TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO: 2022/904 KARAR NO: 2025/1876 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 16/11/2021 NUMARASI: 2017/743 (E) - 2021/901 (K) DAVANIN KONUSU: Tazminat KARAR TARİHİ: 30/12/2025 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili belirsiz alacak davası olarak açtığı davanın…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 40. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO: 2022/904 KARAR NO: 2025/1876 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 16/11/2021 NUMARASI: 2017/743 (E) - 2021/901 (K) DAVANIN KONUSU: Tazminat KARAR TARİHİ: 30/12/2025 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili belirsiz alacak davası olarak açtığı davanın dava dilekçesinde özetle; davalıya sigortalı aracın, yolun karşısına geçmeye çalışan davacıya çarpması üzerine davacının yaralandığını belirterek, 5.000 TL iş göremezlik tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini; bedel belirleme dilekçesiyle 50.727,12TL sürekli/geçici iş göremezlik tazminatının, temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dava açmadan önce sigorta şirketine yazılı başvuru koşulunu yerine getirmediğini, davacının maluliyetinin ATK tarafından belirlenmesi gerektiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesince; "Davanın kabulü ile, davacının sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin kabulü ile, 50.320,51 TL tazminatın davacının, davalı sigorta şirketine başvuruda bulunduğu tarihten sonraki 8. iş günü olan 28/06/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının geçici iş göremezlik tazminatı talebinin kabulü ile, 406,61 TL tazminatın davacının davalı sigorta şirketine başvuruda bulunduğu tarihten sonraki 8. İş günü olan 28/06/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine," karar verilmiştir. Bu karara karşı, taraf vekilleri istinaf kanun yoluna başvurmuşlardır. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; tazminat hesabında mahkemece hüküm verilinceye kadar her aşamada davacının kazancının re'sen hüküm tarihine en yakın güncel asgari ücret üzerinden hesaplanması gerekirken, güncel asgari ücret esas alınmadan düzenlenen raporun hükme esas alınmasının isabetli olmadığını ileri sürerek kararın bu yönüyle kaldırılmasını istemiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ... tarafından ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinden alınan rapora göre davacının görme kaybının oluşan kaza ile nedensellik bağının kesin olarak kurulamadığını, bu durumun tespiti için ATK İhtisas Dairesinden rapor alınması gerektiğini, ıslah edilen alacağın zamanaşımına uğradığını, ancak buna karşılık mahkemece talebin kabul edildiğini, davacının bakiye ömrünün PMF 1931 yaşam tablosuna göre belirlenmesi gerektiğini, mahkemenin TRH 2010 tablosunu esas almasının isabetli olmadığını, davalının temerrüde düşmesi için hak sahibinin tüm belgelerle birlikte başvurusu gerektiğini, bu nedenle dava tarihinden itibaren faiz uygulanması yerine başvuru tarihinin esas alınmasının doğru olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.Dosyada bulunan ve tazminat hesabına, sonrasında da hükme esas alınan ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp ... tarafından düzenlenen .../11/2020 tarihli rapor içeriğinden, davacı hakkında daha önce ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Sağlık Kurulunca düzenlenen rapora atıf yapılarak travmatik katarakt ve travmatik retinopati tanıları nedeniyle görme kaybı ile kaza arasında illiyet kurulduğunun belirtilmesine, davanın belirsiz alacak davası olarak açılması nedeniyle tüm alacak bakımından davanın açıldığı tarihte zamanaşımının kesilmiş olmasına, buna göre bedel artırımı veya ıslah tarihinde zamanaşımının geçmediğinin kabul edilmesinin gerekmesine, güncel yargısal uygulamalara göre tazminat hesabında yaşam tablosunun TRH 2010 olarak uygulanmasına ve mahkemece anılan tabloya göre belirlenen yaşam süresi nazara alınarak hesaplama yapılmasına, davacının dava açılmadan önce davalı sigorta şirketine başvurusu itibarıyla temerrüt tarihinin başvuru tarihine göre belirlenmesine, bilirkişi kök raporunda davacının kazancına esas alınan asgari ücrete karşı davacı vekilinin herhangi bir itirazının bulunmamasına ve davalı bakımından bu durumun usuli kazanılmış hak oluşturmasına göre mahkemece verilen hükümde dosya içeriği ile usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı sonucuna varılarak taraf vekillerinin istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1.Davacı vekili ile davalı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesinin hükmüne yönelik istinaf başvurularının, HMK'nin 353/1-b/1. maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine, 2.Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin yatırılan 80,70 TL mahsup edilerek, bakiye 534,70 TL istinaf karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, 3.Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 3.465,17 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin yatırılan 867 TL mahsup edilerek, bakiye 2.598,17 TL istinaf karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, 4.Davacı ile davalının istinaf kanun yolu başvuruları nedeniyle harcadıkları yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına, 5.İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından, vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 6.İstinaf kanun yolu incelemesi için yatırılan gider avansından artan tutarın, HMK'nin 333. maddesinin, 1. fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesince kendiliğinden yatıran taraflara geri verilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nin 361/1. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde, dairemize ya da bulunulan yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilecek dilekçeyle Yargıtayda temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 30/12/2025