16. Hukuk Dairesi 2016/7173 E. , 2019/2389 K. "" MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Yargıtay bozma ilamında özetle; "yapılan araştırma ve incelemenin yetersiz olduğu belirtilerek öncelikle, dava konusu taşınmazın ... tarafından kullanıldığı gözet…
**16. Hukuk Dairesi 2016/7173 E. , 2019/2389 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Yargıtay bozma ilamında özetle; "yapılan araştırma ve incelemenin yetersiz olduğu belirtilerek öncelikle, dava konusu taşınmazın ... tarafından kullanıldığı gözetilerek Hatem’e ait veraset belgesinin istenmesi, yöntemine uygun bir biçimde terekenin taksim edilip edilmediğinin araştırılması, şayet yapılan taksim sonucu dava konusu yer davacıya düşmüş ise, davanın bulunduğu bu haliyle yürütülmesi ve açıklanacak eksikliklerin yerine getirilmesi, şayet muristen kalan taşınmaz, yöntemince taksim edilmemiş ise elbirliği mülkiyetine tabi bir taşınmaz için bir veya birkaç mirasçının tek başına üçüncü kişilere karşı dava açma sıfat ve hukuki ehliyeti bulunmadığından davanın reddine karar verilmesinin düşünülmesi, öte yandan yerel bilirkişiler ile tanıkların dava konusu yerin mera olduğunu açıkladıklarından yöntemine uygun yerel bilirkişi ve tanıklar tespit edilerek taşınmaz başında dinlenilmesi ve yöntemince mera araştırması yapılması, taşınmaza komşu parsellere ait kadastro tutanak ve ekleri ile varsa mera paftalarının ilgili yerlerden getirtilerek yapılacak keşifte teknik, yerel bilirkişi ve tanıklar aracılığıyla zemine uygulanması, dava konusu parselin kadim ve tahsisli mera kayıtları ile paftaları kapsamında kalmadığının saptanması durumunda dava konusu yerin öncesinin kadim mera niteliğinde bulunup bulunmadığı, kadim meradan elde edilerek biçenek (çayır) şeklinde kullanılıp kullanılmadığının, yerel bilirkişi ve tanıklardan sorulmak suretiyle belirlenmesi, davacı dışında kalan mirasçılar aynı yere karşı ayrı bir dava açıp eldeki dava ile birleştirdikleri takdirde davalarının birlikte görülmesinin düşünülmesi" gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli 107 ada 130 parsel sayılı taşınmazın davacı adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.