ile davacı tarafın İzmir 7. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2020/105 D.İş sayılı dosyası kapsamında alınan bilirkişi raporu kullanılacak malzemeler, parça bedeli, onarım ve işçilik bedelinin birebir uyumlu olmakla miktar açısından farklılık içerdiğini, sigorta firması tarafından sunulan eksper raporunda parça malzeme tutarı 22.874,72-TL olmasına karşın iskonto sonucu toplam miktar 10.639,50-TL'ye indiğini, İzmir 7. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2020/105 D.İş sayılı dosyasında alınan masraf kalemleri iskonto uygulanmadan 22.774,72 TL olarak hesaplandığını, İzmir 7. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2020/105 D.İş sayılı dosyasında tespit edilen parçalar aynı ve/veya benzer nitelikte olduğunu, dolayısıyla sigortaca tanınan iskonto bedelinden faydalanmak yerine başka bir servise araç tamiri ile fazladan ödenen 15.239,37-TL'nin müvekkil davalıya yansıtılamayacağını, sigorta firması tarafından alınan eksper raporunda onarım ve montaj işçilikleri bedeli 5.130,00-TL olmakla beraber iskonto ile birlikte 4.360,50-TL'ye indiğini, İzmir 7. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2020/105 D.İş sayılı dosyasında aynı parça değişimi onarım vb. işlemler için 6.065,20-TL gibi bir işçilik bedelinin yazıldığını, hasar bedeli, değer kaybı, ikame araç bedeli ve hükümde yer alan kararların usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve müvekkil bakımından davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İSTİNAFA CEVAP : Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davalı araç sürücüsü ...'in alkollü bir şekilde araç kullandığını, kavşağa hızlı bir şekilde girdiğini ve trafik kurallarına riayet etmemesi nedeniyle davaya konu kazada %100 kusurlu olduğunu, kazanın gece saat 02:24'te gerçekleşmiş olup, davalı araç sürücüsü ...'in 03:05'de 1.26 promil alkollü olduğuna ilişkin polis tarafından tutulan alkol raporunun dosyada bulunduğunu, davalının alkollü olmadığına ilişkin dinletmiş olduğu tanığının dahi çelişkili beyanlar vermiş olup, davalının tanığının dahi kendisinin o gece alkollü olduğunu, polis tarafından tutulan alkol raporu karşısında bu tanığın beyanlarına itibar edilmesinin mümkün olmadığını, alınan 03.01.2022 tarihli bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğunu, İzmir 7.Sulh Hukuk Mahkemesi 2020/105 D.İş sayılı dosyasında alınan 28.09.2020 tarihli raporla dosyada alınan 03.01.2022 tarihli raporların birbirleri ile uyumlu olup raporlar arasında her hangi bir çelişkinin de bulunmadığını, mahkemece tüm delillerin toplandığını, bu nedenlerle yerel mahkemenin vermiş olduğu karar usul ve yasaya uygun olup davalı ... Şirketi ve davalı ... vekilinin istinaf başvuruları haksız olduğundan dolayı istinaf istemlerinin reddine karar verilmesini istemiştir. G E R E K Ç E Uyuşmazlık; haksız fiil niteliğinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle, araçta meydana gelen hasar bedeli, değer kaybı ve ikame araç bedeline yönelik maddi tazminat istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yukarıda gösterilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı araç maliki (işleten) şirket vekili ile davalı araç sürücüsü vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. 6100 Sayılı HMK’nun 355. maddesi uyarınca inceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilir; HMK'nun 357 inci maddesine göre de; İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz, maddeleri çerçevesinde inceleme yapılmıştır. Bilindiği üzere, sürücünün trafik kazasının oluşmasında kusurlu bulunması durumunda zarar gören 6098 Sayılı TBK'nun 49. maddesi gereğince sürücüye, 2918 Sayılı Kanunun 85. maddesi gereğince motorlu araç işletenine ve motorlu aracın zorunlu trafik sigortacısına karşı dava açabilir. Araç işleteni de, zarar görene karşı sürücü ve sigorta şirketi ile birlikte müteselsilen sorumludur. 6098 Sayılı TBK 61. maddesi gereğince birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır. 163. madde gereğince alacaklı, borcun tamamını veya bir kısmının ifasını dilerse borçluların hepsinden dilerse yalnız birinden isteyebilir. 2918 Sayılı KTK'nun 26/04/2016 tarih, 29695 Sayılı RG'de yayınlarak yürürlüğe giren 6704 Sayılı Kanunun 5. maddesi ile değişik 97/1. fıkrasına göre; zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 Sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir. Somut olayda; trafik kazası 11/07/2020 tarihinde 2918 Sayılı KTK'nun 26/04/2016 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 6704 Sayılı Kanunun 5. maddesi ile değişik 97/1. fıkrasının yürürlüğünden sonra meydana gelmiş olup, dava dilekçesi ekinde sunulan ve tüm taraflarca imzalanan Hukuk Uyuşmazlıklarında Dava Şartı Arabuluculuk Son Tutanağına göre davacı tarafından dava açılmadan önce 23/11/2020 tarihinde arabuluculuk başvurusunda bulunulduğu, ancak başvurunun anlaşamama ile son bulduğu anlaşılmıştır. 11/07/2020 tarihli trafik kazası tespit tutanağında; 11/07/2020 günü saat 02:24 sıralarında dava dışı sürücü ...'ın yönetimindeki davacıya ait ... plakalı araç ile ... Caddesini takiben gelerek ... Sokak kesişimi kavşağından Bornova yönüne seyrini sürdürmek isterken yönetimindeki kamyonetin sol yan kısımlarına, ... sokağı takiben gelerek olay yeri kavşağından sahil yönüne seyrini sürdürmek isteyen sürücü ...'in yönetimindeki .... plakalı kamyonetin ön kısmıyla çarpması sonucu her iki aracın kavşak içinde savrulması ile ... plakalı aracın son arka kısmıyla elektrik ponosuna çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, sürücü ...'in 2918 sayılı KTK'nun 57/1-c maddesini ihlal ettiği, sürücü ...'ın kural ihlalinde bulunmadığı belirtilmiştir. Kazadan sonra, 11/07/2020 günü saat 03:05'te alınan alkol raporunda davalı sürücü ...'in 1.16 promil alkollü olduğu, aynı gün saat 03:08'de alınan alkol raporunda davacı araç sürücü ...'ın alkolsüz olduğu tespit edilmiştir. İlk derece mahkemesince alınan 03/01/2022 tarihli uzman bilirkişi raporunda; davalı sürücü ...'in (....) gece vakti görüş mesafesinin açık olduğu sokak üzerinde seyir halinde iken yola gereken dikkat ve özeni göstermesi, olay mahalli kavşağa hızını azaltarak teyakkuzla yaklaşması ve bu yaklaşımı esnasında, kavşak koşullarına göre sağından gelmesi sebebiyle geçiş önceliğine sahip olan diğer aracı gördüğünde etkin fren tedbirine baş vurarak kazayı önlemeye çalışması gerekirken, sürücü bu hususlara riayet etmeyerek 1.26 promil alkollü bir şekilde aracını sevk ve idare ederken aracının seyrini ve hızını yolun durumuna uydurmadığı, görüş mesafesini kontrol altında bulundurmayarak, kavşak koşullarına uymadığı, sağından gelen ve geçiş hakkına sahip olan araca ilk geçiş hakkını vermeyip dikkatsiz ve kontrolsüz bir şeklide kavşağa girerek karıştığı olayda, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışlarından dolayı, 2918 Sayılı KTK'nun 48/5 maddesinde belirtilen (Hususi otomobil dışında kalan diğer araçları 0.20 promil üzerinde alkollü olarak kullanmak) ve 57/1-c maddesinde belirtilen (Kavşak kollarının trafik yoğunluğu bakımından farklı oldukları işaretlerle belirlenmemiş ise; motorsuz araç sürücüleri motorlu araçlara, motorlu araçlardan soldaki sağdan gelen araca, ilk geçiş hakkını vermek zorundadır.) hükmünü ihlal etmekle kazanın oluşumunda etken olduğu; davacının maliki olduğu ....plakalı aracı kullanan dava dışı sürücü ...'ın kaza mahalli olan kontrolsüz dört yönlü kavşakta, ilgili kanun maddesi gereğince diğer araca göre ilk geçiş hakkına sahip olduğu aracını sevk ve idare edip kavşağa girmesiyle karıştığı olayda, 2918 Sayılı KTK ile ilgili mevzuatı ihlal eden zararlı sonuç üzerinde kazaya etken bir davranışının olmadığı belirlendiğinden; bu kusur tespiti, kazanın oluş şekline, kaza tespit tutanağına ve dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılmakla, kusur yönünden bu bilirkişi raporunun hükme esas alınmasında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından, davalı sürücü ... vekilinin kusur tespitine değinen istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Maddi Tazminat yönünden; hukukumuzda gerçek zarar ilkesi geçerlidir. Araçta oluşan hasarın ağırlığı, aracın tamirini ekonomik kılmaz ve araç pert/total işlemine tabi tutulursa zarara uğrayanın talep edebileceği tazminat miktarı, aracın kaza tarihindeki piyasa rayiç değerinden pert total değerinin mahsubu ile bulunacak gerçek zarar ile benzer nitelikteki bir aracı temin edebileceği makul bir süredeki ikame araç bedeli/kazanç kaybından ibarettir. Aracın onarımının ekonomik olmamasına rağmen zarar gören onarım yaparak kullanmış olsa bile pert-total uygulaması ile belirlenen zarardan fazlasını isteyemeyeceği gibi, böyle bir araç için değer kaybı da söz konusu olmayacağından sadece muadil bir aracın yeniden satın alınması için geçen süre bakımından ikame araç bedeli istenilebilir. Zarar gören oluşan zararın üstünde bir yarar sağlayamaz. Kural olarak, araçta meydana gelen "değer kaybı" (istikrar kazanan yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre); aracın serbest piyasa koşullarına göre kaza tarihi itibariyle önceki kazalar araştırılarak niteliği ve etkisi göz önüne alınarak, tartışılarak hasarsız haldeki ikinci el rayiç değeri ile aracın yaşı, modeli, özellikleri, hasar miktarı ve hasarlı kısımların özelliği dikkate alınarak kazadan sonraki tamir edilmiş halinin rayiç değeri tespit edilip bu iki miktar arasındaki azalmadan ibarettir. Daha somut bir ifade ile aracın kaza tarihindeki hasar görmemiş piyasa değeri ile onarılmış haldeki piyasa değeri arasındaki fark kriteri esas alınmalıdır. (Yargıtay 17. HD'nin 2016/16876 E - 2017/12161 K sayılı, 27/12/2017 tarihli ve 2015/5301 E - 2017/11098 K sayılı, 28/11/2017 tarihli kararları) Bir aracın onarılmış durumdaki değeri; ne kadar iyi onarılmış olursa olsun (kural olarak) aynı nitelikte hiç hasara uğramayan araç değerinden düşük olacağı bilinen bir gerçektir. Bu nedenle aracın motor, mekanik, yürümesini sağlayan aksam ve parçalarında herhangi bir hasar ve değişim meydana gelmemiş olması değer kaybı olmayacağı anlamına gelmeyecektir. 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları ile buna ilişkin kabul edilerek 26/04/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6704 Sayılı Kanunun 3.maddesiyle değişik 2918 Sayılı KYTK'nun 90.maddesinde "zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar ve bu kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir." hükmü gereğince değer kaybının; genel şartların eki olan ek-1 de belirtilen formüle göre hesaplanacağı öngörülmüş ancak; söz konusu düzenlemede yer alan "ve bu kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda" ibaresi Anayasa Mahkemesinin 09/10/2020 tarih 31269 sayılı RG'de yayınlanan 2019/40 E- 2020/40 K sayılı 17/07/2020 tarihli kararıyla Anayasaya aykırı bulunarak iptal edilmiştir. Anayasa Mahkemesinin iptal kararından sonra 19/06/2021 tarih 31516 sayılı RG de yayınlanarak yürürlüğe giren 7327 Sayılı Kanunun 18.md ile 2918 Sayılı Trafik Kanunun 90/1.fıkrasında yer alan "kanun" ibareleri "kanunda" şeklinde değiştirilmiş, fıkraya 1.cümlesinden sonra gelmek üzere bazı cümle ve fıkralar eklenmiştir. Eklenen cümle ve fıkraya göre "bu tazminatlardan; a) değer kaybı tazminatı, aracın; piyasa değeri, kullanılmışlık düzeyi, hasara uğrayan parçaları ile hasar tutarı dikkate alınarak...hesaplanır." denmiştir. Ancak, yeniden AYM'ye başvurulması üzerine AYM'nin 2021/82 E. - 2020/167 K. Sayılı 29/12/2022 tarihli karar ile 7327 sayılı Kanunla Değişik 2918 sayılı KTK'nun 90/1. fıkrasına eklenen cümle ile 2. fıkranın Anayasa'ya aykırı olduğu kabul edilerek yeniden iptal edilmiş, iptal kararı 14/02/2023 tarih 32104 sayılı RG'de yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. Davaya konu trafik kazası ise, 01/06/2015 tarihi ile 6704 Sayılı Kanunun yürürlük tarihi olan 26/04/2016 tarihinden sonra ve Anayasa Mahkemesinin iptale ilişkin kararların yayınlanma tarihi olan 09/10/2020 tarihinden sonra ve 14/02/2023 tarihinden önce 02/02/2021 tarihinde meydana gelmiştir. Anayasa Mahkemesinin iptal ve Yargıtay'ın ilke kararları dikkate alındığında değer kaybının Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları şartlarına göre hesaplanacağına ilişkin bağlayıcı bir kural bulunmamaktadır. İlk derece mahkemesince hükme esas alınan 03/01/2022 tarihli uzman bilirkişi raporunda; davacı tarafa ait ... plakalı araç için İzmir 7. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2020/105 D.İş dosyasında 28/09/2020 tarihli bilirkişi raporunda hasar bedelinin KDV dahil 32.939,37 TL olarak tespit edildiği, dosyada mevcut .... Şti. tarafından düzenlenen 17/08/2020 tarihli ekspertiz raporunda hasar bedelinin yedek parça ve işçilik kalemlerine çeşitli oranlarda iskonto uygulanarak KDV dahil 17.700,00 TL olarak tespit edildiği, ekspertiz raporunda hasar onarım bedeli iskonto uygulanarak tespit edildiğinden iştirak edilmediği, tespit dosyasındaki 28/09/2020 tarihli bilirkişi raporunda iskonta uygulanmadan tespit edilen hasar onarım bedelinin gerçek zarar olduğu görüş ve kanaatiyle KDV dahil 32.939,37 TL olarak tespit edilen hasar onarım bedeline iştirak edildiği, davaya konu aracın değer kaybı bedelinin Yargıtay içtihatlarına göre kaza öncesine göre 2. el piyasa rayiç bedelinde ortaya çıkan fark, piyasa rayiçlerine göre reel değer kaybı bedeli olarak belirleneceği ve ... plakalı ....model ... konseptindeki araçların internet ...., ....,.... vb.) ortamında ve 2. el satışı yapılan galerilerde 2. el piyasa rayiç değeri araştırılmış olup, yaşı, kilometre durumu (67.715), kullandığı yakı ve kıyastanabilir tip, yaş ve kilometredeki araçların pazar şartları ile bakım onarım durumu ve tramer kaydında hasarı olmadığı dikkate alınarak yapılan piyasa araştırmasında riziko tarihi itibarıyla ikinci el piyasa rayicinin ortalama olarak 70.000,00 TL olduğu, tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri hasarlı araç satış sitelerinden araştırıldığında 65.000.00 TL olup, 5.000,00 TL değer kaybı meydana geldiği, aracın 15 iş gününde tamir edilebileceği, günlük kiralama bedelinin yapılan araştırma sonucu riziko tarihi ve mevsim koşulları itibariyle (yaz ayları oluşu nedeniyle) 150,00 TL olduğu, buna göre 150,00-TL x 15 = 2.250,00 TL ikame araç bedeli olduğunun hesaplandığı, davalı şirkete ait .... plakalı aracın 30/05/2020-30/05/2021 tarihleri arasında ... A.Ş. tarafından ZMMS Poliçesi ile teminat altına alındığı, 2918 sayılı KTK'nun 93. maddesi gereği tarife tespit görevlisi olan Hazine Müsteşarlığınca yayınlandığı üzere 01/01/2020 tarihinden sonra riziko tarihini kapsayan ZMMS Teminat Limitlerinin araç başına 41.000,00-TL olup, davalı sigorta şirketinin sigortalısının kusuru oranında (bu olayda %100) KDV dahil 32.939,37-TL hasar onarım bedelinden ve Yargıtay içtihatlarına göre belirlenen 5.000,00-TL değer kaybı bedeli olmak üzere toplamı 37.939,37-TL zarardan sorumlu olduğu, ancak, davalı sigorta tarafından, 09.10.2020 tarihinde 830,00-TL değer kaybı bedeli ödendiği, davalı sigorta şirketinin 5.000,00-TI- 830,00-TL=4.170,00 TL bakiye değer kaybı bedeli olmak üzere toplam 37.109,37-TL zarardan sorumlu olduğu, trafik sigortacısı davalı sigorta şirketinin 2918 sayılı Yasanın 99'uncu maddesine göre kaza nedeniyle hasar ihbar tebliğinin 27.02.2021 tarihinde yapılmış olduğundan bu tarihten itibaren 8 işgününün hitamı olan 11.03.2021 tarihinden itibaren ödenmeyen borç miktarı bakımından temerrüde düşeceği yasal faiz ödemek zorunda olduğu, nihai kararın takdiri Mahkemeye ait olmakla 2.250,00 TL olarak hesaplanan araç kiralama bedelinden .... plakalı araç maliki ve sürücüsü diğer davalıların olay tarihinden itibaren sorumlu olduğu görüş ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir. İlk derece mahkemesince hasar bedeli, değer kaybı ve ikame araç bedeli yönünden dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli olarak düzenlenen bu bilirkişi raporunun hükme esas alınmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, davalı araç maliki (işleten) vekili ile davalı araç sürücüsü vekilinin bu yönlere değinen istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. Yukarıda açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; ilk derece mahkemesince taraflarca gösterilen delillerin toplanmasında, değerlendirilmesinde esas ve usul bakımından hukuka aykırılık bulunmadığından ve davalı araç maliki (işleten) vekili ile davalı araç sürücüsü vekilinin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-1) bendi uyarınca istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine ilişkin karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı araç maliki (işleten) vekili ile davalı araç sürücüsü vekilinin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-1) bendi uyarınca istinaf başvurularının AYRI AYRI ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı araç maliki (işleten) tarafından peşin yatırılan 220,70-TL istinaf yoluna başvuru harcının Hazineye gelir kaydına, karar tarihi itibari ile alınması gereken 2.688,63-TL karar ve ilam harcından peşin yatırılan 672,20 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.016,43-TL harcın davalı araç malikinden (işleten) alınarak Hazineye gelir kaydına, 3-Davalı araç sürücüsü tarafından peşin yatırılan 220,70-TL istinaf yoluna başvuru harcının Hazineye gelir kaydına, karar tarihi itibari ile alınması gereken 2.688,63-TL karar ve ilam harcından peşin yatırılan 673,00-TL harcın mahsubu ile bakiye 2.015,63-TL harcın davalı araç sürücüsünden alınarak Hazineye gelir kaydına, 4-Davalı araç maliki tarafından yapılan istinaf giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı araç sürücüsü tarafından yapılan istinaf giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 6-Artan gider avanslarının yatıranlara iadesine, 7-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, harç tahsil / iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine, İlişkin dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 6100 Sayılı HMK'nun 362. Maddesi (1-a) bendi uyarınca 10/12/2025 tarihinde KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.