T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/625 - 2025/1618 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/625 KARAR NO : 2025/1618 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 11/01/2024 NUMARASI : 2022/559 Esas - 2024/16 Karar DAVACI : KAR-SU ÇAMLICA KÖYÜ SU İŞLETMELERİ ANONİM…
T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/625 - 2025/1618 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/625 KARAR NO : 2025/1618 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 11/01/2024 NUMARASI : 2022/559 Esas - 2024/16 Karar DAVACI : KAR-SU ÇAMLICA KÖYÜ SU İŞLETMELERİ ANONİM ŞİRKETİ - ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : SAY ENDÜSTRİYEL ÜRÜNLER VE DIŞ TİCARET ANONİM ŞİRKETİ - ... VEKİLİ : Av. ... DAVA TÜRÜ : Tazminat (Ticari Satıma Konu Malın İadesi) DAVA TARİHİ : 26/05/2022 KARAR TARİHİ : 09/10/2025 KR. YAZIM TARİHİ : 28/10/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davacı firmanın, davalıdan 16.07.2020 tarihinde lift (istif) makinası satın almış olup satın alma tarihinden 21.05.2021 tarihine kadar 5-6 defa arızalandığını, davacının bu makine için toplamda 73.000,25 TL ödeme yaptığı ancak üründen beklemiş olduğu fayda ve verimi sağlayamadığını, davacının, davalıdan almış olduğu 1 Adet Şarj Cihazı Smc-hf (24v 30a) + Kdv 3.488,30 TL - 1 Adet Denge Ağırlıklı Akülü Eps Sürüş Motorlu İstif Makinası 500kg + Kdv 52.319,53 TL - 2 Adet Akü 12v 100ah + Kdv 6.056,79 TL olmak üzere toplamda 73.000,25 TL ödeme yapıldığını, davacının almış olduğu makinenin, kullanılmaya başlandıktan kısa süre sonra arızalandığını, arızaların her seferinde teknik servis tarafından giderilmiş gibi görünse de bir türlü kalıcı bir onarım sağlanamadığını, davacının bu zaman zarfında makinayı kullanamadığını ve hiçbir verim alamadığını, ürün her arızalandığında arızayı derhal davalıya bildirdiğini ve davalı tarafça ücretsiz olarak tamir edildiğini, en son 21.05.2021 tarihinde yapılan arıza bildirimi garanti süresi içerisinde olmasına ve tarafımızca ürünün kullanım amacına aykırı ve ürün kapasitesini aşabilecek hiçbir kullanım olmamasına rağmen davalı tarafça kullanım hatası olduğundan bahisle ürünün garanti kapsamında ücretsiz olarak tamir edilemeyeceği bildirildiğini, Bakırköy 19. Noterliği 12196 yevmiye ve 07.07.2021 tarihli ihtarname ile ürünün garanti kapsamında tamir edilmesi gerektiğine ilişkin davalı tarafa ihtar çekildiğini, davalı tarafça cevaben davacıya gönderilen Beyoğlu Noterliği 18362 yevmiye ve 13.07.2021 tarihli ihatarnamede ürünün kullanıcı atası nedeni ile arızalandığını dile getimiş ve ürünün garanti kapsamında ücretsiz onarımının yapılamayacağının belirtildiğini, bu sebeplerle dava konusu ayıplı ürünün davalıya iadesi ile ayıplı ürün için davacı tarafından ödenen 73.000,25 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davacının satın almış olduğu makineye ilişkin iddiaların tamamen yersiz ve mesnetsiz olduğunu, makineye yönelik şikayetlerin kullanıcı hatasından kaynaklı olduğunu davacının gözden geçirme ve ihbar yükümlülüklerini yerine getirmediğini açılan davanın kötü niyetli olarak açıldığını davanın reddine, karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ : İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; " ... 1-Davanın KABULÜ ile davalı taraftan 16/07/2020 tarih ... nolu fatura ile davacı tarafından satın alınan NL-PSCB 0530 model 500 kg denge ağırlıklı akülü eps sürüş motorlu istif makinesinin, SMC-HF 24 V 30A şarj cihazının ve 12 V 100ah akünün davalıya iadesiyle bedeli olan 73.000,25 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ... " karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yargılama süresince defaatle belirtildiği üzere davacı yanın davalı şirketten satın almış olduğu makineye yönelik şikayetleri kullanıcı hatasından kaynaklanmadığını, işbu husus 06.02.2023 tarihli bilirkişi raporuyla da sabit olduğunu, davacı yan her ne kadar 21.05.2021 tarihinde yapılan arıza bildirimine kadar diğer tüm arıza bildirimlerine ilişkin hizmetlerin garanti kapsamında ücretsiz olarak gerçekleştirildiğini iddia etmişse de, işbu iddiası tamamen gerçeğe aykırı olduğunu, zira işbu hizmetlerin tamamı davacı şirkete maliyetler bildirilerek sağlanmış olup, verilen hizmetler karşılığında faturalar düzenlendiğini, şayet cevap dilekçesi ile de talep edildiği gibi yerel mahkemece tarafların ticari defterlerinin incelenmesine karar verilse idi işbu husus açıkça ispatlanacakken, deliller toplanmadan ve incelenmeden hüküm kurulması hukuka aykırı olduğunu, yerel mahkemece 06.04.2023 ve 21.09.2023 tarihinde dava konusu makinenin açılarak incelenmesi hakkında ayrı ayrı 2 ara karar kurulmuş, fakat ara kararlara aykırı olarak 15.05.2023 ve 05.12.2023 tarihli iki bilirkişi raporu makine açılmadan inceleme yapılarak hazırlanmış olup, yerel mahkemece bu eksiklik göz ardı edildiğini, işbu bilirkişi raporlarının kabulü ve hükme esas alınmasının mümkün olmadığını, yerel mahkemece hükme esas alınan 05.12.2023 tarihli bilirkişi raporunda bilirkişi heyetince dava konusu makinenin çalışma ortamındaki su seviyesinin makineye su girişine neden olamayacak kadar az ve zeminin de düzgün ve makinenin çalışmasına elverişli olduğunun tespiti tamamen gerçeğe aykırı olduğunu beyan ile; yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davalı yan istinaf dilekçesinde kısaca iki husus üzerinde durduğunu, bunlardan birincisi malın ayıplı olmadığı zemin bozukluğundan dolayı kullanıcı hatası ile malın ayıplı hale geldiğine ilişkin olduğunu, davalının bu iddiaları gerçeği yansıtmadığını, zira 06.02.2023 ve 05.12.2023 tarihli iki farklı raporda da özetle davaya konu liftin kapasitesini aşmayan yüklerin taşındığı, liftin kullanıldığı zeminin düz, temiz ve kuru olduğu, makine grubu parçalarının yağlamasının yapılmış olduğu açık olarak belirtildiğini, her iki raporda da davaya konu liftin arızalanmasında kullanıcı hatası olmadığı, liftin gerekli bakım ve onarımlarının davacı tarafından talimatlara uygun olarak yaptırıldığı değerlendirildiğini, davalı tarafından istinaf sebebi olarak ileri sürülen diğer husus ise bilirkişi incelemesinin makine açılmadan yapılmış olmasına ilişkinolduğunu, mahkeme tarafından her ne kadar bilirkişilere liftin sökülerek incelenmesi için talimat verilmişse de 05.12.2023 tarihli raporda bilirkişiler, raporun 8. Sayfasının sonuç kısmından itibaren redüktörü açmaya gerek kalmadan ürünün ayıplı olduğu hususunu belirlemiş olduklarını, sonuç olarak birden fazla raporla maldaki ayıbın kullanıcı hatasından kaynaklanmadığı tespit edildiğini beyan ile; davalı tarafın istinaf istemlerinin reddine, karar verilmesini, talep ederiz. DELİLLER: Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/01/2024 Tarih - 2022/559 Esas - 2024/16 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; tazminat istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş karara karşı davalı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır. Dosyanın incelemesinde; davacı tarafından, davalıdan 16.07.2020 tarihinde lift (istif) makinası satın aldığı, alınan makinanın satın alma tarihinden 21.05.2021 tarihine kadar 5-6 defa arızalandığı, davacının bu makine için toplamda 73.000,25 TL ödeme yaptığı; ancak üründen beklemiş olduğu fayda ve verimi sağlayamadığı, Bakırköy 19. Noterliği ... yevmiye ve 07.07.2021 tarihli ihtarname ile ürünün garanti kapsamında tamir edilmesi gerektiğine ilişkin davalı tarafa ihtar çekildiği; ancak davalı tarafından makinenin tamir edilmediği belirterek ayıplı malın iadesi için eldeki davanın açıldığı açtığı, davalının davanın reddini istediği, ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verildiği, karara karşı davalı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurduğu anlaşılmıştır. Satım sözleşmesi 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 207. maddesinde “satıcının, satılanın zilyetlik ve mülkiyetini alıcıya devretme, alıcının ise buna karşılık bir bedel ödeme borcunu üstlendiği sözleşmedir.” şeklinde tanımlanmıştır. Satım sözleşmesi synallagmatik, başka deyişle tam iki tarafa karşılıklı borçlar yükleyen bir sözleşmedir. Tam iki yanlı sözleşmelerde, her iki yan birbirine karşı birer asli edim ile çeşitli yan ve tali edimler yüklenirler. Eş deyişle bu sözleşmeler nitelikleri gereği yanlardan her birini zorunlu olarak alacaklı ve borçlu kılar. Yanlardan her biri karşı edimi elde etmek için borç altına girer. Satıcının malın teslimi ve mülkiyetinin alıcıya geçirilmesi yükümlülüğü yanında satılanın ayıplardan ari olmasını sağlama yükümlülüğü de bulunmaktadır. Bilindiği üzere Türk Ticaret Kanunu 23’üncü maddesinde; “Ticari satış ve mal değişimi” düzenlenmiş, tacirler arasında yapılan ticari satışlarda esas itibariyle Türk Borçlar Kanunun ilgili hükümlerinin uygulanacağı belirtildikten sonra bu tür satışlar hakkında özel bazı hükümlere yer verilmiştir. Bu hükümlerin uygulanabilmesi için somut olayda ticari satışın mevcut olması gerekir. Ticari satış, sözleşmenin her iki tarafının da tacir olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili olan satıştır. Tacirler arası ticari satımlarda satıcının ayıplı ifadan sorumluluğu esas itibariyle Türk Borçlar Kanunu 219 ve devamı madde hükümlerine tâbidir ancak tacirler arasındaki ticari satımlardan kaynaklanan ayıplı ifa hallerinde alıcının muayene ve ihbar külfetlerinin süresi hakkında Türk Ticaret Kanunu 23/1-c madde hükmünde düzenlenmiş olan özel hüküm uygulanacaktır. Satıcının ayıplı ifasına ilişkin diğer konularda ise Türk Borçlar Kanunu 219 ve devamı hükümlerinde düzenlenen genel hükümler uygulama alanı bulacaktır (Prof. Dr. Ömer Adil ATASOY, Av. Hanife ÖZDİL Hukuk Fakültesi Dergisi Yıl 3 Sayı 1 - Haziran 2017 (1-19) 3). 6098 sayılı TBK’nın ayıba karşı tekeffül hukuki kurumunu düzenleyen 219 ve devamı maddelerine bakmak gerekir. Buna göre “Satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur.” düzenlemesi mevcuttur. 6098 sayılı TBK'nın 222. maddesinde; Satıcının, satış sözleşmesinin kurulduğu sırada alıcı tarafından bilinen ayıplardan sorumlu olmayacağı, satıcının, alıcının satılanı yeterince gözden geçirmekle görebileceği ayıplardan da, ancak böyle bir ayıbın bulunmadığını ayrıca üstlenmişse sorumlu olacağı düzenlenmiştir. Ticari satış ve mal değişimi başlıklı 6102 sayılı TTK'nın 23-(1) maddesinde; maddedeki özel hükümler saklı kalmak şartıyla, tacirler arasındaki satış ve mal değişimlerinde de Türk Borçlar Kanununun satış sözleşmesi ile mal değişim sözleşmesine ilişkin hükümlerin uygulanacağı buna göre malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmesi gerektiği, Açıkça belli değilse alıcının malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde inceleyip veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlü olacağı, diğer durumlarda, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının uygulanacağı düzenlenmiştir. 6098 sayılı TBK'nın 223-(2) madde hükmü incelendiğinde; Alıcının gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal etmesi halinde, satılanı kabul etmiş sayılacağı. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hükmün uygulanmayacağı, bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmesi gerektiği; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılacağı düzenlenmiştir. Somut olay yukarıdaki açıklamalar ile birlikte değerlendirilecek olursa; taraflar arasında dava ve takibe dayanak yapılan 16/07/2020 tarihli 73.000,25 TL bedelli faturaya konu malların davalıya satıldığı ve teslim edildiği anlaşılmaktadır. Dosya arasına alınan 15/05/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; liftin kullanım şartları ve taşınan yük açısından uygun şeklinde kullanıldığı, liftin yürütülmesini sağlayan redüktör (yürüyüş) grubunun ayıplı olduğu, ayıbın önce gizli ayıp niteliğinde olduğu, liftin redüktör (yürüyüş) grubunun ayıbın imalat veya montajdan kaynaklandığı, liftte redüktör (yürüyüş) grubunda meydana gelen arızaların kullanımdan kaynaklı olmadığı yönünde görüş belirtilmiş olduğu görülmüştür. Dosya arasına alınan 05/12/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; dava konusu Net Lift ile ilgili olarak 06.02.2023 tarihli bilirkişi raporu, 15.05.2023 tarihli bilirkişi raporu ve davalı vekilinin ortak noktası (çelişki ve aykırılık ifade eden tek husus) Redüktör dişlilerinde meydana gelen aşınma olduğu, Redüktör üzerinde fren mekanizması tarafında sürtmeden kaynaklanan bir yüzeysel bir deformasyonun olduğunun görüldüğünü, ancak bu deformasyon fren sistemi tarafında ve yüzeysel olduğu için redüktör sisteminin su almasına neden olmayacağnı, Redüktörde teknik olarak 2 yılda 1 defa yetkili servis tarafından yağ değişimi yapılması gerektiği ve bu yağ değişim ve bakımının yaptırılmış olduğu, ayrıca rutin olarak dişli kutusuna yağ ekleme ve bakım yapılmayacağı Üretim Prosedürleri, imalat yönetmelikleri gereğince redüktörlerin sızdırmazlık özelliğine sahip olması gerektiği, yani kullanıcı inisiyatifine bırakılmamış bir husus olması nedeniyle tespit edilmiş olan çalışma koşullarında eğer Redüktör içerisine su sızdırmış ise bu bir kullanıcı hatası olmayıp gizli ayıp niteliği taşıdığı, dosyaya sunulan 06.02.2023 tarihli raporda "redüktör grubunun dış etki sonucu su alması ve yağ bakımının (kullanıcı olan davacı firma tarafından) yeterince yapılamaması sebebi ile redüktör ve dişli elemanlarına ait yağlama fonksiyonunun işlevini yitirmesi/azaltması ile dişlilerin aşınmaya gittiği değerlendirilmiş." ve bunun bir kullanıcı hatası olduğu yönünde görüş ileri sürülmesine katılmadıkları, dava konusu ayıbın var olup olmadığını incelemek için redüktörün açılması gerekli olmadığı, çünkü eğer yeterli sızdırmazlığa sahip değilse ve montaj hatası veya yağ eksiği var ise zaten ayıplı olduğu anlamına geleceği, şayet 2 yılda bir Redüktör yağ kontrölü yetkili Serviste yaptırılmamış ise ancak o takdirde kullanıcı hatası olduğu, diğer hususlarda bilirkişi raporları arasında ciddi bir farklılık bulunmadığı, söz konusu ayıp Üretici firma kusuru olup satıcı firmanın ayıbı olmadığı, ancak satıcı firma bu ayıbın varlığından haberdar olmasa bile sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı yönünde görüş belirtilmiş olduğu görülmüştür. Eldeki davada uyuşmazlık; davaya konu aracın ayıplı olup olmadığı ve ayıp ihbarının süresinde yapılıp yapılmadığı hususundadır. Az yukarıda açıklandığı üzere; 6102 sayılı TTK'nın 23’üncü maddesinde; “Ticari satış ve mal değişimi” düzenlenmiş, tacirler arasında yapılan ticari satışlarda esas itibariyle 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun ilgili hükümlerinin uygulanacağı belirtildikten sonra bu tür satışlar hakkında özel bazı hükümlere yer verilmiştir. Bu hükümlerin uygulanabilmesi için somut olayda ticari satışın mevcut olması gerekir. Ticari satış, sözleşmenin her iki tarafının da tacir olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili olan satıştır. Tacirler arası ticari satımlarda satıcının ayıplı ifadan sorumluluğu esas itibariyle 6098 sayılı TBK'nın 219 ve devamı madde hükümlerine tâbidir ancak tacirler arasındaki ticari satımlardan kaynaklanan ayıplı ifa hallerinde alıcının muayene ve ihbar külfetlerinin süresi hakkında 6102 sayılı TTK'nın 23-(1)-c) madde hükmünde düzenlenmiş olan özel hüküm uygulanacaktır. Satıcının ayıplı ifasına ilişkin diğer konularda ise 6098 sayılı TBK'nın 219 ve devamı hükümlerinde düzenlenen genel hükümler uygulama alanı bulacaktır. Eldeki olayda taraflar tüzel kişi tacir olup, satışa konu mal tarafların ticari işletmelerini de ilgilendirdiğinden 6102 sayılı TTK'nın 21-(1)-c) maddesinin ve 6098 sayılı TBK'nın 223. maddelerinin somut olaya uygulanacağı açıktır. Eldeki davada; davacı tarafından dava konusu makinenin ve aparatlarının bulunduğu 16.07.2020 tarihli fatura ile davalıdan istif makinesinin satın alındığı ve davacı tarafın NL-PSCB 0530 model 500 kg denge ağırlıklı akülü EPS sürüş motorlu istif makinesinin ayıplı olduğu iddiasıyla eldeki davayı açtığı anlaşılmaktadır. Eldeki davada; dosya arasına alınan 06.02.2023 tarihli bilirkişi raporunda; davaya konu makinenin 21.05.2021 tarihli son servis formunda çalışma saatinin 1182,1 olduğu göz önüne alındığında makinenin bu zamana kadar redüktör grubunda arıza yapmamış olmasının üretimden kaynaklı bir sorun olmadığının, ayıplı olmadığının bir emaresi olarak görülmesinin yerinde olacağını, üretimden kaynaklı bir sıkıntı olsaydı 10 ay ve 1182 saat gibi çalışma sürelerine ulaşılmasının çok daha zor olacağını, bununla birlikte davacı tarafın ayıplı üretim iddiasının geçerliliğinin kanıtlanabilmesi için uzman ve bağımsız bir teknik servis ya da bu alanda teknik bir uzman tarafından redüktör grubu parçalarının sökülerek detaylı incelenmesine ihtiyaç duyulması gerektiği yönünde görüş bildirilmiş olduğu anlaşılmaktadır. Dosya arasına aldırılan 06/02/2023 tarihli bilirkişi raporunda ise; davacı tarafın ayıplı üretim iddiasının geçerliliğinin kanıtlanabilmesi için uzman ve bağımsız bir teknik servis ya da bu alanda teknik bir uzman tarafından redüktör grubu parçalarının sökülerek detaylı incelenmesine ihtiyaç olduğunun bildirilmesi sonrasında, mahkemece; yeni bilirkişi tayinine gidilerek tayin edilen bilirkişiye lift makinesinin bulunduğu davacı şirket adresinde yerinde inceleme yetkisi verilerek 15.05.2023 tarihli yeni bilirkişi raporunun dosya arasına kazandırıldığı, anılı bilirkişi raporunda, daha önce ki bilirkişi raporlarının aksine olacak şekilde lifte ait redüktör parçasının açılmadan tespitler yapıldığı ve görüş olarak; liftin kullanım şartları ve taşınan yük açısından uygun şeklinde kullanıldığı, liftin yürütülmesini sağlayan redüktör (yürüyüş) grubunun ayıplı olduğu, ayıbın gizli ayıp niteliğinde olduğu, liftin redüktör (yürüyüş) grubunundaki ayıbın imalat veya montajdan kaynaklandığı, liftte redüktör (yürüyüş) grubunda meydana gelen arızaların kullanımdan kaynaklı olmadığının tespit edildiğinin bildirilmiş olduğu görülmüştür. Yine, mahkemece; gelinen bu aşamada dosya arasına kazandırılan bilirkişi raporları arasında meydana gelen çelişkinin giderilmesi amacıyla yeni bir bilirkişi raporu aldırılmış, dosya arasına alınan 05.12.2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; dava konusu ayıbın var olup olmadığını incelemek için redüktörün açılmasının gerekli olmadığı, söz konusu ayıbın üretici firmanın ayıbı olduğu, redüktör üzerinde fren mekanizması tarafında sürtmeden kaynaklanan bir yüzeysel deformasyon olduğunun görüldüğü, ancak bu deformasyonun fren sistemi tarafında ve yüzeysel olduğu için redüktör sisteminin su almasına neden olmayacağı, redüktörde teknik olarak 2 yılda 1 defa yetkili servis tarafından yağ değişimi yapılması gerektiği ve bu yağ değişim ve bakımının yaptırılmış olduğu, ayrıca rutin olarak dişli kutusuna yağ ekleme ve bakım yapılmayacağı üretim prosedürleri, imalat yönetmelikleri gereğince redüktörlerin sızdırmazlık özelliğine sahip olması gerektiği, yani kullanıcı inisiyatifine bırakılmamış bir husus olması nedeniyle tespit edilmiş olan çalışma koşullarında içerisine su sızdırmış ise bu bir kullanıcı hatası olmayıp gizli ayıp niteliği taşıdığının bildirildiği görülmüştür. Eldeki davada; davaya konu edilen NL-PSCB 0530 model 500 kg denge ağırlıklı akülü eps sürüş motorlu istif makinesinin ilk satıldığı andan itibaren ayıplı olduğu, anılan ayıbın gizli ayıp mahiyetinde olduğu, davalının satıcı olduğu nazara alındığında bu ayıptan sorumlu olduğu, dosyaya sunulan 02.09.2020,09.10.2020,10.11.2020 ve 13.04.2021 tarihli servis formlarına göre, davaya konu makinenin zıplama yapıyor, yürüyüş tekeri yarılmış aşınmış değişimi, yürüyüş tekeri değişimi vb. şeklinde hatalarının olduğu, anılan servis formları ile bu arızaların giderildiğinin anlaşıldığı; ancak 24.05.2021 tarihli servis formunda makinenin durma esnasında ses geliyor arızası verdiği, ancak arızanın giderilmediği, arızanın giderilmesi için davalı tarafa 07.07.2021 tarihinde ihtar çekildiği, makinenin ayıplı olduğu, anılan ayıbın 15.05.2023 ve 05.12.2023 tarihli raporlarda belirtildiği üzere gizli ayıp olduğu, liftin kullanım şartları ve taşınan yük açısından uygun şeklinde kullanıldığı, liftte redüktör (yürüyüş) grubunda meydana gelen arızaların kullanımdan kaynaklı olmadığı, ayıpların ortaya çıktığı tarihlerde davacının servis talebinde bulunduğu , servis talebinin ayıp ihbarı niteliğinde olduğu, ayıbın gizli ayıp olması nedeniyle olayda 6102 sayılı TTK 23/1 maddesinin uygulanamayacağı, 6098 sayılı yasanın 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının uygulanacağı, davacının ihbar yükümlülüklerini az yukarıda açıklandığı üzere süresinde yerine getirdiği, davacının 07/07/2021 tarihli ihtarında belirttiği üzere liftteki ayıbın garanti kapsamında giderilerek şirkete teslimi aksi halde lifti teslim alınmayacağının ve lift için ödenen paranın iadesi için yasal yollara başvurulacağının bildirildiği, davacının sözleşmeden dönme hakkını kullandığı, dönme iradesinin 6102 sayılı yasanın 18.maddesine uygun olduğu, somut olayın özelliği ve arızanın niteliği gözetildiğinde, davacının satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme hakkını kullanmasında herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı, dolayısıyla ayıp nedeniyle, satış bedelinin iadesine karar verilmesinin gerektiği anlaşılmış, bunun yanı sıra, davacı tarafından ayıplı ürün satışı nedeniyle bedelin iadesi talebinde bulunulması karşısında, birlikte ifa kuralı gereğince 01.12.2022 tarihli dilekçe içeriğinden davacıda bulunduğu anlaşılan makinenin davalıya aparatları ile beraber iadesine karar verilmesi gerektiği anlaşıldığından , açıklanan tüm bu yönleri gözetir mahkeme kararında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı değerlendirilmiştir. Açıklanan nedenlerle; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine, karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-6100 sayılı HMK'nın 353-(1)-b)-1) maddesi uyarınca; Davalının İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 4.986,65 TL İstinaf Karar Harcından, istinafa gelirken peşin alınan 1.754,06 TL'nin mahsubu ile bakiye 3.232,59 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin 6100 sayılı HMK'nın 302-(5) maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, 3-İstinaf Kanun Yoluna Başvurma Harcının hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf kanun yoluna başvuru için yaptığı masrafların, istinaf eden davalı taraf üzerinde bırakılmasına, 5-İstinaf eden davalı tarafından yatırılan, istinaf avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesince istinaf eden davalıya iadesine, 6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-Gerekçeli kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, 8-Dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 362. maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.09/10/2025 Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*