T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1614 Esas KARAR NO : 2025/1733 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 02/10/2025 NUMARASI : 2025/902 Esas, 2025/680 Karar DAVANIN KONUSU: KONKORDATO (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) KARAR TARİHİ: 25/12/2025 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GE…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1614 Esas KARAR NO : 2025/1733 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 02/10/2025 NUMARASI : 2025/902 Esas, 2025/680 Karar DAVANIN KONUSU: KONKORDATO (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) KARAR TARİHİ: 25/12/2025 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Konkordato talep eden vekili talep dilekçesinde özetle; müvekkilinin konkordato talep eden ... ... Ticaret ve Pazarlama Ltd Şti'nin % 50 ortağı olduğunu, kaydi sermayedeki pay tutarının 1.000.000,00 TL olduğunu, şirketin toplam sermayesinin 2.000.000,00 TL olduğu ve tamamının ödenmiş durumda olduğunu, müvekkilinin başka şirkette ortaklığının bulunmadığını, müvekkilinin aracı ve gayrimenkulünün bulunmadığını, bundan başkaca bir varlığının (günlük harcamalarını karşıladığı düşük tutarlı banka mevduatı dışında) bulunmadığını, ayrı bir mal varlığı olmayan kefillerin şirket faaliyetine katılmak neticesinde huzur hakkı elde etmek ve şirket paylarının para çevirmek suretiyle borçlarını ödemek dışında bir çarelerinin olmadığını, şahsi mal varlığı olmayan şirket ortaklarının kefaletten kaynaklanan şahsi borçlarını tasfiye için her iki kaynak dışında bir proje ortaya koymalarının maddeten mümkün olmadığını, bu iki kaynağın hayatiyet bulması da şirketlerin ayakta kalmalarına bağlı olduğunu, geçici konkordato mühletinin müvekkili ve şirketi için elzem olduğunu, son yıllarda yaşanan ekonomik durgunluk sürecinde müvekkilin ortağı olduğu şirket özellikle; genel olarak tüketimde yaşanan daralma nedeniyle satışların düşmesi, müvekkilin İnternet sitelerine müşteri yönlendirmesi için gerekli reklam maliyetlerinin artması, finansman maliyetlerinin artması, çalışma sermayesi ihtiyacının finansmanın karşılaşılan zorluklar nedeniyle ödeme güçlüğü içine girdiğini, borçlarını ödeyemeyen şirketinin borçlarına kefil olan şirket ortak ve yöneticisinin borçlunun zarar görmemesi için İİK’nın 285 ve devamı maddeleri uyarınca konkordato talep etme zorunluluğu ortaya çıktığını, belirterek geçici mühlet kararı verilmesi ile konkordato talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; Mahkemece atanan komiserler tarafından, davacı gerçek kişi hakkında sunulmuş bulunan son raporlarında; ... için sunulan projenin kendine özgü hiç bir konkordato tedbiri ve hedefi içermemekte olup, projenin tamamıyla ... ... Ticaret ve Pazarlama Limited Şirketinin projesine bağıntılı bir durumda olduğu, dolayısıyla ...'ın konkordato başvurusunun sırf kefaletten kaynaklı olarak kendisine yöneltilecek haciz tehditlerinden korunmaya matuf olduğu, bu nedenle de kesin mühlet talebinin yerinde olmadığı bildirildiği ve raporun mahkemece de benimsendiği, bu itibarla sunulan konkordato komiseri raporları ve tüm dosya birlikte değerlendirildiğinde İİK’nun 289/3’uncu maddesi kapsamında “Kesin Mühlet” şartı olan ön projesinin gerçekleştirilebilir olmadığı, dolayısıyla konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün görülmediği gerekçesiyle davacı ... yönünden koşulları oluşmayan konkordato davasının reddine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde konkondato talep eden gerçek kişi vekili tarafından istinaf edilmiştir. Konkordato talep eden gerçek kişi vekili istinaf nedenleri olarak; İstinaf eden gerçek kişi ... ve konkordato talep eden ...'ın konkordato talep eden şirket ... ... Ticaret Ve Pazarlama Ltd. Şti.'nin %50'şer ortağı olup sermayedeki pay tutarları 1.000.000,00TL olduğunu, şirketin toplam sermayesinin 2.000.000,00 TL ve tamamının ödenmiş durumda olduğunu, müvekkili ...'ın başka bir şirkette ortaklığının bulunmadığını, yukarıda sayılan isimler ve şirket İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde 2025/577 E. İle 03.07.2025 tarihinde dava açmış ve konkordato talebinde bulunduğunu, bu talebe istinaden 1 yıl süreyle kesin mühlet verildiğini, ancak istinaf eden gerçek kişi ...'ın ilgili dosyadan tefrik edilerek, İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/902 Esas numarası ile ayrıca değerlendirildiğini, bu değerlendirme sonucunda müvekkilinin konkordato ve kesin mühlet talebinin hukuka aykırı ve usulsüz olarak reddedildiğini, gerekçeli kararda, sunulan projenin kendine özgü hiçbir konkordato tedbiri ve hedefi içermediği, projenin tamamıyla ... ... Tic. Ve Pazarlama Ltd. Şti. Projesine bağıntılı bir durumda olduğu, dolayısıyla müvekkilinin konkordato başvurusunun sırf kefaletten kaynaklı olarak kendisine yöneltilecek haciz tehditlerinden korunmaya matuf olduğu hususunun red sebebi olarak gösterildiğini, ancak sayılan bu hususların red sebebi sayılamayacağını, zira konkordato talebinde bulunan bir kefil bakımından, kefalet borcunu karşılayacak ödeme planı ile bunun finansal kaynağının gösterilmesi yeterli olup, ayrıca mevcut malların satışı ya da tasfiye şekline ilişkin ayrıntıların belirtilmesinin zorunlu olmadığını, konkordato kurumunun amacının, borçlunun mevcut borçlarını ödeyebilmesi için makul ve uygulanabilir bir yol sunulması olduğunu, bu sebeple mahkemece talebin reddine gerekçe yapılan hususların, konkordato talebinin esasıyla bağdaşmadığını, mahkeme kararında istinaf eden gerçek kişi müvekkilinin bağımsız bir konkordato projesinin bulunmadığı ileri sürülmüşse de; kefilin konkordato projesi, doğrudan doğruya asıl borçlunun ödeme gücüne bağlı olup, konkordato talebinde bulunan kefilden, asıl borçludan tamamen bağımsız ve ondan kopuk bir konkordato projesi ortaya koymasının beklenmesinin hukuken mümkün olmadığını, bu sebeple, istinaf eden gerçek kişiye yönelik ret kararının, konkordato hukukunun amacına ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 285 ve devamı maddelerine açıkça aykırı olduğunu, mahkemece istinaf eden gerçek kişinin ödeme taahhütlerine ve sunduğu proje unsurlarına ilişkin hiçbir ek araştırma yapılmadığını, bilirkişi incelemesi ile ödeme planının uygulanabilirliğinin değerlendirilmediğini, sadece şekli gerekçelerle konkordato talebinin reddine karar verildiğini, bu yönüyle mahkeme kararının eksik incelemeye dayalı olduğu, usul ve yasaya aykırı olduğunu, istinaf eden gerçek kişi hakkında verilen ret kararının, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda düzenlenen hukuki dinlenilme hakkının da ihlali niteliğinde olduğunu, Mahkemenin, davacı gerçek kişiye konkordato projesini geliştirme ve eksik görülen hususları tamamlama imkânı tanımaksızın, doğrudan ret kararı vermek suretiyle, davacının yasal haklarını kullanmasına engel olduğunu belirterek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak konkordato talep eden gerçek kişi müvekkiline 1 yıl kesin mühlet verilmesini talep ve istinaf etmiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Talep, konkordato talep eden gerçek kişi hakkında, İİK'nun 285. vd. maddeleri uyarınca geçici ve kesin mühlet kararları verilmesi ile konkordatonun tasdiki istemine ilişkindir.Talep eden ... ... Ticaret ve Pazarlama Ltd Şti, ... ve ... tarafından açılan konkordatonun tasdiki talepli dava, Mahkemenin 2025/577 Esas sırasına kaydedilmiş olup bu esas üzerinden 04/07/2025 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 3 ay süre ile geçici mühlet kararı verildiği, daha sonra 02/10/2025 tarihli duruşmada, ... ... Ticaret ve Pazarlama şirketi ve ... yönünden 04/10/2025 tarihinden itibaren 1 yıllık süre ile kesin mühlet verildiği, talep eden ... yönünden dosyanın tefriki ile Mahkemenin işbu esas sırasına kaydedilerek neticede istinaf başvurusuna konu karar ile kesin mühlet talebinin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.Konkordato talepleri ile ilgili 2004 sayılı İİK'nın 285. maddesinde, yetkili ve görevli mahkeme düzenlenmiş olup yasada iflasa tabi olan borçlu için, İİK'nın 154. maddesine atıf yapılarak ilgili maddenin birinci veya üçüncü fıkradaki yazılı yerlerdeki asliye ticaret mahkemesinin yetkili ve görevli olduğu, iflasa tabi olmayan borçlu için ise yerleşim yeri mahkemesinin yetkili olduğu vurgulanmıştır. Somut olayda, davanın, yetkili olan asliye ticaret mahkemesinde açıldığı ve 6100 sayılı HMK'nun 74. maddesinde belirtilen şekilde davacı gerçek kişinin vekilinin vekaletnamesinde konkordato ile ilgili özel yetkinin mevcut olduğu anlaşılmıştır.Komiser heyetinin 29/09/2025 tarihli geçici mühlet dönemine ilişkin nihai raporunda; ...'ın herhangi bir malvarlığının bulunmadığı, sunulan ön projenin tamamıyla ... şirketinin projesine bağıntılı olduğu, konkordato başvurusunun sırf kefaletten kaynaklı olarak kendisine yöneltilecek haciz tehditlerinden korunmaya matuf gerçekleştirildiği, bu durumun konkordatonun amacıyla bağdaşmadığı, dolayısıyla ...'ın kesin mühlet talebinin yerinde olmadığı bildirilmiştir.Uyuşmazlık, konkordato talep eden gerçek kişi hakkında kesin mühlet talebinin reddine yönelik kararın yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. "...Konkordato isteminde bulunan her bir davacı için ayrı konkordato ön projesi sunulmalı, İİK’nın 305. maddesinde konkordatonun tasdiki için aranan şartlar her bir davacı için ayrı ayrı değerlendirilmelidir. Somut olayda, davacılar... ve ...ayrı konkordato ön projesi sunmuş olsa da ödeme planları ve ödeme tekliflerinin davacı şirketin projesiyle aynıdır. Öte yandan davacı gerçek kişiler, davacı şirketin konkordato projesine nakit finansması sağlayarak ve alacaklarından vazgeçerek katkı sağlayacaklarını beyan etmektedir. Oysa kendi ticari mevcudiyetleri dahi bizatihi şirkete bağlı olduğu gibi konkordatoya tabi olan borçları için ayrı bir kaynakları, malvarlıkları ve özgün projeleri bulunmamaktadır. Bu durumda İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi tarafından davacı gerçek kişiler yönünden konkordatonun tasdikine karar verilmesi doğru görülmemiş hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir..." (Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 2022/571 Esas 2022/4223 Karar sayılı ilamı).Kefil, mahkemeye sunacağı konkordato ön projesinde kefalet borcunu hangi oranda veya vadede ödeyeceğini, ödemelerin yapılması için mevcut mallarını satıp satmayacağını, kefalet borcu ödemesini yapabilmek için gerekli mali kaynağı nasıl sağlayacağını açıkça belirtmelidir (Yeni Konkordato Hukuku, Editör Selçuk Öztek, 2. Baskı, sh. 148).Dosya kapsamına göre, talep eden ..., ... ... Ticaret ve Pazarlama Ltd Şti ile birlikte konkordato talebinde bulunmuş olup daha sonra hakkındaki dosya tefrik edilerek işbu esasa kaydedilmiştir. Talep eden ...'ın sunulan ön projesine göre, alacaklılara alacaklarının tamamını konkordatonun tahmini tasdik tarihi olan 2027 yılı başından itibaren 24 ayda eşit taksitlerle ödemeyi teklif ettiği, şirket konkordato projesinin başarıya ulaşması halinde kefaletten kaynaklanan borçların borçlu kefil bakımından da sona ermesinin muhtemel olduğu belirtilmiş ve mevcut projesini revize etmediği anlaşılmıştır. Somut olayda, talep eden ...'ın konkordato teklif eden şirketteki payı dışında ticari bir malvarlığı veya gerçek şahıs adına ayrı bir ticari işletmesinin bulunmadığı, bu nedenle borçlunun ortağı bulunduğu şirketteki payının şahsi borçlarının da teminatını oluşturduğu, bu nedenle borçlunun şahsi borçlarını ödeme kabiliyetinin tam olarak ortağı bulunduğu şirketin konkordato projelerinin başarıya ulaşmasına bağlı olduğu, ... şirketinin banka borçlarını ödediğinde ...'ın da kefaletten kaynaklı borçlarının sona ereceği, bu hali ile talep edenin, ortağı ve yetkilisi olduğu ... ... Ticaret ve Pazarlama Ltd Şti 'den bağımsız bir projesi bulunmadığı gibi projesinin başarısının da, yine bu şirketin projesinin başarısına bağlı kılınarak tamamen bu şirketin projesi üzerine temellendirildiği, mevcut projenin ise kendine özgü hiçbir konkordato tedbiri ve hedefi içermediği dikkate alındığında, bağımsız ve kendine özgü tedbir içermeyen konkordato projesinin başarıya ulaşamayacağı anlaşılmaktadır. Sırf alacaklıların icra takibine maruz kalmamak için konkordato talep edilmesi de müessesenin amacına uygun düşmeyecektir. Buna göre ilk derece mahkemesince, talep eden gerçek kişinin konkordato talebinin reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.Açıklanan sebeplerle, ilk derece mahkemesince tesis edilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla konkordato talep eden gerçek kişi vekilinin istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1- İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/902 Esas, 2025/680 Karar sayılı ve 02/10/2025 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan konkordato talep eden gerçek kişi vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan REDDİNE, 2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcı konkordato talep eden gerçek kişi tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına YER OLMADIĞINA, 3-Konkordato talep eden gerçek kişi tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde BIRAKILMASINA, Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 2004 sayılı İİK'nun 293/2 fıkrası gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.25/12/2025