T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:07/10/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:11/02/2022 DAVA:İtirazın İptali DAVA TARİHİ:23/06/2020 BİRLEŞEN DAVA DAVA:Menfi Tespit GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:07/10/2025 İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendiri…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:07/10/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:11/02/2022 DAVA:İtirazın İptali DAVA TARİHİ:23/06/2020 BİRLEŞEN DAVA DAVA:Menfi Tespit GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:07/10/2025 İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Asıl dava dosyasında davacı ... Bankası A.Ş. vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... Bankası A.Ş. nezdinde ... San. Tic. Ltd. Şti. lehine... Ticaret Tekstil San. Tic. Ltd. Şti., ... ve ...'ın müşterek ve müteselsil kefaletiyle imzalanan genel kredi ve teminat sözleşmesine istinaden ... nolu business kart hesabı ve ... sayılı esnek ticari hesap açıldığını ve borçlular tarafından kullandırılmış olan kredi borcunun ödenmemesi üzerine 27.03.2019 tarihi itibariyle işbu hesapların kat edildiğini, borçların tamamının muaccel hale geldiği ve işbu hesapların kat edildiğinin Beyoğlu 48. Noterliği'nin 27.03.2019 tarihli ihtarnamesi ile borçlulara bildirildiğini, aslı borçlu ... San. Tic. Ltd. Şti.'nin ödeme yapmadığını, asıl borçlu hakkında Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında görülmekte olan konkordato davası nedeniyle geçici mühlet kararı verildiğini, bunun üzerine kefiller aleyhine Denizli 8. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından borçların tahsili için ilamsız icra takibine geçildiğini, müşterek borçlu müteselsil kefillerden yalnızca ...'nın borca ve tüm ferilerine, faize, faiz oranına ve yetkiye itiraz ettiğini, müvekkili bankanın işbu alacağı için TTK'nın 5/A maddesi gereğince vekaleten zorunlu arabuluculuğa başvurulduğunu, arabuluculukta anlaşılamadığını belirterek haksız ve hukuki dayanaktan yoksun itirazın iptaline, takibin devamına, borcun %33 temerrüt faizi ile birlikte borçlulardan tahsiline, davalı tarafın %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatıyla mahkumiyetine, yargılama masraf ve giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen davada davacı ... vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... Mimarlık şirketi ortağı iken bu şirketteki hissesini kardeşi ...'a devir ettiğini, devir ile birlikte şirket isminin de ... olarak değiştiğini ve devir ve ünvan değişikliğinin 25.04.2013 tarihinde resmi gazetede yayımlandığını, müvekkilinin ... şirketindeki hissesini de devrettiğini ve devrin 27.08.2014 tarihli remi gazetede yayımlandığını, müvekkili şirket hisselerini devrettikten yaklaşık 3 yıl sonra ... şirketinin davalı bankadan kredi kartı aldığını ve kredi kullandığını, müvekkilinin bu sözleşmelere borçlu veya kefil sıfatı ile taraf olmadığını, ancak davalı tarafın müvekkilinin şirketlere ortak olduğu tarihlerdeki kredi sözleşmelerine dayanak göstererek Denizli 8. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibine giriştiğini, müvekkilinin borca itiraz ettiğini, davalı tarafın Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile itirazın iptali davası açtığını, davacı tarafından Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesi'ne istinaden açılan ... nolu business kart ve ... sayılı esnek ticari hesaplarının kat edilerek borcun muaccel hale geldiğini, bu kredilerin borçlusunun ... şirketi olduğunu, bu kredilerin müvekkili şirket hisselerini devrettikten iki yıl sonra ... tarafından kullanılan krediler olduğunu, takibe konu edilen bu iki kredi sözleşmesinde müvekkilinin kefalet imzasının olmadığını, müvekkilinin 2012 yılında ... şirketinin kullandığı iki adet krediyi ve GKSyi kefil olarak imzaladığını, bu kredilerin ödenerek kapatıldığını, müvekkilinin ise şirket ortaklığından ayrıldığını, Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında davacının dava dilekçesinde 04/05/2012 tarihinde imzalanan kefalet limiti 1.000.000,00 TL olan genel kredi sözleşmesi ile 06/07/2012 tarihinde imzalanan kefalet limiti 545.000,00 TL olan genel kredi sözleşmelerinin delil olarak gösterildiğini, 06/07/2012 tarihinde imzalanan kefalet limiti 545.000,00 TL olan genel kredi sözleşmesinde müvekkilinin eş muvafakatinin olmadığını, bu kefalet sözleşmesinin geçersiz olduğunu, bu iki sözleşmeye dayalı kredi borcunun bulunmadığını, davacı kefilin kefil olarak imzalamadığı sözleşmelerden doğan borçtan sorumlu tutulmasının doğru olmadığını, davalı tarafın krediye konu sözleşmelerde müvekkilinin imzasının olmadığını, davalının 06/07/2012 tarihinde imzalanan kefalet limiti 545.000,00 TL olan genel kredi sözleşmesinin geçersiz olduğunu bile bile müvekkili hakkında kötüniyetli olarak icra takibine giriştiğini, Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasından müvekkiline gönderilen tebligatın müvekkili ve ailesinin evde olmadığı bir zamanda muhtara tebliğ edildiğini, haber kağıdı yapıştırılmadığı veya yapıştırılsa da müvekkili tarafından görülmediği için müvekkilinin iş bu davaya süresinde cevap veremediğini belirterek müvekkilinin Denizli 8. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından borçlu olmadığının tespitine, haksız ve kötüniyetle müvekkili aleyhine icra takibine girişen davalının alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, işbu davanın görülmekte olan Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas dosyası ile tarafları ve konusu aynı olduğundan birleştirilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Asıl dava dosyasında davalı taraf; usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen davaya cevap vermemiştir. Birleşen davada davalı ... Bankası A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; 6100 sayılı HMK’nın 114. maddesindeki dava şartlarından hukuki yarar yokluğu nedeni ile davanın esasına girilmeksizin usulden reddine, birleşen dosya yönünden işin esasına girilmesi durumunda haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, birleşen dosya davacısı ...'nın %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatı ile mahkûmiyetine, yargılama masraf ve avukatlık ücretinin birleşen dosyada davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece asıl dava yönünden; "Davalı, dava dışı asıl borçlu şirketteki hisselerini 21/08/2014 tarihinde devrederek ortaklıktan çıkmış olup, şirket ortaklığından ayrılan ortağın, ortaklıktan ayrıldığı tarihten önceki dönemde verdiği kefaletten dolayı kredi borcundan sorumluluğunun bulunup bulunmadığı hususunun değerlendirilmesinde; Yerleşik Yargıtay içtihatlarında da belirtildiği üzere kredi sözleşmesinin imzalandığı tarihte borçlu şirketin ortağı olan kefilin, sonradan şirket ortaklığından ayrılmış olmasının tek başına kefaletinin sona ermesi sonucunu doğurmayacağı, banka kredi sözleşmelerinin karşılıklı taahhütler içeren sözleşmeler olup, kefilin tek yanlı irade beyanı ile kefaletten vazgeçemeyeceği, bu şekildeki bir bildirimin akdin diğer tarafınca açıkça kabul edilmediği sürece hukuki sonuç doğurmayacağı, eş deyişle geçerli bir kefalet sözleşmesinin kurulmasından sonra kefil, alacaklının onayı olmaksızın kefaletini geri alamayacağı, dosyanın incelenmesinde 04/05/2012 tarihli 1.000.000,00 TL bedelli ve 08/07/2012 tarihli ve 545.000,00 TL bedelli genel kredi sözleşmeleri düzenlendiği, bu kredilerde davalının müteselsil kefil sıfatı ile imzasının bulunduğu, Ticaret Sicil Müdürlüğü kayıtlarına göre davalının 21/08/2014 tarihinde şirket ortaklığından ayrıldığı, davacı banka ile dava dışı asıl borçlu şirket arasında Genel Nakdi ve Gayri Nakdi Kredi Sözleşmesine dayalı olarak kullandırılan 04/03/2016 tarihli ... nolu kredi hesabından kullandırılan Esnek Ticari kredi sözleşmesi ve aynı tarihli ... nolu ... ticari Kredi kartı sözleşmesi yapıldığı, fakat bu sözleşmelerde davalının imzasının bulunmadığı; her ne kadar dosyada mevcut bilirkişi raporlarında, 04/03/2016 tarihli ... nolu kredi hesabından kullandırılan Esnek Ticari kredi sözleşmesi ve aynı tarihli ... nolu ... ticari Kredi kartı sözleşmesinin, 04/05/2012 ve 08/07/2012 tarihli genel kredi sözleşmelerinin ayrılmaz bir parçası olduğundan davalının sözleşmelerde imzası bulunmasa dahi geçerli olduğu ve davalının müteselsil kefil sıfatı ile bu borçlardan sorumlu olduğu görüş ve mütalaa edilmiş ise de; davalının davaya konu edilen 04/03/2016 tarihli ... nolu kredi hesabından kullandırılan Esnek Ticari kredi sözleşmesi ve aynı tarihli ... nolu ... ticari Kredi kartı sözleşmesinde imzası bulunamadığından davalının kefil sıfatıyla imzası bulunmayan sözleşmeler nedeniyle sorumluluğunun bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılarak bilirkişi raporları hükme esas alınmamış; davanın bu nedenlerle reddine ve davacının takipte kötüniyetli olduğu ispatlanamadığından davalının kötüniyet tazminatı talebinin de reddine karar vermek gerekmiştir. (Nitekim Antalya BAM 11. Hukuk Dairesinin 2019/1287 Esas 2020/337 Karar sayılı 06/02/2020 tarihli emsal ilamı da aynı yöndedir.)" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Birleşen dava yönünden ise; "Dosyanın incelenmesinde, davalı tarafından mahkememizin ... Esas sayılı dosyası ile davacı kefilin Denizli 8. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasındaki vaki itirazının iptali için 23/06/2020 tarihinde dava açıldığı, davacı kefilin iş bu menfi tespit davasını ise 03/03/2021 tarihinde ikame ettiği, her iki dosyanın birleştirilerek yargılamaya ... Esas sayılı dosya üzerinden devam edildiği anlaşılmıştır. İtirazın iptali istemli dava, 23/06/2020 tarihinde açılmış, aynı takibe yönelik menfi tespit istemli bu dava ise, 03/03/2021 tarihinde açılmıştır. Menfi tespit davasının itirazın iptali davasından sonra açılmış olması nedeniyle davacının bu davayı açmakta hukuki yararı bulunmamaktadır. Çünkü menfi tespit davasında ileri sürülebilecek hususlar, itirazın iptali davasında da ileri sürülebilecektir. Bu nedenle davanın hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. (Nitekim Antalya BAM 11. Hukuk Dairesinin 2021/959 Esas 2021/990 Karar sayılı ve 01/06/2021 karar tarihli emsal ilamı da aynı yöndedir.)" gerekçesiyle davanın hukuki yarar yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı, asıl dava ve birleşen dava yönünden davacı vekilleri tarafından ayrı ayrı istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Asıl dava doyasında davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı asıl davanın reddine ilişkin kararının ortadan kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep ettiklerini, borçlu tarafından ihtarnameye ve hesap özetine herhangi bir itirazda bulunulmadığını, dosyada mevcut bilirkişi raporlarında 04/03/2016 tarihli ... nolu kredi hesabından kullandırılan Esnek Ticari Kredi Sözleşmesi ve aynı tarihli ... nolu ... Ticari Kredi Kartı Sözleşmesi, 04/05/2012 ve 08/07/2012 tarihli genel kredi sözleşmelerinin ayrılmaz bir parçası olduğundan davalının sözleşmelerde imzası bulunmasa dahi kefaletinin geçerli olduğunu ve davalının müteselsil kefil sıfatı ile bu borçlardan sorumlu olduğunu, Yerel Mahkeme kararının çelişkiler içermekte olup usul ve yasaya, toplanan delillere, dosya kapsamında alınmış olan bilirkişi raporlarına aykırı olduğunu, kefalet limitine ait 10 yıllık sürenin dolmamış olması nedeniyle davalı müteselsil kefilin kefalet limitinin toplam 1.545.000 TL olduğunu, dava dışı şirkete işbu sözleşmeler de dikkate alınarak business kredi kartı ve esnek ticari hesap kredileri kullandırıldığını, nitekim dava dışı asıl borçlu ... San. Tic. Ltd. Şti. ile imzalanan ve kredi limiti 125.000,00 TL olan ... Kredi Kartı Sözleşmesi Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesi'nin 9.18. maddesinde belirtildiği üzere kredi limitinin bir kısmının ticari kredi kartı kredisi olarak kullandırıldığının tespit edildiğini, ... kartın 04.05.20212 ve 08.07.2012 tarihlerinde akdedilen genel kredi ve teminat sözleşmesinin ayrılmaz bir parçası olduğunu, müvekkili banka tarafından davalı müşterek borçlu müteselsil kefil aleyhine yapılan takibin dosya kapsamında toplanmış olan deliller ve alınmış bilirkişi raporları doğrultusunda yasaya ve sözleşmeye uygun olup haksız ve yasal dayanaktan yoksun Yerel Mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini, kefilin sorumluluğunun yeni kredi açısından da geçerli olduğunu, geçerli bir kefalet sözleşmesinin kurulmasından sonra kefilin alacaklının onayı olmaksızın kefaletinden rücu edemeyeceğini, bunun tersinin kabulünün kefalet kavramının özüne aykırı olduğunu, zira müvekkili bankanın, borçluya kredi vermeyi kabullenirken borçlu kadar onun kefilinin ödeme gücüne de güvenerek hareket edeceğini, kaldı ki davalı tarafça kefaletten rücu da edilmediğini, yukarıda açıklanan nedenlerle dosya kapsamında toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporları doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesinin asıl dava yönünden vermiş olduğu kararının kaldırılmasını, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun itirazın iptaline, Denizli 8. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası ile talep etmiş oldukları fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile toplam 89.352,46 TL üzerinden takibin devamına, davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatı ile mahkûmiyetine karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen dava dosyasında davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafından Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesi'ne istinaden açılan ... nolu business kart ve ... sayılı esnek ticari hesaplarının kat edilerek muaccel hale geldiğini belirttiğini, bu kredilerin borçlusunun ... şirketi olduğunu, bu kredilerin müvekkili şirket hisselerini devrettikten 2 yıl sonra ... tarafından kullanılan krediler olduğunu, takibe konu edilen bu 2 kredi sözleşmesinde müvekkilinin kefalet imzası olmadığını, müvekkilinin 2012 yılında ... şirketinin kullandığı iki adet krediyi ve GKSyi kefil olarak imzaladığını, bu kredilerin ödenerek kapatıldığını, müvekkilinin ise şirket ortaklığından ayrıldığını, davalı tarafın krediye konu sözleşmelerde müvekkilinin imzasının olmadığını, 06/07/2012 tarihinde imzalanan kefalet limiti 545.000,00 TL olan genel kredi sözleşmesinin geçersiz olduğunu bile bile müvekkili hakkında kötüniyetli olarak icra takibine giriştiğini, davaya konu alacak likit olup banka muhasebe kayıtlarına göre belirlenebilir durumda olduğunu, bu sebeple asıl alacağın %20 'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasından müvekkiline gönderilen tebligatın müvekkili ve ailesinin evde olmadığı bir zamanda muhtara tebliğ edildiğini, haber kağıdı yapıştırılmadığı veya yapıştırılsa da müvekkili tarafından görülmediği için müvekkilinin işbu davaya süresinde cevap veremediğini, beyan dilekçesi sunmuş olsalar da davalı tarafın sürekli gösterdikleri delillerine muvafakat etmediği konusunda itirazda bulunulduğundan Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesi için işbu davanın açılması gerektiğini, her davanın kendi açıldığı dönemdeki haklılık durumu ile değerlendirilmesi gerektiğini, müvekkilinin dava açmaktaki yararının yukarıda açıklandığını, açıklanan nedenlerle yetersiz inceleme sonucu verilen haksız ve hukuki dayanaktan yoksun Yerel Mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini ileri sürerek Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı kararının sadece birleşen davanın reddi kararı yönünden kaldırılmasına ve davalarının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Dairemizce de istinaf incelemesi bu çerçevede yapılmıştır. Yargılamada ileri sürülen iddia ve cevaplar, mevcut deliller ve tüm dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde; Asıl dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan ilamsız takibe davalı kefil tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup; birleşen dava ise, aynı icra takip dosyasında davacının borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkin menfi tespit davasıdır. Mahkemece yazılı gerekçeyle, asıl dava yönünden davanın reddine, birleşen dava dosyası yönünden ise davanın 6100 sayılı yasanın 115/1 ve 114/1-h maddeleri gereği hukuki yarar yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir. Asıl dava, genel kredi sözleşmesine kefaletten kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır. İcra takibinde dayanılan ihtarname içeriğinde "business kart" ve "esnek ticari hesap" kalemlerinden kaynaklanan borç talep edilmiştir. İlk Derece Mahkemesince alınan bilirkişi raporlarında davacının kefaletinin bulunduğu 04/05/2012 tarihli 1.000.000,00 TL bedelli ve 08/07/2012 tarihli ve 545.000,00 TL bedelli genel kredi sözleşmelerinin borcunun tamamen ödenerek kapatılıp kapatılmadığı, davacının imzası bulunmayan dava konusu 04/03/2016 tarihli ... nolu kredi hesabından kullandırılan Esnek Ticari Kredi Sözleşmesi ve aynı tarihli ... nolu ... ticari Kredi kartı sözleşmesinin, davacının kefaletinin bulunduğu 04/05/2012 tarihli 1.000.000,00 TL bedelli ve 08/07/2012 tarihli ve 545.000,00 TL bedelli genel kredi sözleşmelerinden mi kaynaklandığı hususunda bir inceleme yapılmamıştır. Kural olarak genel kredi sözleşmeleri uyarınca sözleşme süresi içerisinde kullandırılan kredilere ilişkin borcun bir noktada sıfır olması sözleşmenin taraflarının sorumluluklarını sona erdirmez. Aynı sözleşmeye dayanılarak tekrar kredi kullandırılması mümkündür. Asıl davada davalı takip konusu alacağın 04/03/2016 tarihli sözleşmeden kaynaklandığını, bu sözleşmede kefaletinin olmadığını savunmuştur. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporları denetime açık ve yeterli değildir. Mahkemece yeni bir bilirkişiden banka kayıtları üzerinde yerinde inceleme yetkisi de verilerek 04/05/2012 tarihli 1.000.000,00 TL bedelli ve 08/07/2012 tarihli ve 545.000,00 TL bedelli genel kredi sözleşmelerinin tasfiye edilip edilmediği, takip konusu kredi alacağının hangi sözleşme kapsamında kullandırıldığı açıkça tespit ettirilip şayet davalının imzası bulunmayan yeni bir genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandırıldığı tespit edilirse davalının sorumlu olmayacağı dikkate alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir. Bu itibarla Mahkemece, yukarıda açıklanan hususlar doğrultusunda bankacılık alanında uzman yeni bir bilirkişiden banka kayıtları üzerinde yerinde inceleme yetkisi de verilerek rapor alınması, sonucuna göre usulü kazanılmış haklar da gözetilerek karar verilmesi yönünden İlk Derece Mahkemesi kararının HMK’nın 353/1-a.6. maddesi gereğince birleşen davada davacının istinaf sebepleri ve asıl davada davacı tarafın sair istinaf sebepleri incelenmeksizin kaldırılmasına, dosyanın İlk Derece Mahkemesi'ne gönderilmesine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere; 1-Asıl davada davacı vekili ve birleşen davada davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurularının yukarıda açıklanan gerekçelerle sair istinaf sebepleri incelenmeksizin ESASTAN KABULÜNE, 2-6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a.6. maddesi gereğince Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/02/2022 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE, 4-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince asıl dava ve birleşen davada davacı vekilleri tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harçlarının istem halinde İlk Derece Mahkemesi'nce yatıran tarafa İADESİNE, 5-Asıl dava ve birleşen davada davacılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesi'nce yapılacak yargılama sonucunda dikkate ALINMASINA, 6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine istinaf vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 7-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının İlk Derece Mahkemesince ilgili tarafa İADESİNE, 8-Kararın İlk Derece Mahkemesi'nce taraflara TEBLİĞİNE, Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi uyarınca kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 07/10/2025 ...