T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:29/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:11/11/2022 DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:29/12/2025 İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:29/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:11/11/2022 DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:29/12/2025 İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili; müvekkilinin davalıya ait olan ... Gayrimenkul isimli iş yerinde 2016-2017 yıllarında çalıştığını, çalıştığı dönem içerisinde müvekkilinden işveren ... tarafından teminat senedi alındığını, müvekkilinin söz konusu iş yerinde 02.08.2016-23.06.2017 yılları arasında aktif olarak çalıştığını, sonrasında davalı ile yaşadığı anlaşmazlıklar neticesinde işten ayrıldığını, müvekkilinin işten ayrıldığı dönemde davalının elinde bulunan senedinin iadesini davalıdan talep ettiğini ancak davalı tarafından söz konusu senedin iade edilmediğini, davalı tarafından senedi iade edilmediği gibi müvekkili davalıya borçluymuş gibi tutum izlendiğini, senedin iadesi için müvekkilinden yaklaşık 10.000,00 TL para talep edildiğini, müvekkilinin takip konusu senede binaen davalıya 15.08.2017 tarihinde Denizli 5. Noterliği'nin ... yevmiye numaralı araç satış işlemi ile ... plakalı aracını devrettiğini, davalı tarafından aracın devri üzerine takip konusu senedin müvekkilinin borcunun olmaması nedeniyle iade edilmesi gerekirken, davalının senedin yanında olmadığını, daha sonra verebileceğini söylediğini, bunun üzerine aralarında alacak verecek ilişkisinin kalmadığını beyan ederek buna dair evrak tanzim edildiğini belirterek davalının müvekkilinden herhangi bir alacağı olmadığından müvekkili hakkında yürütülen Denizli 4. İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyasında müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini ve davalı hakkında %20' den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı vekili; uyuşmazlık konusu kambiyo senedinden kaynaklanmakta olup davanın görevli mahkemede açılmadığını, dava konusu uyuşmazlıkla ilgili davada görevli ve yetkili mahkemenin Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi olup, davanın usulden reddini talep ettiklerini, Denizli 5. Noterliği'nin ... yevmiye numaralı satış sözleşmesinde belirtilen senedin 10.780,00TL bedelli olup, ilgili senet suretinin sunulduğunu, söz konusu mülkiyetin saklı tutulması kaydıyla yapılan satış sözleşmesindeki senede ilişkin herhangi bir icra işlemi yapılmadığını, Denizli 4. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı icra dosyasına dayanak kambiyo senedi 9.550,00 TL bedelli olup, davacıya daha önce de ihtar edilen borçlarına ilişkin olduğunu, huzurdaki dava menfi tespit istemli bir dava olup; kural olarak menfi tespit davalarında ispat yükünün davalı olan alacaklıda olduğunu, ancak borç ikrarını içeren bir bononun bedelsiz olduğunu ispatlama yükümlülüğünün borçluya ait olduğunu, bununla birlikte davacının borçlu olduğunu ikrar eden whatsapp mesajlarının dosyaya sunulduğunu, dava konusu kambiyo senedi bedelinin kanunen belirlenen sınırın üzerinde olduğu da dikkate alınarak tanık dinlenmesine muvafakatlerinin olmadığını, davacı ile müvekkili arasında davacının müvekkiline hakaret, tehdit, şantaj sebebi ile açılan Denizli 14. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... E. ve Denizli 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosyaları derdest olup huzurdaki davanın bu sebeple kötü niyetle açıldığını belirterek dosya kapsamından kötü niyetle açıldığı açıkça anlaşılan davanın reddi ile alacağın %20'sinden az olmamak kaydı ile tazminata hükmedilmesine ve her türlü yargılama gideri ile vekalet ücretinin karşı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece; "Dava, hukuki niteliği itibariyle Denizli 4. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra takip dosyasında takibe konu senet nedeniyle menfi tespit istemine ilişkindir. Takibe konu senedin tanzim tarihi itibariyle uygulanması gereken 6102 Sayılı TTK'nun 776/1-f maddesi uyarınca; senette düzenlenme yerinin yazılı olması gereklidir. Aynı Kanun'un 777/4. maddesinde ise; düzenlendiği yer gösterilmeyen bir bononun, düzenleyenin adının yanında yazılı olan yerde düzenlenmiş sayılacağı hükme bağlanmıştır. Hukuk Genel Kurulu'nun 02.10.1996 gün ve ... sayılı kararında da benimsendiği üzere tanzim yeri olarak idari birim adının (kent, ilçe, bucak, köy gibi) yazılması zorunlu ve yeterlidir. (Yargıtay 12. HD 'nin 03/02/2022 tarih, 2021/8330 esas, 2022/1160 karar sayılı ilamı) Somut olayda, takibe dayanak senette düzenleme yeri belirtilmediği gibi, düzenleyenin adının yanında da herhangi bir idari birim adının yazılı olmadığı görülmektedir. Bu durumda, sözü edilen belgenin kambiyo senedi niteliği taşımadığı anlaşılmaktadır. Mahkememizce yapılan yargılama, dava ve cevap dilekçeleri, toplanan deliller, tanık beyanları, Denizli 4. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takip dosyası, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı bu bilgi ışığında değerlendirildiğinde; tarafların ve mahkememizce dinlenen belge tanıklarının imzasını taşıyan bila tarihli belgede davacının ... plakalı aracı devrettikten sonra davalıya karşı hiçbir borçtan sorumlu olmayacağı düzenlenmiş olup belgedeki imza taraflarca inkar edilmiş değildir. ... plakalı aracın dava konusu senedin tanzim tarihinden sonra davalıya devrinin yapıldığı ve dinlenen belge tanıklarının beyanı da gözönüne alındığında dava konusu senetteki borcun bu nedenle sona erdiği kanaatine varıldığından davanın kabulüne karar verilmiştir. İİK'nın 72/5 maddesi hükmü "Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur. İlamın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebiyle uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olamaz."düzenlemesini içerir. Somut olayda yasal koşulları oluştuğu kanaati ile davalı aleyhine tazminata da hükmetmek gerekmiştir." gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel Mahkemece ... plakalı aracın dava konusu senedin tanzim tarihinden sonra davalıya devrinin yapıldığı ve dinlenen belge tanıklarının beyanı da göz önüne alındığında dava konusu senetteki borcun bu nedenle sona erdiği kanaatine vardığını, senette düzenleme yeri de olmaması sebebi ile borcun olmadığı kanaati ile davayı kabul ettiğini, Yerel Mahkeme kararının dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerle çelişkili, davacının borcu kabulüne ilişkin resmi taahhüdüne aykırı olarak hukuken hatalı olduğunu, mülkiyetin saklı tutulması kaydıyla yapılan araç satış sözleşmesindeki senede ilişkin herhangi bir icra işlemi yapılmadığını, araç satış işlemindeki senet bedelinin 10.780,00 TL olduğunu, takibe konu senede ilişkin bedelin 9.550,00 TL olduğunu, Yerel Mahkemeye araç satış sözleşmesi ve dosyaya da senedin tüm unsurlarının dolu olmayan yani icra dosyasına konu edilemez haldeki suretinin sunulduğunu, yine duruşmada araç satış sözleşmesinde yer alan senedin aslının fiziken Mahkemeye gösterildiğini, satış sözleşmesindeki senet ve icra dosyasındaki senedin birbirinden farklı, iki ayrı senet olduğunu, müvekkilinin beyanlarındaki borç kalmadığı kabulünün de araç satış sözleşmesinde belirtilen senede ilişkin hiçbir borç kalmadığı yönünde olduğunu, Mahkemece bu kabulün taraflar arasındaki tüm alacak ve borçlar için genellendiğini, Mahkemeye sunulan ödeme tarihi boş olan 10.780,00 TL bedelli senedin görmezden gelinerek tek bir senet varmış gibi kabul kararı verildiğini, davacı tarafın takibe konu borcu kabul ederek icra dosyasına resmi taahhütte bulunduğunu, Mahkemenin dava konusu edilmeyen ve işlemsiz olarak beklediğini somut olarak ortaya koydukları senedi görmezden geldiği gibi taahhüt evrağını da görmezden gelerek gerekçede dahi yer vermediğini, takibe konu 9.550,00 TL bedelli senede ilişkin başlatılan icra takibinde Denizli 4. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasının 04.11.2022 tarihli haciz tutanağında davacının borcu kabul ettiğini ve ödemeyi taahhüt ederek görevli icra memurunun gözetimi altında, kendi rızasıyla taahhütname düzenlenen haciz tutanağını imzaladığını, ödeme taahhüdünün borç ikrarı ve kesin delil niteliğinde olduğunu, dolayısıyla davacı taraf dahi borcu kabul etmişken Yerel Mahkemenin davacının borcu kalmadığı yönündeki kararının isabetsiz olduğunu, Yerel Mahkeme kararında tanık beyanlarının da göz önüne alındığının belirtildiğini, muvafakatleri olmamasına rağmen tanık beyanlarının gerekçeli karardaki kanaat üzerinde etkisinin olmasının mevzuata aykırı olduğunu, tanıkların da araç satış işlemindeki senede ilişkin beyanda bulunduklarını, takibe konu senedin tanıkların beyanda bulunduğu senet olmadığını, Yerel Mahkemenin senette düzenleme yeri belirtilmediğini, bu belgenin kambiyo senedi niteliği taşımadığını belirttiğini, tarafların senedin düzenlendiği tarihte Denizli'de yaşıyor oldukları ve yetkili mahkemenin Denizli Mahkemeleri olduğunu kararlaştırmalarından da anlaşılacağı üzere senedin düzenlenme yerinin Denizli olduğunu, davacının da senedin kambiyo vasfı taşımadığı yönünde bir itirazı bulunmadığını, davacının borcu kabul ederek ödeme taahhüdünde bulunduğunu ve borcu ödediğini, tüm bu hususların yanı sıra davanın menfi tespit talepli olarak açıldığını, ancak 04.11.2022 tarihli ödeme taahhüdünün de imzalandığı tarihten 05.10.2022 tarihine kadar yani karar tarihinden çok daha önce menfi tespite konu icra dosyasındaki tüm borcun ödendiğini ve dosyanın infaz ile işlemden kaldırıldığını, kararın esastan hatalı ise de kabul anlamına gelmemek kaydı ile davanın istirdat davasına dönüştüğünü ve bu şekilde hüküm kurulması gerektiğini ancak Mahkemece menfi tespit hükmü kurulduğunu, ödenmiş borç bedeline ilişin menfi tespit hükmü kurulmasında hukuki yarar olmadığını istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Dairemizce de istinaf incelemesi bu çerçevede yapılmıştır. Yargılamada ileri sürülen iddia ve cevaplar, mevcut deliller ve tüm dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde; Dava; İİK'nın 72. maddesi uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespit istemine ilişkindir. Mahkemece yukarıda yazılı gerekçeyle, davanın kabulüne karar verilmiştir. Denizli 4. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasında davalı tarafından davacı aleyhine 9.550,00 TL bedelli senede dayalı olarak kambiyo senetlerine özgü takibe geçildiği, takip dayanağı 07.07.2017 keşide tarihli 09.07.2020 vade tarihli 9.550,00 TL bedelli senette düzenleme yerinin bulunmadığı görülmektedir. 6102 sayılı TTK'nın 776. maddesine göre bono veya emre muharrer senet, senet metninde bono veya emre yazılı senet kelimesini ve senet Türkçe'den başka bir dilde yazılmışsa o dilde bono veya emre yazılı senet karşılığı olarak kullanılan kelimeyi, kayıtsız ve şartsız belirli bir bedeli ödemek vaadini, ödeme yerini, kime ve kimin emrine ödenecek ise onun adını, düzenleme tarihini ve yerini, düzenleyenin imzasını içermelidir. Sıralanan bu kayıtlar bononun zorunlu ve geçerliliğini etkileyecek olan zorunlu unsurlardır. Zorunlu unsurlardan birini içermeyen bir senet bono sayılmaz. Takibe konu senedin tanzim tarihi itibariyle uygulanması gereken 6102 Sayılı TTK'nın 776/1-f maddesi uyarınca; senette düzenlenme yerinin yazılı olması gereklidir. Aynı Kanun'un 777/4. maddesinde ise; düzenlendiği yer gösterilmeyen bir bononun, düzenleyenin adının yanında yazılı olan yerde düzenlenmiş sayılacağı hükme bağlanmıştır. Hukuk Genel Kurulu'nun 02.10.1996 gün ve ... sayılı kararında da benimsendiği üzere tanzim yeri olarak idari birim adının (kent, ilçe, bucak, köy gibi) yazılması zorunlu ve yeterlidir. (Bknz. Yargıtay 12. HD'nin 03/02/2022 tarih 2021/8330 Esas 2022/1160 Karar sayılı ilamı) Somut uyuşmazlıkta; takibe dayanak senette düzenleme yeri belirtilmediği gibi, düzenleyenin adının yanında da herhangi bir idari birim adının yazılı olmadığı görülmektedir. Bu durumda, sözü edilen belgenin kambiyo senedi niteliği taşımadığı anlaşılmış olmakla kambiyo senedi vasfı bulunmayan senede dayalı olarak kambiyo senetlerine özgü takip yapılamaz. Dosya kapsamında takip dayanağı 9.550,00 TL bedelli senette düzenleme yeri belirtilmediği gibi, düzenleyenin adının yanında da herhangi bir idari birim adının yazılı olmadığı, bu haliyle takip ve dava konusu senedin kambiyo senedi vasfında olmadığı, dava konusu belge kambiyo vasfını yitirdiğinden kambiyo senetlerine özgü takibe konu edilemeyeceği açıktır. Davacının icra mahkemesine başvurarak takibin iptalini istemesi gerekirken, bu yola başvurmaksızın doğrudan menfi tespit davası açması halinde mahkemenin İİK 170/a maddesi kapsamında bu yönü de incelemesi gerekir. Ancak, her ne suretle olursa olsun, imza inkarı itirazı geri alınmış veya borç kısmen veya tamamen kabul edilmiş ise bu madde hükmü uygulanmaz. Bu açıklamalar ışığında; davacı borçlunun, süresinde borca itiraz etmediği, 04.11.2022 tarihli haciz tutanağında davacının açıkça borcu kabul ettiği ve ödemeyi taahhüt ettiğini beyan ettiği, icra memurunun huzurunda kendi rızasıyla düzenlenen ödeme taahhüdünü imzalayarak borcu taksitlendirip ödeme taahhüdünde bulunduğu, bu kapsamda tüm taksitlerini de ödediğinden borcun kabul edilmiş olması karşısında İİK'nın 170/a maddesinin somut olayda uygulama yerinin bulunmadığı (Aynı yönde Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2018/12-43 Esas 2022/300 Karar; Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 2011/22410 Esas 2012/7560 Karar sayılı ilamları) anlaşılmış olmakla davacının menfi tespit isteminin reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi isabetsiz olup davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince yukarıda açıklanan gerekçelerle kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosya kapsamına göre delillerin toplanmış olması karşısında dosya İlk Derece Mahkemesi'ne gönderilmeyerek davanın reddine, dosya kapsamında herhangi bir tedbir kararı verilmediği, yargılama sırasında icra takibinin devam ettiği görülmekle şartları oluşmadığından davalı lehine icra tazminatı takdirine yer olmadığına karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmış ve yeniden aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE, 2-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/11/2022 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA, a-Davanın REDDİNE, b-Şartları oluşmadığından davalı lehine icra tazminatı takdirine YER OLMADIĞINA, c-Harçlar Kanunu ve bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 163,10 TL harcın mahsubu ile bakiye 452,30 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, d-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, e-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine YER OLMADIĞINA, f-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 9.550,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, g-Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince ilgili tarafa iadesine, 3-İstinaf incelemesi yönünden; a-Davalının istinaf başvurusu kabul edildiğinden 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan 163,09 TL nispi istinaf karar harcının talebi halinde davalıya İADESİNE, b-Davalı tarafından istinaf incelemesi için yapılan 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 155,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 375,70 TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından davalı lehine istinaf vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, d-İstinaf gider avansının kullanılmayan kısmının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi'nce ilgili tarafa İADESİNE, 4-Kararın İlk Derece Mahkemesi'nce taraflara TEBLİĞİNE, Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 29/12/2025 ...