9. Hukuk Dairesi 2016/16635 E. , 2020/4939 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: YARGITAY KARARI A) Davacı İsteminin Özeti: Davacı vekili, davacının davalı işveren nezdinde 01.04.2009-15.07.2013 tarihleri
**9. Hukuk Dairesi 2016/16635 E. , 2020/4939 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: YARGITAY KARARI A) Davacı İsteminin Özeti: Davacı vekili, davacının davalı işveren nezdinde 01.04.2009-15.07.2013 tarihleri arasında aşçıbaşı yardımcısı olarak aylık brüt 2.800,00 TL ücret karşılığında 08:00-20:00 saatleri arasında çalıştığını, iş olduğu zaman ise daha geç çıkıldığını, dini ve milli bayramlarda da aynı şekilde çalışıldığını, iş akdinin davalı işveren tarafından tek taraflı olarak feshedildiğini ve davacı işçiye 4.000,00 TL ödeme yapıldığını, diğer alacaklarının ise ödenmediğini iddia ederek, kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla mesai ücreti ve yıllık izin ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini istemiştir. B) Davalı Cevabının Özeti: Davalı vekili, davacı işçinin hizmet sözleşmesi ve SGK kayıtlarından da anlaşılacağı üzere davalı işveren nezdinde 14.04.2010-15.07.2013 tarihleri arasında çalıştığını, davacının işyerinden kendi isteğiyle istifa ederek ayrıldığını, ücretinin ücret bordrolarında belirtildiği şekilde olduğunu, bordrolardan davacı işçinin hiçbir hak ve alacağının bulunmadığının görüleceğini, davacının iddia ettiği gibi bir fazla çalışmasının olmadığını, zaman zaman yaptığı fazla çalışmalarının ve tatil ücretlerinin kendisine ödendiğini, davacıya davalı işveren tarafından toplam 7.000,00TL'lik ödeme yapıldığını, yine hizmet sözleşmesinin 10. maddesinden anlaşılacağı üzere davacının fazla çalışmaları kabul ve taahhüt ettiğini, iddia edilenin aksine davacının işyerinde amirleri ve şirket hakkında asılsız iddialarda bulunarak sürekli gereksiz yere konuşarak iş ortamında disiplini bozduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. D) Temyiz: Kararı yasal süresi içinde davalı vekili temyiz etmiştir. E) Gerekçe: 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 2-HMK.'nın 297/2. maddesi uyarınca “Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir." Yine HMK.’nun 298/2 maddesi gereğince sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun olması, tefhim edilen kısa karara aykırı olmaması gerekir. Aksi halde, yargılamanın aleniyeti ilkesi zedelenmiş ve mahkeme kararına güven sarsılmış olacaktır. Asıl olan tefhim edilen kısa karardır. Gerekçeli kararın kısa karara uygun olmaması, çelişki yaratır ve gerekçeli kararın yok hükmünde olduğu anlamına gelir. Belirtmek gerekir ki, kısa karar ile gerekçeli karar çelişkisi, Yargıtay İçtihadı Büyük Genel Kurulu’nun 10.4.1992 gün ve 1991/7 Esas, 1992/4 Kararı gereğince bozma nedenidir. Somut uyuşmazlıkta, dosya içerisinde yer alan kısa kararla UYAP'ta kayıtlı olan kısa karar arasında çelişkiler olduğu ve yine gerekçeli kararın hüküm fıkrasında maddi hatalar yapıldığı anlaşılmaktadır. Örneğin UYAP'ta kayıtlı olan kısa karar ile gerekçeli kararın hüküm fıkrasında dosyada ıslah yapılmadığı halde ihbar tazminatı ve yıllık izin ücreti alacakları için ıslahtan bahsedilmiş, yıllık izin ücreti yönünden hesaplanan alacağın tamamına hükmedildiği ve fazlaya ilişkin istem reddedildiği halde çelişkili şekilde "talep ile bağlı kalınarak" ifadesine yer verilmiş, fazla mesai ücreti yönünden talep ile bağlı kalınarak karar verildiği halde çelişkili şekilde "fazlaya ilişkin istemlerin reddine" denilmiş, kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık izin ücreti talepleri kısmen kabul edildiği halde ilgili bentlerde taleplerin kabul edildiği belirtilmiştir. Söz konusu maddi hata ve çelişkiler HMK.’nun yukarıda bahsedilen ilgili hükümleri ile Yargıtay İçtihadı Büyük Genel Kurulu’nun 10.4.1992 gün ve 1991/7 Esas, 1992/4 Karar sayılı kararına aykırıdır. 3-Taraflar arasında tazminat ve alacakların belirlenmesine esas ücret miktarı uyuşmazlık konusudur. Davacı dava dilekçesinde en son aylık brüt 2.800,00 TL ücret aldığını iddia etmiştir. Mahkemece, davacının en son aylık net 2.800,00 TL ücretle çalıştığı kabul edilmiştir. Dolayısıyla öncelikle HMK’nın 26. maddesine aykırı şekilde hesaplamalara esas ücret miktarı yönünden talep aşılarak karar verilmesi isabetsizdir. Davacı davalı şirkete ait otelde 14.04.2010-15.07.2013 tarihleri arasında aşçıbaşı yardımcısı olarak çalışmıştır. Dosyada dinlenen davacı tanığı ücretlerin asgari ücret olan kısmının bankaya yattığını, gerisinin elden ödendiğini beyan etmiştir. Yargılama sırasında yapılan emsal ücret araştırması neticesinde, ... Sendikası net 2.500,00-2.700,00 TL arası, ... Sendikası ise net 2.200,00-3.000,00 TL arası emsal ücret bildirmiştir. Neticede, davacı tanığının görgüye dayalı somut beyanları, emsal ücret araştırmaları ve davacının yaptığı iş gözetildiğinde, davacının iddia ettiği ücret miktarı olan brüt 2.800,00 TL ücret ile çalıştığının kabulü gerekirken talep aşılarak yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir. F) Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, 08/06/2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.