T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/302 Esas KARAR NO : 2025/1457 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 24/11/2021 NUMARASI : 2020/31 Esas, 2021/834 Karar DAVA: İtirazın İptali (İhlalli Otoyol Geçişinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 06/11/2025 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vek…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/302 Esas KARAR NO : 2025/1457 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 24/11/2021 NUMARASI : 2020/31 Esas, 2021/834 Karar DAVA: İtirazın İptali (İhlalli Otoyol Geçişinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 06/11/2025 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının kendisine ait ... plaka sayılı araçlar ile işletme hakkı müvekkili şirkette bulunan köprü ve otoyollardan ücret ödemeksizin 08.09.2016-25.01.2017 tarihleri arasında ihlalli geçişler yaptığını, geçiş ücretleri ve yasal ceza bedelleri, işlemiş faiz ve KDV alacağının tahsili için başlatılan İstanbul 11. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takibine haksız olarak itiraz edildiğini belirterek icra takibine karşı yapılan haksız itirazın iptali ile takibin devamına, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davada tüketici mahkemelerinin görevli olduğunu, çekici ve dorse tek araç olmasına rağmen sistemsel hatadan dolayı iki ayrı ceza uygulandığını, müvekkiline ait HGS de yeterli bakiye bulunduğunu, PTT den müvekkilli ve kardeşi tarafından ödemelerin yapıldığını, yine eksik kalan ödemeler için...Bankası ve ... Bankası şubelerinden davacı hesaplarına ödemelerin yapıldığını, PTT den ve bankadan geçişlere ilişkin tüm kayıtların celbi gerektiğini, gişelerde teknik arızaların bulunduğunu, davacıya müvekkilinin borcunun bulunmadığını belirterek davanın reddi ile davacının kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davalının ödeme savunmasında bulunması nedeni ile bu savunmasını ispat ile yükümlü olduğu, davalı vekilince beyan edilen bankalar nezdinde gerekli yazışmalar yapılmasına rağmen geçişler nedeni ile davalı tarafından yapılan herhangi bir ödemeye ve HGS kayıtlarına rastlanılmadığı görüldüğü, bu hali ile davalının savunmasının tüm dosya kapsamında ispata muhtaç kaldığı, dosyada mübrez görüntü/fotoğraf kayıtları, bildirim evrakları, provizyon ve geçiş tablosu kapsamında yapılan bilirkişi incelemesi ile birlikte huzurdaki davada, işletmesi davacıya ait köprü/otoyoldan davalının maliki olduğu araçların geçiş ihlali yaptığının sabit olduğu, aksinin tüm dosya kapsamında ispatlanamadığı, 6001 sayılı yasanın 30/5. fıkrasına göre araç maliklerinin geçiş ücretleri ve cezalardan sorumlu olduğu, anılan hükme göre tebliğ edilmesi dahi öngörülmediğinden kanuni 15 günlük sürenin geçmesine müteakip mütemerrit olunmakla davacı alacağının sübut bulduğu, bu nedenlerle davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 17.795,45 TL asıl alacak, 1.672,49 TL işlemiş faiz, 301,05 TL işlemiş faizin KDV'si olmak üzere toplam 19.768,99 TL alacaklı olup bu tutar yönünden başlatılan icra takibine davalı takip borçlusunun vaki itirazının haksız olduğu, takip konusu alacak miktarı likit ve muayyen olduğundan davanın kısmen kabulü ile itirazın iptali ile takibin devamına, fazlaya dair istemin reddine, alacağın %20'si oranındaki 3.953,79 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; davanın tüketici mahkemesinde görülmesi gerektiğini, müvekkilinin ihlal geçiş yaptığı dönemde bankalarda kullandığı HGS hesap bilgilerine ilişkin dökümleri celp edilmeden karar verilmesinin hatalı olduğunu, HGS de yeterli bakiye olmasına ve geçişlerin karşılığı ücretlerin müvekkili ve kardeşi tarafından ödenmesine rağmen haksız yere icra takibi başlatıldığını, davacının sunduğu belgeler üzerinden karar verildiğini, kendilerinin mahkemeden talep ettiği bankalardan HGS dökümlerinin celbi talebinin dosyaya getirilmediğini, bankalarca hesap numaraları bildirildiğinde yeniden cevap verilebileceği yönünde cevap verilmesine rağmen kendilerince müşteri sırrı niteliğinde olan bu bilgilerin temin edilemeyeceğini, dolayısıyla mahkemece yazılan müzekkere cevabının bankaca yerine getirilmesi gerektiğini, İş bankası ve ... Bankası'na yazılan müzekkerelerin içeriğinin eksik ve yanlış yazıldığını, bankalarında ilgili mevzuata aykırı olarak müzekkerelere eksik ve bağlamından kopuk şekilde cevap verildiğini, ihlalli geçişlerin yapıldığı iddia edilen tarihler olan 08.09.2016 ve 25.01.2017'den itibaren 08.09.2016 ve 25.03.2017 (geçiş sonrası ödeme yapılmış olabileceği sebebiyle 2 aylık fazla süre eklenmiştir.) tarihleri arasında müvekkili ve müvekkilinin kardeşi tarafından...Bankası Çatalca Şubesi ve ... Bankası Çatalca Şubelerinden, belirtilen tarihler arasında davacının ilgili bankalarda o tarihlerde kullanımda bulunan hesaplarına plaka üzerinden yahut şahıs üzerinden aktarım yapılan tüm işlemlerin dökümünün istenmesi talepli müzekkerenin mahkemece yazılarak bu işlem dökümlerinin dosyaya celbi gerektiğini, bu hususun maddi gerçeğin aydınlatılması noktasında elzem olduğunu, belirtilen delillerin dosya kapsamında alınıp değerlendirilmemesinin mahkemece varılan hükmün hukuka aykırı olmasına neden olduğunu, müvekkili delilleri toplanılmadan davacı delillerine göre karar verilmesinin silahların eşitliği ilkesine aykırı olduğunu belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlar da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, ihlalli geçiş ve ceza ücreti ile takip öncesi işlemiş faiz ve KDV alacağını tahsili için yapılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.Davacının, İstanbul 11. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takip dosyasında; davacı/alacaklının 39.175,45 TL asıl alacak ve ceza bedeli, 3.734,45 TL faiz, 672,21 TL KDV olmak üzere toplam 43.582,11 TL alacağının tahsili için davalı aleyhine takip başlattığı, davalının yasal süresinde takibe itiraz ettiği, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edildiğine dair icra dosyasında bilgi ve belge bulunmadığından, takibe itirazın iptali ve takibin devamı için açılan...bu davanın bir yıllık yasal süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Davacı vekili, gecikme cezalarının yasal değişiklik nedeniyle 10 katından 4 katına indirilmesi sebebiyle harca esas değerin yasaya uyarlandığını belirterek dava değerini 3.710,95 TL geçiş ücreti, 14.086,00 TL ceza bedeli, 1.693,93 TL işlemiş faiz ve 304,91 TL KDV olmak üzere toplam 19.795,79 TL olarak güncellemiştir.Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile davalının takibe itirazının iptaline ve davalı aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmiştir. Karar yasal süresinde davalı tarafından istinaf edilmiştir.İstinaf konusu edilen uyuşmazlık; davalıya ait araçlarla davacının işlettiği köprü ve otoyoldan ihlalli geçiş yapılıp yapılmadığı, geçişler sırasında davalıya ait hesaplarda yeterli bakiye bulunup bulunmadığı ile takibe dayanak alacak kalemleri yönünden doğru hesaplama yapılıp yapılmadığı noktasında toplanmaktadır.03.03.2021 tarihli bilirkişi raporunda; davacı şirketçe, davalıya ait ... plakalı araçların 08.09.2016-25.01.2017 tarihleri arasında rapor ekinde ayrıntısına yer verilen Kuzey Marmara Otoyolu gişelerinden ihlalli geçişleri nedeniyle davalı şirket adına itiraza konu takip başlatıldığı, Muş İl Emniyet Müdürlüğü'nün 04.12.2020 tarihli yazı içeriğinden ihlalli geçişlere esas plakalı araçların geçiş tarihleri itibariyle davalıya ait olduğu, davacı tarafça davalıya ait araçlara ait HGS/OGS hesaplarının geçişler esnasında sorgulandığı, takibe esas ihlalli geçişler esnasında dava konusu plakalı araçların OGS/HGS hesaplarında yeterli bakiye bulunduğunun davalı tarafça belgelenemediği, ödeme yapıldığına ilişkin makbuz vb. belge görülemediği, PTT Bank Daire Başkanlığı tarafından sunulan ... plakalı araca ait HGS bakiye kayıtlarında takibe konu ihlalli geçişler esnasında davalının HGS hesabında gişe geçiş bedelini karşılayacak yeter bakiye bulunmadığı, sadece 6 geçiş için yeter bakiye bulunduğu, bu geçişler için davacı tarafın ceza bedel talebi olmadığı, davacı talepleri arasında hem çekici hem de dorse plakasına aynı geçiş için yazılmış geçiş veya ceza bedeli tespit edilemediği, aynı tarih ve aynı saatte İstoç-S1B gişe geçişi için talep edilen 2 farklı ücretten birinin iptal edildiği, takip formundaki her bir ihlalli geçiş talebinin, dosya kapsamına sunulan CD kayıtlarındaki geçişler ile tek tek karşılaştırıldığı, takibin 3.710.565 TL geçiş bedeli ve 14.084,80 TL gecikme cezası olmak üzere toplam 17.795, 45 TL asıl alacak, 1.672.49 TL işlemiş faiz ve 301,05 TL (Faiz KDV si) olmak üzere toplam 19.768,99 TL üzerinden (takip tarihi itibariyle) davalı adına devam edebileceği yönünde görüş bildirilmiştir. Davalının adına kayıtlı yük naklinde kullanılan davaya konu aracın römork ve çekici olduğu dikkate alındığında tüketici olarak değerlendirilemeyeceği açıktır. İhlalli geçiş yapan araçların yük naklinde ve ticari kazanç elde etmek için kullanıldığı göz önüne alındığında davalının görev itirazı yerinde görülmemiştir.Davanın dayanağını oluşturan 6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Hizmetleri Hakkında Kanunun 30/5. maddesinde “...(5) 4046, 3465 ve 3996 sayılı kanunlar çerçevesinde işletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapan araç sahiplerinden, işletici şirket tarafından geçiş ücreti ödemeden giriş çıkış yaptığı mesafeye ait geçiş ücreti ile birlikte, bu ücretin on katı tutarında ceza genel hükümlere göre tahsil edilir. ...” hükmü düzenlenmişken 25/05/2018 tarih ve 30431 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 16/5/2018 tarih ve 7144 sayılı Kanunun 18. maddesi ile birinci ve beşinci fıkralarında yer alan “on” ibareleri “dört” şeklinde değiştirilmiştir. Aynı Kanunun 19. maddesi ile 6001 sayılı Kanuna geçici 3. madde ilave edilmiştir. 6001 sayılı Kanuna eklenen Geçici 3. madde de ise “Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce otoyollar ile erişme kontrolünün uygulandığı karayolları için belirlenen geçiş ücretlerini ödemeden yapılmış olan geçişlerde araç sahiplerine bu Kanunun 30. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca tahakkuk ettirilen ancak bu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla tahsilatı yapılmamış olan para cezaları hakkında bu Kanunun 30. maddesinde yer alan oranlar uygulanır.” düzenlemesi yapılmıştır.Kanunun 30. maddesinin, 27.03.2015 tarihli ve 6639 sayılı Kanunun 33. maddesi ile değişiklik yapılan (7) numaralı fıkrasında, geçiş ücreti ödenmeden geçiş yapılması hâlinde ödemesiz geçiş tarihini izleyen on beş gün içinde geçiş ücretini usulüne uygun olarak ödeyenlere bu maddenin (1) numaralı ve (5) numaralı fıkralarında belirtilen cezaların uygulanmayacağı öngörülmektedir.6001 sayılı Kanunun 30/7 maddesinin Anayasa aykırılığı iddiası ile açılan davada, Anayasa Mahkemesi 18.01.2018 tarih, 2017/166 E. 2018/8 Karar sayılı kararında "... İşletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından geçiş ücreti ödenmeden geçiş yapılması hâlinde yaptırım uygulanmasına sebebiyet veren eylem ücret ödemeden geçiş yapılması anında tamamlanmış olacaktır. Bu durumda, kuralda belirtilen ödemesiz geçiş tarihinden itibaren on beş gün içinde geçiş ücretinin ödenmesi hâlinde cezanın uygulanmayacağına ilişkin düzenleme oluşan neticeyi ortadan kaldırılmakta olup ihlalli geçiş eylemini gerçekleştirenler lehine getirilmiş bir düzenlemedir...... kuralda, cezasızlık hâlinin kapsamı, eylemin sonucu olarak öngörülen yaptırımın hangi hâlde uygulanmayacağı, ödemenin hangi süre içinde yapılması gerektiği açık, anlaşılır, uygulanabilir ve nesnel olarak belirlenmiştir. Geçiş ücretinin ödenmesi şekil ve yöntemlerinin tümünün önceden öngörülmesi ve kanun koyucu tarafından tek tek belirlenerek kanun metninde ifade edilmesi oldukça güçtür. Geçiş ücretinin tahsili yöntemlerinin zaman içinde değişip gelişebileceği ve otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından geçiş ücretlerinin tahsili yöntemlerinin benzerlik arz ettiği hususları dikkate alındığında kuralda belirlilik ilkesine aykırılık bulunmamaktadır..." yönünde karar vermiştir. Bu durumda ihlal sebebiyle davacının, davalıya ayrıca bir bildirim yapmasına gerek bulunmadığı anlaşılmaktadır.Somut olayda, davalıya ait olduğu tespit edilen araçların davacı şirketin işlettiği köprü ve otoyollardan ihlalli geçiş gerçekleştirdiği, HGS hesabı bulunan araçlar yönünden geçiş anında ve geçişi takip eden 15 gün içinde geçiş için yeterli bakiyenin bulunmadığı, geçiş esnasında ödeme olmadığında ve OGS/HGS kartlarından para çekilmemesi halinde davalının geçiş ücretini ödemek zorunda olduğu, ayrıca ihlali izleyen on beş gün içinde geçiş ücretinin usulüne uygun olarak ödenmemesi halinde ceza tutarının da ödenmesi gerektiği, buna göre ihlalli geçiş ücreti, ceza tutarı, işlemiş faiz ve KDV borcunun ödenmediği anlaşılmakla mahkemece bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmesi yerinde olmuştur.Dosya kapsamında alınan hükme elverişli bilirkişi raporundan ihlalli geçiş ücreti, ceza tutarı, işlemiş faiz ve KDV bedelinin ödenmediği anlaşılmakla ihlalli geçiş yaptığı sabit olan davalının otoyol geçiş ücretlerine ilişkin borcu, likid ve belirlenebilir nitelikte olduğundan ilk derece mahkemesince karar altına alınan alacak miktarı üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmesi yerinde olduğundan davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi de yerinde görülmemiştir.Açıklanan nedenler ile ilk derece mahkemesi kararında hukuka aykırılık görülmediğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 esastan reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/31 Esas, 2021/834 Karar ve 24/11/2021 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan REDDİNE,2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL harçtan davalı tarafından yatırılan 337,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 277,80 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,3-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi ile aynı Kanunun 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi.06/11/2025