9. Hukuk Dairesi 2024/12539 E. , 2024/13522 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi KARAR : Davanın kısmen kabulü Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen alacak davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece ikinci kez İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi k
**9. Hukuk Dairesi 2024/12539 E. , 2024/13522 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi KARAR : Davanın kısmen kabulü Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen alacak davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece ikinci kez İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Bakanlığa bağlı hastanede çalıştığını, 02.04.2018 tarihinde 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (696 sayılı KHK) kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirildiğini, alt işveren bünyesinde çalışmakta iken ücretinin asgari ücretin belirli bir oran fazlası olarak belirlendiğini ve ödendiğini, kadroya geçerken bireysel iş sözleşmesi imzaladığını ve ücretinin yine asgari ücretin belirli bir oran fazlası olarak belirlendiğini, ancak davalı tarafından eksik ödeme yapıldığını, ikramiye ve ilave tediye alacaklarının da eksik ödendiğini iddia ederek ödenmeyen ücret farkı, ilave tediye farkı ve ikramiye farkı alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, kadroya geçiş sonrası Yüksek Hakem Kurulu kararı ile yürürlüğe konulan toplu iş sözleşmesi hükümleri dikkate alınarak ücretin belirlendiğini, hukuka aykırı bir uygulamanın söz konusu olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 17.02.2022 tarihli kararıyla; davacı ile davalı İdare arasında imzalanan belirsiz süreli iş sözleşmesinin 7 nci maddesinde, davacının ücretinin asgari ücretin belirli bir oran fazlası olacağına dair düzenleme olduğundan hareketle belirsiz süreli iş sözleşmesinin ve toplu iş sözleşmesinin ilgili hükümleri uyarınca yapılan hesaplama dikkate alınarak ancak hatalı dava tarihi ile arabuluculuk tarihi arasında kalan döneme ilişkin alacakların dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle resen hesap yapılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesinin 23.06.2022 tarihli kararı ile; taraflar arasında imzalanmış belirsiz süreli iş sözleşmesinin ve uygulanan toplu iş sözleşmesinin ilgili hükümleri dikkate alındığında, incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas bakımından hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizin 26.10.2022 tarihli ilâmı ile; Yüksek Hakem Kurulu kararıyla yürürlüğe konulan toplu iş sözleşmesinin davacının 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu (6356 sayılı Kanun) hükümlerine göre yararlandığı bir toplu iş sözleşmesi olmadığı, yürürlük süresi 31.10.2020 tarihinde sona eren bu toplu iş sözleşmesinin art etkisi de bulunmamasına rağmen davacının 2021 yılı Ocak ayı ücretine ilgili toplu iş sözleşmesinde öngörülen %4 zam oranının uygulanmasının yerinde olmadığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunda 01.01.2021 tarihindeki ücretin hatalı şekilde belirlenmesi ve talep edilen fark alacakların hatalı ücret miktarı üzerinden hesaplanmasının hatalı olduğu; ayrıca toplu iş sözleşmesinin 31.10.2020 tarihinde sona erdiği dikkate alınmaksızın bu tarihten sonraki dönem için de ikramiye hesaplanması ve davacı lehine fark ikramiye alacağına hükmedilmesinin hatalı olduğu, Yüksek Hakem Kurulu kararı ile uygulanan toplu iş sözleşmesi, 6356 sayılı Kanun hükümlerine göre yararlanılan bir toplu iş sözleşmesi olarak değerlendirilemediğinden, davacının ikramiye alacağı talebine en yüksek işletme kredisi faizini geçmemek üzere bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faize hükmedilmesi gerekirken en yüksek işletme kredisi faizi uygulanmasının da hatalı olduğu gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin 25.04.2023 tarihli kararı ile; bozma ilâmı doğrultusunda alınan ek bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. C. İkinci Bozma Kararı 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizin 07.11.2023 tarihli ilâmı ile; bozma öncesi hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının 01.07.2020-31.12.2020 tarihleri arasındaki dönem bakımından Yüksek Hakem Kurulu kararı ile yürürlüğe konulan toplu iş sözleşmesi hükümleri gözetilerek 5 gün ikramiye farkı alacağına hak kazandığı kabulü ile hesaplama yapıldığını; kararın davalı temyizi üzerine bozulduğu, bozma sonrasında düzenlenen ek bilirkişi raporunda, davacının sendika üyelik tarihi ile davalı Bakanlık ile ... arasında imzalanan 01.01.2019-31.12.2020 yürürlük süreli toplu iş sözleşmesinin ikramiyeye ilişkin hükümleri dikkate alınmak suretiyle 01.07.2020-31.10.2020 tarihleri için 3,37 gün; 01.11.2020-31.12.2021 tarihleri arasında da 9,95 gün üzerinden ikramiye alacağı hesaplandığı ve Mahkemece bu miktarın hüküm altına alındığı; davacı vekilinin ilk karara ilişkin temyiz talebi bulunmamasına rağmen usuli kazanılmış hakkın ihlal edilerek 01.07.2020-31.12.2020 tarihleri arasındaki dönem için daha fazla ikramiye günü üzerinden fark ikramiye alacağının hesaplanmasının hatalı olduğu; ayrıca arabuluculuk ücretinin de tarafların haklılık durumuna göre paylaştırılması gerekirken lk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmesine rağmen arabuluculuk ücretinin tamamından davalının sorumluluğuna yol açacak şekilde hüküm kurulmasının da yerinde olmadığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. D. İlk Derece Mahkemesince İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma ilâmı doğrultusunda davacının 01.07.2020-31.12.2020 tarihleri arasındaki dönem bakımından Yüksek Hakem Kurulu kararı ile yürürlüğe konulan toplu iş sözleşmesi hükümleri gözetilerek 5 gün ikramiye farkı alacağına hak kazandığı kabulü ile hesaplamanın yer aldığı ek bilirkişi doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; davalı Bakanlık tarafından Yüksek Hakem Kurulu tarafından karara bağlanan toplu iş sözleşmesi uyarınca ücretin belirlendiğini, Bakanlığın uygulamasının hukuka uygun olduğunu, Kamu Denetçiliği Kurumunun 17.07.2020 tarihli yazısı ile Yargıtayın aynı konuya ilişkin içtihatlarının da bu yönde olduğunu, davanın reddi gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, ikramiye farkı alacağının miktarına ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 696 sayılı KHK ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye eklenen geçici 23 üncü madde. 3. Dairemizin 14.12.2022 tarihli ve 2022/16498 Esas, 2022/16753 Karar sayılı ilâmı. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeple; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 14.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.