T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:08/10/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:16/09/2020 DAVANIN KONUSU:Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) İtirazın İptali Birleşen Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı davada DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) Birleşen Antalya 3.…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:08/10/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:16/09/2020 DAVANIN KONUSU:Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) İtirazın İptali Birleşen Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı davada DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) Birleşen Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı davada GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:08/10/2025 İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Asıl davada davacı vekili; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında un alışverişi olduğunu, genellikle bedelin önceden ödendiğini, malların daha sonra teslim alındığını, yıllardır süregelen ticarete güvenerek muhtelif tarihlerde davalıya yapmış olduğu ödemeler karşılığında davalının mal teslim etmediğini, ödenen paraların iadesi için ihtarname gönderildiğini, 50.400,00 TL’nin ihtarname tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında davacı vekili; müvekkili şirketin davalı şirkete un ve yem sattığını, bunun karşılığında 11.03.2016 tarihinde ... nolu 6.666,00 TL’lik fatura kestiğini, faturanın davalı tarafından ödenmediğini, takip başlattıklarını, davalının takibe itiraz ettiğini, itirazın iptalini, %20 icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında davacı vekili; müvekkili şirketin un ve yem sattığını, davalı şirket ... Ekmek ... Ltd. Şti.'nin müvekkilinden un satın aldığını, yapılan bu alışveriş neticesinde 6 adet fatura kesildiğini, malların davalı şirkete imza karşılığı teslim edildiğini, davalı tarafın borcunu ödemediği için davalı şirket aleyhine Antalya İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, karşı tarafın kötüniyetle asıl alacağın tamamına, işlemiş faiz ve ferilerine itiraz ettiğini, karşı tarafın itirazlarının yerinde olmadığını, yapılan alışverişin ticari bir iş olduğunu ve müvekkilinin de tacir olduğunu, bu nedenle avans faizi uygulanması gerektiğini, karşı tarafın faize itirazlarının yersiz olduğunu, imzaya ilişkin haklarını saklı tutmasını kabul etmediklerini, müvekkili şirketin üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiğini, davalı tarafın borcun tamamını ödemediğini, karşı tarafın malları teslim aldığı halde fatura bedellerinin tamamının ödenmediği hususunun müvekkili şirketin defter ve kayıtları incelendiğinde görüleceğini belirterek haksız itirazın iptaline, davalının %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Asıl davada davalı vekili; davanın istirdat davası olarak açılmadığı için usulden reddi gerektiğini, müvekkilinin davacıdan alacaklı olduğunu, davacının ödemelere ilişkin hiçbir açıklamada bulunmadığını, davanın reddini talep etmiştir. Birleşen Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında davalı vekili; taraflar arasında süregelen ticaret bulunduğunu, alınan malların bedelinin ödendiğini, davacı şirketin iddiasının aksine müvekkilinin davacıdan alacaklı bulunduğunu, borcu kabul etmediklerini, davanın reddini talep ve dava etmiştir. Birleşen Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında davalı vekili; huzurda açılan davanın, müvekkili şirketin alacağına istinaden açılmış olup Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasıyla birleştirilmesi gerektiğini, söz konusu davadaki taraflar arasındaki alacak-borç ilişkisinin açıklığa kavuşturulması yönünden açıldığını, dava sonunda hangi tarafın alacaklı olduğuna dair bir sonuca varılacağından ve dosyaya bildirilen delillerin aynı olması nedeniyle, dava sonunda verilecek kararın kesinleşmesiyle kesin hüküm oluşturacağından söz konusu davaların birleştirilmesi gerektiğini, davacı şirket ile müvekkili şirket arasında yıllardır süregelen ticari ilişki olduğunu, müvekkili şirket tarafından davacı şirketten birçok defa un alındığını ve bu un alımları bedelinin ödendiğini, genellikle önce bedel ödendiğini, malların daha sonra teslim alındığını, müvekkili şirket tarafından fazla yapılan ödemelerin iadesi için davacı şirkete Antalya 10. Noterliği’nin 27.07.2016 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin çekildiğini, davacı şirketin bu ihtarname üzerine söz konusu icra takibini başlattığını, davacı şirket tarafından 08.02.2017 tarihinde gönderilen, 31.12.2016 tarihi itibarıyla müvekkili şirketin 76.012,00 TL borcu olduğuna dair yazının taraflarına ulaştığını, bu yazının dahi davacı şirketin asılsız şekilde alacağı olduğu iddiasında bulunduğunu gösterdiğini, gönderilen yazıda cari hesaplarında görülen borç miktarının 76.012,00 TL olduğunu belirtmekte iken huzurda görülen davada 104.897,00 TL borçları olduğu iddiasında bulunduklarını, davacı şirketin ticari kayıtlarında birtakım oynamalar veya başka işlemler yapıldığına dair düşünceleri olduğunu, davacı tarafın ticari işlerini nasıl kayıt altına aldığının, uzun süre yanlarında çalışmış olan ... tarafından Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... Hz. sayılı dosyasında açıkça belirtildiğini, bu şahsın davacı şirket adına sipariş almak ve tahsilat yapmak üzere görevlendirilen kişi olduğunu, ticari kayıtların incelenmesinin sadece fatura dönemine dair değil, geçmiş beş yıllık süreye istinaden yapılması gerektiğini belirterek, sonuç olarak dosyanın Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, “Taraflar arasında davacı-birleşen dosya davalısının, davalı-birleşen dosya davacısına yaptığı ödemeler toplamı ve davalı-birleşen dosya davacısının davacı-birleşen dosya davalısına teslim ettiği mal miktarı ihtilaflıdır. Tarafların tüm delilleri toplanmış olup, alınan ... tarihli bilirkişi raporu denetime açık olmakla hükme esas alınmıştır. Buna göre, davalı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olmayan toplam 33.500,00 TL’lik ödemelerin davalı-birleşen dosya davacısı tarafından 7. celsede kabul edilmesi ile davalı-birleşen dosya davacısı şirketin defterlerinde kayıtlı olan 315.161,63 TL’lik tahsilat kaydıyla, davalı-birleşen dosya davacısının davacı-birleşen dosya davalısından toplam (33.500,00 + 315.161,63 =) 348.661,63 TL tahsilat yaptığı mahkememizce kabul edilmiştir. Davalı-birleşen dosya davacısının, davacı-birleşen dosya davalısına mal teslimine ilişkin yapılan yargılamada ise davacı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olmayan toplam 148.427,80 TL tutarındaki faturaların, davacı-birleşen dosya davalısına 86.047,80 TL’lik kısmının teslim edildiğinin, Kurumlar Vergi Dairesi’ne davacı-birleşen dosya davalısı tarafından 05.04.2018 tarihli dilekçe ile kabul edilmesi ve diğer söz konusu faturaların şirket ortaklarına teslim edildiğine ilişkin şirket ortakları tarafından imzalanan belgelerin dosya arasında bulunmasıyla sabit bulunmuştur. Bu haliyle davalı-birleşen dosya davacısının toplam (175.063,83 TL + 86.047,80 TL = 261.111,63 TL) tutarındaki malı, davacı-birleşen dosya davalısına teslim ettiği mahkememizce sabit bulunmuştur. Bu haliyle, davacı-birleşen dosya davalısının 87.550,00 TL tutarında fazla ödeme yaptığı, taleple bağlı kalınarak 50.400,00 TL’nin istirdadını talep edebileceği; birleşen dosyalarda ise birleşen dosya davacısının alacak talep edemeyeceği” gerekçesiyle, asıl davanın kabulü ile 50.400,00 TL’nin 27.07.2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı-birleşen dosya davacısından alınarak davacı-birleşen dosya davalısına verilmesine, birleşen davaların ise reddine" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, asıl davada davacı, birleşen davalarda davalı ... Ekmek Un ve Unlu Mam. ... İnş. Taah. ... San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili ile asıl davada davalı, birleşen davalarda davacı ... Un ve Yem San. Tic. A.Ş. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Asıl davada davacı, birleşen davalarda davalı ... Ekmek Un ve Unlu Mam. ... İnş. Taah. ... San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel Mahkemece asıl davanın kabulü yönündeki kararın hukuka uygun olmakla birlikte müvekkili şirketin alacaklı olduğu miktar hususunda hatalı, eksik ve hukuka aykırı değerlendirme yapıldığını, ... tarihli bilirkişi raporunun hükme esas alındığını, raporda müvekkil şirketin alacak miktarının düşük hesaplandığını, raporun bu yönden eksik ve hatalı olduğunu, rapora karşı itiraz edilmiş olmasına rağmen Yerel Mahkemece bu hususun dikkate alınmadığını, bu durumun müvekkil şirketin hak kaybına, davalı-birleşen davacının ise sebepsiz zenginleşmesine neden olduğunu ileri sürmüştür. Asıl davada davalı, birleşen davalarda davacı ... Un ve Yem San. Tic. A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davacı /karşı davalının müvekkiline ödeme yaptığını kabul etmediklerini, bir ödeme yapıldığı iddiası var ise yapılan ödemelerin usulüne uygun olmadığını, davacı/karşı davalının basiretli bir tacir gibi hareket etmediğinin kabulünün gerektiğini, yargılama sırasında dosyanın rapor alınmak üzere 5 kez bilirkişiye gönderildiğini, davacı/karşı davalı tarafından dosyaya sunulan, müvekkili şirketin kaşesi olmayan düz tahsilat makbuzlarını kabul etmelerinin mümkün olmadığını, bu makbuzlara itiraz ettiklerini, öncelikle mali müşavir bilirkişi tarafından imza incelemesi yapılmasının kendi bilirkişilik alanı içine girmediğini, bu nedenle kabul edilemeyeceğini, bu hususta; öncelikle imza ve geçerlilik imza tespitinin ilk derece mahkemesi tarafından yaptırılması gerekirken bu hususlara hiç değinilmediğini, müvekkili ile söz konusu tahsilat makbuzlarını düzenleyen ... zimmet sebebi ile husumetli olduklarını, söz konusu davacı şirketin basiretli bir tacir gibi hareket etmediğini, davacı şirketin tanıdığı olmasını sebep göstererek kabul etmiş olduğu başlıksız - kaşesiz makbuzların kabulünün mümkün olmadığını, Yargıtay incelemesinde de başlıksız - kaşesiz makbuzlar kabul edilmediğine dair Yargıtay kararlarını sunarak İlk Derece Mahkemesi tarafından bu hususların hiç göz önüne alınmadığını, yaptıkları itirazların İlk Derece Mahkemesi tarafından dinlenilmediğini, davacı / karşı davalının basiretli bir tacir olarak hareket etmemiş olması nedeniyle müvekkilinin maddi zarara uğradığını, müvekkilinin bu davaya konu tahsil mahbuzlarını hazırlayan ...'ı 12.04.2016 tarihinde şikayet etmesine rağmen, davacı karşı davalı ... ile müvekkil şirket adına çalışmaya devam etmiştir, davacı karşı davalı tarafından hem elden makbuz ile ödeme yapıldığı iddia edildiğini, hem de işbu iddia sebebi ile şikayetçi oldukları pazarlama/satış elemanı olan ...'dan şikayetçi olmadığını, kaşesiz imza yetkilisinin kendi nam ve hesabına hareket ettiği sonucunu doğuracağını, yapmış oldukları itirazlar ve açıklamalar dikkate alındığı takdirde, davalı müvekkili şirketin kaşesinin olmadığı ödeme tahsilat makbuzlarının geçerli olması ve davacının ödemeleri olarak düşülmesinin kabul edilemeyeceğini, usule uygun yapılmamış ödemelerin geçerli sayılamayacağını istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Asıl dava; taraflar arasında akdedilen satım sözleşmesi kapsamında davacı tarafından ödenen bedelin, malların teslim edilmediği iddiasına dayalı olarak istirdadı istemine, birleşen davalar ise fatura bedellerinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazların iptali istemlerine ilişkindir. İlk derece Mahkemesince, asıl davanın kabulüne; birleşen ... Esas ve ... Esas sayılı dosyalarda açılan davaların ise ayrı ayrı reddine karar verilmiştir. Dairemizce yapılan istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK’nın 355. maddesi uyarınca, istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususlar yönünden re’sen gözetilmek suretiyle gerçekleştirilmiştir. Dosya kapsamına göre; taraflar arasında un alım satımından kaynaklanan ticari ilişki bulunduğu, uyuşmazlığın teslim edilen mal miktarı ile yapılan ödemelere ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda, malın teslim edildiğini ispat yükü satıcı şirkete; teslim edilen malların bedelinin ödendiğini ispat yükü ise alıcı şirkete aittir. Mahkemece hükme esas alınan ... tarihli bilirkişi raporunda; düzenleyen adı yer almayan ... numaralı, altında ... 'ın isim ve imzası bulunan ... numaralı ve altında İbrahim ...'ın isim ve imzası bulunan ... numaralı sevk irsaliyeleri altındaki imzaların alıcı şirket tarafından; toplam 240.000,00 TL tutarındaki ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... numaralı tahsilat makbuzları altındaki imzaların ise satıcı şirket tarafından kabul edilmediği gerekçesiyle söz konusu belgelerin değerlendirmeye alınmadığı görülmüştür. Bu durumda, düzenleyen adı yer almayan ... numaralı sevk irsaliyesi altındaki imzanın kime ait olduğunu satıcı şirkete sorulup, bu imza sahibi, ... numaralı sevk irsaliyesinde isim ve imzası bulunan ... ile ... numaralı sevk irsaliyesinde isim ve imzası bulunan ... duruşmaya davet edilerek belgeyi ve altındaki imzayı kabul edip etmedikleri sorulup, imzalarını kabul etmemeleri halinde imza incelemesi yaptırılarak, Antalya 12. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas ve ... Karar sayılı dosyası dosya arasına alınıp, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... numaralı tahsilat makbuzlarına yönelik bir inceleme ve tespit olup olmadığı, ceza mahkemesine konu yapılmayan tahsilat makbuzları yönünden, düzenleyen ... ile satıcı firma arasında husumet bulunması, satıcı şirketin 30.01.2019 tarihli duruşmada imza inkarında bulunması gözetilerek, tahsilat makbuzları asıllarının ibrazı ve kim tarafından imzalandığının bildirilmesi için alıcı şirkete kesin süre verilmesi; belgelerin sunulması halinde, üzerlerindeki imzaların düzenleyene ait olup olmadığının tespit edilmesi suretiyle (Bkz. Yargıtay 11. HD, 2018/2973 Esas, 2019/4563 Karar; Yargıtay 11. HD, 2020/7186 Esas, 2022/4121 Karar) sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, eksik inceleme ile karar verilmiş olması doğru görülmemiştir. Sonuç olarak, taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine geri gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Taraf vekillerinin İlk Derece Mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurularının ayrı ayrı ESASTAN KABULÜNE, 2-6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/09/2020 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'ne GÖNDERİLMESİNE, 4-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan istinaf karar harçlarının İlk Derece Mahkemesince talebi halinde taraflara İADESİNE, 5-İstinaf edenler tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesinde yapılacak yargılama sonucunda dikkate ALINMASINA, 6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 7- Antalya Genel İcra Dairesi'nin 26/04/2022 tarih, ... nolu mehil belgesine sunulan 22/04/2022 tarihli ... seri numaralı teminat mektubunun talebi halinde İcra Müdürlüğü'nce davalı/ karşı davacı ... Un ve Yem San. Tic. A.Ş.' ye İADESİNE, 8-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının İlk Derece Mahkemesince ilgiliye İADESİNE, 9-Kararın İlk Derece Mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a. maddesince uyarınca kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.08/10/2025 ...