9. Hukuk Dairesi 2015/14298 E. , 2018/8539 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... 2. İŞ MAHKEMESİ DAVA : Davacı, kıdem tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: YARGITAY KARARI A) Davacı İsteminin Özeti: Davacı vekili, davacının davalı işyerind
**9. Hukuk Dairesi 2015/14298 E. , 2018/8539 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ... 2. İŞ MAHKEMESİ DAVA : Davacı, kıdem tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: YARGITAY KARARI A) Davacı İsteminin Özeti: Davacı vekili, davacının davalı işyerinde depo ve sevkiyat sorumlusu olarak çalışmaya başladığını, daha sonra işletmenin çeşitli bölümlerinde çalıştığını, iş sözleşmesini ... 1. Noterliğinin 25/06/2013 tarihli ihtarnamesiyle 01/07/2013 tarihinde haklı nedenle feshettiğini, davacının amiri konumunda bulunan satış planlama ve lojistik müdürünün görevini gereği gibi yerine getirememesinden dolayı bölüm işlerinde aksaklıklar oluşmaya başladığını, bu nedenle davacının bu hataları düzeltmek için daha fazla çalışmak zorunda kaldığını, amirinin verdiği talimatları yazılı olarak istediğinde, amirinin bunları inkar ettiğini, "ben senin amirinim, ne istersem, yapacaksın" dediğini, 2012 yılında fabrikanın kapasite artırımına gitmesi sonucu sorunların daha fazla büyüdüğünü, iş yoğunluğu, yetersiz personel ve davacının amiri konumunda bulunanların baskıları sonucunda hem bedenen hem de ruhen çöküntü içine girdiğini, yaşadığı olumsuzluklar ve huzursuz çalışma ortamından kaynaklı anksiyete bozukluğu teşhisi konulduğunu, bunun üzerine işyerinden 2012 yılı Mart ayında ayrılmak istediğini, ilaç tedavisinin 2012 yılı Ağustos ayına kadar devam ettiğini, 2012 yılı Eylül ayında işletme genel müdürünün davacıyla görüşerek görev değişikliği yapacaklarını, davacıyı rahatlatacaklarını belirttiğini ve işletmede kalmasını istediğini, genel müdürün taahhütlerine güvenerek işten ayrılmayarak çalışmaya devam ettiğini, 2013 yılı Şubat ayında işletme 3 vardiya sistemine geçince personel açığının daha da ortaya çıktığını, 2013 yılı Mayıs ayında eski çalıştığı bölümde sorunların çözülememesi sonucu kendisinden orada da çalışmasının istendiğini, eski amirine değil işletme müdürüne bağlı olacağının söylendiğini, ancak eski amirinin sürekli mail yoluyla veya sözlü olarak baskı yaptığını, bunun sonucunda eski hastalığının nüksettiğini, 24/06/2013 tarihinde rapor aldığını, rapor bitim tarihinden itibaren de artık bu işte çalışmak istememesi sonucu iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini iddia ederek kıdem tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. B) Davalı Cevabının Özeti: Davalı vekili, davacının yaptığı işte bazen yoğunluğun arttığını, yoğunluğunun arttığı dönemlerde, davacının insan ilişkilerinin zayıf olması, paylaşmaya açık olmaması ve her şeyi kendisinin kontrol etmek istemesi nedeniyle birlikte çalıştığı arkadaşlarıyla sıklıkla sorunlar yaşadığını, her seferinde davacının sözlü olarak uyarıldığını, satış planlama ve lojistik müdürünün 21/04/2008 tarihinde işe başladığını, müdürün işbaşı yapmasına kadar kendi başına ve bir amire doğrudan bağlı olmadan çalışan davacının, müdürün süreçlere dahil olmasından sonra sıkıntılarının arttığını ve iş sözleşmesinin feshiyle ilgili planlarına başladığını, 2012 yılında öncelikle tazminatını almak şartıyla çıkış talebinde bulunduğunu, talebinin kabul edilmemesi üzerine, tamamen kendi isteği ve rızasıyla paketleme bölümüne gelen personelin sevk ve idaresi işlerinin yürütülmesi görevine talip olduğunu ve bir süre bu işte çalışmak istediğini, davalı işverenin davacıyı kazanmak adına iyiniyetle yaklaşıp bu isteğini kabul ettiğini ve davacıyı bu bölümde görevlendirdiğini, zaman içinde davacının huzursuz davranışlarının giderek arttığını, asli görevi olan depo sevkiyat biriminde çalışmak isteyip istemediğinin sorulduğunu, davacının bunu kabul etmesi üzerine 12/05/2013 tarihinde yeniden eski görevinde çalışmaya başladığını, bundan 1-2 hafta sonra 25-29/2013 tarihlerinde 3 gün üst üste işe gelmediğini, 3 gün sonra telefon açıp, paketleme personeli sevk ve idaresinden sorumlu olarak işe geri dönmek istediğini belirttiğini, bu talebinin de kabul edildiğini, 1 ay sonra asli işi olan depo ve sevkiyat bölümüne tekrar kendi isteğiyle geçtiğini, ayrıca problem yaşadığını söylediği üst amiriyle ilişiğinin koparıldığını, işletme müdürüne bağlandığını, kısa bir süre sonra satış planlama ve lojistik müdürünün işten ayrıldığını, bu durumda davacının artık rahatsızlık duyabileceği ve sorun yaşayabileceği bir kişinin kalmadığını, ancak 1-2 gün sonra davacının amiri olan ...'e müracaat ederek, "... bey görmüyor musun millet tazminatı alıp gidiyor biz de istedik ama vermediler" gibi ifadeler kullandığını, "bir avukatla görüştüğünü, hastalığını bahane ederse tazminatını alabileceğini" de söylediğini, davacının işyerinde yaşadığı olaylar nedeniyle anksiyete bozukluğuna yakalandığını ileri sürdüğünü, iş sözleşmesini davacının tek taraflı feshettiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece, ...-Tıp Nörofizyoloji Merkezi'nden verilen cevaplarda, davacının anılan rahatsızlığa işinden veya işyerindeki koşullardan dolayı yakalandığı yönünde bir ibareye yer verilmediği, bu yönde düzenlenmiş bir sağlık raporu da sunulmadığı, bu nedenle iddianın araştırılması ve davacının ileri sürdüğü rahatsızlığın yaptığı işten veya işyeri koşullarından meydana gelip gelmediğinin tespiti bakımından işyerinde iş güvenliği uzmanı ve psikolog bilirkişiler eşliğinde keşif icra edildiği, bilirkişi raporunda da, işyerinin ve davacının işyerinde yaptığı işlerin normal olduğu, çalıştığı ortamın 16 m2'lik aydınlık ve normal bir büro olduğu, davacıya başvurduğu sağlık merkezlerinden verilen iki ayrı belgede, yaşadığı sıkıntının işyeri ile ilgisinden bahsedilmediği, konulan tanıların da, herkeste, günlük yaşamın sıkıntıları nedeniyle görülebilecek, günümüz insanının çok sık yaşadığı sıkıntılar olduğu kanaatine varıldığının bildirildiği, dolayısıyla davacının sağlık nedenine dayalı fesih iddiasının ispatlanamadığı, davacının mobingi destekleyen bir delil sunmadığı, taraf tanıklarının anlatımlarından da bu yönde bir çıkarım yapılamadığı, davacının iş sözleşmesini feshinin haklı nedene dayanmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. D) Temyiz: Kararı davacı vekili yasal süresinde temyiz etmiştir. E) Gerekçe: Dosyada yer alan ...-Tıp Nörofizyoloji Merkezinin Mahkemeye gönderdiği 10.10.2013 tarihli yazısından, davacının 17.03.2012-09.06.2012 tarihleri arasında psikiyatri bölümüne başvurduğu, depresif bozukluk tanısı ile tedavisinin yapıldığı, aynı Tıp Merkezinin 19.09.2014 tarihli yazısından ise davacının 24.06.2013 tarihinde psikiyatri bölümüne başvurduğu, anksiyete tanısı ile 24.06.2013 tarihinde başlayan ve işbaşı tarihi 01.07.2013 tarihi olarak düzenlenen yedi günlük iş göremezlik belgesinin düzenlendiği, davacının işverene tazminatının ödenmesi suretiyle işten ayrılmayı teklif ettiği, ancak işverence kabul edilmediği ve bölümünün değiştirildiği burada da aynı rahatsızlıklarının (psikolojik bozukluk) devam ettiği, davacının işi sözleşmesini bu nedenle feshettiği anlaşılmaktadır. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 24/II-a maddesinde yer alan “İş sözleşmesinin konusu olan işin yapılması işin niteliğinden doğan bir sebeple işçinin sağlığı veya yaşayışı için tehlikeli olursa” ve aynı maddenin (b) bendinde yer alan “... işçinin işi ile bağdaşmayan bir hastalığa tutulursa” hükümleri doğrultusunda işçinin haklı nedenle derhal fesih hakkı doğar. Hükme esas bilirkişi raporu anılan maddedeki tespitleri kapsamamaktadır. Bunun yanında dosya incelendiğinde, davacının tedavi gördüğü hastane kayıtlarının tamamının getirtilmediği anlaşılmaktadır. Bu nedenle davacıya ait hastane kayıtları getirtilerek, davacının rahatsızlığının işin niteliğinden kaynaklanıp kaynaklanmadığı, bu rahatsızlığının işi ile bağdaşmayan bir hastalık olup olmadığı yönünden Sağlık Kurulu raporu alınarak sonuca göre karar verilmelidir. F) SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 12/04/2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.