TEKİRDAĞ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2026/761 KARAR NO : 2026/526 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ...... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : NUMARASI : .../.... Esas - ..../.... Karar DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVANIN KONUSU : DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : KARAR YAZIM TARİHİ : Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk d…
TEKİRDAĞ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2026/761 KARAR NO : 2026/526 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ...... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : NUMARASI : .../.... Esas - ..../.... Karar DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVANIN KONUSU : DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : KARAR YAZIM TARİHİ : Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen "davanın hak düşürücü süre yönünden usûlden reddine" dair karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmakla; dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: A) DAVACININ İDDİASI VE TALEBİ: Davacı vekili ............. tarihinde sunduğu dava dilekçesinde; , Müvekkil şirket ile davalı şirketin aralarında imzaladıkları .......... tarihli Personel Hizmet ve ......... tarihli Danışma Hizmet Sözleşmeleri ile personel temini ve çalıştırılması hususunda anlaşıltıklarını, iş bu sözleşmeler uyarınca müvekkil şirketin davalı şirkete personel temin etttiğini ve temin ettiği personelin de maaşlarını kendisi ödediğini, bu hizmetin bedeli olarak .......... tarihinde .......... TL tutarında fatura düzenlendiğini ve faturanın ...... tarihinde davalıya gönderildiğini, iğini, bu faturanın karşılığının davalı şirket tarafından ödenmemesi üzerine ....... İcra Dairesinin ......./........ Esas Sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, ödeme emrini ......... tarihinde tebliğ alan takip borçlusunun ........ ASTM'nin ....../....... Esas sayılı dosyada verilen konkordato kararı gereği haklarında icra takibi yapılamayacağıın belirterek, icra takibine itiraz ettiğini, İcra Müdürlüğünün ......... tarihli tensip kararı ile ......... ASTM'nin ......./..... Esas sayılı dosyasında verilen karar gerekçe gösterilerek takibin durdurulmasına karar verildiğini, fakat ............ ASTM'nin ...... tarih ve E....../...., K.../...... sayılı kararı ile tüm konkordato tedbirlerinin kaldırılmasına karar verildiğini, bu karara istinaden takibin devamı talebinde bulunduklarında icra Müdürlüğünün ........... tarihli tensip tutanağı ile durdurma şerhinin kaldırılmasına karar verildiğini, akabinde borçlu şirketin borca itiraz nedeni ile duran takipte itirazın iptaline karar verilmeden takibe devam edilemeyeceği, ayrıca takip başlatma yasağı bulunan süreçte başlatılan takibin hükümsüz olduğu, gerekçesiyle takibin durdurulmasına ve dosyada hiçbir işlem yapılmamasına karar verilmesini talep ettiği, bu kez icra müdürlüğünün ........ tarihli tensip kararı ile, konkordato reddedilmiş olsa da borçlunun süresi içerisinde itirazı sebebiyle takibin durduğu gerekçesiyle sistemden durdurma işleminin yapılmasına karar verildiğini, davalının borca itirazının haksız ve kötüniyetli olduğunu, ......... ASTM tarafından konkordato tedbirleri de kaldırıldığından takibe engel bir durum kalmadığını ileri sürerek, davalı takip borçlusunun .......... İcra Müdürlüğünün ....../..... Esas sayılı icra takibine vaki itirazının iptaline, takibin devamına ve davalının asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesini talep etmiştir. B) DAVALININ SAVUNMASI: Davanın İİK 67. Maddesinde düzenlenen 1 yıllık hak düşrücü süreden sonra açıldığını, icra takibinde borca itirazlarının takip alacaklısı davacı yana .......... tarihinde tebliğ edildiğini, ancak eldeki davanın 1 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra ........ tarihinde açıldığını, ayrıca davanın görevsiz mahkemece açıldığını, personel işçi alacakları konulu davada görevli mahkemenin iş Mahkemeleri olduğunu, davanın yetkisiz mahkemece açıldığını, müvekkili şirketin merkez adresinin ...................." olduğunu, bu nedenle .......... iş mahkemelerinin davaya bakmakla yetkili ve görevli olduğunu, davacı yan ticari dava şartı olan arabuluculuğa başvurmuş is de iş uyuşmazlıları kapsamında arabuluculuk sürecinin tamamlanmadığını, müvekkili şirketin davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını, usûlüne uygun muacceliyet ihtarı bulunmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydı ile davalının tüm taleplerinin zamanaşımına uğradığını belirterek, davanın reddini savunmuş ve davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. C) İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: ............ Asliye Ticaret Mahkemesinin ......... tarih ve E..../..., K...../... sayılı kararı ile, "Dava, fatura alacağının ödenmediğinden bahisle başlatılan takibe dair itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. İİK'nın 67/1. hükmüne göre "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir." Dava açılması için Kanun'da 1 yıllık hak düşürücü sürenin öngörüldüğü, bu sürenin hakim tarafından re'sen dikkate alınması gerektiği, borçlunun yapmış olduğu itirazın alacaklıya tebliği ile 1 yıllık sürenin işlemeye başlayacağı anlaşılmakla icra ödeme emrinin ......... tarihinde borçlulara tebliğ edildiği, borçluların .......... tarihli dilekçe ile süresi içinde borca ve tüm ferilerine itiraz ettiği, borca itirazın ............. tarihinde davacı şirkete tebliğ edildiği, davacının ........... tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır. Dosya kapsamına göre davanın 1 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığı sabit olduğundan, Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 2024/3074 Esas, 2024/6421 Karar sayılı ilamında " 2004 sayılı Kanun'un 67 nci maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davasında, icra takip dosyasında borçlu tarafından yapılan itirazın davacı-alacaklıya tebliğ edilmediği bir durumda, zorunlu arabuluculuğa başvurulmuş ise dava açmak için Kanunda öngörülen bir yıllık hak düşürücü sürenin arabuluculuk anlaşamama tutanağının imza tarihinden itibaren başlamayacağına, itirazın davacı-alacaklıya tebliğ edildiği tarihte başlayacağına, " şeklinde belirtildiğinden, hak düşürücü süre niteliğinde olan bu bir yıllık sürenin başlangıcını, genişletici yoruma tabi tutarak alacaklı aleyhine, anlaşamama tutanağının imzalandığı tarih olarak tespit etmek isabetli olmayacağından davanın hak düşürücü süre yönünden usulden reddine dair aşağıda belirtilen şekilde karar verilmiştir." gerekçesi ile; "Davanın usulden reddine" karar verilmiştir. D) İSTİNAF NEDENLERİ: Hükme karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, istinafında; mahkemece verilen kararın hukuka uygun olmadığını ve dosya kapsamı ile örtüşmediğini, gerekçeli kararın bu dosya için yazılmamış olabileceğini, Müvekkil şirket ile davalı şirketin aralarında imzaladıkları ........... tarihli Personel Hizmet ve .......... tarihli Danışma Hizmet Sözleşmeleri ile personel temini ve çalıştırılması hususunda anlaşıltıklarını, iş bu sözleşmeler uyarınca müvekkil şirketin davalı şirkete personel temin etttiğini ve temin ettiği personelin de maaşlarını kendisi ödediğini, bu hizmetin bedeli olarak ......... tarihinde ......... TL tutarında fatura düzenlendiğini, bu faturanın karşılığının davalı şirket tarafından ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibine, ödeme emri davalı şirkete tebliğ edildiğinde yasal süresi içerisinde '............ Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ....../...... Esas sayılı dosyası üzerinden hakkında konkordato kararı verilmiş olduğundan bahisle davalı şirket aleyhine icra takibi yapılamayacağı" gerekçesiyle itiraz edilmesi neticesinde ............. tarihli tensip zaptı ile takibin durdurulmasına karar verildiğini, .......... ASTM'nin kararının konkordato geçici mühlet kararı olduğunu, İİK 288. Md uyarınca geçici mühletin, kesin mühletin sonuçlarını doğurduğunu, geçici mühlet kararının da kesin mühletin sağladığı korumaları içerdiğini, kesin mühletin alacaklılar bakımından sonuçlarını düzenleyen İİK 294. Maddesinde "Mühlet içinde borçlu aleyhine (...) hiçbir takip yapılamaz ve evvelce başlamış takipler durur, ihtiyatî tedbir ve ihtiyatî haciz kararları uygulanmaz, bir takip muamelesi ile kesilebilen zamanaşımı ve hak düşüren müddetler işlemez." dendiğini, bu maddenin konkordato mühleti süresince, alacaklıların borçluya karşı açmış oldukları mevcut takiplerin duracağını belirtmenin yanı sıra aynı zamanda takip işlemiyle kesilebilen zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin de işlemeyeceğini de açıkça hükme bağladığını, itirazın iptali davası açma süresi de, alacaklının takip hakkını kullanmasına bağlı bir hak düşürücü süre olduğundan, konkordato mühleti süresince bu sürenin işlemesinin de duracağını, özetle, ilamsız icra takibine yapılan itirazın ardından borçlu hakkında konkordato geçici mühleti verilmişse ve bu mühlet süresince takip yasağı bulunuyorsa, alacaklının İİK madde 67'de belirtilen bir yıllık itirazın iptali davası açma hak düşürücü süresi işlemeyeceğinden, davanın 1 yıllık hak düşürücü düşürücü süre içerisinde açılmadığı hususunun doğru olmadığını belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, itirazın iptali ile takibin devamına ve davalının asıl alacağın % 20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesini talep etmiştir. E) DELİLLER: ........ Asliye Ticaret Mahkemesinin E......./....., K...../....... sayılı dosyası kapsamı. F) DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKÎ SEBEPLER VE GEREKÇE: Dava, itirazın iptali talebine ilişkindir. Mahkemece; 'borçlunun takibe itirazını ............. tarihinde tebliğ alan davacı takip alacaklısının İİK 67/1. Maddesinde ön görülen 1 yıllık hak düşürücü süreden aonra ........... tarihinde eldeki davayı açtığı, bir yıllık hakdüşürücü sürenin başlangıcının genişletici yorum ile anlaşamama tutanağının imzalandığı tarih olarak esas alınamayacağı, davanın hak düşrücü süre yönünden usûlden reddi gerektiği' gerekçesi ile; "Davanın usûlden reddine' karar verilmiş; Karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi, Dairemizce, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi uyarınca, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, istinaf kanun yoluna başvuran tarafın sıfatı gözetilerek, kamu düzenine aykırılık teşkil eden ve bu nedenle resen gözetilmesi gereken hususlar değerlendirilerek yapılmıştır. Öncelikle belirtmek gerekir ki; gerekçeli karar başlığında tarafların ve taraf vekillerinin adreslerinin yazılmaması HMK'nin 297. maddesine aykırı ise de, bu eksikliğin mahallinde her zaman düzeltilebilmesinin mümkün olduğunu değerlendiren Dairemiz, anılan hususu eleştirmekle yetinmiştir. Dava konusu .......... İcra Müdürlüğünün ......./......... Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde, davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu aleyhine ..........TL alacağın tahsili istemi ile ......... tarihinde başlatılan ilamsız icra takibi olduğu, takipte borç sebebinin " Personel işçi alacakları fazla mesai prim sağlık testleri şirket gideri vs" olarak gösterildiği, ödeme emrinin takip borçlusuna ........ tarihinde elektronik posta yoluyla tebliğ edildiği, ödeme emri henüz tebliğ edilmemişken, takip borçlusu şirket adına vekilince ........... tarihinde takibe itiraz dilekçesi sunarak takibi durduğu, takip borçlusu vekilinin anılan dilekçesinde, müvekkil şirketin, alacaklı tarafa her ne nam ve ad altında olursa olsun herhangi bir borcu bulunmadığını belirterek, borcun tamamına, faize, faiz oranına, faiz türüne, faiz başlangıç türüne ve borcun tüm fer’ilere itiraz ettiklerini ifade etmiş ve ayrıca müvekkili şirket hakkında .............. ASTM'nin ......./......... Esas sayılı dosyasında verilen konkordato kararı gereği müvekkil aleyhine icra takibi yapılamayacağı, yapılan icra takiplerinin de kesin olarak duracağının hüküm altına alındığını, konkordato mühleti içerisinde yer almaya devam eden müvekkil şirket aleyhine takip başlatma ve haciz koyma yasağı bulunduğunu belirterek, takibin durdurulmasını talep ettiği, borçlunun takibe itirazının ......... tarihinde takip alacaklısı yana tebliğ edildiği, takip alacaklısının ............ tarihinde icra dosyasına sunduğu talep dilekçesi ile ....... ASTMnce konulan tüm konkordato tedbirlerinin kaldırılmasına karar verildiğini belirterek, takibin devamını talep ettiği, İcra müdürlüğü ......... tarihinde dosya kayındaki durdurma kaydının kaldırılmasını talep etmiş ise de, Takip borçlusu vekilinin ......... tarihinde 'Takip borca itiraz nedeniyle durmuş olduğundan, itiraz iptal edilmeden devam edilemeyeceğini, ayrıca takibin başlatıldığı tarihte takip başlatma yasağı bulunduğundan takibin hükümsüz kaldığını' belirterek dosyada hiçbir işlem yapılmamasını talep ettiği, ........ tarihli tensip kararı ile 'konkordato talebi reddedilmiş ise de borçlunun bundan bağımsız olarak da takibe itiraz olduğundan sistemden durdurma işleminin yapılmasına' karar verildiği anlaşılmıştır. ........ ASTM'nin ...../...... Esas sayılı dosyası incelendiğinde; davalı takip borçlusu ................ A.Ş.'nin de aralarında bulunduğu davacılar tarafından tarafından ............. tarihinde açılan konkordato talepli dava olduğu (İİK 285 ilâ 308/h adi konkordatodan kaynaklanan), Mahkemenin ............. tarihli tensip kararı ile, ......... tarihinden itibaren üç ay süre ile geçici mühlet kararı verildiği ve Konkordato geçici mühleti içinde borçlular aleyhine 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna göre yapılan takipler de dahil olmak üzere hiçbir takip yapılamayacağından hangi nedene dayanırsa dayansın borçlular hakkında muhafaza işlemleri de dahil tüm takip işlemlerinin yapılmasının önlenmesine ve evvelce başlamış takiplerin durdurulmasına, borçlular aleyhine ihtiyatî tedbir ve ihtiyatî haciz kararlarının uygulanmasının önlenmesine' karar verildiği, Mahkemenin ............ tarihli ara kararı ile geçici mühlet kararının ............ tarihinden itibaren 2 ay süre ile uzatılmasına, verilen tedbirlerin bu süre zarfında aynen devamına karar verildiği, .............. ASTM'nin .......... tarih ve E...../......, K....../...... sayılı kararı ile; davanın feragat nedeniyle reddine, hüküm tarih itibarıyla tedbirlerin kaldırılmasına ve komiser heyetinin görevine son verilmesine karar verildiği anlaşılmıştır. ........ Arabulculuk Bürosunun ...../..... büro no, ...../............ ticari arabuluculuk dosya nolu arabuluculuk dosyası incelendiğinde, davacının ........ İcra Müdürlüğünün ..../........ Esas sayılı icra takibine vaki itirazın iptali, icra inkâr tazminatı ve tüm verileri için ....... tarihinde ticari zorunlu arabuluculuk yoluna başvurduğu, arabuluculuk sürecinin .......... tarihinde anlaşamamaya ilişkin son tutanağın düzenlenmesi ile son bulduğu anlaşılmıştır. Yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya dönüldüğünde, İstinafa konu olan ve çözülmesi gereken uyuşmazlık, konkordato geçici mühlet süresince geçerli takip yapılmasının önlenmesi ve evvelce başlamış takiplerin durdurulması yönündeki tedbirin İİK 67/1 de ön görülen 1 yıllık hak düşürücüsü süreyi etkileyip etkilemeyeceği noktasında toplanmaktadır. Davalının konkordato talebiyle açtığı ......... Asliye Ticaret Mahkemesinin ....../....... Esas sayılı dosyasının yargılaması sırasında davalı borçlu hakkında ......... tarihinden itibaren 3 aylık geçici mühlet kararı verilmiş, bu süre ......... tarihinden itibaren 2 ay süre ile uzatılmış, Mahkemenin .......... tarihli kararı ile davanın feragat nedeni ile reddedilmiş olup, anılan konkordato dosyasında feri müdahil olarak yer alan davacı ise geçici mühlet süresi içerisinde ......... tarihinde davalı hakkında işbu dava konusu icra takibini başlatmıştır. ............ ASTM dosyası kapsamında verilen geçici mühlet süresi içerisinde davalı hakkında konkordatoya tabi borç için icra takibi yapılamayacağından geçici mühlet süresi içerisinde tedbir devam ederken ............... tarihinde başlatılan icra takibi geçerli olmamakla birlikte; İİK 67/1 maddesi uyarınca itirazın iptali davası, ödeme emrine itirazın alacaklıya tebliğinden itibaren bir yıl içinde açılmak zorunda olup, anılan bu süre hak düşürücü süre niteliğindedir. Hak düşürücü süreler kamu düzenine ilişkin olup, mahkemece re'sen dikkate alınır ve tarafların iradesine bağlı olmaksızın uygulanır. Davacı tarafça ileri sürülen konkordato yargılaması kapsamında verilen geçici mühlet ve tedbir kararlarının İİK 67/1'de öngörülen hak düşürücü süreyi durdurucu veya kesici bir etkisi bulunmamaktadır. Somut olayda, borçlunun icra takibine itirazı alacaklıya .............. tarihinde tebliğ edilmiş olup, bir yıllık hak düşürücü sürenin son günü .........'tir. Eldeki dava ise ................ tarihinde açılmış olup, bu hâliyle davanın yasal bir yıllık hak düşürücü sürenin geçmesinden sonra açıldığı sabittir. Hâl böyle olunca, davacının eldeki itirazın iptali davasının 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açmadığı yönündeki ilk derece mahkemesi tespitinin yerinde olduğu, kaldı ki, konkordato geçici mühlet süresi içerisinde başlatılan icra takibinin geçerli bir takip olmadığı nazara alındığında davanın usûlden reddine dair ilk derece mahkemesi kararında usûl ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı sonucuna Dairemizce varılmış, davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf itirazlarına itibar edilmemiştir. Bu itibarla ilk derece mahkemesince davanın hak düşürücü süre nedeniyle usûlden reddine karar verilmesi yerinde olup, davacı vekilinin aksi yöndeki istnaf itirazına itibar edilmemiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-) Davacı vekilinin inceleme konusu ilk derece mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-) İstinaf eden davacıdan alınması gereken istinaf karar ilam harcı peşin olarak alındığından, ayrıca harç alınmasına yer olmadığına, 3-) İstinaf eden tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-) İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-) Kullanılmayan gider avansının HMK'nin 333. maddesi uyarınca ilgilsine iadesine, 6-) Kararın Dairemizce taraflara tebliğine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda HMK'nin 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki (2) hafta içerisinde, Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere 06/05/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan E-İmza Üye E-İmza Üye E-İmza Katip E-İmza * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*