16. Hukuk Dairesi 2012/8422 E. , 2012/11034 K. "" MAHKEMESİ : ... 1. İCRA MAHKEMESİ Ticareti terk hükümlerine muhalefet etmek suçundan sanık ...'ın beraatine karar verilmiş, hüküm yasal süresi içerisinde şikayetçi vekili tarafından temyiz edildiğinden, Yargıtay C.Başsavcılığının bozma istemli tebliğnamesiyle dosya gönderilmekle, Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonunda mahkeme hükmünün onanmasına ilişkin 31.10.2011 tarihli kararına Yargıtay C.Başsavcılığının 03.12.2011 ta…
**16. Hukuk Dairesi 2012/8422 E. , 2012/11034 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ... 1. İCRA MAHKEMESİ Ticareti terk hükümlerine muhalefet etmek suçundan sanık ...'ın beraatine karar verilmiş, hüküm yasal süresi içerisinde şikayetçi vekili tarafından temyiz edildiğinden, Yargıtay C.Başsavcılığının bozma istemli tebliğnamesiyle dosya gönderilmekle, Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonunda mahkeme hükmünün onanmasına ilişkin 31.10.2011 tarihli kararına Yargıtay C.Başsavcılığının 03.12.2011 tarihli itirazı üzerine Ceza Genel Kurulunun 10.07.2012 tarih ve 2011/635 esas, 2012/446 sayılı kararı ile 6352 sayılı Yasa'nın 99 ve 101. maddeleri uyarınca itirazın Dairemizce değerlendirilmesi için dosya yeniden gönderilmiş olmakla, Dairemizin mahkeme hükmünün bozulmasına ilişkin 20.09.2012 tarihli kararındaki maddi hatanın düzeltilmesi istemini havi Yargıtay C.Başsavcılığının 11.10.2012 tarihli yazısı Dairemize gelmiş olmakla, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okunarak; GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Somut olayda, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz yazısında; İİK'nun 44. maddesinde “ticareti terk eden tacir” ifadesi kullanılmış olup bu ifadenin yalnızca gerçek kişi tacirleri kapsadığına ilişkin herhangi bir kısıtlayıcı hükmün bulunmadığı, bu sebeple Limited Şirketlerin temsil ve idareye yetkili müdürlerinin de, şirketin ticareti terk etmeleri halinde İİK'nun 44. maddesindeki yükümlülükleri yerine getirmeyeceklerine ilişkin bir istisna getirilmediğine göre, tıpkı gerçek kişi tacirler gibi cezalandırılmaslarına bir engel bulunmadığı; diğer yandan, İİK'nun 44. maddesinde yapılan değişikliğin “ticareti terk eden kötü niyetli borçluların” bu davranışlarının önlenmesi amacıyla yapıldığının da gerekçede açıkca ifade edildiği, Yüksek Özel Dairenin kararında tüzel kişi tacirler hakkında 44. maddesinin 2. fıkrasının uygulama kabiliyetinin olmadığı belirtilmiş ise de, aynı maddenin 1. fıkrasının gözönüne alınmadığı belirtilmiş ve bozma kararı verilmesi gerekirken onama kararı verilmesinin isabetsizliği ileri sürülerek hükmün bozulması talep edilmiştir.