TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 15/04/2021 NUMARASI : 2017/787 Esas, 2021/302 Karar DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 07/10/2025 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyl…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 15.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2021/3053 KARAR NO : 2025/1050 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 15/04/2021 NUMARASI : 2017/787 Esas, 2021/302 Karar DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 07/10/2025 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Dava; eser sözleşmesinden kaynaklanan faturaya dayalı alacak nedeniyle yapılan icra takibine davalı-borçlu tarafından itiraz edilmesi üzerine açılan itirazın iptali davası olup, davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davacı ve davalı yanca ayrı ayrı istinaf talebinde bulunulmuştur.Davacı vekili özetle, müvekkilinin inşaat-tadilat ve dekorasyon işleri ile uğraştığını, davalının işlettiği 3 katlı mekanın tadilatı için sözlü anlaşma yapıldığını, davalı ile yapılan anlaşma gereğince giriş, asma kat, salon 1, salon 2 ve depo kısımlarında tadilat ve dekorasyon işlemlerinin yapıldığını, yapılan işlerin dava dilekçesi ekinde belirtildiğini, yapılan işlerin yükleniciye teslim edildiğini, buna rağmen müvekkilin hak ettiği ödemelerin yapılmadığını, 04/02/2017 tarihli ve 930000 numaralı 331.489,29-TL bedelli faturanın düzenlendiğini, 331,489,29-TL fatura bedelinden 78.500,00-TL’nin davalı tarafından çek olarak, toplam 15.000,00-TL’nin ise banka hesabına gönderilmek üzere toplam 93.500,00-TL’nin ödendiğini, bakiye 237,989,29-TL’nin ise ödenmediğini, davalı şirkete Bakırköy 40.Noterliğinin ... yevmiye numaralı ve 10/02/2017 tarihli ihtarnamesi gönderilerek takip konusu faturanın ödenmesinin istenildiğini, davalının Kadıköy 9.Noterliğinin 16/02/2017 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile cevap verdiğini, bu cevabi ihtarnamede davalının aradaki sözleşmeyi ve müvekkilin yaptığı işleri kabul ettiğini, ancak kalan tutarın ödenmemesi üzerine davalı borçlu hakkında İstanbul Anadolu 1. İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası ile ilamsız takip yapıldığını, davalının süresinde yaptığı itiraz ile takibin durduğunu belirterek, davalının itirazının 237,989,29-TL’lik kısmının iptali ile takibin devamına karar verilmesini ve davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili özetle, müvekkil ile davacı arasında iç görsel ile alakalı bazı işlerin yapılması konusunda görüşme yapıldığını, görüşme esnasında davacı taraf adına İkram Haş isimli kişinin kendi el yazısı ile yapacakları işleri belirttiğini, iş bedelinin 88.000 TL + KDV olarak kararlaştırıldığını, müvekkilinin toplam 78.500 TL tutarında çek verdiğini, ayrıca 15.000 TL ve 10.000 TL olmak üzere toplamda 25.000 TL’yi nakit banka havalesi yoluyla ödediğini, işin süresinde bitmesi için müvekkilin anlaşılan bedelinde biraz üstünde ödeme yaptığını, yapılan ödemelere rağmen davacının hiçbir işi yapmadığı gibi işi yarım bırakarak kaçtığını, işi bırakıp gittiği için teslimat tutanağı da düzenlenemediğini, daha sonradan müvekkiline ... veren ...’nun gelerek davacının yaptığı işleri yıktırarak tekrardan anlaşmalı firmalara yaptırılmasına yardımcı olduğunu, işin bu suretle 3. kişilere yaptırıldığını, tüm işin 3. kişilere yaptırılmasına rağmen davacının fatura keserek bedelini istediğini, müvekkilinin faturaya itiraz ederek toplamda 88.000 TL’ye anlaşıldığını ancak davacının bu işi yapmadığını bildirerek faturaya itiraz ettiğini, davacı tarafın iddia etmiş olduğu hususların yasal dayanaktan yoksun olduğunu, somut bir delile dayanmadığını, bu beyanlara itibar edilmesi hukuken mümkün olmadığını, davacının iddia etmiş olduğu hususları ispat yükü altında olduğunu, dava dilekçesinde delil olarak sunulan bilgi ve belgelerin hiç birisinin usul kuralları çerçevesinde iddia edilen vakıayı ispata elverişli olmadığını, ayrıca 59.000 TL’lik mobilya ücretinin ve 79.978,04 TL’lik müteahhitlik payı adı altında faturaya yansıtılan ücretin nereden çıktığının anlaşılamadığını, davacının 59.000 TL olduğunu iddia ettiği bu mobilyaları kime teslim ettiğini ispat etmek zorunda olduğunu, müvekkilinin ...’nun ... alanı olduğunu, ... veren ...’nun kendine has ürün veya hizmet satış konseptini ve dekorasyon, mobilya, ekipman, tabela sistemleri, amblem, faydalı model, patent, sembol ve hizmet ve pazarlama anlayışı ile iş yeri işletme sistemini ... alan müvekkilinin kullanımına sunduğunu, ...’nun iç dekorasyonunun standart olduğunu ve ... veren tarafından sağlandığını, müteahhitlik payı adı altında iç mimar ve nakliye ücreti olarak istenen bedelin tamamen karşılıksız menfaat temini amacıyla haksız ve kötü niyetli olarak fatura yansıtıldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini ve davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.Mahkemece 15/04/2021 tarihli karar ile özetle, davacı tarafından davalı adına düzenlenen faturanın davacı defterlerinde kayıtlı olduğu, davalının defterlerinde kayıtlı olmadığı, taraflar arasında yazılı sözleşme bulunmadığından ve yapılacak işler tek tek belirlenmediğinden davacı tarafından yapılan işler ve bedellerinin belirlenmek suretiyle sonuca gidilmesi gerektiği, mahkememizce bu kapsamda tanık beyanlarının alındığı, yerinde inceleme yapılmak suretiyle bilirkişi raporlarının alındığı, bu kapsamda alınan kök raporda deliller dosyaya sunulmadığından herhangi bir tespit yapılmadığı, ek rapor düzenleyen heyette makine mühendisi bulunmadığından su ve doğalgaz tesisatı bakımından bir tespit yapılamadığı ve hesaplamaların dava tarihi itibariyle yapıldığı, bu rapora da taraf vekillerinin itiraz etmesi üzerine alınan son raporda; taraf vekillerinin katılımı ile yerinde inceleme yapıldığı, davacı tarafından yapıldığı iddia edilen ve davalı tarafın itirazı olmayan işlerin ve bedellerinin tek tek belirlendiği, zaten bu işlerin hali hazırda halen yerinde mevcut olduğu, 11/12/2020 tarihli son raporda dava konusu olan ve dekoratif ayna kaplama haricindeki bir kısım imalatların yerinde olmaması nedeniyle hesaplamaya dahil edilmediği, bu hususun mahkememizce de yerinde görüldüğü, taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığından yapılan işlerin bedelinin, nitelik ve nicelikleri dikkate alınarak, yapıldıkları tarihteki mahalli serbest piyasa malzeme ve işçilik rayiçleri doğrultusunda belirlenmesi gerektiği, mahalli serbest piyasa rayiçleri içinde KDV ve müteahhit karı da içerdiğinden, hak edilen iş bedeli bu esaslar dahilinde hesaplanması gerektiği, alınan 11/12/2020 tarihli raporda bu şekilde hesaplama yapıldığı, 11.12.2020 tarihli son bilirkişi raporunun denetime elverişli olması nedeniyle hükme esas alındığı, bununla birlikte dekoratif aynanın ... konseptine uygun olmaması nedeniyle söküldüğü, bu hususun davacı tarafça önceden davalıya sorulup yapılması gerektiği, dekoratif aynaların sonradan söküldüğü anlaşıldığından davacının dekoratif ayna bedelini talep edemeyeceği kanaatine varıldığı, bu nedenle son raporda davacının yaptığı ve yaptığını iddia ettiği işe karşılığı hesaplanan 157.447,00 TL'den dekoratif ayna bedeli olan (ayna bedelinin 11/12/2010 tarihli raporun 13. Sayfasında hesaplandığı 1. Normal kat için dekoratif ayna kaplaması 24.500,00 TL + 2. Normal kat dekoratif ayna kaplaması 24.500,00 TL olmak üzere toplam 49.000,00 TL) 49.000,00 TL 'nin mahsup edilmesi sonucu davacının (157.447,00 TL - 49.000,00 TL = 108.447,00 TL) 108.447,00 TL’lik iş yaptığı sonucuna varıldığı, davalı tarafından davacıya 78.500,00 TL çek ve 15.000,00 TL nakit olmak üzere toplamda 93.500,00 TL ödeme yaptığı, bu ödeme hususu tarafların da kabulünde olduğu, davalının bakiye ödeme iddiasını ispatlayamadığı, davacının toplam alacağı olan 108.447,00 TL'den yapılan ödeme miktarı 93.500,00 TL'nin mahsubu sonucu (108.447,00 TL - 93.500,00 TL = 14.947,00 TL) 14.947,00 TL bakiye alacağının kaldığı gerekçeleriyle davalının İstanbul Anadolu 1.İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 14.947,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 9,75 oranında ve değişen oranlarda avans faizi işletilmesine, davacı tarafın icra inkar tazminat talebinin reddine, davalı tarafın kötüniyet tazminat talebinin reddine şeklinde hüküm tesis etmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesiyle özetle, davalı tarafın davacı müvekkil tarafından eksik işlem yapıldığına ve işlerin bitirilmediğine ilişkin ispat külfetini yerine getiremediğini, bilirkişi tarafından tadilat işlerinin bedellerinin, birim değerler ve hesaplanan imal giderlerinin çok düşük miktarda hesaplandığını, tanık ...’in beyanları dikkate alınmadığından 55.000,00-TL tutarlı kısım hesap dışı bırakıldığını, işin yapımı ile keşif tarihi arasında geçen 4 yıllık süre içerisinde bu yapılan işlerin kaldırılması ve değiştirilmesinin ihtimal dahilinde olduğunu, mahkemece her ne kadar dekoratif aynanın ... konseptine uygun olmaması nedeniyle söküldüğü, bu hususun davacı tarafça önceden davalıya sorulup yapılması gerektiği gerekçe gösterilerek dekoratif aynalara ilişkin 49.000,00-TL bedelin alacaktan düşülmesine karar verilmiş ise de bu durumun hatalı olduğunu, zira müvekkilin kendi kafasına göre tadilat yapması veya dekorasyon yapmasının mümkün olmadığını, bu hususun olağan yaşam akışına aykırı olduğunu, davalının iş yerinde yapılan tüm işlemlerin davalının talebi ve onayıyla başlayarak davalının denetimi ve kontrolü altında işlere devam edildiğini, nitekim tanıklar ... ve ...’nın beyanlarından işle ilgili bütün talimatların şirket yetkilisi tarafından verildiğinin anlaşıldığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacı müvekkil tarafından yapılan işlerin işçilik bedellerinin hesaplanmadığını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur.Davalı vekili katılma yoluyla istinaf dilekçesiyle özetle, davacının talebi 237.989 TL iken mahkemenin 14.947 TL tazminata hükmettiğini, geri kalan talep yönünden davanın reddine karar verdiğini, dolayısı ile reddedilen kısım olan yaklaşık 223.000 TL üzerinden davalı vekiline vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, dava konusu taşınmazda doğalgaz işlerinin müvekkil şirket tarafından yapıldığını, dosyada buna ilişkin fatura ve çek ödemelerinin makbuzları sunulduğunu, bunların ticari kayıtlara işlendiğini, ancak mahkemenin bu belgeleri dikkate almayarak bu işlerin kendisi tarafından yapıldığına yönelik davacının soyut ve delilsiz beyanına itibar edildiğini, müvekkil şirketin tanıklarının beyanlarının dikkate alınmadığını, davacının müvekkile gönderdiği faturada, yapıldığı iddia edilen tüm kalemler varken ayna imalatı yapıldığına dair bir kalemin olmadığını, davacının tanıklarının beyanlarının hayatın olağan akışına ve gerçekliğine uygun olmadığını, davacının işi yaptığına dair iddialarını ispatlayamadığını beyan ederek istinaf talebinde bulunmuştur. DEĞERLENDİRME Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, davalı iş sahibi, davacı ise yüklenicidir.Taraflar arasında yazılı sözleşme bulunmamaktadır.Davalı tanığı ... özetle, davalının işlettiği Ümraniye ... şubesinde şube müdürü olarak çalıştığını, davalının bu şubeyi devraldığında dekarasyonu yenilemek istediğini, bu şubenin toplam 4 katlı olup her birinin 90 metrekare olduğunu, en üst katın zaten önceki işleten tarafından yeni yapıldığından tadilata ihtiyacının olmadığını, ilk 3 kata tadilat yapılması için davacı taraf ile görüşmeye başlanıldığını, ...'nun kendi belirlediği projesi olduğunu, ... ile görüşülmeden önce ... tarafından projenin çizildiğini, ...’a bu projenin verildiğini ve buna göre tadilat yapılacağının söylendiğini, ilk 3 katın duvarları zemini yapılacağını, kapı takılacağını, katlarda tuvalet yapılacağını, buraların malzemesinin davacı tarafa ait olacağını, sözleşme bedelinin ne kadar olduğunu bilmediğini, ancak bir takım malzemelerin davalı tarafından karşılandığını, ilk girişte yerde bulunan yaldızlı büyük seramiklerin davalı tarafından alındığını, yine davacı tarafça alınan kapıların kalitesi iyi olmadığından davalının kapıları kendisinin aldığını, ...’ın bir ara işi birkaç gün bıraktığını, gidip başkalarını bulup getirdiklerini, getirdiğimiz işçiler bir katın badana boyasını, alçı panı, kartonpiyeli v.s yaptığını, daha sonra ...’ın yeniden geldiğini, ... ve çalışanlarının yeniden işe başladıklarını, davacı tarafça işin yaklaşık yarısı tamamlandığında ...'dan mimarların söz konusu işlerin projeye uygun yapılıp yapılmadığını denetlemeye geldiklerini ve projeye uygun yapılmadığını tespit ettiklerini, daha sonra ...’dan mimarlar ve işçilerin geldiğini ve yarım bırakılan işi onların tamamladıklarını, projeye göre tahminimce işin % 25'inin tamamlandığını, davacı tarafın yalnızca bar bölümüne mobilya getirdiğini hatırladığını, bunun da tahminince 59.000,00 TL olmadığını, yine seramik bedellerinin de 30.000,00 TL olduğunu düşündüğünü, seramik taşıma, katlara malzeme çıkarma ve buna benzer işleri davalı şirketin kendi elemanlarının yaptığını beyan etmiştir.Davalı tanığı ... özetle, Ümraniye ... Şubesinde çalıştığını, 2017 yılı Kasım ayı gibi işe başladığını, işe başladığında mağazanın inşaat halinde olduğunu ve tadilatın devam ettiğini, daha sonra ... mimarlarının şubeye gelerek işe kendilerinin devam ettiklerini ve tadilatı bitirdiklerini, neden davacı tarafça işe devam edilmediğini bilmediğini, zaten sürecin ortasında işe başladığını beyan etmiştir. Davacı tanığı ... özetle, mobilya dekorasyon işiyle uğraştığını, davacının kendisine ...’dan iş aldığını söyleyerek mobilya dekorasyonu yapmasını istediğini, davacının elinde bir proje olduğunu, davacı ile Nurdan hanım isimli mimarın çalıştığını, sürekli bu işi yaptığı için bazı firmaların dekorasyonlarının nasıl olduğunu bildiğini, bu projenin ...’nun projelerine benzemediğini, bunu ...’da yetkili ve patron olarak bildiği ancak soy ismini bilmediği Ahmet beye ve mimar Nurdan hanıma söylediğini, ancak o zaman zaten işi bitirmiş olduklarını, bunu işi bitirdikten sonra onlara söylediğini, mobilya dekarosyon işini koltuklar ve sandalyelerin arkasındaki duvar kaplamaları, tv ünitesi kaplamasını, giriş bankosunu, bir adet bar bankosunu, bir adet lake kapıyı, bir adet açılır kapanır bar kapısını, 79 metre duvar kaplama vb. işleri davacı ile pazarlık sonucu 55.000 TL 'ye taşeron olarak anlaşarak yaptıklarını, bu bedele işçilik bedeli ve malzemenin dahil olduğunu, kendisinin alçıpan, boya, badana ve zeminle alakalı herhangi bir iş yapmadığını, bu işi hatırladığı kadarıyla 2016 yılında yaptıklarını, yaptıkları bu işler karşılığında davacıya fatura kesmediklerini, yapılan işin bedelinin bir kısmını nakit, bir kısmını çek, bir kısmını da malzeme temin edilmesi suretiyle aldıklarını, halen almadıkları bir kısmın mevcut olduğunu, mobilya dekorasyon işinin son işlerden olduğunu, bu nedenle diğerlerinin işi yapmasını beklemek zorunda kaldığını, . ...Mobilya olarak işi 3 gün geç bitirdiklerini, ancak işi ayıpsız bir şekilde teslim ettiklerini, hatta oradaki yetkili Ahmet beyin kendilerini yemeğe dahi götürdüklerini beyan etmiştir. Davacı tanığı ... özetle, Ümraniye ...’da temiz su ve atık su tesisatı döşeme işini yaptığını, bu iş için davacı ...'ın abisi... ile anlaştığını, bu işin sadece işçiliğini yapmak üzere 2.000,00 TL’ye anlaştığını, bu işin karşılığında ...’a fatura kesmediklerini, ödemenin elden yapıldığını, malzemelerin... tarafından sağlandığını, ... adına çalışan mimar bir bayanla bu malzemeleri birlikte aldıklarını, bu işi yaparken orada başka işlemlerin devam ettiğini beyan etmiştir.Davacı tanığı ... özetle, davacı ...’ın abisi ...'la Ümraniye ... şubesindeki boya, badana, dış çephe tadilat ve boya, iç çephe sıva tadilatı, eski alçıpanların kırımı, duvar alçısı işinde yalnızca işçilik olarak anlaştıklarını, bu yerin 4 katlı olduğunu, 3 katın işini yaptıklarını, kırılan malzemelerin taşıma işini de kendilerinin yaptığını, ... tarafından bu molozları taşıma konusunda yardım eden olmadığını, malzemeleri İkram beyin getirdiğini, kendisinin yalnızca işçilik olarak anlaştığını, oradaki mimar bayanın kendilerine ne yapılması gerektiğini söylediğini, bu işe karşılık fatura düzenlemediğini, bu işi 50.000,00 TL karşılığında yaptıklarını, ancak parayı alamadıklarını, ...’ın kardeşi ...'ın da ...’dan alacağını alamadığı için kendilerine ödeme yapamadığını beyan etmiştir.Davacı tanığı ... özetle, Ümraniye ...’da seramik ve taş kaplama işini yapmak üzere ...'ın abisi ... ile anlaştığını, hep ... ile muhatap olduğunu, yer seramikleri, duvar seramikleri, lavobaların seramikleri, % 80 oranında duvarların taşla kaplanması, kapının dışında bir kısım seramik döşenmesi işinin işçiliğini yaptığını, malzemelerin ... tarafından sağlandığını, kendisinin yalnızca işçilik için anlaştığını, bu işi 30.000,00 TL’ye yapmak üzere anlaştığını, ancak parasını alamadığını, İkram bey adına çalışan mimar Nurdan hanımın ve Ahmet beyin kendilerine yapılması gereken işleri söylediklerini, iki arkadaşı ile birlikte 34-35 gün toplam 3 kişi olarak birlikte çalıştıklarını, ayrıca bir haftada tek başına gittiğini, seramikleri ve taşları kendilerinin taşıdıklarını, tüm işleri eksiksiz olarak teslim ettiklerini, en son işleri kendisinin yapıp çıktığını, yapılan tüm işlerin sorunsuz olduğunu, ancak duvarlarda olan parça aynalı kısımların ...’nun konseptine uygun olmadığını, kendisinin çıktıktan sonra buraların değiştirildiğini ancak kendileri ile alakasının olmadığını beyan etmiştir.Davacı tanığı ... özetle, Ümraniye ...’da alçıpan ve asma kat, bölme duvarlar, banyo, lavobaların bölme duvarları alçıpan olduğu için bu işlerin işçiliğini yapmak üzere ... ile anlaştığını, bu işi kendisi dahil 4 kişiyle birlikte 30- 35 gün çalışmak suretiyle yaptıklarını, malzemeleri ...’ın sağladığını, iş bedeli olarak 15.000,00 TL'ye anlaştıklarını, ...’ın yanında çalışanların ücretini ödediğini, ancak kendisinin alacağını alamadığını, ...’ın çalışanı bayan bir mimarın projeleri o çizerek kendilerini yönlendirdiğini, herhangi bir fatura düzenlemediğini, yaptığı işte eksiklik olmadığını, çizimleri yapıp elektrikçi Koray ile ...’nun patronuna gösterdiğinde çok iyi olmuş şeklinde beyanda bulunduklarını, ayrıca oranın müdürünün de kendilerine işin yapılmasında talimat verdiğini beyan etmiştir.Yargılama aşamasında düzenlenen 26.12.2018 tarihli bilirkişi raporuna göre özetle, takibe dayanak 04.2.2017 tarihli 930000 nolu 280.903,33 mal/hizmet bedeli ve 50.566,6 TL yüzde 18 KDV olmak üzere toplamda 331.489, 29 TL tutarındaki faturanın davacı tarafın defterlerinde kayıtlı olduğunu, davacının defterlerinde bu faturaya ilişkin herhangi bir ödeme görülmediğini, ancak davacının 78.500 TL çek ve 15.000 TL banka ödemesi olmak üzere 93.500 TL aldığını kabul ettiğini, bu nedenle ve ayrıca ticari defterin kapanış tasdiki de yapılmadığından davacının ticari defterlerine itibar edilemeyeceği, davalı firmanın defter incelemesinde ise takibe konu faturanın kayıtlı olmadığı, bunun yerine 78.500 TL çek ödemesinin kayıtlı olduğu, ancak çek haricindeki ödemelerin davacı tarafından da kabul edilmesine rağmen davalının defterlerinde kayıtlı olmadığı, bu nedenle davalının ticari defter ve belgelerine itibar edilemeyeceği, yapılan teknik incelemede ise dava dilekçesinde her ne kadar yapılan ve teslim edilen işlerin liste halinde dilekçe ekinde yer aldığı belirtilmiş ise de dosyaya böyle bir listenin sunulmadığı, yine davacının delil listesinde bahsettiği davalı iş yerine ait fotoğraflar ve karşılıklı gönderildiği söylenen ihtarnamelerin de dosyaya sunulmadığı, keşif yapılacak alanın kendilerine gösterilmediğini, yine davalının işi başkalarına yaptırdığına ilişkin iddiasına dayanak olan faturaların dosyaya sunulmadığını, ne davacı ne de davalı tarafça iddiaları destekleyen deliller sunulmadığı için değerlendirme yapılamadığı belirtilmiştir.Yeni bilirkişiler eklenmek suretiyle oluşturulan heyetçe düzenlenen 16.12.2019 tarihli ek bilirkişi raporuna göre özetle, tarafların mutabık kaldıkları imalatların dava tarihi itibariyle toplam değerinin 49.693,95 TL olduğu, bu bedele %40 müteahhitlik payı ilave edildiğinde 69.473,53 TL + KDV olacağı, kolonlar arasına yapılan ve fotoğrafları dava dosyasına sunulan çerçeveli dekoratif ayna imalatlarının ise davalı tarafça söküldüğü ve bu kısımlarda sıva boya yapıldığı için herhangi bir hesaplamanın yapılamadığı, yine hesaplanan bedele bilirkişinin uzmanlık alanı dışında olduğu için doğalgaz ve su tesisat işlerinin dahil edilmediği, yine davacı tarafın yapmış olduğunu iddia ettiği ancak davalı tarafça kabul edilmeyen imalatların dahil edilmediği belirtilmiştir.11.12.2020 tarihli bilirkişi raporuna göre özetle, davacı tarafça yapılan işlerin 2016 yılı rayiç fiyatlarına göre toplamda 157.447,00 TL olduğu, rayiç fiyatlar baz alındığı için bu tutara KDV ve yüklenici karını da içerdiği, davacı tanığının anlatımlarında bir kısım başkaca işlerin yapıldığı da belirtilmekle beraber dekoratif ayna haricindeki işlerin yerinde bulunmadığı, bu nedenle bu hususa dair hesaplama yapılamadığı, ancak davacı tarafça bu miktarın faturada 59.000 TL olarak gösterildiğini, heyette mali müşavir bulunmadığından davalının yapmış olduğu ödemeye ilişkin tespit ve değerlendirme yapılmadığı belirtilmiştir.Dava, faturaya dayılı olarak başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır.İtirazın iptali davalarında, mahkeme takip miktarının üzerinde alacağın varlığını tespit etse dahi takip miktarı ile sınırlı olarak değerlendirme yaparak hüküm verebilir. Takip fazla alacak için genel yetkili mahkemede tekrar dava açılması gerekir. Somut olay ele alındığında davacı tarafından takibe dayanak yapılan faturada bir kısım alacak kalemlerinin yazılı olduğu görülmektedir. Yargılama aşamasında bilirkişi heyeti tarafından davacı tarafından yapıldığı kabul edilen bir kısım iş kalemleri ve değerleri tespit edilmiş ve bu rapor kısmen hükme esas alınmıştır. Ancak yukarıda değindiğimiz üzere, görülmekte olan dava itirazın iptali davası olduğundan ve takip dayanağı bir adet fatura olduğundan bilirkişi heyetinin fatura içeriği ile bağlı kalarak tespit ve değerlendirme yapması gerekmektedir. Bilirkişi raporu incelendiğinde ise tespit ettiği alacak kalemlerinin hangilerinin faturada kayıtlı olduğu ya da fatura ile ilişkilendirilebildiği hususunda bir değerleme yapılmamıştır. Bu nedenle dava konusu iş ile ilgili ek rapor ya da yeni bir rapor alınmak suretiyle davacının hangi işleri yaptığı ve bu işlerin hangilerinin "fatura kapsamında kaldığı" hususlarında yeniden bir rapor alınarak değerlendirme yapılması gerektiğinden taraf vekillerinin istinaf taleplerinin ayrı ayrı kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.Açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Taraf vekillerinin vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,2-İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 15/04/2021 tarih, 2017/787 Esas, 2021/302 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-Taraflarca yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE,5-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 07/10/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.