9. Hukuk Dairesi 2025/9779 E. , 2026/1037 K. "" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/3317 E., 2025/2658 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 55. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/657 E., 2024/508 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinle…
9. Hukuk Dairesi 2025/9779 E. , 2026/1037 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/3317 E., 2025/2658 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 55. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/657 E., 2024/508 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işverenin yurt dışında bulunan Kuveyt Havalimanı şantiyesinde demir montaj ustası olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin davalı tarafından haksız olarak feshedildiğini, işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı, ücret alacağı, yıllık ücretli izin, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; alacakların zamanaşımına uğradığını, davalının ortağı olduğu dava dışı ... İnşaat ... ile davacı arasında iş sözleşmeleri imzalandığını, bu nedenle müvekkili Şirkete husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığını, davacının talepleri hakkında Kuveyt hukukunun uygulanması gerektiğini, davacının tüm işçilik alacaklarının eksiksiz olarak ödendiğini, davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı işverenin yurt dışı şantiyesinde çalıştırılmak üzere istihdam edilen davacının Kuveyt'te bulunan davalı işyerinde çalıştığı, davacı tarafından iş görme ediminin fiilen söz konusu ülkede yerine getirildiği, ilgili dönemde mutad işyerinin de işçinin işini fiilen yaptığı Kuveyt olduğu, uyuşmazlığın çözümünde Kuveyt iş mevzuatının uygulandığı, zamanaşımı yönünden Kuveyt 2010 Tarihli ve 6 sayılı Özel Sektör İş Kanunu'nun 144. maddesindeki düzenlemenin mahkemeye başvuru süresi olduğu bu nedenle hak düşürücü süre olarak değerlendirildiği, iş sözleşmesinin fesih tarihi ile işbu davanın açıldığı tarih dikkate alındığında, dava 1 yıllık süre içerisinde açılmadığından davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddi gerektiği, emsal Yargıtay kararları gözetilerek davacı aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmediği gerekçesiyle davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; uyuşmazlığa Kuveyt hukukunun uygulanmasının isabetli olduğu, davacının iş sözleşmesinin sonlandığı tarih ve dava tarihi dikkate alındığında davanın reddinin yerinde olduğu, Mahkemece görüş değişikliğine bağlı olarak yabancı hukukun uygulanması sonucunda davanın reddi hâlinde, davacı aleyhine vekâlet ücreti ile yargılama giderine hükmedilmesinin hakkaniyetli olmayacağı, bu nedenle İlk Derece Mahkemesince davalı lehine vekâlet ücreti ile yargılama giderine hükmedilmemesinin yerinde olduğu, Hazine tarafından karşılanan arabuluculuk ücretinden davacının sorumlu tutulmasında da bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle tarafların istinaf başvurularının esastan reddine oy çokluğuyla karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davalı lehine vekâlet ücreti ile yargılama giderlerine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. 2. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; a. Anayasa Mahkemesi iptal kararı gereği uyuşmazlığın çözümünde daha sıkı ilişkili hukuk olan Türk hukukunun uygulanması gerektiğini, b. Kuveyt hukukuna göre davacının alacaklarının zamanaşımına uğradığının söylenemeyeceğini, Kuveyt hukukundaki zamanaşımı hükümlerinin hatalı yorumlandığını, zamanaşımının Türk hukukuna göre uygulanması gerektiğini, c. Kuveyt Medeni Kanunu’nun 442/2 hükmünde yeminin düzenlendiğini, hükümde de Kuveyt hukukuna dayanarak davanın reddi yönünde ısrar eden kişinin, borcu fiilen ödediğine ilişkin yemin etmesinin düzenlendiğini, İlk Derece Mahkemesince bu husus araştırılmadan, eksik inceleme ile karar verildiğini, d. İçtihat değişikliğinin ancak değişikliğin Yargıtay dergisinde veya başka yolla yayımlanmasından sonra açılacak davalara uygulanabileceğini, e. Arabulucu giderlerinin ve davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş sözleşmesine uygulanacak hukuk, zamanaşımı def'i, husumet, yargılama giderleri ile vekâlet ücreti hususlarına ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda ve yukarıda belirtilen gerekçelere göre tarafların aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Kuveyt 2010 Tarihli ve 6 sayılı Özel Sektör İş Kanunu'nun 144. maddesi şöyledir: ''İş sözleşmesinin sona ermesinden bir yıl sonra, işbu kanunun hükümleri uyarınca işçiler tarafından mahkemeye verilen davalar reddedildikten sonra görüşülmeyecektir. ...'' Maddi hukukun bir müessesesi olan zamanaşımı, hukuki işlem ve ilişkinin esasına uygulanan hukuka tâbidir (Vahit ..., Milletlerarası Özel Hukuk, ..., 2022, s.315; Gülin Güngör, Türk Milletlerarası Özel Hukuku, ..., 2021, s.127). Buna göre Kuveyt Özel Sektör İş Kanunu'nun bu konudaki hükümlerinin uyuşmazlıkta uygulanması, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un 2. ve 8. maddelerinin bir gereğidir. Kuveyt Özel Sektör İş Kanunu'nun bireysel iş uyuşmazlığının çözümü için mahkemeye başvurma sürelerinin düzenlendiği 144. maddesinde sözü edilen süre, zamanaşımı süresi niteliğindedir. Dava tarihi itibarıyla zamanaşımı süresinin dolduğu ve davalı tarafça da usulüne uygun şekilde zamanaşımı def'inde bulunulduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamakta ise de İlk Derece Mahkemesince, söz konusu sürenin hak düşürücü süre olarak nitelendirilmesi hatalıdır. Diğer yandan, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 297/2 hükmüne göre hükmün sonuç kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin karar verilmesi gerekirken, İlk Derece Mahkemesince hüküm yerinde davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verildiğinin yazılması da hatalı olmuştur. 3. Diğer yandan İlk Derece Mahkemesince, Yargıtayın daha önceki görüşüne güvenerek dava açanlar yönünden Mahkemece görüş değişikliğine bağlı olarak yabancı hukukun uygulanması sonucunda davanın reddi hâlinde, davacı aleyhine yargılama gideri ile vekâlet ücretine hükmedilmesinin hakkaniyetli olmayacağı kabul edilmiştir. Ancak eldeki dava 30.12.2022 tarihinde açılmış olup dava tarihi dikkate alındığında davacının Dairemizin önceki uygulamasına güvenerek dava açtığından bahsetmek mümkün değildir. Bu hâlde İlk Derece Mahkemesince 6100 sayılı Kanun'un 323. ve 326. maddeleri dikkate alınarak yargılama gideri ve vekâlet ücreti konusunda karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması da hatalıdır. Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ile İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Tarafların diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3. Tarafların temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinde yer alan "hak düşürücü süre yönünden" ibaresinin hükümden çıkartılması, Hüküm fıkrasının (4) numaralı bendinde yer alan "4-Davalı yararına vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına," ibaresinin çıkartılarak yerine "4- Davalı ... İnşaat San. ve Tic. AŞ davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 47.545,06 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine," ibaresinin yazılması, Hüküm fıkrasının (6) numaralı bendinde yer alan "6-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına," ibaresinin çıkartılarak yerine "6-Davalı tarafından bilirkişi gideri olarak yapılan 800,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı tarafa ödenmesine," ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.