T.C.İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 15.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/1 KARAR NO : 2026/356 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 08/06/2021 NUMARASI : 2017/151 Esas, 2021/653 Karar DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ :16/03/2026 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde ya…
T.C.İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 15.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/1 KARAR NO : 2026/356 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 08/06/2021 NUMARASI : 2017/151 Esas, 2021/653 Karar DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ :16/03/2026 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili; müvekkili ile davalı arasında müvekkilinin maliki olduğu ... Evleri'nde bulunan evin dekorasyonu için 30/04/2014 tarihli sözleşme imzalandığını, davalının evin tadilat işini üstlendiğini, işin bedelinin toplam 21.350,00 TL olarak belirlendiğini, ödemenin ilki 01/06/2014 tarihinde olmak üzere 2.135,00 TL bedelli 10 adet senet ile yapılmasının kararlaştırıldığını, tadilatın 01/08/2014 tarihinde başlatılmasının kararlaştırıldığını, müvekkili tarafından ilk 3 senet bedelinin ödendiğini, ancak davalı tarafça işe başlanılmadığını, buna rağmen 01/09/2014 vade tarihli 4. Senedin icra takibine konu edildiğini, davalı tarafça hiçbir işlem yapılmamasına rağmen senedin takibe konulmasının kötü niyetli olduğunu belirterek, müvekkili tarafından keşide edilen senetler nedeniyle davalı yana borçlu olmadığının tespitine, senetlerin iptaline, davalı yana ödenen 6.405,00 TL'nin istirdadına ve takip miktarının %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili; Müvekkilinin akde aykırı hiçbir eyleminin bulunmadığını, davacının taşınmazı teslim etmemesi nedeniyle dekorasyona fiilen başlanamadığını, işin bedelinin toplam 21.350,00 TL olduğunu, bunun %20'sine tekabül eden 4.270,00 TL tutarlı kısmının proje tasarım hizmet bedeli olduğunu, müvekkilinin sözleşmeye istinaden bir takım malzeme alımları yaptığını, bu malzemelerin satış bedelinin 2.818,09 TL+KDV olduğunu, davacı tarafça yapılan 6.405,00 TL ödemenin proje bedeline ve alımı yapılan malzemeye ilişkin olduğunu, icra tehdidi altında ödenen bir para bulunmadığını, bu nedenle ödemenin istirdadının talep edilemeyeceğini, projenin ve malzemeler listesinin davacının onayına sunulduğunu, davacının taşınmazı teslim etmesinin uzun bir süre beklenildiğini, taşınmazın teslim edilmeyeceğinin anlaşılması üzerine davacı yan ile mutabakat yapılmaya çalışıldığını, ancak davacının bu çağrılara cevap vermediğini, alacak bakiyesinin tahsili için senedin icra takibine konulduğunu, diğer senetlerin müvekkilinin kasasında olduğunu, sözleşmenin karşılıklı olarak sona erdirilirse hesap mutabakatı çerçevesinde davacıya teslim edilmek üzere bekletildiğini, davacının iddiaların yersiz ve kötü niyetli olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece; Taraflar arasında imzalanan 30/04/2014 tarihli sözleşmenin eser sözleşmesi niteliğinde olduğu, sözleşme ile davalı yanın davacıya ait evin tadilat işlerinin yapımının üstlenildiği, karşılığında ise davacı yanın toplam 21.350,00 TL ödeme yapmayı üstlendiği, ödemenin her biri 2.135,00 TL bedelli 10 adet senetle yapılmasının kararlaştırıldığı, her ne kadar senet asılları ve örnekleri dosyaya sunulmamış ise de, senetlerin davalı yanın ticari defter ve kayıtlarında yer aldığı, her iki tarafın da kabulünde olduğu, sözleşmenin 4. Maddesine göre davalının dekorasyon projelerinin ve dekorasyonda kullanılacak malzeme listesinin davacı tarafından onaylanması ve taşınmazın anahtarının imalata uygun şekilde davalı yana teslimi ile başlayacağının belirtildiği, davacı tarafça davalı yana anahtar teslimi yapıldığına ilişkin dosyada herhangi bir delilin bulunmadığı, davacı yanın işe başlanılamamasına sebebiyet verdiği, esasen davacı yanın eldeki dava ile sözleşmeden dönme iradesinde bulunduğu, sözleşmeden dönme halinde tarafların aldığı şeyi geri vermesi gerektiği, ancak varsa yapılan masraf ve zararların tazmininin gerektiği, bu kapsamda davalı tarafça tadilat için gerekli projenin yapıldığı, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 3.1. ve 5.1 maddelerine göre proje bedelinin sözleşme bedelinin %20'si olarak kararlaştırıldığı, davalı tarafça projenin davacının taşınmazına özel olarak hazırlandığı, bu hali ile proje bedeli olarak 4.270,00 TL'nin davalı tarafça talep edilebileceği, davalı tarafça 2.818,09 TL tutarında malzeme alımı yapıldığı, ancak alınan malzemelerin davacının projesine özel olarak alınmadığı, davalı tarafça başka işlerde işbu malzemelerin kullanılabileceği, kaldı ki davalı tarafından da işbu malzemelerin başka işlerde kullanıldığının belirtildiği, bu hali ile anılan malzeme bedelleri nedeniyle davalının bir zararının oluşmadığı, davacı tarafından davalı yana 3 adet senet bedeli olarak toplamda 6.405,00 TL ödeme yapıldığı hususunun tarafların da kabulünde olduğu, davalı yanın talep edebileceği proje bedelinin yapılan ödemeden mahsubu ile 2.125,00 TL tutarında istirdadının talep edilebileceği, davacı tarafından istirdadı talep edilen tutara faiz talep edilmediğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığı, davacı tarafça ödemesi yapıldığı belirtilen 01/06/2014 tarihli, 01/07/2014 tarihli ve 01/08/2014 tarihli 3 adet senet bedeli nedeniyle borçlu olunmadığının talep edildiği, ancak anılan senet bedellerinin dava açılmadan önce ödenmiş olması nedeniyle işbu senetlere ilişkin menfi tespit isteminin yerinde olmadığı, davacı yanın 01/09/2014 tarihli, 01/10/2014 tarihli, 01/11/2014 tarihli, 01/12/2014 tarihli, 01/01/2015 tarihli, 01/02/2015 tarihli, 01/03/2015 tarihli toplam 14.945,00 TL bedelli 7 adet senet nedeniyle davalı yana borçlu olmadığı, davalı yanın kötüniyeti sabit olmadığından davacının kötüniyet tazminatı isteminin yerinde olmadığı gerekçesiyle, 1-Davacının; 01/06/2014 tarihli 2.135,00.-TL bedelli, 01/07/2014 tarihli 2.135,00.-TL bedelli ve 01/08/2014 tarihli 2.135,00.-TL bedelli senetler yönünden borçlu olmadığının tespitine ve senetlerin iptaline yönelik isteminin hukuki yarar yokluğu nedeni ile usulden reddine, 2-Davacının; 01/09/2014 tarihli 2.135,00.-TL bedelli, 01/10/2014 tarihli 2.135,00.-TL bedelli, 01/11/2014 tarihli 2.135,00.-TL bedelli, 01/12/2014 tarihli 2.135,00.-TL bedelli, 01/01/2015 tarihli 2.135,00.-TL bedelli, 01/02/2015 tarihli 2.135,00.-TL bedelli, 01/03/2015 tarihli 2.135,00.-TL bedelli senetler nedeni ile davalı yana borçlu olmadığının tespitine ve senetlerin iptaline, 3-Davacının istirdat isteminin kısmen kabulü ile; 2.135,00.-TL'nin davalıdan istirdatı ile davacı yana verilmesine, aşan istemin reddine, 4-Davalı yanın kötü niyeti sabit olmadığından kötü niyet isteminin reddine, karar verilmiştir. İSTİNAFLAR; A-)Davacı vekili istinafında; 1-)01.06.2014, 01.07.2014, 01.08.2014 tarihli senetlerin iptaline yönelik taleplerinin hukuki yarar yokluğundan usulen reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, 2-)Proje bedelinin müvekkiline yansıtılamayacağını, müvekkili sözleşme gereğini yerine getirdiği halde davalı tarafından kötü niyetle sözleşme konusu tadilatın başlatılmadığını, ödemelerini zamanında yapan müvekkilinin davalıya zamanında anahtar teslimi yapmaması ve davalının işini yapmasını engellemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davalının, müvekkilinin yapmış olduğu ödemelere rağmen işe zamanında başlamadığını ve yapılan ödemelerin bir kısmı da proje bedeli olarak değerlendirdiğini, davalının yapmış olduğu başkaca tadilatlarda kolaylıkla kullanabileceği projenin müvekkile has olarak değerlendirilmesi ve müvekkilinin kusuru bulunmadığı halde bu bedelin müvekkiline yansıtılmasının hukuka aykırı olduğunu, 3-)Davalının kötü niyetli olduğu sabit olduğundan hakkında kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, 4-)Hükmedilen vekalet ücretlerinin hatalı olduğunu, kabul ve ret oranına göre nispi vekalet ücreti takdir etmesi gerekirken, vekalet ücretinin maktu olarak hesaplandığını ve her iki taraf için de hatalı vekalet ücretine hükmedildiğini belirterek, kararının kaldırılmasını ve yeniden yargılama yapılarak talepleri doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. B-)Davalı vekili istinafında; 1-)Davacı ödemiş bulunduğu 6.405,00 TL'yi cebri icra tehditi altında ödemediğinden istirdat talebinin kısmen de olsa kabulünün hatalı olduğunu, 2-)Kaldı ki malzeme bedeli de eklendiğinde davacının aslında borçlu durumda olduğunu, bu malzemelerin satış bedelinin 2.818,09 + KDV olduğunu, bu tutarın hesaplamada dikkate alınmaması sebebiyle kararın hatalı olduğunu, 3-)Müvekkilinin davanın açılmasında herhangi bir kusuru bulunmadığından, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinden sorumlu tutulmaması gerektiğini belirterek, kararın kaldırılıp davanın tümden reddine, mümkün değilse kararın aleyhe olan hususlar yönünden kaldırılarak yerel mahkemeye gönderilmesine, davanın kabulü durumunda, müvekkilinin vekalet ücreti ve yargılama giderlerinden sorumlu tutulmamasına karar verilmesini talep etmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı iş sahibi, davalı yüklenicidir. Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit, senet iptali ve istirdat taleplerine ilişkindir. Davacı iş sahibi tarafından, evinin dekorasyonuna ilişkin olarak davalı ile yapılan 30/04/2014 tarihli sözleşme kapsamındaki edimlerin davalı yüklenici tarafından yerine getirilmediği, işe hiç başlanmadığı iddiasıyla, davalı yana bu sözleşme kapsamında verilen senetler (İstanbul 33. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından takibe konulan 2.135,00 TL bedelli senet dahil) nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti ve yapılan ödemelerin istirdadı talep edilmiş; davalı yüklenici tarafından ise, davacının taşınmazı teslim etmemesi nedeniyle işin ifasına başlanamadığı, kararlaştırılan iş bedelinin 4.270,00 TL'sinin proje tasarım hizmet bedeli olduğu, ayrıca sözleşmeye istinaden 2.818,09 TL+KDV bedelli bir takım malzeme alımları yaptığı, davacı tarafça yapılan 6.405,00 TL ödemenin proje bedeline ve alımı yapılan malzemeye ilişkin olduğu savunularak, davanın reddi istenmiştir. Dosya kapsamı değerlendirildiğinde; Taraflar arasındaki 30/04/20214 tarihli eser sözleşmesine konu işlerin yapımına davalı yüklenici tarafından hiç başlanmadığı, davacı iş sahibi tarafından açılan işbu dava ile sözleşmeden dönüldüğü, ilk derece mahkemesinin gerekçeli kararında dosya kapsamına uygun bir şekilde değerlendirdiği ve tespit ettiği üzere, davacı tarafça sözleşmenin 4. Maddesi gereğince davalı yana anahtar teslimi yapıldığına ilişkin dosyada herhangi bir delil bulunmadığından sözleşmeden dönmede davacının kusurlu olduğu ve bu sebeple davalı yüklenicinin bundan kaynaklı zararlarını (yaptığı işlerin bedeli ile birlikte) karşılaması gerektiği, yine gerekçeli kararda davalının bu kapsamda hak ettiği proje bedelinin doya kapsamına uygun bir şekilde belirlendiği, davalı yüklenici tarafından alınan malzemelerin başka işlerde kullanılması mümkün olduğundan bunların bedelinin hesaplamada dikkate alınmamasının da yerinde olduğu, davacı tarafından davalı yana 3 adet senet bedeli olarak toplamda 6.405,00 TL ödeme yapıldığı hususununda bir ihtilaf bulunmadığı, buna göre, davalının hak ettiği 4.270,00 TL proje bedeli bu ödeme miktarından mahsup edildiğinde davacının davalıdan 2.125,00 TL'nin istirdadını talep edilebileceği ve kalan toplam 14.945,00 TL bedelli 7 adet senet nedeniyle de davalı yana borçlu olmadığı, davalı yanın kötüniyeti sabit olmadığından davacının kötüniyet tazminatı isteminin yerinde olmadığı, kabul ve reddedilen (4.270,00 TL) miktarlar göz önünde bulundurulduğunda Mahkemece karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hükmedilen vekalet ücretlerinin de yerinde olduğu anlaşılmakla, ilk derece mahkemesince de bu değerlendirmeler doğrultusunda verilen istinafa konu karar usul ve yasaya uygun bulunmaktadır. Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 08/06/2021 tarih ve 2017/151 Esas, 2021/653 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2-Davacıdan alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan 59,30 TL'nin mahsubu ile bakiye 672,70 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Davalıdan alınması gereken 1.166,73 TL istinaf karar harcından peşin alınan 291,69 TL'nin mahsubu ile bakiye 875,04 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 4-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerlerinde BIRAKILMASINA, 5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a bendi gereğince KESİN olmak üzere 16/03/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.