TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 17/10/2023 NUMARASI: 2018/282 Esas, 2023/762 Karar DAVANIN KONUSU: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 24/12/2025 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak …
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 15.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1825 KARAR NO : 2025/1529 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 17/10/2023 NUMARASI: 2018/282 Esas, 2023/762 Karar DAVANIN KONUSU: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 24/12/2025 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili davasında, davalı yüklenici ile imzalanan 23/03/2005 tarihli ... işlerine dair sözleşme gereği işin yapıldığını, geçici ve kesin kabul tutanaklarının imzalandığını belirterek, davalıya yapılan 26.989,39-TL fazla ödeme ile davacıya devri gereken ancak devredilmeyen şantiye binası bedeli 27.869,79-TL ile birlikte toplam 54.859,18-TL alacağın muaccel olduğu 29/11/2013 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalıdan istirdadını talep etmiştir.Davalı, cevap dilekçesi vermemiş, ancak bilirkişi raporuna karşı beyanında, ... 17. Maddesine göre şantiye binasının yapılmasındaki amacın denetim görevlilerinin ihtiyaçlarının karşılanmasına yönelik olup, her ihalede idareye yeni baraka ve bina temini olmadığını, bina ve baraka bedellerinin geçici kabul tutanağında yer almadığını, belirlenen fiyatın fahiş olduğunu, şartnamede bina ve baraka bedellerinin ödeneceği hususunda bir düzenleme bulunmadığını, kabul anlamına gelmemek üzere şantiye fiyatı belirlenirken kullanıldıkları hususunun da değerlendirilmesi gerektiğini, geçici kabul tutanağına göre işin sözleşme ve eklerine uygun yapıldığının belirtildiğini, müvekkili davalının ibra için yazılı olarak çağrılmadığından kesin hesapta belirlenen hususta mutabakatın olmadığını, ek imalatlar konusunda taraflar arasındaki uyuşmazlığın giderilmediğini, kesinleşmiş bir kesin hesap ve hakedişten bahsedilemeyeceğini beyan etmiştir.Mahkemece ilk olarak 2014/786 Esas - 2017/67 Karar sayılı kararla, davanın kabulü ile 54.859,18-TL'nin dava tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine dair verilen karar, davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Dairemizin 2017/742 Esas - 2018/203 Karar sayılı ilamıyla; "Mahkemece, düzeltilen kesin hakedişin idarece tebliğ edilip edilmediği hususu araştırılmadan, tebliğ edilmemiş veya tebliğ edilmiş de yüklenici tarafından şartnamedeki süre kapsamında usulüne uygun olarak itiraz edilmiş ise taraflar arasındaki sözleşme daha önce düzenlenen hakedişler yapılan işe ilişkin taraflarca tutulmuş tutanaklar değerlendirilerek yüklenicinin talep edebileceği iş bedeli belirlenip ispatlanan ödeme miktarı da düşülerek gerekirse mahallinde keşif yapılarak mahkemece kesin hesabın çıkartılacak şekilde bilirkişi incelemesi yapılması gerekirken, bu hususlar hiç değerlendirilip araştırılmadan çizilmek ve eklenmek suretiyle idarece oluşturulan kesin hakediş raporunun aynen kabulü ile hüküm kurulması doğru olmadığı gibi; sözleşme eki teknik şartname kapsamında yapıldığı ve idareye bırakıldığı anlaşılan şantiye binası yönünden de davalı idarece tutulan tek taraflı bila tarihli tutanakta şantiye binaları sökülerek davacı ambarına kaldırılması kamu zararı oluşturacağından, şantiye binalarının bedelinin talep edildiği hususunun da sözleşme ekleri ve tutanak birlikte değerlendirilmek suretiyle bu talebin de değerlendirilmesi gerekirken bu hususla ilgili mahkeme gerekçesinde ve bilirkişi raporunda da hiç bir inceleme ve değerlendirme olmadığı görülmüştür." gerekçesiyle, davacı taleplerinin, taraflar arasındaki sözleşme, ... ve diğer ekler kapsamında incelenip değerlendirilmek ve sonucuna göre hüküm kurulması için kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.Kaldırma kararı sonrasında Mahkemece yeniden yapılan yargılama neticesinde istinafa konu kararla; Kaldırma kararı doğrultusunda alınan 05.06.2023 tarihli bilirkişi heyeti raporunun kaldırma kararını karşılar mahiyette, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, bu rapora göre; kesin hakediş dosyasının düzeltilmiş hali ile davalı yükleniciye gönderildiği, yüklenicinin kesin hesap sonucu ödemeyi kabul etmediği, davalı yüklenici tarafından kesin hesapta bulunan imzanın kendisine ait olmadığı ileri sürülmüş ise de yapılan imza incelemesi sonucu alınan 20.10.2021 tarihli Adli Tıp Kurumu raporunda kesin hakedişteki imzanın davalı ...'ya ait olduğu sonucuna varıldığı,...Kararı gereği yapılan şantiye kesintilerinin sözleşme ve eklerine aykırı olduğu iddiası ile bazı yükleniciler tarafından davalar açıldığı ve yapılan yargılama sonucunda şantiye kesintilerinin hukuka aykırı olduğunun karara bağlandığı, yapılan kesin hakediş ile davalı ... İnşaat'ın sözleşme kapsamında yapılan imalatlar ile ilgili olarak davacı ...'ye KDV dahil 26.989,39 TL borçlu olduğu, şantiye binaları ile ilgili yapılan 27.869,94 TL kesintinin uygun olmadığı, buna göre, bilirkişi heyet raporu ile de sabit olan ve iadesi istenen fazla ödenen tutar olarak 26.989,39-TL'nin belirlendiği, şantiye bina bedeli kesintisi olarak talep edilen 27.869,79-TL'nin uygun olmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, 26.989,39 TL tazminatın dava tarihi olan 16/07/2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiştir. Davacı vekili istinafında; Mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, yapılan 27.869,94 TL'lik şantiye binası kesintisi taleplerinin, taraflar arasındaki sözleşmede bulunmaması gerekçesiyle uygun olmadığından bahisle reddedilmiş olmasının hukuka aykırı olduğunu, söz konusu değerlendirmenin hem ...'nin emredici hükümlerine hem de sözleşmenin tamamlayıcı unsurlarına açıkça aykırı olduğunu, ...'nin 17. Maddesi uyarınca kararın bu kısmının kaldırılmasını ve davanın tümden kabulünü talep ettiklerini, söz konusu kesinti davacı İdare tarafından alınmış bir kararsa da davalı yanı bu karara bir itirazı bulunmadığını, basiretli davranması gereken bir tacir olarak davalının şantiye binalarını sözleşme gereği olarak teslim edemiyorsa satıp bedelini depo etmesi gerektiğini, bu yola başvurmamasının İdarece alına bu kararı zımnen kabul ettiği anlamına geldiğini, ihale konusu iş bittikten sonra İdare malı olan şantiye binasının kullanılamayacak durumda ve atıl vaziyette kalacak olması nedeniyle İdarece devralınmadığını ve yüklenicinin kullanımına bırakıldığını ve bunun karşılığında 27.869,94 TL'lik şantiye bedelinin tahakkuk ettirildiğini belirterek, kararın kaldırılarak davanın tümden kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Taraflar arasında 23/05/2005 tarihli ... yapım işlerine ilişkin sözleşme imzalanmış olup, sözleşmeye konu işe yönelik 19/11/2007 onay tarihli geçici kabul ile 06/12/2011 tarihli kesin kabul tutanakları düzenlenmiş, davalı yüklenici tarafından sözleşmeye konu iş tamamlanarak davacı iş sahibine teslim edilmiştir. Sözleşmenin 9/2-a maddesi hükmü gereğince ... sözleşmenin ekidir.Taraflarca düzenlenmiş bulunan 06/11/2013 tarihli Kesin Hesap Hakedişinde davacı idarece hakediş üzerinde çizilerek bir kısım düzeltmelerin yapılmış, bu düzeltmeler kapsamında davalı yüklenici hakedişlerinden kesilecek bedel 27.869,74-TL olarak belirtilmiş, ayrıca şantiye boya kesintisi (KDV dahil) ibaresi de sonradan hakedişe eklenerek 26.989,39-TL fazla ödeme belirtilmek suretiyle, yüklenici lehine kesin hesap iadesi olarak belirlenen 11.896,73-TL’nin mahsubu ile toplam yüklenici borcu 54.859,18-TL olarak belirtilmiştir..Davacı iş sahibi idarece, kesin hesapta yapılan düzeltmeler sonucu belirlenen bedelin ödenmediğinden bahisle eldeki dava açılmıştır.İddia, savunma, mahkeme kabulü ve istinaf sebeplerine göre, taraflar arasındaki istinafa konu ihtilaf sadece, davacı idare tarafından kesin hesap hakedişinde yapılan "şantiye binası kesintisine ilişkin 27.869,79 TL'lik kesintinin" yerinde olup olmadığı hususuna ilişkin olup, Mahkemece kaldırma kararımız doğrultusunda alınan 05.06.2023 tarihli bilirkişi heyeti raporunda da kaldırma kararımızda belirtilen hususular dikkate alınarak yapılan değerlendirme neticesinde belirtildiği üzere, ... Kurulu'nun 01.05.2008 tarihli kararı gereğince yapılan bu kesintinin taraflar arasındaki sözleşme ve eklerine uygun olmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin sadece bu yöne ilişkin olan istinaf başvurusu yerinde bulunmamaktadır.Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/10/2023 tarih ve 2018/282 Esas, 2023/762 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2-İstinaf harçları peşin alındığından ayrıca harç alınmasına YER OLMADIĞINA, 3-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 24/12/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.