Davacı vekili asıl ve birleşen dava dilekçesinde; müvekkilinin, davalı Bakanlığa bağlı işyerinde alt işverenler nezdinde çalışmaktayken 02.04.2018 tarihinde 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (696 sayılı KHK) kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirildiğini, davacının Öz Sağlık ve Sosyal Hizmet İşçileri (Öz Sağlık-İş) Sendikası üyesi olduğunu, alt işveren bünyesinde çalışmakta iken ücretinin asgari ücretin belirli bir oran fazlası olarak belirlendiğini ve ödendiğini, kadroya geçerken bireysel iş
DAVA KONUSU: Davacı vekili asıl ve birleşen dava dilekçesinde; müvekkilinin, davalı Bakanlığa bağlı işyerinde alt işverenler nezdinde çalışmaktayken 02.04.2018 tarihinde 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (696 sayılı KHK) kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirildiğini, davacının Öz Sağlık ve Sosyal Hizmet İşçileri (Öz Sağlık-İş) Sendikası üyesi olduğunu, alt işveren bünyesinde çalışmakta iken ücretinin asgari ücretin belirli bir oran fazlası olarak belirlendiğini ve ödendiğini, kadroya geçerken bireysel iş sözleşmesi imzaladığını ve ücretinin yine asgari ücretin belirli bir oran fazlası olarak belirlendiğini ancak davalı tarafından 01.01.2019 tarihinden itibaren eksik ödeme yapıldığını iddia ederek ödenmeyen fark ücret, fark ilave tediye, fark ikramiye, fark ulusal bayram ve genel tatil ücreti, fark fazla çalışma ücreti, fark gece çalışması ücreti ile hizmet zammı farkı alacaklarının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. KARAR: Uyuşmazlık, 696 sayılı KHK kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirilen davacı işçinin, kadroya geçişte düzenlenen belirsiz süreli iş sözleşmesi hükümlerine göre ücretinin tespiti ile talep edilen ücret farkı, ilave tediye farkı ve ikramiye farkı alacaklarının bulunup bulunmadığı ile alacakların hesaplanması ve faize ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle temyiz edenin sıfatına göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 3/1 hükmü uyarınca "Kanuna, bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi veya işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade talebiyle açılan davalarda, arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." Maddenin 2. fıkrasında ise "...Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." düzenlemesi yer almaktadır. Somut olayda, asıl dava dosyasında yer alan 15.09.2020 tarihli arabuluculuk başvuru formunda arabuluculuğa konu edilen uyuşmazlığın "İşçi ve işveren ilişkisi" şeklinde yazıldığı, 09.10.2020 tarihli arabuluculuk son tutanağında ise uyuşmazlığın "Asgari ücret tutarının maaşlara yansıtılması ve fazla mesai alacakları" şeklinde belirlendiği, asıl ya da birleşen dava dosyası kapsamında bundan başka bir arabuluculuk başvurusu bulunmadığı, bu hâliyle ikramiye alacağı yönünden arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediği anlaşılmakla; ikramiye alacağı yönünden davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması yerinde değildir.