9. Hukuk Dairesi 2016/19470 E. , 2020/6703 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: YARGITAY KARARI A) Davacı İsteminin Özeti: Davacı vekili, müvekkilinin davalıya ait ana okulunda 13.07.2006 tarihinde öğretm
**9. Hukuk Dairesi 2016/19470 E. , 2020/6703 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: YARGITAY KARARI A) Davacı İsteminin Özeti: Davacı vekili, müvekkilinin davalıya ait ana okulunda 13.07.2006 tarihinde öğretmen olarak işe başladığını, haftanın beş günü saat 07.00-19.00 arasında çalıştığını, 2010 yılının Haziran ayından sonra 08.00-20.00 saatleri arasında çalıştığını, müvekkilinin hamile kalması üzerine davalının kendisini çalıştırmak istemediğini, 17.11.2011 tarihinde iş akdinin feshedildiğinin davalı tarafından kendisine bildirildiğini, bunun üzerine Eyüp 4. Noterliği'nin 25582 yevmiye numaralı ihtarnamesini davalıya göndererek iş akdinin haksız olarak feshedilmesi nedeniyle tüm hak edişlerini talep ettiğini, davalının ise iş akdinin feshinde kendisini haklı çıkarma amacı ile mazeretsiz işe gelmeme sebebi ile ihtarname keşide ettiğini, müvekkilinin gerçekte son aldığı maaşının 900 TL olduğunu ancak resmi kayıtlarda maaşının asgari ücret olarak gösterildiğini, bir aylık ücret alacağı olduğunu ileri sürerek, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai ücreti ve ücret alacağının davalıdan tahsilini istemiştir. B) Davalı Cevabının Özeti: Davalı vekili, davacının sözleşmesinin kendisi tarafından haklı nedenle feshedildiğini, davacının çalışma süreci boyunca tüm yasal haklarının kendisine ödendiğini, davacının kötü niyetli davrandığını, raporunun bitim tarihi olan 17.11.2011 tarihinde işe gelmediği gibi aynı gün notere giderek kendisine ihtarname gönderdiğini, davacının mazeretsiz olarak işe devam etmemesi üzerine bu hususta tanzim edilmiş tutanaklara dayanarak 23.11.2011 tarihinde davacıya bahsi geçen tarihlerde işe gelmediği ve herhangi bir mazeret bildirmediği, eğer geçerli bir mazeret mevcut ise tarafına bildirmesi gerektiğini ihtar ettiğini, hamile olması nedeniyle davacının görevine son verildiği iddiasının doğru olmadığını, Ekim ayı maaşının banka yoluyla davacının hesabına yatırıldığını, davacının ücret alacağının bulunmadığını, çalışma saatlerinin 08.00-18.00 arasında olduğunu ve fazla mesai yapılmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. D) Temyiz: Kararı davalı vekili temyiz etmiştir. E) Gerekçe: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 27. maddesinde yer bulan “Hukuki Dinlenilme Hakkı” gereğince davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olup, bu hakkın yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını, mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içermektedir. Somut uyuşmazlıkta, davalı ve davacı vekilleri tanık deliline dayanmış olup, Mahkemece 17.09.2013 tarihli celsede davacı tanıkları dinlenmiş ve davalı tanıklarına davetiye çıkarılmasına ilişkin ara karar oluşturulmuştur. Bir sonraki 13.02.2014 tarihli celsede davalı vekilinin mazeretine rastlanmadığı, davalı tanıklarına gönderilen tebligat parçalarının dönmediği ve hazır olmadıkları da belirtilerek davacı vekilinin talebi üzerine dosya bilirkişiye verilmiştir. Bilirkişi raporunun tanzim edilerek Mahkemeye sunulduğu 17.06.2014 tarihli celsede davalı vekili rapora karşı itirazlarını tekrar ettiklerini beyan etmiş ve tanıklarının dinlenmeksizin dosyanın bilirkişiye gönderildiği yönündeki itirazlarını bildirmiştir. Mahkemece "...davalı tanıklarının çağrıldığı 13/02/2014 tarihli celsede tanıkların hazır olmadığı, davalı vekilinin mazeret bildirmeksizin duruşmaya katılmadığı, bu nedenle tanık dinlenmeksizin dosyanın bilirkişiye tevdi edildiği anlaşılmakla ve tensip zaptında taraf vekillerinin katılmadıkları duruşmalardaki işlemlere itiraz edemeyeceklerinin ihtar edildiği görülmekle davalı vekilinin tanık dinletme isteminin reddine" dair ara kararla davalı vekilinin tanık dinletme isteminin reddine karar verilmiştir. Davalı vekili tanık deliline dayanmış olmakla, mazeret bildirmeksizin duruşmaya katılmaması delilden sarfınazar ettiğini göstermediği gibi tensip zaptında mevcut taraf vekillerinin katılmadıkları duruşmalardaki işlemlere itiraz edemeyeceklerine ilişkin ibare de mevcut somut olay bakımından hukuka uygun olmayıp, davalının savunma ve hukuki dinlenilme hakkının ihlali mahiyetindedir. Bu itibarla 17.06.2014 tarihli ara kararına göre davalı tanıkları dinlenmeden karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir. F) Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 30/06/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.