9. Hukuk Dairesi 2014/26960 E. , 2016/828 K. "" MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile genel tatil ücreti, fazla mesai ücreti, izin ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşü…
**9. Hukuk Dairesi 2014/26960 E. , 2016/828 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile genel tatil ücreti, fazla mesai ücreti, izin ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I A) Davacı İsteminin Özeti: Davacı vekili, davacının davalı işverenliğe ait zincir restorantta 2008/Mayıs ayın sonundan 08.07.2011 tarihine kadar fırın ustası olarak aylık net 1.700 TL çalıştığını, iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla mesai, genel tatil ve yıllık izin ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini istemiştir. B) Davalı Cevabının Özeti: Davalı vekili, davacının 06.07.2011 tarihinde istifa ettiğini, sonraki günlerde haklı bir neden olmaksızın işe gelmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir. C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının iş sözleşmesini fesihte haksız olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. D) Temyiz: Kararı davalı vekili temyiz etmiştir. E) Gerekçe: Davalı vekili cevap dilekçesinde tanık deliline dayanmış ve yasal süresi içinde sunduğu tanık listesinde üç tane tanık bildirmiştir. Mahkemece bu tanıklardan ikisine dinlenilmesi için davetiye çıkarılmış, tebliğe çıkarılan davetiyeler tanıkların belirtilen adreslerden ayrıldıkları gerekçesiyle iade edilmiş, davalı vekili 26.03.2013 tarihli 5. oturumda tanıkların yeni adreslerini bildireceğini beyan etmiştir. Mahkemece 26.03.2013 tarihli 5. oturumda; “Davalı vekilinin tebligat yapılamayan ve taşındığı anlaşılan tanıklarının adreslerini bildirdiğinden ve masraf yatırıldığından yeniden davetiye çıkarılmasına, adres bildirilememesi halinde tanıkların adreslerinin resmi kurumu ve kuruluşlardan ayrı ayrı araştırılmasına, davalı vekiline bu konuda 20 gün süre verilmesine” şeklinde ara karar oluşturulmuştur. 26.06.2013 tarihli 6. oturum için davalı vekili mazeret bildirmiş, mahkemece davalı vekilinin mazereti kabul edilmiş ve dosyanın tevdiine dair ara karar oluşturularak yargılamaya devam edilmiş, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararı davalı vekili esasa ilişkin olarak ve tanıklarının dinlenmesi gerektiğini belirterek usule ilişkin olarak temyiz etmiştir. Dosyada öncelikli sorun davalı şirketin hukuki dinlenilme hakkının ihlal edilip, edilmediğidir. Hukuki dinlenilme hakkı 6100 Sayılı HMK’nın Hukuki dinlenilme hakkı başlıklı 27. Maddesinde aynen; “MADDE 27- (1) Davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler. (2) Bu hak;