9. Hukuk Dairesi 2016/24819 E. , 2020/4333 K. MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: YARGITAY KARARI A) Davacı İsteminin Özeti: Davacı vekili özetle; davacının davalı yanında 07.01.2008 tarihinden itibaren…
**9. Hukuk Dairesi 2016/24819 E. , 2020/4333 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: YARGITAY KARARI A) Davacı İsteminin Özeti: Davacı vekili özetle; davacının davalı yanında 07.01.2008 tarihinden itibaren ihracat sorumlusu olarak çalıştığını, işyerinde fazla mesai yaptığını karşılığı ücretlerin ödenmediğini, davalının maaş alacaklarını ödememesi üzerine, davacının noter ihtarnamesi ile iş akdini 20.10.2014 tarihinde haklı nedenle feshettiğini iddia ederek; kıdem tazminatı, fazla mesai ücreti, yıllık izin ücreti, asgari geçim indirimi ve ödenmeyen ücret alacaklarının faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. B) Davalı Cevabının Özeti: Davalı, davaya cevap vermemiş duruşmalara katılmamıştır. C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. D) Temyiz: Kararı, davalı temyiz etmiştir. E) Gerekçe: Yargılamanın hukuka uygun ve sağlıklı bir biçimde sürdürülebilmesi, iddia ve savunmanın özgürce ileri sürülebilmesi ve delillerin eksiksiz olarak toplanıp tartışılabilmesi, öncelikle tarafların yargılamadan haberdar edilmeleri ile olanaklıdır. Hasımsız davalar hariç olmak üzere, dava dilekçesi ile duruşma gün ve saati karşı tarafa tebliğ edilmeden ve taraf teşkili sağlanmadan davaya bakılamaz ve yargılama yapılamaz. Davanın tarafları ile vekillerinin davaya ilişkin işlemleri öğrenebilmesi için, tebligatın usulüne uygun olarak yapılması, duruşma gün ve saatinin kendilerine bildirilmesi gerekmektedir. Duruşma günü ile tebligatın yapıldığı tarih arasında makul bir süre olmalıdır. Aksi takdirde tarafların hukuksal hakları kısıtlanmış olur. Yargılama sırasında yapılan tebliğlerle ilgili tebliğ mazbatalarının ve ilgili diğer belgelerin dosyaya konulması gerekir. 7201 sayılı Tebligat Kanunu ve bu Kanunun uygulanması için çıkarılan Tüzük hükümleri tamamen şeklidir ve titizlikle uygulanması gerekir. Bir davada yapılan tebligatların usulüne uygun olarak yapılıp yapılmadığını hâkim kendiliğinden denetlemelidir. Dosyada ki bilgi ve belgelere göre; dava dilekçesinin davalının bildirilen adresine tebligatına ilişkin tebliğ evrakının “davalının adresten ayrıldığından” bahisle iade olunduğu, Mahkemece ticaret sicil müdürlüğünden gerekli araştırmalar yapılmadan, davacı vekili tarafından sunulan davalı şirket adresinin ticaret sicil kayıtlarında da aynı olduğuna ilişkin kaşesiz, imzasız ve kim tarafından düzenlendiği belli olmayan belgeye itibar edilerek, bu defa dava dilekçesinin Tebligat Kanunu’nun 35.maddesine göre tebliğ edildiği, gerekçeli karar dahil sonra ki tüm tebligatlarında aynı şekilde Tebligat Kanunu’nun 35. maddesine göre tebliğ edildiği, davalı vekilinin ise, davadan icra takibiyle haberdar olduklarını açıklayıp temyiz talebinde bulunduğu sabittir. Ticaret Sicil Müdürlüğü kayıtlarına göre ise, dava dilekçesinin TK’nun 35. maddesine göre tebliğ tarihinden önce 15.12.2014 tarihinde Ticaret Sicil Gazetesi’nde yapılan ilan ile yeni adresin İkitelli O.S.B. ... Mah ... Koop San St S-1 S Blok 212 .../... olarak ilan edildiği yani dava dilekçesinin davalının adresten ayrıldığından bahisle, tebliğ edilemediği şerhi ile mahkemeye iade edildiği ve tebligatın TK’nun 35. maddesine göre yapıldığı tarihlerden önce, adres değişikliğinin Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlandığı, TK’nun 35. maddesine göre yapılan tebligatların, yukarıda açıklanan nedenlerle usulsüz olduğu açıkça görülmektedir. Mahkemece usulüne uygun taraf teşkili sağlanmadan yargılama yapılıp esas hakkında karar verilmesi hatalıdır. Mahkemece yapılacak iş; bilinen doğru adrese dava dilekçesi ve ekleri tebliğ edilerek, usulüne uygun olarak taraf teşkili sağlandıktan sonra, yargılama yapılarak sonuca gitmektir. Belirtilen şekilde, tebligatın usulüne uygun yapılmaması nedeniyle taraf teşkilinin usulünce sağlanmadığı ve bu şekilde HMK'nun 27. maddesinde belirtilen hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiği anlaşılmakla, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir. F)Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 12.03.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.