T.C. KAYSERİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2024/1478 KARAR NO : 2025/1204 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ: Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi NUMARASI: 2022/625 Esas-2024/543 Karar KARAR TARİHİ: 16/05/2024 DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 20/11/2025 KARAR YAZMATARİHİ : 21/11/2025 Taraflar arasında görülen dava sonucu ilk derece mahkemesince verilen hükme …
T.C. KAYSERİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2024/1478 KARAR NO : 2025/1204 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ: Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi NUMARASI: 2022/625 Esas-2024/543 Karar KARAR TARİHİ: 16/05/2024 DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 20/11/2025 KARAR YAZMATARİHİ : 21/11/2025 Taraflar arasında görülen dava sonucu ilk derece mahkemesince verilen hükme yönelik süresi içinde istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine gönderilen dosyanın yapılan incelemesi sonucunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete ait "...Mah. ... Sok. No:... .../Manisa" adresinde yer alan 6 bloktan oluşan toplu yapının teras kısımlarında "... Yalıtım" işinin davalı tarafça yapımı hususunda 27/03/2021 tarihli teklifteki şartlar dahilinde anlaşmaya varıldığını, davalı tarafça teklifte ayrıntıları belirlenen işlerin yapımına başladığını ve yağışların görülmediği yaz aylarında tamamlanarak müvekkil şirkete işin tesliminin sağlandığını, ancak havaların soğuması ve yağışların başlaması ile birlikte karşı tarafın ayıplı imalatından kaynaklı bir takım olumsuzluklar yaşamaya başlandığını, buna ilişkin olarak davalı tarafa ... tarihinde Karşıyaka 4. Noterliği'nin ... yevmiye nolu ihtarname gönderildiğini,ihtarnameyi tebliğ alan davalı tarafından şirket ile iletişime geçilerek tespite konu taşınmazda bir takım tamir ve tadilatlar gerçekleştiğini, ancak sonucun değişmediğini, aynı sorunların yeniden devam ettiğini, Manisa Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/150 D.İş sayılı dosyası ile delil tespiti talebinde bulunulduğunu ve davaya konu icra takibine dayanak 14/01/2022 tarihli bilirkişi tespit raporunun alındığını belirterek davalı borçlunun yapmış olduğu haksız ve hukuka aykırı itirazın iptali ile Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı dosyası üzerinden başlatılan takibin aynen devamına karar verilmesini, davalı borçlunun kötü niyeti sabit olduğundan takip konusu alacağın %20 'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, dava harç ve masrafları ile vekalet ücretinin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafça yapılan işin ayıplı olduğu ve bazı dairelerde sızıntıdan kaynaklı sıva ve boya zedelenmeleri meydana geldiğinin iddia ettiğini, davacı tarafça Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile 128.511,96 TL alacak talebinde bulunulduğunu ancak süresi içerisinde müvekkili tarafından yapılan itiraz ile söz konusu takip durdurulduğunu, iş bu haksız ve yasalara aykırı olduğu, müvekkilinin davacı tarafa borcunun bulunmadığını, davacı tarafından Manisa Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/150 D:iş 2021/152 D.İş Karar sayılı dosyası ile tespit talebinde bulunulduğunu, iş bu dosyada müvekkili tarafından gerekli itirazların yapıldığını, müvekkili tarafından anlaşma doğrultusunda gereken tüm işlemlerin yerine getirildiğini, müvekkil şirketinin gerçekleştirmiş olduğu işlerde müşterilerinin tüm taleplerini eksiksiz ve hatasız yerine getirmeye gayret ettiğini, müvekkili şirketinin davacıya vermiş olduğu hizmette de aynı şekilde davrandığını belirterek müvekkili aleyhine açılmış olan haksız ve mesnetsiz iş bu davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ : Mahkemece; davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEP VE GEREKÇESİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; delil tespiti dosyasından aldırılan bilirkişi raporu ile ayıp iddiası ispatlandığını, müvekkili şirket, işbu davayı açmadan önce üzerine düşen yasal sorumluluklarını yerine getirmiş ancak davalı tarafın kendi üzerinde düşen sorumluluk yerine getirilmediğini, davalı tanığı dahil tüm tanıkların beyanlarına göre, davalı şirketin ayıplı ifada bulunduğunun sabit olduğunu, mahkeme dosyasından aldırılan ek rapor ile davalı şirketin ayıplı ifada bulunduğu ispatlandığını, verilen kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : Tapu Kayıtları, dosyada mevcut diğer bilgi ve belgeler. İSTİNAF NEDENLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : HMK'nun 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesinde; Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan ayıbın giderilme bedeli ve ayıp nedeniyle oluşan zararın tazminine ilişkin açılan takibe itiraz nedeniyle itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebinden ibarettir. Davalı vekili davaya cevapta ve aşamalarda verdiği beyan dilekçelerinde; işin usulüne uygun yapıldığı, davacı tarafından durumun iletilmesi üzerine problemlerin giderilmesi ve tespiti amacıyla 2021 Kasım ayında yalıtım ustası görevlendirildiğini, yalıtımın yapıldığı alanlarda çatlayan, kabaran, problemli yüzeyler tespit edildiği, bu yüzeylerin kesilerek ham beton yüzeye ulaşıldığı, kesilen yüzeyler ve kabaran yüzeylerin bileşim noktalarına poliüretan mastik uygulandığı, ardından bu bölgeye poliüretan esaslı astar uygulaması yapıldığı, astar kuruduktan sonra yüzeye bir kat (dc 315) poliüretan esaslı su yalıtım malzemesi uygulandığı, yüzey kuruduktan sonra bir kat daha poliüretan esaslı su yalıtım uygulaması yapıldı ve işlemin sonlandırıldığı, bu tamiratın tespit edilen tüm yüzeylere uygulandığı belirtilmiş, buna ilişkin fotoğraflarda dosyaya sunulmuş, tanık olarak gösterilen ... da; 12/11/2021 tarihinde Manisa iline gidip aksaklıkların giderildiğini beyan etmiştir. Taraflar arasında 27/3/202 tarihli, ... Yalıtımı işi için, tahmini 2.000 m2 alanının alanın 839 TL Birim fiyat, m2 başı 13,00.-TL işçilik, 19.782,00.-TL KDV olmak üzere toplam 129.682,00.-TL bedelle sözleşme düzenlendiği, iki yıl içerisinde kullanma kusurlarından, 3. Şahıslarda, doğal afet ve mekanik darbelerden kaynaklanacak zararları bila bedel karşılamayı taahhüt etmiştir. Sözleşmeye göre davacı iş sahibi, davalı yüklenicidir. Davalı yüklenici tarafından toplam 25/05/2021 tanzim tarihli, 2190 m2 üzerinden işçilik ve 102 adet hizmet bedeli olmak üzere KDV dahil 34.574,80.-TL bedelle fatura düzenlenmiş olup davacı tarafından da davalı lehine 30.06.2021 keşide tarihli 40.000.-TL, 30.07.2021 keşide tarihli 94.600,0.-TL bedelli çek keşide edilmiştir. Davacı iş sahibi tarafından davalıya keşide edilen ve 22/11/2021 tarihinde tebliğ edilen ihtarname ile; terasın zemininde çatlamalar meydana geldiği, üst kat dairelerin yağışlar sonucunda bu çatlaklardan iç kısımlarına su aldığı, sıva ve boyalarının zedelendiği, kötü kokuya neden olduğu, imalatın ayıplı olduğu belirtilerek ayıbın giderilmesi istenilmiştir. Davacı iş sahibinin talebi üzerine Manisa Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/150 D. İş sayılı dosyasından 07/11/2021tarihinde yapılan keşif sonucunda yapılan delil tespitininde İnşaat Mühendisi Bilirkişi tarafından hazırlanan raporda; ... blok (12,14,15), ... blok(13,15,16,17,18). ... blok (9.10.12), ... blok(12,13) nolu blok ve dairelerin tamamının solan-açık mutfak ve oda tavan ve duvarlarında yukarıda belirtilmiş olan zararların meydana geldiğini, ... Ltd.Şti tarafından 27.03.2021 tarihli fiyat teklifinde belirtildiği gibi yapılmış olan yalıtım işleminin firma tarafından 2(iki) yıl garanti kapsamında olduğu ve garantinin davam ettiği, Teras yüzeylerinde ve yalıtım altlarında çatlaklardan dolayı su birikmesi olduğu için bunların kuruması sağlandıktan sonra yani bahar ve yaz aylarında teras yalıtımı ve daire tamirat işlemlerinin yapılması gerektiği, ...-... blok,...-... blok, ...-... blok teraslar tekrardan sürme yalıtım işleminin standartlara uygun olarak teras yüzeyi üzerinde temizlik işlemleri yapıldıktan sonra sürme yalıtım iki kat şeklinde katların birbirine dik olması, çatlamaların olmaması için file kullanılması ve katlar arasında kuruma süresine dikkat edilerek yapılması gerektiği, eğer farklı alternatif istenmesi durumunda; yalıtım işlemi olarak aynı yüzey üzerinde tekrardan standartlara uygun çift bileşenli fileli sürme yalıtım ya da ısı ile eritilen kumlu çatı membranı(polyetser keçeli) yapılabilirliği düşünülebileceği, söz konusu hasarların giderilmesi için ...-...-...-...-...-... Blok teras alanında komple işlem yapılmasının uygun görüldüğü, bunun için mevcut teras yüzeylerinin kuruması sağlandıktan sonra bahar ve yaz mevsiminde yapılması ve üst kısımda belirtilen hususlara dikkat edilerek sürem yalıtım işleminin yapılmasının uygun olacağı, teras lanın yaklaşık 1776 m2, zarar göre daire için tavan duvarları yaklaşık olarak 350 m2 olduğu tespit edilmiş, Çevre ve Şehircilik Bakanlı Fiyatlarıyla ayıbın ve oluşan zararın giderilme bedeli 128.511,96.-TL olarak tespit edilmiştir. Davacı iş sahibi tarafından davalı aleyhine Kayseri Genel İcra Dairesinin ... E. Sayılı dosyasından toplam 128.511,96.-TL alacağın tahsli talebiyle icra takibi yapılmış, davalı yüklenici tarafından süresinde takibe itiraz edilmiştir. Taraflar arasındaki ilişki sözleşme ilişkisinin kurulduğu tarihte yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 481. maddesi ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi ilişkisidir. Ayıp, eserde olması gereken lüzumlu vasıfların veya sözleşmede kararlaştırılan vasıfların eksikliğini ifade etmektedir. İlk bakışta görülebilen veya basit muayene ile anlaşılabilen neviden olan ayıplar açık ayıp; ilk bakışta görünemeyen veya basit muayene ile hemen anlaşılamayan, sonradan kullanılmakla ortaya çıkan ayıplar ise gizli ayıp olaraknitelendirilmektedir. Ayıplı iş ile eksik işi karıştırmamak gerekir. Ayıplı iş yukarıda belirtildiği gibi vasıf noksanlığını ifade ettiği halde, noksan iş yapılmayan işi ifade eder. TBK'nın 474-363 maddeleri ayıplı işler hakkında uygulanır. Eksik işler bu maddelerin kapsamında olmadığından bu hükümler eksik işlere uygulanamaz. TBK'nın 474/I. maddesine göre iş sahibinin eserin tesliminden sonra işlerin olağan akışına göre geç sayılmayacak bir süre içinde eseri muayene edip varsa ayıplarını yükleniciye bildirmesi gerekir. Aynı Kanun'un 477/II. maddesi gereğince iş sahibi kanunen tayin olunan muayene ve ihbarı ihmal ederse eseri zımnen kabul etmiş sayılır. 477/I. maddeye göre de eserin açıkça veya örtülü kabulünden sonra yüklenici her türlü sorumluluktan kurtulur. Eserin kabulü ile yüklenici açık ayıplara ilişkin sorumluluktan kurtulur. Eserin kabulü, kasten saklanıldığı usulünce yapılan muayenede görülemeyecek olan açık ve gizli ayıplar ile sonradan kullanılmakla ortaya çıkan gizli ayıplar yönünden ise yükleniciyi sorumluluktan kurtarmaz. Kasten saklanılan ayıplar ile gizli ayıplar yönünden yüklenicinin sorumluluğu eserin kabulünden sonra da devam eder. İş sahibinin ayıba karşı tekeffülden doğan haklarını kullanabilmesi için eserdeki ayıbı yükleniciye bildirmesi zorunludur. TBK'nın 474/I. maddesine göre açık ayıplarda bildirimin “işlerin olağan akışına göre imkânını bulur bulmaz” diğer bir ifadeyle işlerin olağan akışına göre geç sayılmayacak bir süre içinde, TBK'nın 477/III. maddesine göre gizli ayıplarda ise gizli ayıba vakıf olur olmaz (öğrenir öğrenmez) yapılması gerekir. Süresinde ayıp ihbarında bulunulmamışsa yüklenici sorumluluktan kurtulur, ayıba karşı tekeffül hükümlerine dayanılarak yükleniciden bir talepte bulunulamaz. Şayet sözleşmede garanti süresi kabul edilmişse, iş sahibi 474/I. ve 478I. maddelerde öngörülen sürelerle bağlı olmayıp, ayıp ihbarını garanti süresi içinde her zaman yapabilir. Ayıp halinde iş sahibinin hakları TBK'nın 475. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre iş sahibinin seçimlik hakları sözleşmeden dönme, bedelden indirim yapılmasını veya ayıbın giderilmesini talep etme haklarıdır. Eserin iş sahibinin kullanamayacağı derecede ayıplı olması veya hakkaniyet kaideleri gereği eseri kabul etmesinin iş sahibinden beklenememesi veya eserin sözleşmede açıkça kararlaştırılan nitelikleri taşımaması halinde iş sahibi eseri kabulden kaçınarak sözleşmeden dönebilir. Eserdeki ayıpların eserin reddini gerektirecek nitelikte önemli olmaması halinde ise diğer seçimlik hakların kullanılması gerekir. Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nun 400.maddesi (yürürlükten kaldırılan 1086 sayılı HUMK'nun 368 ve devamı maddeleri) dayanılarak yaptırılan delil tespitine ilişkin bilirkişi raporları aynı yasanın 405.maddesi (1086 sayılı HUMK'nun 374.maddesi) hükmü uyarınca asıl dava dosyasının eki sayılmakla birlikte, söz konusu raporlara karşı belirli sürede itiraz edilmemesi halinde kesinleşeceği veya aleyhine tespit yaptırılan kişi hakkında kesin delil niteliği kazanacağına dair yasal bir düzenlemeye de yer verilmemiştir. Bu nedenle delil tespiti yolu ile alının bilirkişi raporuna itiraz etmemiş olan taraf bu itirazını hüküm verilinceye kadar mahkemeye bildirebilir. Kaldı ki tespit raporunun iddiayı ve savunmayı karşılayıp karşılamadığı, hüküm kurmaya yeterli olup olmadığını denetleme işi hakime ait bir görevdir. Delil tespitinde de önem arz eden bilirkişi incelemesi, uygulamada sıklıkla kullanılan ispat vasıtalarından biridir ve bu vasıta çoğu zaman yargılamanın seyri bakımından büyük bir öneme sahip olmaktadır. İlk derece Mahkemesince davacı tarafın talebiyle yapılan tespite davalı tarafından itiraz edildiği, kesinleşmediğinden delil olarak kullanılamayacağı, mahkemece yaptırılan keşif neticesinde aldırılan bilirkişi rapor ve ek raporunda işin ayıplı olup olmadığının tespitinin yapılamadığı, tespit dosyasındaki fotoğraflara bakılarak rapor düzenlendiği, daire içlerinde oluşan su hasarlarının davalı tarafından yapılmış ilk yalıtım uygulamaları sonucunda mı yoksa davalı tarafından yapılan sürme esaslı su yalıtım işi sonrasında mı oluştuğunun kırım ve döküm işlemi ile anlama imkanı olduğu gerekçesiyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş ise de belirtilen gerekçe dosya kapsamına uymamaktadır. Şöyle ki; mahkemece itiraza uğrayan delil tespiti bilirkişi raporunun tek başına hükme esas alınması doğru ise de delil tespit dosyasında yapılan tespitlerden hareketle yapılan işin ayıplı olup olmadığının çözümlenmesi gerekmektedir. Davacının talebi üzerine yapılan delil tespiti sonucunda verilen 14/01/2022 tarihli raporda; seramik üstlerine sürme yalıtım yapıldığı, yapıldıktan sonra çatlamalar meydana geldiği ve tekrardan çatlayan yerlerin üzerlerine sürme yalıtımın yapıldığı, ancak çatlamaların tekrar oluştuğu, dairelerin tamamının salon-açık mutfak ve oda tavan ve duvarlarında zararların meydana geldiği belirtilmiş olup, mahkemece aldırılan bilirkişi raporunda da 14/01/2022 tarihli rapor dikkate alındığında yapılmış olan sürme yalıtım uygulamasının ayıplı şekilde imal edilmiş olduğu, tamiat işlemi yapıldığında bile ayıp durumunun ortadan kalmadığının net şekilde anlaşıldığı belirtilmiş, daire içindeki hasarların sürme esaslı su yalıtımı öncesinde mi yoksa sonrasında mı olduğunun tespitinin yapılmadığı belirtilmiş olduğundan mahkemenin ayıbın tespitinin yapılamadığı yönündeki gerekçesi yerinde olmadığı gibi alınan raporda karar vermeye yeterli değildir. Dava konusu olayda sözleşme işin yapılarak teslim edildiği çekişmesizdir. Taraflar arasındaki çekişme, davacı iş sahibince teslim alınan işin ayıplı olup olmadığı, ayıplı ise ayıpların niteliği, ve ayıp giderim bedeli ve oluşan zarar nedeniyle davacı işsahibinin alacağının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır. Davacı tarafça 22.11.2022 tarihinde davalıya gönderilen ihtarname ile teras zeminin çatlamalar olduğu, bu çatlaklardan iç kısımların su aldığı belirtilerek ayıbın giderilmesi talep edilmiş, mahkemece davalı tanığı ... da; 12/11/2021 tarihinde Manisa iline gidip aksaklıkların giderildiğini beyan etmiş olduğundan davacının ayıp ihbarında bulunulduğu anlaşılmaktadır. O halde mahkemece yapılacak iş konusunda uzman oluşturulacak bilirkişi heyetinden iş sahibi tarafından tespit yaptırıldığı da gözetildiğinde, gerekirse mahallinde yeniden keşif yapılarak ve tespitteki bulgular da nazara alınarak, davalı tarafından yapılan sürme esaslı su yalıtımı işinin ayıplı olup olmadığı, ayıplı ise ayıbın niteliği, giderilme bedeli ile daire içinde oluşan zararlarla ayıp arasında illiyet bağlantısı bulunup bulunmadığının tespit edilerek 2022 yılı mahalli serbest piyasa rayici ile KDV ilave edilmeksizin hesaplanarak sonucuna göre karar verilmesinden ibarettir. Yukarıda açıklandığı üzere davanın çözümü için esaslı deliller toplanıp değerlendirilmemiş olmakla mahkemece eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a.6. maddesi gereğince hükmün kaldırılmasına dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M:Yukarıda açıklanan nedenlerle, 1-Davacının istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2-Kayseri 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16.05.2024 gün ve 2022/625 Esas-2024/543 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın yeniden yargılama yapılarak karar verilmek üzere kararı veren İlk Derece Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-İstinaf kanun yoluna başvuran tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde yatırana iadesine, 5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-İstinaf kanun yoluna başvuranın yaptığı istinaf giderlerinin kararın niteliği gereği İlk Derece Mahkemesinde yeniden yapılacak yargılamada dikkate alınmasına, 7-Kararın taraflara Mahkemesince tebliğine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nun 353/1-a.6. maddesi uyarınca kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.20/11/2025