T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/635 - 2025/1664 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/635 KARAR NO : 2025/1664 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 12/12/2023 NUMARASI : 2023/16 Esas - 2023/696 Karar DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ALLİANZ …
T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/635 - 2025/1664 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/635 KARAR NO : 2025/1664 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 12/12/2023 NUMARASI : 2023/16 Esas - 2023/696 Karar DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ALLİANZ SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ - ... VEKİLİ : Av. ... DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ : 10/01/2023 KARAR TARİHİ : 10/10/2025 KR. YAZIM TARİHİ : 10/10/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait 41... plaka sayılı (41... Dorse) araçta 27.10.2020 tarihinde yangın çıkması üzerine itfaiye ekibi tarafından yangına müdahale edildiğini, aracın dava dışı servis şirketine tamirat için bırakıldığını, eksper incelemesi sonucu aracın davalı şirkete kaskolu olması sebebiyle servis ücretinin davalı kasko şirketinden tahsil olunacağı söylendiğini, aracın tamir edilip teslim edilmesinden 1 ay sonra kasko şirketinin dosyaya onay vermemesi nedeniyle servis şirketinin servis ücretini müvekkiline fatura ederek bu fatura kaynaklı Kocaeli İcra Dairesi 2021/56404 esas sayılı dosyasında müvekkili hakkında icra takibi başlattığını, icra dosyasına itiraz sonucu Kocaeli 1. Asliye Ticaret mahkemesinin 13/01/2022 tarih 2021/315 E. 2022/22 K. sayılı ilamı ile itirazın iptaline karar verilerek icra dosyasına ödeme yapıldığını ve dosyanın kapandığını beyan ederek; davalı şirketin Genişletilmiş Kasko Poliçesi (No:...-...-...) gereği bahsolunan dava dosyasında ihbar olunan sıfatı olduğunu beyan ederek; Kocaeli İcra Dairesinin 2021/56404 esas sayılı icra dosyasına ödedikleri 58.107,00 TL’nin ödeme tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte (poliçe de yazılı limitle sınırlı kalmak kaydıyla) davalı şirketten rücuan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın tüketici mahkemesinde görülmesi gerektiği, davacının talebinin teminat dışı olduğunu, davacının kısmi dava açmakta hukuki yararı olmadığını, bilirkişi incelemesinde aracın onarımının daha ekonomik çıkması halinde %25 marka muafiyeti uygulanması gerektiğini, beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; "...Davanın KABULÜ ile, 1-58.107,00 TL'ye 28/02/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ..." şeklinde hüküm kurulmuştur. İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; görevli mahkemenin tüketici mahkemeleri olduğunu, davacı yan ile davalı şirket arasında bir sigorta sözleşmesinin akdedilmiş olduğunu, dava konusu kavrulma sonucu meydana gelen hasar poliçe genel şartları a.1 maddesi kapsamı olmadığından teminatı kapsamı dışında olduğunu, mahkemenin eksik inceleme ile hüküm kurduğunu, kurulan hükümde, savunma kapsamında ileri sürülen kanıtlar ve dayanılan vakıalar konusunda değerlendirme yapılmadan; toplanan kanıtların nelerden ibaret olduğu ve hükme dayanak alınan kanıtlar ile bu kanıtların üstün tutulma nedenleri konusunda herhangi bir irdelemeye yer verilmeksizin; adil yargılanma hakkının temel değerlerinden olan hukuki dinlenilme hakkına uygun olarak savunma ve kanıtlar yönünden değerlendirme içeren, hukuki denetime elveren bir gerekçe oluşturulmaksızın karar verildiğini, denetlemeye uygun olmayan yetersiz bilirkişi raporları ve eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulamayacağını, kabul anlamına gelmemekle birlikte poliçede belirlenen muafiyetlerin dikkate alınması gerektiğini, mahkeme tarafından 28.02.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmiş ise de uyuşmazlığın haksız fiilden kaynaklanıyor olması, davacının sözleşmenin tarafı olmaması ve sigortalı aracın ticari bir araç olmaması gibi hususlar dikkate alınarak avans faizine hükmedilmemesi gerektiğini, mahkeme kararının kaldırılması ile maddi tazminat talepleri bakımından da davanın reddine karar verilmesini belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. Davacı vekili cevap dilekçesinde özetle; tüketici mahkemesinin görevli olduğuna dair itirazın haksız olduğunu, hasarın poliçe kapsamında olmadığı itirazının hukuk dışı olduğunu, 14.07.2023 ve 16.10.2023 tarihli bilirkişi heyeti raporu bu davadaki haklılıklarını ispat etmekle bu aşamada mağduriyetin bir an evvel giderilmesi davacının alacak hakkına kavuşması maksatlı itirazın reddini talep ettiklerini, 14.07.2023 ve 16.10.2023 tarihli bilirkişi heyeti raporu ve 08.02.2023 tarihli dilekçeleri ekinde sundukları emsal mahkeme ilamı dikkate alınarak dava konusu olayda meydana gelen rizikonun teminat dışında olduğuna ilişkin ispat yükünü ifa edemeyen davalı şirket iddiası aksine; itirazın reddini talep ettiklerini belirterek; haksız istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER:Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/12/2023 tarih, 2023/16 Esas - 2023/696 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; kasko sigorta poliçesi kapsamında sigortalı araçta oluşan zararın tazmini istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosyanın incelenmesinde; davacıya ait 41... plaka sayılı (41... Dorse) araçta 27.10.2020 tarihinde yangın çıkması üzerine itfaiye ekibi tarafından yangına müdahale edildiğini, aracın dava dışı servis şirketine tamirat için bırakıldığını, eksper incelemesi sonucu aracın davalı şirkete kaskolu olması sebebiyle servis ücretinin davalı kasko şirketinden tahsil olunacağı söylendiğini, aracın tamir edilip teslim edilmesinden 1 ay sonra kasko şirketinin dosyaya onay vermemesi nedeniyle servis şirketinin servis ücretini müvekkiline fatura ederek bu fatura kaynaklı Kocaeli İcra Dairesi 2021/56404 esas sayılı dosyasında müvekkili hakkında icra takibi başlattığını, icra dosyasına itiraz sonucu Kocaeli 1. Asliye Ticaret mahkemesinin 13/01/2022 tarih 2021/315 E. 2022/22 K. sayılı ilamı ile itirazın iptaline karar verilerek icra dosyasına ödeme yapıldığını beyan ederek; Kocaeli İcra Dairesinin 2021/56404 esas sayılı icra dosyasına ödedikleri 58.107,00 TL’nin ödeme tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte (poliçe de yazılı limitle sınırlı kalmak kaydıyla) davalı şirketten rücuen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, davalı davanın Tüketici Mahkemesinde görülmesi gerektiği, davacının talebinin teminat dışı olduğunu, davacının kısmi dava açmakta hukuki yararı olmadığını, bilirkişi incelemesinde aracın onarımının daha ekonomik çıkması halinde %25 marka muafiyeti uygulanması gerektiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep ettiği, Mahkemece davanın kabulüne karar verildiği, işbu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. 28/05/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'un (3)-1)-k) maddesinde, tüketici; "Ticari veya mesleki olmayan amaçlı hareket eden gerçek veya tüzel kişi" olarak, aynı Kanun'un (3)-1)-i) bendinde satıcı; " Kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla tüketiciye mal sunan ya da mal sunanın adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişi," olarak, aynı Kanun'un 3/1-l bendinde tüketici işlemi " Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi" şeklinde tanımlanmıştır. Davacının işleteni, davalı nezdinde kasko sigortası ile sigortalı araç olan 41 GC 460 plakalı çekici mesleki faaliyet kapsamında kullanıldığından davacının tüketici olmadığı anlaşılmaktır. Bu durumda dava TTK'nın 4/1. maddesine göre ticari dava niteliğinde olup, TTK'nın 5. maddesi uyarınca Asliye Ticaret Mahkemelerinin görev alanında olduğundan davalı vekilinin göreve ilişkin istinaf itirazı yerinde görülmemiştir. Dosya kapsamından; dava konusu aracın davalı sigorta şirketi nezdinde olayın meydana geldiği 20/07/2020 tarihinde 20/07/2020 başlangıç ve 20/07/2021 bitiş tarihli genişletilmiş kasko sigorta poliçesi kapsamında sigortalı bulunduğu, davalı sigorta şirketinden alınan ekspertiz raporuna göre 'bahse konu kaza nedeni ile 41... plakalı araç üzerinde yapılan ekspertiz ve kontroller neticesinde tespit edilen hasarın ibraz edilen kaza tespit tutanağına uygun olduğu ve hasar ile ilgili kanaatinin olumlu olduğu’ belirtilmiş olduğu, ayrıca raporunda; araç onarımının yapan yer bilgisi: Kılıçlar Otomotiv Yed. Par. ve Tic. Ltd. Şti olduğu, sigorta şirketi ile Anlaşmalı/Yetkili servis olduğu' belirtilmiş, ancak davalı sigorta şirketi tarafından davacıya 'kavrulma sonucu meydana gelen hasarlar Poliçe Genel Şartları A.1 maddesi kapsamında olmadığından teminat kapsamı dışında olduğu, bu nedenle ödeme yapılmayacağı bildirilmiştir. Yargılama sırasında Mahkemece alınan sigorta uzmanı, yangın uzmanı ve makine mühendisi bilirkişiden oluşan 14/07/2023 tarihli bilirkişi raporu ile; "...a) 41GC460 plakalı araçta meydana gelen yangının, arka şase tesisatı kablolarının yüksek elektrik akımı çekerek ısınması ve kablo yalıtım malzemesinin erimesi sonucu kabloların birbirine teması ile kablolarda kısa devre oluşması, (şerare) ile başladığı, b) 41... plaka sayılı araçta meydana gelen hasarın 32.356,91 TL olduğu, c) 41... plaka sayılı aracın durumu, marka, model ve kilometresine göre rayiç değerinin kaza tarihinde 320.000 TL olacağı, d) 41... plaka sayılı araçta meydana gelen hasarın tamiratının ekonomik olacağı, e) 41... plaka sayılı aracın hasarlı haliyle değerinin yangın tarihinde 285.000 TL olacağı, f) 41... plaka sayılı aracın Allianz Sigorta A.Ş. tarafından düzenlenen ...-...-... No’lu ‘Allianz Tüm Oto Sigorta Poliçesinin mevcut olduğu ve 27.10.2020 kaza tarihi itibarıyla poliçenin yürürlükte olduğu, g) 41 ... plaka sayılı araçtaki meydana gelen 32.356,91TL hasarın ...-...-... No’lu Kasko Poliçesi teminatını kapsadığı ve Allianz Sigorta A.Ş.’nin Hasar Tazminatını sigortalısına ödeme yükümlülüğünün mevcut olduğu,..." tespit edilmiştir. Dosyaya gelen belgelerden dava dışı servis şirketi olan Kılıçlar Otomotiv Ltd. Şti'nin servis ücretini davacıya fatura ederek bu fatura kaynaklı Kocaeli İcra Dairesi 2021/56404 esas sayılı dosyasında davacı hakkında icra takibi başlattığı, icra dosyasına itiraz sonucu Kocaeli 1. Asliye Ticaret mahkemesinin 13/01/2022 tarih 2021/315 E. 2022/22 K. sayılı ilamı ile itirazın iptaline karar verilerek icra dosyasına davacı tarafça 28/02/2022 tarihinde 58.107,00 TL ödeme yapıldığı sabittir. Kasko sigortasının kapsamı, Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.1 maddesinde etraflıca düzenlenmiş, A.1.c. maddesinde aracın yanması ayrı bir bent halinde ve yanmanın nedenine ilişkin bir koşul ön görülmeden 1. bentteki koşullardan bağımsız olarak teminat kapsamında olduğu düzenlenmiştir. Teminat dışında kalan zararlar da A.5. maddesinde sayılmıştır. Genel şartların A.5.8. maddesinde sigorta kapsamına giren bir olaydan doğmadıkça ve böyle bir olayla sonlanmadıkça, taşıtın mekanik, elektrik ve elektronik donanımında meydana gelen her türlü arızaların, kırılmaların ve lastiklerde meydana gelen zararların teminat dışı olduğu açıklanmıştır. Ancak, bu durum zararın meydana geldiği mekanik, elektrik ve elektronik aksamı ile sınırlı olup, bu zararların kendisi teminat dışı tutulmuştur. Yangının bu aksamdan kaynaklandığı düşünülse dahi bu aksamın neden olduğu hasar, teminat içinde kalan yangın olayı ile sonuçlanmış ise rizikonun teminat içerisinde kaldığının kabulü gerekir (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 25/11/2014 tarih ve 2013/10390 esas 2017/16848 karar sayılı ilamı). Ayrıca, 5684 sayılı Sigortacılık Kanununda kapsam dışı bırakılmış risklerin açıkça belirtilmiş olması gerektiği, belirtilmemiş olan risklerin teminat kapsamında sayılacağı, bu nedenle ister dış kaynaklı ister iç kaynaklı olsun aksi ve ayrıntıları (istisnaları) poliçede özellikle kararlaştırılmadıkça, sigortalı bilgilendirilmedikçe sigorta şirketinin hasardan sorumlu olduğu kabul edilmiştir (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 19/12/2016 tarih ve 2016/7352 esas 2016/11655 karar sayılı ilamı). Somut olayda, "aracın yanması" halinin sigorta teminat kapsamında bulunduğu açıkça poliçede yazılı olmakla, 41... plakalı araçta meydana gelen yangının, arka şase tesisatı kablolarının yüksek elektrik akımı çekerek ısınması ve kablo yalıtım malzemesinin erimesi sonucu kabloların birbirine teması ile kablolarda kısa devre oluşması (şerare) ile başladığı, yangın üzerine meydana gelen hasar nedeniyle davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğu, poliçede bu hususun teminat kapsamı dışında kaldığına ilişkin herhangi bir açıklamanın da yer almadığı görülmektditr. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1409. maddesinin 1. fıkrası gereği sigortacı, sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan gerçek zararı gidermekle yükümlüdür. Kasko sigortası niteliği itibari ile mal/zarar sigortaları türünden olan karma bir sigorta sözleşme olup, zarar sigortası olduğundan sebepsiz zenginleşme yasağı kuralı gereğince sigortacı ancak geçerli bir sigorta sözleşmesinin kurulması sonucu oluşan gerçek zarar miktarından poliçe limitleri ile sınırlı olarak sorumludur. Gerçek zarar miktarının belirlenmesinde poliçede yer alan genel ve özel şartlardaki hükümlerin dikkate alınır. Dava konusu araçta oluşan gerçek zararın belirlenmesi noktasında gerek ekspertiz raporu gerekse ilk derece mahkemesince yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda araçta oluşan hasar miktarının 32.356,91 TL olduğunun tespit edildiği bu nedenle davalı sigorta şirketinin sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan gerçek zararı gidermekle yükümlü olduğu, davacının olaydan sonra aracı tamir ettirdiği ve somut uyuşmazlıkta ödediği tamir bedelini talep ettiği anlaşılmakla sigortanın zenginleşme aracı olmayacağı da dikkate alınarak ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından davalı vekilinin istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir. Sigortalı/sigorta ettiren 41... plakalı aracını Allianz Sigorta A.Ş. anlaşmalı yetkili serviste onarımını yaptırdığından poliçede belirtilen ‘anlaşmasız servis de onarım halindeki %25 muafiyet ‘uygulama şartının mevcut olmadığı anlaşıldığından davalı vekilinin muafiyet uygulanması gerektiğine ilişkin istinaf itirazı da yerinde görülmemiştir. Davacının işleteni, davalı nezdinde kasko sigortası ile sigortalı araç olan 41... plakalı çekici mesleki faaliyet kapsamında kullanıldığı, bu nedenle davacının tüketici olmadığı, bu durumda dava TTK'nın 4/1. maddesine göre ticari dava niteliğinde olduğu için Mahkemece avans faizine hükmedilmesinde de usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca; ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Alınması gereken 3.969,28-TL istinaf karar harcından, istinafa gelirken peşin alınan 992,32-TL'nin mahsubu ile kalan 2.976,96-TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302/5 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, 4-İstinaf eden tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına, 5-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine, 6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 8-Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.10/10/2025 Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*