9. Hukuk Dairesi 2025/9541 E. , 2026/810 K. "" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/493 E., 2025/1918 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 10. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/285 E., 2023/421 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlana…
9. Hukuk Dairesi 2025/9541 E. , 2026/810 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/493 E., 2025/1918 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 10. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/285 E., 2023/421 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya ait işyerinde 13.01.2014-30.06.2022 tarihleri arasında teknik servis departmanında proje sorumlusu olarak çalıştığını, iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini, işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; taleplerin zamanaşımına uğradığını, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, davacı tarafın haklı nedenle iş sözleşmesini feshetmediğini, davacının istifa ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının 13.01.2014- 30.06.2022 tarihleri arasında brüt 12.379,40 TL ücret ile çalıştığı, davacının brüt ücreti kıdem tazminatı tavanını aştığından ayrıca giydirilmiş ücret tespiti yapılmadığı, davacının fesih tarihinde ödenmeyen işçilik alacakları bulunduğundan yapılan feshin haklı olduğu ve davacının kıdem tazminatına hak kazandığı, tanık beyanları ve davacı tarafından sunulan tablolara göre davacının fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının bilirkişi raporunda hesaplandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalı işyerinde 13.01.2014-30.06.2022 tarihleri arasında teknik serviste proje yöneticisi olarak çalıştığı, davacıya araç tahsis edildiği, giydirilmiş ücret hesabında yol ücretinin de dikkate alınması gerektiği, davacının yol ücretini bilmesi kendisinden beklenemeyeceğinden belirsiz alacak davası açmasında hukuki yararı bulunduğu, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ile fazla çalışma alacaklarının belirsiz alacak ve tespit davasına konu edilebileceği, İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki nitelendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacının fesih tarihinde ödenmeyen hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ile fazla çalışma alacakları bulunduğundan yaptığı feshin haklı olduğu, alacakların karşılığının yazılı delillerle ödendiğinin davalı işverence ispat edilemediği, tanık beyanları ile sunulan tablolar nazara alınarak fazla çalışma alacağının hesaplanmasında aykırılık bulunmadığı, davacının ücretine ilişkin değerlendirmenin yerinde olduğu, arabuluculuk son tutanak tarihinden itibaren temerrüt oluştuğundan bu tarihten itibaren kıdem tazminatı dışındaki alacaklara faiz işletilmesinin yerinde olduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporundaki hesaplamaların dosya kapsamına uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar bulunmadığından dava şartı yokluğundan davanın reddi gerektiğini, 2. Davacı istifa ederek işyerinden ayrıldığından kıdem tazminatı almaya hak kazanamadığını, 3. Davacının fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil alacaklarının bulunmadığını, alacaklardan indirim yapılmamış olmasının da usul ve yasaya açıkça aykırı olduğunu, 4. Müvekkili Şirketin herhangi bir yetkilisinin imzasını taşımayan belgelere dayanarak hesaplama yapılamayacağını, 5. Hesaplanan fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil alacaklarından damga vergisi kesintisi yapılmadığını, 6. Hükmedilen alacaklara faiz işletilmesine karar verilirken davacının talebinin açıkça aşıldığını ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davanın türü, iş sözleşmesinin feshi ve davacının kıdem tazminatına hak kazanıp kazanmadığı, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücretlerinin ispatı ve hesaplanması, indirim ve faiz başlangıç tarihine ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre; davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Dairemiz uygulamasına göre belirsiz alacak davasında, davanın açıldığı tarih itibarıyla uyuşmazlığa konu alacağın miktar veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenememesinden anlaşılması gereken; davacının gerekli dikkat ve özeni göstermesine rağmen miktar veya değerin belirlenmesinin kendisinden gerçekten beklenilmemesi ya da objektif olarak imkânsız olmasıdır. Sırf taraflar arasında alacak miktarı bakımından uyuşmazlık bulunması, iddianın ispata muhtaç olması ve bilirkişi raporu alınması, talep sonucunun belirlenmesinin davacıdan beklenemeyecek olması anlamına gelmez. İş yargılamasında sıklıkla davaların yığılması söz konusu olmakla alacağın belirsiz olma kriterleri her bir talep için ayrı ayrı değerlendirilmeli ve şartları taşımayan davanın usulden reddine karar verilmelidir (Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 27.12.2022 tarihli ve 2022/6872 Esas, 2022/17896 Karar sayılı; 14.09.2020 tarihli ve 2016/26476 Esas, 2020/7547 Karar sayılı; 31.05.2022 tarihli ve 2022/5909 Esas, 2022/6892 Karar sayılı; 09.02.2022 tarihli ve 2022/829 Esas, 2022/1542 karar sayılı kararları). İşçilik alacaklarının hangi hâllerde belirsiz, hangi hâllerde belirli veya belirlenebilir olduğu hususunda kesin bir sınıflandırma yapılması mümkün olmayıp her bir davaya konu alacak bakımından somut olayın özelliklerinin nazara alınarak sonuca gidilmesi gereklidir (Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulu, 15.12.2017 tarihli ve 2016/6 Esas, 2017/5 Karar sayılı kararı). Somut olayda; dava dilekçesinde kıdem tazminatı, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının belirsiz alacak davası olarak açıldığı belirtilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti taleplerinin belirsiz alacak davasına konu edilebileceğine ilişkin kabulünde Dairemizin yukarıda açıklanan ilkesi uyarınca bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Bununla birlikte, dava konusu edilen kıdem tazminatı alacağının, kıdem tazminatı tavan miktarı üzerinden hesaplandığı da dikkate alındığında belirsiz alacak davası ile talep edilmesi söz konusu olmayacağından İlk Derece Mahkemesince belirtilen alacak yönünden hukuki yarar yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile alacağın kabulüne karar verilmesi hatalıdır. 3. Fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücretinin tanık anlatımları ile ispat edilmesi hâlinde, hesaplanan alacaklardan indirim yapılması gerektiğine dair Yargıtay içtihatları istikrarlı bir uygulama hâlini almıştır. Bu indirim, dosya kapsamındaki delillerin durumu ve niteliği ile işçinin çalışma düzenine göre yapılması gereken uygun bir indirimdir. Diğer taraftan söz konusu alacaklara ilişkin hesaplamaların tanık anlatımları yerine yazılı belgelere veya işveren kayıtlarına dayanması durumunda böyle bir indirime gidilmemektedir. Somut olayda, hüküm altına alınan fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının tanık anlatımları ve davacı tarafından sunulan belgeler birlikte değerlendirilerek hesaplandığı anlaşılmaktadır. Hesaplamaların sadece yazılı belgelere dayanmadığı dikkate alındığında söz konusu hesaplanan alacaklardan dosya kapsamına uygun bir indirim yapılması gerektiğinin düşünülmemesi isabetsizdir. 4. Davacı vekilince ıslah dilekçesinde fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacakları bakımından alacak miktarlarının tamamına dava tarihinden itibaren faiz uygulanması talep edilmesine rağmen İlk Derece Mahkemesince taleple bağlılık kuralı ihlal edilerek temerrüt tarihinden itibaren faize hükmedilmesi de hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.