T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/683 - 2025/1733 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/683 KARAR NO : 2025/1733 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 27/09/2023 NUMARASI : 2022/505 Esas - 2023/497 Karar DAVACI : POSTA VE TELGRAF TEŞKİLATI A.Ş. - ...…
T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/683 - 2025/1733 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/683 KARAR NO : 2025/1733 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 27/09/2023 NUMARASI : 2022/505 Esas - 2023/497 Karar DAVACI : POSTA VE TELGRAF TEŞKİLATI A.Ş. - ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : GÖLGÖREN İNŞAAT NAKLİYAT PETROL MADENCİLİK TURİZM GIDA SANAYİ VE DIŞ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ -... VEKİLİ : Av. ... DAVA : Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 04/10/2022 KARAR TARİHİ : 15/10/2025 KR. YAZIM TARİHİ : 21/10/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin yurt içinde ve yurt dışında her türlü taşımacılık hizmetlerini de içerecek şekilde posta, koli, kargo ve lojistik hizmetleri, bankalara destek hizmeti, parasal posta hizmeti, ödeme hizmetleri, elektronik sertifika hizmet sağlayıcılığı, elektronik ortam dahil her türlü tebligat ve telgraf hizmetine ilişkin faaliyetler ile esas sözleşmesinde belirlenen diğer faaliyetleri yürüttüğünü, 690 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnameyle gelen değişiklikle ödeme hizmet sağlayıcısı ve elektronik hizmet kuruluşu olarak hizmet sunabilme yetkisine kavuştuğunu, ülke geneline yayılmış binlerce şubesi ile müşterilerine 7 gün 24 saat hizmet verdiklerini, müvekkilinin kamu hizmetini yerine getirdiğini, şirketleri ile davalı Gölgören İnşaat Nakliyat Petrol Madencilik Turizm Gıda Sanayi ve Dış Ticaret Limited Şirketi arasında 26/12/2017 tarihinde İzmit - Karamürsel ve İzmit - Gebze Tali Posta Hatları Posta Taşıma İşine İlişkin Hizmet Alımı Sözleşmesi akdedildiğini, şirketlerinin 3065 sayılı KDV Kanununun 9. maddesi ve KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C.2.1.3.2.5.) bölümü uyarınca, söz konusu sözleşmelere istinaden anılan Şirkete yaptığı ödemelerden KDV tutarının 9/10’unu sorumlu sıfatıyla tevkif edip kendi vergi dairesine ödenmesi gerekmekle birlikte KDV tutarının tamamı anılan Şirkete ödenmiş, akabinde ise KDV mevzuatından kaynaklanan zorunlulukların gereği olarak 9/10 oranındaki tevkif KDV’yi 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 371. maddesi hükümlerine göre pişmanlıkla vergi dairesine beyan ederek ödenmek durumunda kaldıklarını, söz konusu KDV tutarının vergi dairesine ödenmesi üzerine, davalı yükleniciye yazılan 25/02/2021 tarihli ve 6376 sayılı yazı ile şirketlerinin KDV tevkifatı uygulamasında faturadan doğan KDV üzerinden kesinti yaparak yüklenici Şirket adına sorumlu sıfatıyla vergi dairesine ödemekle yükümlü iken, yüklenici Şirketin de KDV Genel Uygulama Tebliğinin “Belge Düzeni” başlıklı bölümü kapsamında Şirketlerine tevkifat tutarını göstermek suretiyle fatura düzenlemek ve “Satıcıların Beyanı” başlıklı bölümünde yapılan açıklamalar çerçevesinde bu tevkifatlı işleme uygun şekilde 1 No.lu KDV beyannamesi vermekle yükümlü olduğunu, davalı firma tarafından katlanılması gereken vergi yükünün hak ediş ödemelerinde yükleniciye KDV’nin tevkifat yapılmaksızın tam olarak ödenmiş olması sebebiyle Şirketleri üzerinde kaldığı, bu nedenle, anılan davalı şirkette sebepsiz zenginleşme yaratan bu durum karşısında Şirketleri adlarına vergi dairesine yatırılan 135.512,75.-TL.’ nın Şirketlerine iade edilmesi gerektiği, davalının bugüne kadar söz konusu alacaklarını şirketlerine ödemediğini, gerek başka firmalarla yapılan benzer mahiyetteki sözleşmelere konu hizmet alımları dahilinde çalışan personelin idaresi, kontrolünün şirketleri olduğu, şirketleri asıl işveren olduğu yönünde kesinleşmiş yargı kararlarının bulunması ve gerekse Gelir İdaresinin Şirketlerine verilen görüşünün bu gibi alımlarda işgücü temin hizmeti kapsamında 9/10 oranında tevkifat yapılması gerektiği yönünde olması hususları dikkate alındığında, herhangi bir vergi tarhiyatına ve cezaya muhatap kalmamak bakımından, geçmişte tevkifat yapılmayan işlemler bulunup bulunmadığının Şirketimizce tetkiki neticesinde tespit edilen tutar 2015/1 ila 2019/10 dönemlerine ilişkin olarak 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 371. maddesi kapsamında pişmanlıkla, ilgili vergi dairesine beyan edilmiş olup bu tutara Gölgören İnşaat Nakliyat Petrol Madencilik Turizm Gıda Sanayi ve Dış Ticaret Limited Şirketi nden tevkif edilip vergi dairesine yatırılması gereken tutar da dahil olduğu, beyan edilen vergi ve hesaplanan toplam meblağdan 371.594.000,00 TL’si 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanunun geçici 8. maddesinde yer alan hüküm kapsamında Şirketlerine ait 33 adet taşınmazın Hazine devredilmesi suretiyle, 16.315.287,12 TL'si ise nakit olarak ödendiği, beyan ve ödeme işlemlerini müteakip, Gölgören İnşaat Nakliyat Petrol Madencilik Turizm Gıda Sanayi ve Dış Ticaret Limited Şirketi KDV’sinin 9/10’u da vergi dairesine beyan edilerek ödendiğinden bu kez anılan Gölgören İnşaat Nakliyat Petrol Madencilik Turizm Gıda Sanayi ve Dış Ticaret Limited Şirketi ne 25/02/2021 tarihli ve 6376 sayılı yazı yazılarak yüklenici tarafından katlanılması gereken vergi yükünün hak ediş ödemelerinde anılan Şirkete KDV’nin tam tevkifat yapılmaksızın tam ve peşin ödenmiş olması sebebiyle Şirketimiz üzerinde kaldığı, bu nedenle, yüklenici firmada sebepsiz zenginleşme yaratan bu durum karşısında Şirketimizce adlarına vergi dairesine yatırılan,1.855.764,88.TL’nın Şirketlerine iade edilmesi gerektiği, yüklenici davalının , bahis konusu sözleşmeden kaynaklı faturalara ilişkin olarak, söz konusu bedelleri haksız olarak uhdesinde tuttuğu ve mamelekindeki haksız artış durumu; mükellefi olduğu vergi miktarlarını Hazinenin kasasına intikal ettirip ettirmediği hususunun Gelir İdaresi Başkanlığından (mükellefi olduğu vergi dairesinden) sorulması neticesinde ortaya çıkarılabileceği, tacir olan taraflar arasındaki özel hukuk münasebetini düzenleyen sözleşme/sözleşmelerin/ şartnamelerin yukarıda anılan maddeleri gereğince, söz konusu verginin ödenmesinden adı geçen yüklenici durumundaki Gölgören İnşaat Nakliyat Petrol Madencilik Turizm Gıda Sanayi ve Dış Ticaret Limited Şirketi ’nın sorumlu olduğu taraflar arasında kararlaştırılmış olup, istirdatı talep edilen meblağdan davalının sorumlu olduğu, dolayısıyla Gölgören İnşaat Nakliyat Petrol Madencilik Turizm Gıda Sanayi ve Dış Ticaret Limited Şirketi ’nın sebepsiz yere zenginleştiği açık olduğu, bu nedenlerle tüm bilgi ve belgelerle hukuki gerekçeleri de gözetildiğinde; Gölgören İnşaat Nakliyat Petrol Madencilik Turizm Gıda Sanayi ve Dış Ticaret Limited Şirketi ’den olan Şirketilerinin alacağının işlemiş avans faiziyle birlikte yasal yoldan tahsili gerektiği, davalının iyi niyetli olmaması ve alacak meblağının yüksek oluşu göz önünde bulundurulduğunda bir Kamu Kuruluşu olan Şirketimizin biran evvel alacağına kavuşmasını teminen ivedilikle ihtiyati haciz talep edildiği, bu nedenlerle fazlaya dair talep hakları saklı kalmak kaydıyla toplam 65.716,76- TL'nin 01.03.2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan rücuen tahsiline ve taşınır, taşınmaz, bankadaki mevduatlarına ve üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları hakkında alacak miktarı kadar ihtiyati haczine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Normal şartlarda davacı tarafça müvekkile ödenmesi gereken tutar üzerinden KDV tevkifatının resen yapılması ve KDV'nin kesilerek müvekkile ödeme yapılması gerektiği, bu yönden bakıldığında davacının kendi kusuru ile hareket ettiği görüleceğini, zira, davacı kendi kusurlu fiilinden kaynaklanan bir sonucu işbu dava ile müvekkile yüklemek istediğini, ayrıca, davacının bu eylem sebebiyle bir zararı bulunmadığını, dava konusu tutar resen kesilerek 2 nolu beyanname ile vergi dairesine bildirilmeli, bu durumda müvekkil KDV'den yararlanabilir ve indirim listesine kaydedebilecekken bu durum yapılmadan doğrudan müvekkile ödeme yapılmış. müvekkile ödenen KDV indirim listesine müvekkil tarafından kaydedilmiş ve muhasebeleştirilerek vergi dairesine ödenmiş yani dava konusu KDV'nin vergi dairesine ödenmesi gerekiyor ise zaten müvekkil tarafından ödendiğini, tüm bu sebeplerle şartları oluşmayan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini beyan etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ : İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; " ... Davanın REDDİNE ... " karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkil şirketçe davalı yanın yararına ödeme işlemi yapıldığını, uzman görüşünü içeren rapor ile Bilirkişi Raporu çelişki içerdiğini, dava dilekçesinde de detaylı olarak belirtilen ve Uzman görüşü de içeren Raporun dosyada mübrez olduğu; ancak bilirkişi raporunun bu durumlarla çeliştiği görüldüğünden dosyanın farklı bir bilirkişiden rapor alınmak suretiyle devamının veyahut Ek rapor alınarak Uzman görüşüyle farklı görüşlerin neden çeliştiğinin açıklanması gerekmekte iken yerel mahkemece bu hususlar hiç değerlendirilmediğini, davalı şirket açıkça kötü niyetli olup yüklenici davalı, müvekkil şirkete düzenlediği faturaları tevkifatsız olarak düzenlemiş ve faturalarda tüm KDV’yi müvekkil davacı şirketten tahsil edilecek KDV olarak gösterdiğini, davalı şirketin sebepsiz zenginleştiğini zira mevzuat gereği davalıya ödenmemesi gerekirken peşinen ve tam olarak ödenen bir vergi meblağı, gerekli düzeltme işlemleri yapılmak suretiyle davacı şirketçe bir kez de vergi dairesine ödenmiş olduğundan sadece aracısı oldukları bir vergiyi müvekkil şirkete iade etmemesi davalı yanın malvarlığında haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olarak artışa sebep olduğunu, yerel mahkemece bu husus da hiç değerlendirilmediğini beyan ederek, yerel mahkeme kararının kaldırılması, davanın kabulüne karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur. DELİLLER: Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 27/09/2023 Tarih - 2022/505 Esas - 2023/497 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; davacı PTT A.Ş. ile davalı inşaat şirketi arasındaki taşımaya ilişkin hizmet alım sözleşmesinden kaynaklanan edimin ifası sırasında davacı şirketin 3065 sayılı kanunun 9. Maddesi KDV genel uygulama tebliği, (1-c.2.1.3.3.2.5 tebliği maddesi) istinaden davalı şirkete yapılan ödemelerde KDV tutarının 9/10'nunu sorumlu sıfatıyla kesinti yapmak suretiyle kendi vergi dairesine ödemesi gerekirken KDV tutarının tamamının davalı şirkete ödenmesi neticesinde fazla ödemenin oluşup oluşmadığının tespiti istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır. Dosyanın incelenmesinde; Davacı tarafından vergi mevzuatından kaynaklı davalının ihmalinden doğan fazla ödemek zorunda kaldığı 65.716,76 TL'nin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iadesini istemiştir. Davalı tarafından istinaf talebinde vergilendirme işleminin davacının kendi hatasından kaynaklandığını buna rağmen vergi ödemesinin tarafından yapıldığını, bu durumda kendisi tarafından kaynaklanan bir ihmal nedeniyle kurumun herhangi bir zararının bulunmadığını beyan etmiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 77/1.maddesine göre; Haklı bir sebep olmaksızın, bir başkasının malvarlığından veya emeğinden zenginleşen, bu zenginleşmeyi geri vermekle yükümlüdür. Yine aynı yasanın 78.maddesine göre ise; Borçlanmadığı edimi kendi isteğiyle yerine getiren kimse, bunu ancak, kendisini borçlu sanarak yerine getirdiğini ispat ederse geri isteyebilir. Şüphesiz ki, zenginleşmenin isteneceği kişi, malvarlığını haklı bir sebep olmaksızın alan kişidir. İlk Derece Mahkemesi 26/07/2023 Tarihli bilirkişi raporunda; Davacı PTT AŞ. İle Davalı Gölgören İnş. Nk. Petr. Mad. Turz. Gıda San. Ve Dış Tic. Ltd. Şti. arasındaki sözleşmenin 26.12.2017 tarihinde imzalandığı, KDV Kanunu uyarınca yayımlanan 1 seri Nolu KDV Uygulama Genel Tebliği ile Yük taşıma işlemlerine ilişkin olarak Tevkifat uygulaması 01.03.2021 tarihinde yürürlüğe girdiği, öncesinde bu hizmetlere ilişkin olarak Tevkifat kapsamına girecek herhangi bir düzenleme bulunmadığı, bu nedenle yapılan hizmetler yönünden fatura üzerinde Genel Oran olan %18 oranında KDV hesaplanması yapılan işlem yönünden mevzuata uygunluk bulunduğu bildirilmiştir. Davalı tarafından ortada bir zararın bulunmadığı, davacı tarafından vergi kesintisi yapılmadan yapılan ödeme üzerine, kendisi tarafından ilgili vergiler ödenmek suretiyle fatura düzenlendiği ve vergilerin ödendiği bildirilmiştir. Davacı tarafından vergi ödemesinin hiç yapılmadığı da iddia edilmemektedir. Ahlat Malmüdürlüğünün 20/02/2023 tarihli müzekkere cevabında da, ödemelerin kim tarafından yapıldığı tespit edilememekle birlikte, ilgili KDV ödemelerinin yapıldığı görülmektedir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 77-(1) maddesine göre; Haklı bir sebep olmaksızın, bir başkasının malvarlığından veya emeğinden zenginleşen, bu zenginleşmeyi geri vermekle yükümlüdür. Yine aynı yasanın 78.maddesine göre ise; Borçlanmadığı edimi kendi isteğiyle yerine getiren kimse, bunu ancak, kendisini borçlu sanarak yerine getirdiğini ispat ederse geri isteyebilir. Şüphesiz ki, zenginleşmenin isteneceği kişi, malvarlığını haklı bir sebep olmaksızın alan kişidir. Somut olayda; davacının vergi ödemesini mükerrer yapması nedeniyle davalının herhangi bir zenginleşmesinin olmadığı, sebepsiz zenginleşenin Maliye Hazinesi olduğu, davacının kendi mevzuatından kaynaklı yapmak istediği düzenlemelerin bu dava yolu ile gidermesinde hukuki yararı bulunmadığı bu nedenle mahkemenin gerekçesinin yerinde olduğu değerlendirilerek başvurunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. Gerekçeli karar başlığında; taraf vekillerinin adresinin yazılmaması 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir. Tüm bu açıklamalara, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak, davacının istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca; ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Alınması gerekli 615,40 TL karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 1.122,28 TL harçtan mahsubu ile fazla yatırılan 506,88 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 4-İstinaf eden tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına, 5-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine, 6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 8-Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.15/10/2025 Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*