TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 01/10/2020 NUMARASI : 2015/148 Esas, 2020/425 Karar DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 15/01/2026 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sı…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 53.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2024/727 KARAR NO : 2026/48 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 01/10/2020 NUMARASI : 2015/148 Esas, 2020/425 Karar DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 15/01/2026 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : 1.DAVA A-ASIL DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle,müvekkili ile davalı arasında 05/12/2013 tarihinde İstanbul İli, Tuzla İlçesi, ... Beldesi 4 Pafta, ... parsel sayılı arsada yapılmış ve yaptırmayı planladığı sanayi yapılarının mimarlık ve mühendislik proje hizmetlerinin yapılması ve ayrıca iskan alınacak taşınmazı iki bağımsız bölüm olarak projelendirip yapı ruhsatı alınması hususunda sözleşme imzaladıklarını, sözleşmede müvekkilinin yapmayı vaad ettiği hizmetlerin 2 zaman dilimine ayrıldığını, davalı şirketin müvekkil şirkete gönderdiği Kartal 23.Noterliğinin 18/04/2014 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile "işin süresinde teslim edilmediğini, 2 ay 13 günlük gecikme yaşandığını, işin ne zaman bitirileceğinin muallak olduğunu, bu sebeple sözleşmeyi tebliğinden itibaren 2 iş günü içinde sözleşmenin ifa edilerek işin teslimini aksi halde sözleşmeyi fesh edeceğini" bildirdiklerini, bunun üzerine Kartal 12.Noterliğinin 24/04/2014 tarih ve ... yevmiye nolu cevabi ihtarname ile "Belediyenin onayının sözleşmenin taraflara yüklediği sorumluluk dışında olduğunu, onay verilinceye kadar geçecek sürenin sözleşmenin süresine eklenmek zorunda olduğunu, onay alınmadan ikinci 30 günlük sürenin vaat edilen hizmetlerin başlanmasının mümkün olmadığını, verilen 2 günlük sürenin makul olmadığını" bildirdiklerini, davalının Kadıköy 6.Noterliğinin 16/05/2014 tarih ve ... yevmiye nolu azilname ile sözleşme şartlarının ifa edilmemesi sebebine dayanarak vekillikten azlettiğini, sözleşmenin tek taraflı ve haksız olarak feshedilmesi sebebiyle sözleşmeden kaynaklanan 50.000,00 TL iş bedelinin taraflarına ödenmesini bildirdiklerini, muhatabın herhangi bir ödeme yapmaması sebebiyle İstanbul Anadolu 7.İcra Müdürlüğünün... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, yapılan sözleşme uyarınca müvekkilinin edimlerini sözleşmeye uygun yerine getirdiğini, davalının borcunu ödememesi sebebiyle davalının haksız ve kötü niyetli olarak yaptığı itirazın iptali ile takibin devamını, %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle, taraflar arasında 05/12/2013 tarihli sözleşme imzalandığını, sözleşmede ifa süresinin tespit edildiğini, sözleşme süresinin 60 gün ile sınırlandırıldığını, davacının fabrika binasının yanından geçen yolun satın alınması gerektiğini yoksa iskan alınamayacağının bildirdiğini, belediye ile görüşüldüğünde yolun alınmasına gerek olmadığının bildirildiğini, bu süreçte 50-60 günlük sürenin geçtiğini, davacının dosyanın encümene gideceğini söylediğini, taşınmazın hava mahya sınırları içinde kalmadığının bildirildiğini, davacının sözleşme kapsamında yapması gereken hiçbir işi yapmadığının ortaya çıktığını, müvekkilinin sözleşme kapsamında kendisine düşen edimleri yerine getirdiğini, davacı şirkete 32.000,00 TL ödeme yaptıklarını, talep edilen 50.000,00 TL'nin hiçbir hukuki dayanağının bulunmadığını, karşı dava yönünden ise , davalı şirkete ödenen 32.000,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte iadesini talep ettiklerini, davacı şirketin sözleşmeyi süresinde ifa etmemesi nedeniyle müvekkil şirketin fabrika binasını kiraya verememesi nedeniyle zarara uğradığını, maddi zararın şimdilik 8.000,00 TL'sini talep ettiklerini iddia ederek; asıl davanın reddini, %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, karşı dava yönünden ise davalıya ödenen 32.000,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, müvekkilinin uğradığı kira kaybına ilişkin zararlar nedeniyle fazlaya ilişkin dava ve talep hakkı saklı kalmak kaydıyla şimdilik 8.000,00 TL'nin 16/05/2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar talep ve dava etmiştir. III-İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, taraflar arasında 05/12/2013 tarihli sözleşmenin bulunduğu, davacının yüklenici davalının ise iş sahibi durumunda olduğu, sözleşmenin konusunun "Davalı iş sahibinin maliki olduğu İstanbul İli, Tuzla İlçesi, ... Beldesi, 4 Pafta, ... Parsel sayılı arsasında yapılmış ve yaptırmayı planladığı sanayi yapılarının mimarlık ve mühendislik proje hizmetleri işlerinin yapılması olduğu ve ayrıca iskan alınacak taşınmazı iki bağımsız bölüm olarak projelendirip yapı ruhsatının alınması" olduğu, sözleşmenin ikinci maddesinde asıl davacının yapacağı hizmetlerin ayrıntılı olarak belirlendiği, sözleşmenin üçüncü maddesinde yapılacak işin süresinin düzenlendiği, buna göre sürenin davacı yüklenicinin avan projenin yapılarak işveren davalıya sunma süresinin 30 iş günü, avan projenin belediye onayından sonra uygulama projelerinin yapılıp onaya sunulması için de 30 iş günü olarak belirlendiği, ancak verilen süre içinde davacı yüklenicinin edimini yerine getirememiş olduğu, davacı yüklenicinin "gecikmede kusuru olmadığı" yönündeki iddiasını ispata yarar bir delilin dosyaya sunulmadığı, buna göre davacının sözleşmede belirlenen süreye aykırı davranmak suretiyle gecikmeye neden olduğu ve davalı-karşı davacının buna dayalı olarak sözleşmeden dönmesi işleminin usul ve yasaya uygun olduğu, bu tespitler ışığında asıl davada davacının bakiye iş bedeli talep hakkının yerinde olmadığı; karşı davada ise davalı-karşı davacının "işin yapılmamış olması nedeniyle" karşı taraf olan davacı-karşı davalıya ödemiş olduğu 32.000,00 TL'nin iadesi talebinin yerinde olduğu, ancak kar mahrumiyeti ve kira geliri kaybı gibi müspet zarar niteliğinde olan maddi tazminat talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle, asıl dava yönünden davanın reddine, şartlar oluşmadığından kötü niyet tazminatı hükmedilmesine yer olmadığına, karşı dava yönünden; davalı-karşı davacının davasının kısmen kabulü ile, 32.000,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davacı-karşı davalıdan alınarak davalı-karşı davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar vermiştir. IV. İSTİNAF SEBEPLERİ A-)Davacı-karşı davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 1-Yerel mahkemece hükme esas alınan haksız, usul ve yasaya aykırı olduğunu, bilirkişilerin eski raporlara atıf yaptığını, yazışma maillerin gözardı edildiğini, 2-Mail yazışmalarının yazılı delil olarak kabul edilmesi gerektiğini, 3-İşler için ilgili belediyeden alınması gereken evrakların belediye'ye verildiği tarihten itibaren sürenin hesaplanması gerektiğini, 4-Müvekkilinin her bir belgenin düzenlenme tarihini takiben hiç vakit kaybetmeksizin gerekli başvuruları birbiri ardına yaptığını, süre dolmadan fesih yapıldığını, avan proje sunumu konusunda hatalı tespit ve değerlendirmeler olduğunu, 5-müvekkilini sözleşmedeki iki şartlı süre uyarınca üzerine düşen edimi yerine getirdiğini, fiili inceleme ve keşif yapılmadan belediye onayının gecikmesinden müvekkilinin sorumlu olup olmadığı , bu konuda bir taahhüdünün olup olmadığı sürenin başlayıp başlamadığı değerlendirilmeden neticeye varıldığını, belediyeden kaynaklanan gecikmelerin müvekkilinin sorumluluğunda olduğunun kabul edilemeyeceğini, 6-Fesihte davalı-karşı davacının kötü niyetli olduğunu, davalı-karşı davacının tüm taleplerinin usul ve yasaya aykırı olması sebebiyle reddedilmesi gerektiğini, asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmesi gerektiğini , davalı-karşı davacının icra inkar tazminatına mahkum edilmesi gerektiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. B-)Davalı-karşı davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 1-Asıl davada kötü niyet tazminatının reddinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, 2-Karşı davada faiz talebinin ödeme tarihinden olduğunu, dava tarihinden faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu, 3-Karşı davada kira kaybının reddinin hukuka ve usule aykırı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. V.DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE Taraflar arasındaki uyuşmazlık Türk Borçlar Kanunun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davası olup , davacı yüklenici, davalı iş sahibidir.Davacı, arasında 05/12/2013 tarihinde İstanbul İli, Tuzla İlçesi, ... Beldesi 4 Pafta, ... parsel sayılı arsada yapılmış ve yaptırmayı planladığı sanayi yapılarının mimarlık ve mühendislik proje hizmetlerinin yapılması ve ayrıca iskan alınacak taşınmazı iki bağımsız bölüm olarak projelendirip yapı ruhsatı alınması hususunda sözleşme imzaladıklarını, belediye onayının geciktiğini, davalının 16.5.2014 tarihli ihtar ile azil yaparak sözleşmeden döndüğünü, ödenmeyen iş bedeli olan 50.000,00TL. için icra takibi yaptıklarını belirterek, davalının itirazının iptalini talep etmiştir. Davalı, taraflar arasında 05/12/2013 tarihli sözleşme imzalandığını, sözleşme süresinin 60 gün ile sınırlandırıldığını, davacının fabrika binasının yanından geçen yolun satın alınması gerektiğini yoksa iskan alınamayacağının bildirdiğini, belediye ile görüşüldüğünde yolun alınmasına gerek olmadığının bildirildiğini, bu süreçte 50-60 günlük sürenin geçtiğini, davacının sözleşme kapsamında yapması gereken hiçbir işi yapmadığının ortaya çıktığını, davacıya 32.000,00 TL. ödendiğini, davacının davasının reddini ve karşı davada ise, davacıya ödenen 32.000,00TL. İle fabrikanın kiraya verilememesi sebebiyle uğranılan zarara dair 8.000,00 TL.'nin iadesini talep etmiştir.Yerel mahkeme, bilirkişi raporlarını dikkate alarak, davacı-karşı davalının edimini zamanında yerine getirmediğini, kusurlu olmadığını ispatlayamadığını, davalının feshinin hukuka ve usule uygun olduğunu, bu sebeple davacının iş bedeli talep edemeyeceğini, karşı davada davalı karşı davacının ödediği bedeli geri alabileceği, ancak müspet zarar talep edemeyeceğini belirterek, asıl davanın reddine, karşı davanın kısmen kabulü ile 32.000,00TL.'nin davalıdan tahsiline karar vermiştir. Taraflar arasında 05.12.2013 tarihli sözleşme vardır. Sözleşmenin konusu, sanayi yapılarının mimarlık ve mühendislik proje hizmetlerinin yapılması ve ayrıca iskan alınacak taşınmazı iki bağımsız bölüm olarak projelendirip yapı ruhsatı alınması, tüm bina projelerinin Türk Standartlarına uygun yapılması, yapı için inşaat ruhsatının alınması ve iş sahibine teslimi olduğu, sözleşmede önce avan projenin belediyeye onaylatılacağı, işin süresinin avan projenin yapımı ve işverene sunumu için 30 gün, belediye onayından sonra uygulama projesinin yapılıp onaya sunulması için 30 gün olduğu , toplam sürenin sözleşme tarihinden itibaren 60 gün olduğu ve sözleşme tutarının 80.000,00+KDV olarak kararlaştırıldığı görülmüştür. Davalının Kartal 23. Noterliği'nin 18 Nisan 2014 tarih ve ... yevmiyeli ihtarını davacıya göndererek, sözleşmenin başlamasından itibaren 4 ay 13 gün geçtiğini, 2 ay 13 gün gecikildiğini, kira kaybına sebebiyet verildiğini, aylık 30.000,00 USD+KDV kira geliri kaybı zararları olduğunu, işin bitirilmesi için 2 günlük süre verildiğini ihtar etmiştir.Davacı taraf Kartal 12. Noterliği'nin 24 Nisan 2014 tarih ve ... yevmiye sayılı davalıya gönderdiği cevabi ihtarında, avan projenin belediyeye 20.02.2014 tarihinde sunulduğunu, müvekkilininde avan proje onayının verilmemesi sebebiyle mağdur olduğunu, belediye onayından sorumlu tutulamayacağını, verilen 2 günlük sürenin makul olmadığını ihtar etmiştir.Davalı taraf Kartal 23. Noterliği'nin 16 Nisan 2014 tarih,... sayıl davacıya gönderdiği ihtarı ile sözleşmenin feshedilerek, davacının vekillikten azledildiği anlaşılmıştır.Dosya kapsamında ilk önce bir heyetten rapor alındığı, daha sonra başka bir heyetten 18.4.2017 tarihli kök rapor alındığı bu heyetten bir de 22.2.2018 tarihli Ek Heyet Raporu alındığı, ek raporda davacı karşı davalının süreye uymadığı,1 ay içinde avan projeyi hazırlayarak işverene vermesi ve belediyeye sunması gerektiği, ilk bölümle alakalı işler için belediye nedeniyle gerçekleşebilecek bir gecikme veya ertelemeyle ilgili bir husus olmadığı, sözleşmenin 05.12.2013 te imzalandığı, avan projenin 16.1.2014 tarihinde tamamlanması gerektiği, avan proje tasdik talebinin 20.02.2014 tarihinde işveren tarafından yapıldığı, bu nedenle projenin sözleşmede belirtilen zamandan sonra yapıldığı, kesin projelerde sözleşme dışına çıktığı, projeyi işverene zamanında teslim edemediğinde davacının meblağ talep edemeyeceğinin bildirildiği anlaşılmıştır. Dosya kapsamında üçüncü bir yeni heyetten bilirkişi raporu alındığı, bu raporda, önceki heyetle aynı görüşü paylaştıklarını ,davacı/karşı davalı yüklenicinin sözleşme konusu işlerin yapımındaki gecikmede kusuru olmadığını ispat edemediğini, davacı yüklenicinin kusurlu olarak temerrüde düştüğünü, bildirmiştir. Aynı heyetten 19.2.2020 tarihli Ek Rapor alındığı , kök rapor ile aynı mahiyette olduğu görülmüştür.Dosya kapsamında 3 farklı teknik bilirkişi heyetinden rapor alındığı ve bunların iki tanesinden de ek rapor alındığı anlaşılmaktadır. Bu raporların hepsinin birbiri ile örtüştüğü görülmüştür. Böylece, davacı-karşı davalı yüklenicinin edimini süresinde kusurlu olarak yerine getirmediği ve ifa edilmemiş bir edimin karşılığını yüklenicinin talep edemeyeceği anlaşıldığından davacı-karşı davalı vekilinin tüm istinaf talepleri yersizdir.Davalı vekilinin istinaf talepleri değerlendirildiğinde, asıl davada alacaklı davacının kötü niyetli olduğu somut delillerle ispatlanmadığından yerel mahkemenin asıl davalı-karşı davacının kötü niyet tazminatını reddetmesi isabetlidir.Taraflar arasında eser sözleşmesi vardır. Bedel karşılığı düzenlenen eser sözleşmesi tek taraflı irade beyanı ile feshedilebilir. Bu takdirde sözleşme sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre tasfiye edilir. Eser sözleşmesinin geriye etkili olarak sona ermesi halinde taraflar verdiklerini sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre geri alabilirler. Sözleşmenin sona ermesinde kusursuz olan taraf kusurlu olan taraftan sözleşmenin feshedilmesi nedeniyle uğradığı zararları da isteyebilir. Eldeki davada davalı-karşı davacı tarafından eser sözleşmesi feshedildiğinden davacıya yaptığı ödemeyi geri talep edebilir. Sebepsiz zenginleşme hükümleri esas olduğundan faiz başlangıç tarihi kural olarak temerrütün oluştuğu zenginleşme tarihi ise de borçlunun zenginleşmede iyi niyetli olması halinde temerrüte düşürüldüğü tarih itibariyle başlar. Davadan önce temerrüdün oluştuğu ispat edilmediğine göre en geç dava tarihi itibariyle faiz başlatılmalıdır. Dolayısıyla yerel mahkemenin davadan itibaren faize hükmetmesi yerindedir. Davalı-karşı davacı sözleşmeyi, davacı-karşı davalının kusuru ile haklı sebeple feshetmiştir. Bu durumda kusuru olmayan karşı davacı menfi zararını talep edebilir. Müspet zarar mahiyetindeki kira kaybını talep edemez. Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 01/10/2020 tarih ve 2015/148 Esas, 2020/425 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2-Davacı-karşı davalı yönünden; asıl dava için alınması gereken 732,00-TL ile karşı dava için alınması gereken 2.185,92-TL nispi harç toplamı 2.917,92-TL istinaf karar harcından davacı-karşı davalı tarafça peşin olarak yatırılan (54,40+546,48=)600,88-TL harcın mahsubu ile bakiye 2.317,04-TL harcın davacı-karşı davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Davalı-karşı davacı yönünden; asıl dava için alınması gereken 732,00-TL ile karşı dava için alınması gereken 732,00-TL harç toplamı 1.464,00-TL istinaf karar harcından davalı-karşı davacı tarafça peşin olarak yatırılan (54,40+427,60=)482,00-TL harcın mahsubu ile bakiye 982,00-TL harcın davalı-karşı davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 4-Davacı ve davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA, 5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere 15/01/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.