Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 02.03.2015-20.10.2016 tarihleri arasında, gece vardiyasında idari işler ve güvenlik müdür yardımcısı olarak çalıştığını, ücretinin net 3.250,00 USD olduğunu, ücretinin 200,00-250,00 USD kısmının avans olarak elden ödendiğini, 18.00-06.00 saatleri arasında çalışması gerektiğini ancak terör olayları sebebiyle 16.00-07.00 saatleri arasında çalıştığını, günlük en az 14 saat çalıştığını, hafta tatili kullanmadığını, dinî bayramların birinci günü dışında tati
DAVA KONUSU: Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 02.03.2015-20.10.2016 tarihleri arasında, gece vardiyasında idari işler ve güvenlik müdür yardımcısı olarak çalıştığını, ücretinin net 3.250,00 USD olduğunu, ücretinin 200,00-250,00 USD kısmının avans olarak elden ödendiğini, 18.00-06.00 saatleri arasında çalışması gerektiğini ancak terör olayları sebebiyle 16.00-07.00 saatleri arasında çalıştığını, günlük en az 14 saat çalıştığını, hafta tatili kullanmadığını, dinî bayramların birinci günü dışında tatil günlerinde çalıştığını belirterek fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. KARAR: Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davanın belirsiz alacak davası olarak açılıp açılmadığı, davacının fazla çalışma ile hafta tatili ücreti alacaklarının ispatı ve hesaplanması noktalarındadır. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.