Davacı vekili asıl ve birleşen dava dilekçelerinde; müvekkilinin 2012 yılı Haziran ayından 2017 yılına kadar davalı Şirketin yurt dışı şantiyelerinde çalıştığını, çalışmalar neticesinde iş bitimi verilerek iş sözleşmesine son verildiğini, Şirkette aldığı son net ücretin 5.000,00 USD olduğunu, üç öğün yemek ve konaklamanın işveren tarafından karşılandığını, iş sözleşmesi işveren tarafından feshedilmiş olmasına rağmen kıdem ve ihbar tazminatının kendisine ödenmediğini, çalıştığı süre boyunca 06.00
DAVA KONUSU: Davacı vekili asıl ve birleşen dava dilekçelerinde; müvekkilinin 2012 yılı Haziran ayından 2017 yılına kadar davalı Şirketin yurt dışı şantiyelerinde çalıştığını, çalışmalar neticesinde iş bitimi verilerek iş sözleşmesine son verildiğini, Şirkette aldığı son net ücretin 5.000,00 USD olduğunu, üç öğün yemek ve konaklamanın işveren tarafından karşılandığını, iş sözleşmesi işveren tarafından feshedilmiş olmasına rağmen kıdem ve ihbar tazminatının kendisine ödenmediğini, çalıştığı süre boyunca 06.00-18.00 saatleri arasında çalıştığını, iki haftada bir hafta tatili kullanabildiğini, tüm ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışmaya devam ettiğini, yapmış olduğu fazla çalışma ve bayram çalışması karşılığı olan ücretlerinin ödenmediğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile hafta tatili, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalılardan tahsiline tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. KARAR: Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu alacakların zamanaşımına uğrayıp uğramadığına ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.