T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1058 Esas KARAR NO : 2025/1183 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARI MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 12/02/2025 NUMARASI : 2023/876 Esas, 2025/149 Karar DAVA: İFLAS (Doğrudan Alacaklı Tarafından Talep Edilen İflas (İİK 177)) KARAR TARİHİ: 25/09/2025 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞ…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1058 Esas KARAR NO : 2025/1183 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARI MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 12/02/2025 NUMARASI : 2023/876 Esas, 2025/149 Karar DAVA: İFLAS (Doğrudan Alacaklı Tarafından Talep Edilen İflas (İİK 177)) KARAR TARİHİ: 25/09/2025 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; taraflar arasında üç adet dairenin müvekkiline satışı hususunda ayrı ayrı harici satış sözleşmesi düzenlendiğini, müvekkilinin sözleşme ile yüklendiği edimleri eksiksiz yerine getirerek daire bedellerini ödediğini, davalının daireleri teslim etmemesi üzerine, ödenen bedellerin faizi ile birlikte iadesi için dava açıldığını, İstanbul 2. Tüketici Mahkemesi'nin 2015/1855, 1856 ve 1857 Esas sayılı dosyalarında görülen davaların kabul edildiğini, hükmolunan ilamın infazı için İstanbul 33. İcra Dairesi'nin ... Esas, ... Esas ve... Esas sayılı dosyalarında ilamlı icra takibi başlattıklarını, icra emirlerinin borçluya tebliğine rağmen herhangi bir ödeme yapılmadığını belirterek icra iflas kanunun 177/4. maddesi gereğince davalının iflasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir etmiştir. CEVAP Davalı, davaya cevap vermemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; dava dilekçesinin, davalının sicile kayıtlı adresine tebliğ edilememesi nedeniyle ilanen tebligat yapıldığı, davalının ilama dayalı takibe rağmen borcu ödemediği, davacının iflas avansını süresinde yatırdığı, İİK'nın 166/2 maddesi uyarınca ilanların yapıldığı, davacı şirket temsilcisine çıkartılan davetiyeye rağmen duruşmaya katılmadığı, daha önce davalı hakkında başka dosyadan iflasına karar verilmekle birlikte kararın temyiz incelemesinde bozulması nedeniyle o dosyanın beklenmesine gerek bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı şirketin İİK'nın 177/1-4 bendi uyarınca iflasına karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; davalı şirketin sicile kayıtlı adresi yıkılmasına rağmen, yıkılan binanın kapısına TK 35'e göre dava dilekçesinin tebliğ edildiğini, bu nedenle müvekkilinin savunma hakkının elinden alındığını, icra dosyası 2016'da takipsiz bırakılmasına rağmen 2023 yılında yenilenerek yeni dosya gibi işlem yapılmasının yasal olmadığını, İİK'nın 156/son fıkrası gereğince iflas isteme hakkının ödeme emrinin tebliğinden itibaren bir sene sonra düşeceğini belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın reddini talep ve istinaf etmiştir. DELİLLER VE DEĞERLENDİRME Dava, ilama dayalı alacağın icra emri ile istenmesine rağmen ödenmemesi iddiasına dayalı iflas istemine ilişkindir.İİK'nın 177/1.4. bendi uyarınca ilama dayalı alacak icra emriyle istenildiği halde ödenmemişse, alacaklının talebiyle, iflasa tabi borçlunun iflası istenebilir. Türkiye'de bir yerleşim yeri veya temsilcisi bulunan borçlunun iflas talebi üzerine dinlenmesi gerekir. İİK'nın 178/2. maddesi yollaması ile İİK'nın 166/2. maddesi uyarınca iflas talebi ilan edilmeli, ayrıca İİK'nın 181. maddesi yollaması ile İİK'nın 160. maddesi uyarınca mahkemece, ilk alacaklılar toplantısına kadar olan masraflar ile iflas kararının kanun yolları için gerekli bütün tebliğ masraflarının peşin verilmesi istenmelidir. Dosya kapsamından; İstanbul 33. İcra Dairesi'nin... Esas sayılı dosyalarında, davacı alacaklı tarafından borçlu davalı aleyhine Tüketici Mahkemesine hükmolunan ilamın icraen tahsili için takip başlatıldığı, davacının ilamlı icra emrine rağmen borcun ödenmediği gerekçesiyle borçlunun iflasını talep ettiği görülmektedir. Mahkemece, davalı şirketin, ilama dayalı alacağı icra emrine rağmen ödemediği ve İİK 177/4. maddesinde sayılan doğrudan doğruya iflas nedeninin oluştuğu gerekçesiyle davalının iflasına karar verilmiş, davalı vekili hükmü istinaf etmiştir.1-Davalı vekili, dava dilekçesinin TK'nın 35. maddesine göre müvekkiline tebliğ edilmesinin usulsüz olduğunu ve savunma haklarının ihlal edildiğini savunmuştur.TK'nın 7/a. maddesinde özel hukuk tüzel kişilerine tebligatın elektronik yolla yapılmasının zorunlu olduğu, elektronik yolla tebligatın zorunlu bir sebeple yapılamaması hâlinde Tebligat Kanununda belirtilen diğer usullerle tebligatın yapılacağı hüküm altına alınmıştır.Ayrıca şirketlerin adresi, Ticaret Sicil Memurluğunda kayıtlı bulunan adresidir. Öncelikle davalının ticaret unvanı ve adresi Ticaret Sicil Memurluğundan belirlenmelidir. Diğer taraftan TK'nın 28/1 ve 2 fıkrası; "Adresi meçhul olanlara tebligat ilanen yapılır. Yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılamıyan ve ikametgahı, meskeni veya iş yeri de bulunamıyan kimsenin adresi meçhul sayılır." hükmünü düzenlemektedir.Somut olayda, davalı şirketin ticaret sicilinde kayıtlı adresine çıkarılan tebligatın, kentsel dönüşüm nedeniyle binanın yıkılması nedeniyle iade edildiği, aynı adrese TK'nın 35. maddesi uyarınca çıkarılan tebligatın da aynı nedenle iade edildiği, bunun üzerine mahkemece dava dilekçesinin ilanen davalıya tebliğ edildiği anlaşılmaktadır. Davalının kep kullanıcısı olduğuna dair dosyada bilgi ve belge bulunmadığı gibi, davalı vekilinin de müvekkiline elektronik yolla tebligat yapılması gerektiğine dair bir istinaf nedeni bulunmamaktadır. Diğer taraftan davalının ticaret sicil adresine çıkartılan tebligatına iade edildiği, bunun üzerine aynı adrese Tebligat Kanunu 35. maddesine göre yapılan tebligatın da iade edildiğine göre, Mahkemece dava dilekçesinin davalıya ilanen tebliğ edilmesinde usule aykırılık görülmemiştir.2-Davacı yanın talebi İcra ve İflas Kanunu’nun 177. maddesinin dördüncü bendinde ifadesini bulan, ilama bağlı borcun icra emri tebliğine rağmen ödenmemesi hukuki sebebine dayalı olarak davalıların iflasına karar verilmesidir. Bu iflas türünde ödememe vakıası devam ettiği müddetçe iflas davası açılabilir ve iflas yolu ile takibe ilişkin dava süresinin uygulanma kabiliyeti bulunmamaktadır. (Yargıtay 23. HD'nin 26.09.2014 tarih ve 1451/5971 sayılı kararı). Buna göre ilamlı takipte borcun ödenmemesi nedeniyle açılacak iflas davası için bir süre öngörülmediğinden, davalı vekilinin hak düşürücü süre içinde davanın açılmadığına dair istinaf nedeni de yerinde görülmemiştir.3-Ayrıca davalı şirketin ilama dayalı alacağı icra emrine rağmen borcu ödemediği, takibin kesinleştiği, davacının iflas avansını ve gerekli masrafları yatırdığı, iflas talebinin İİK'nın 166/2 maddesinde öngörülen usulle ilan edildiği, ancak varsa diğer alacaklıların davaya müdahale veya itiraz etmedikleri, borçlu şirket temsilcisinin dinlenmesi için davetiye de tebliğ edildiği, ancak temsilcinin duruşmaya gelmediği gözetildiğinde, mahkemece, İİK'nın 177/1.4 bendi gereğince borçlu şirketin iflasına karar verilmesi yerindedir.Açıklanan nedenlerle ilk derece mahkemesi kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğundan, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/876 Esas, 2025/149 Karar sayılı ve 12/02/2025 tarihli karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan REDDİNE,2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcı davalı tarafından yatırıldığından başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA,3-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 164.maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay nezdinde Temyiz Kanun Yolu Açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.25/09/2025