T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/2503 KARAR NO : 2025/1970 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 23/05/2025 NUMARASI : 2025/254 Esas (Derdest) DAVA : Birlik Yönetim Kurulu Üyeliği Sorumluluğundan Doğan Alacak KARAR TARİHİ : 30/10/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 30/10/2025 Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen…
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/2503 KARAR NO : 2025/1970 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 23/05/2025 NUMARASI : 2025/254 Esas (Derdest) DAVA : Birlik Yönetim Kurulu Üyeliği Sorumluluğundan Doğan Alacak KARAR TARİHİ : 30/10/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 30/10/2025 Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı, istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosya incelendi; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Tarım ve Orman Bakanlığı Müfettişleri tarafından düzenlenen 01/08/2023 tarihli ve 94-2023/7-7 sayılı İnceleme Raporuna Ek olarak 29/08/2023 tarihli Bakanlık Oluru ile hazırlanan ek rapor incelendiğinde; arpa kodlu stok tablosunda da ayrıntılarıyla görüleceği üzere ... Birliğinin 153 Hesapta izlenen arpa stoklarına ilişkin giriş miktarı toplamı: 351.406,50 kg iken, satışı yapılarak stoklardan çıkan miktarın 28.190,00 kg olduğunu, yıl sonu stoklarında olması gereken 323.216,50 kg karşılığı 682.549,83 TL tutarındaki arpa ürününün akıbetinin bilinmediğini, dönemin yönetim kurulu başkanı ... , üyeler ... , ... , ... , ... , ... , ... Ve ... 'ın (Birlik Ana Sözleşmesi 40/2, 40/3 ve 67/4 ve Islah Amaçlı Hayvan Yetiştirici Birliklerinin Kurulması ve Hizmetleri Hakkında Yönetmelik'in 31/1, 31/3, 92/4 maddeleri kapsamında) sorumlu olduklarını, birliğe yüklü miktarlarda zarar verdiğinin sübuta erdiğinden bahisle 682.549,53 TL tazminatın tahsiline, 24/03/2025 tarihli dilekçesi ile davalıların taşınır ve taşınmaz mallarına ve üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarına duruşmasız ve teminatsız ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İDM KARARININ ÖZETİ : İlk Derece Mahkemesinin 09/04/2025 tarihli tensip ara kararı ile: davacı vekilinin 2025/254 Esas sayılı asıl davasındaki ihtiyati haciz talebi yönünden İ.İ.K.'nun 258/2 maddesine göre tarafların dinlenmesine gerek görülmeksizin dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda dilekçeye ekli Tarım ve Orman Bakanlığı Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı'nın 29/08/2023 tarihli 87927448. 663.05.2023-8/168 sayılı Bakanlık Oluru ile hazırlanan rapor dikkate alınarak ihtiyati haciz şartlarına ilişkin yaklaşık ispat gerçekleştiğinden ihtiyati haciz talebinin KABULÜ İLE; 682.549,53 TL alacak için davalılar ... , ... , ... , ... , ... ... , ... , ... , ... , ... , ... , ... nun taşınır taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarına %15 teminat karşılığında ihtiyati haciz konulmasına, ihtiyati haciz isteyen davacı/alacaklı tarafından alacak miktarının % 15 oranında 102.382,42 TL teminat mahkeme veznesine depo edildiğinde veya bu miktar kesin ve süresiz bir banka teminat mektubu sunulduğunda İzmir Asliye Ticaret Mahkemelerinin Yargı Çevresindeki İcra Müdürlüklerinden kararın infaz edilmesine karar verilmiştir. Tensip tutanağı davalıya 21/04/2025 tarihinde tebliğ edilmiştir. İhtiyati haciz kararı İzmir 15. İcra Müdürlüğü'nün 2025/3366 Esas - Sayılı dosyasında 15/04/2025 tarihinde infaz edilerek davalı ... adına kayıtlı ... , ... , ... plaka sayılı araçlar ile İzmir İli ... İlçesi ... Köyü ve ... mevkiinde 5 adet taşınmaza ihtiyati haciz uygulanmıştır. Davalı ... vekili 24/04/2025 havale tarihli dilekçesi ile dava dilekçesinin tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde cevap dilekçesi verilmesi için ek süre isteğinde bulunmuş 30/04/2025 tarihli karar ile cevap süresi 2 hafta uzatılmıştır. 19/05/2025 tarihli dilekçede ihtiyati hacze de itiraz edilmiştir. İhtiyati haciz kararına itiraz eden davalı ... vekilinin 12/05/2025 tarihli itiraz dilekçesi ile; müvekkili hakkında ihtiyati haciz kararı verildiğini, verilen kararın hem usule hem de maddi hukuka aykırı olduğunu, ihtiyati haciz kararı için gerekli koşulların oluşmadığını, İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için, vadesi gelmiş bir alacağın mevcut olması ve bu alacağı haklı gösterecek ciddi emarelerin, belge veya delillerin bulunması gerektiğini, somut dosyada, henüz vadesi gelmiş veya kesin bir alacağın söz konusu olmadığını, davacının dayandığı belgeler ve kurul kararları incelendiğinde, bunların müvekkilinin aleyhine kesinleşmiş bir borç ilişkisi doğurmadığını, ihtiyati haciz için gereken "muhtemel ispat" koşulu sağlanamadığını, alacakla ilgili ihtilafın yargılama aşamasında olduğunu, henüz netleşmediğini, Mal kaçırma kastı ve eylemine ilişkin herhangi bir somut iddia ve delil sunulmadığını, tüm sebeplerle; Mahkememizce verilen ihtiyati haciz kararına itirazın kabulü ile alacağın varlığı, vadesi ve delilleri yönünden yasal şartlar oluşmadığından haciz kararının tamamının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi 23/05/2025 tarihli ara kararı ile; ihtiyati haciz talebine konu edilen belgenin Tarım ve Orman Bakanlığı Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı'nın 29/08/2023 tarihli 87927448. 663.05.2023-8/168 sayılı Bakanlık Oluru ile hazırlanan rapor olduğunu İcra İflas Kanunu'nun 257 ve devamı maddelerinde ihtiyati hacze hangi nedenlerle itiraz edileceğinin sayıldığını, ihtiyati haczin dayandığı sebeplere itiraz üzerine inceleme ve değerlendirme sonucunda verilen ihtiyati haciz kararının yaklaşık ispat kuralları çerçevesinde dosya kapsamına uygun bulunduğunun takdir edildiği kanaati ile ihtiyati hacze itirazın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ : Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; ihtiyati haciz talebine dayanak teşkil ettiği belirtilen belgenin, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından hazırlanan, idare hukuku anlamında yargısal denetimden geçmemiş ve sadece bir idari inceleme niteliğinde olan herhangi bir inceleme raporu olduğunu, alacağın muhtemel ispatını dahi sağlamaktan uzak olduğunu, ihtiyati haciz uygulamasının temelinde vadesi gelmemiş alacaklar yönünden mal kaçırma riski bulunması gerekirken, somut olayda bu şartın gerçekleşmediğini, davalının tüm malvarlığını kapsayacak şekilde verilmiş olmasının, ölçülülük ilkesine ve mülkiyet hakkının korunmasına ilişkin Anayasal ilkelere aykırı olduğundan bahisle ihtiyati hacze itirazın reddine ilişkin kararın kaldırılmasını talep etmiştir. İSTİNAFA CEVAP : Davacı taraf istinafa cevap vermemiştir. G E R E K Ç E: Uyuşmazlık, birlik yönetim ve denetim kurulu üyeleri davalılar hakkında sorumluluktan kaynaklanan alacak istemine ilişkin davada verilen ihtiyati haciz kararına itirazın reddedilmesinden kaynaklanmaktadır. 6100 Sayılı HMK’nun 355. maddesi uyarınca inceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilir; aynı Kanunun 357. maddesine göre de; İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemeyeceği ve istinafta yeni delillere dayanılamayacağına ilişkin maddeleri çerçevesinde inceleme yapılmıştır. Anayasa Mahkemesinin iptal kararı sonrasında 5996 Sayılı Kanun'da 17/02/2015 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ancak 07.11.2014 tarihinden itibaren geçerli olan 6589 Sayılı Kanunla değişiklik yapılarak damızlık hayvan yetiştiriciliği birliklerinin yapısının yeniden düzenlenmiş ve bu Kanun ile damızlık hayvan yetiştiriciliği birliğinin yönetim kurulu üyelerinin birliğin paraları üzerinde işledikleri suçlardan dolayı kamu görevlisi gibi cezalandırılacaklarına dair hükmün 6589 Sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi ile 5996 Sayılı Kanun'a 10/E fıkrası olarak eklenmiştir. Damızlık hayvan yetiştiriciliği birliğinin tabi olduğu 08/04/2011 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Islah Amaçlı Hayvan Yetiştirici Birliklerinin Kurulması ve Hizmetleri Hakkında Yönetmeliğin 71 inci maddesinde ''Birlik ve Merkez Birliği hakkında, Kanun ve bu Yönetmelikte hüküm bulunmayan hallerde ve vergi mevzuatı açısından 24/04/1969 tarihli ve 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu uygulanır'' şeklinde bir düzenleme bulunmakta ise de, damızlık hayvan yetiştiriciliği birliğinin mallarını idare etme yetkisinin gereği olarak tevdi edilen paralar üzerinde zilyetliğin devri amacı dışında kendilerinin yararına olarak tasarrufta bulunma şeklindeki eylemlerinin 5237 Sayılı Kanun'un 155 inci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturacağı kabul edilmektedir. Somut olayda; davalı hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunundan yargılama yapılan İzmir 37. Asliye Ceza Mahkemesi 2023/825 Esas sayılı dosyada dava konusu iddia edilen alacaklara ilişkin ceza davasının derdest olduğu anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere, uyuşmazlık bir miktar para alacağına ilişkin ise 2004 Sayılı İİK 257. vd. maddeleri gereğince ihtiyati haciz; uyuşmazlığın dava konusu hakkında olması halinde 6100 Sayılı HMK'nun 389. vd maddeleri gereğince ihtiyati tedbire ilişkin geçici hukuki koruma kararı verilmesi istenebileceği açıktır. 2004 Sayılı İİK'nun 265/1. fıkrasına göre; borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir. 2. fıkraya göre; Menfaati ihlal edilen üçüncü kişiler de ihtiyati haczi öğrendiği tarihten itibaren yedi gün içinde ihtiyati haczin dayandığı sebeplere veya teminata itiraz edebilir. 3. fıkraya gereğince; Mahkeme, gösterilen sebeplere hasren tetkikat yaparak itirazı kabul veya reddeder. 4. fıkraya göre; İtiraz eden, dilekçesine istinat ettiği bütün belgeleri bağlamaya mecburdur. Mahkeme, itiraz üzerine iki tarafı davet edip gelenleri dinledikten sonra, itirazı varit görürse kararını değiştirebilir veya kaldırabilir. Şu kadar ki, iki taraf da gelmezse evrak üzerinde inceleme yapılarak karar verilir. 5. fıkraya göre; İtiraz üzerine verilen karara karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruyu öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir. İstinaf yoluna başvuru, ihtiyatî haciz kararının icrasını durdurmaz. 6100 Sayılı HMK'nun 22/7/2020 tarihli 7251 sayılı Kanunun 34 md. Değişik 341/1. fıkrası (b) bendine göre; İhtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin reddi kararları, karşı tarafın yüzüne karşı verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararları, karşı tarafın yokluğunda verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararlarına karşı yapılan itiraz üzerine verilen kararlarına karşı istinaf kanun yoluna başvurulabilir. Yukarıdaki düzenlemelere göre; ister borçlunun yokluğunda isterse yüzüne karşı verilmiş olan ihtiyati haciz kararlarına kanun yoluna başvurulabilir. Ancak, yasal düzenlemelerde borçlunun yokluğunda verilen kararlarda itiraz süresinin tebliğle başlayacağına ve tebligatın şekline ilişkin kesin bir kural konulmamış; "haczin tatbiki" ifadesiyle öğrenmekle," haciz tutanağının kendisine tebliği" ifadesiyle tebliğle başlayacağı da hükme bağlanmıştır. Yine, 265/2. fıkrasına göre menfaati ihlal edilen 3. kişiler bakımından getirilen ihtiyati haczi öğrenme tarihine ilişkin düzenlemeden hareketle ihtiyati hacze itiraz süresinin tebligat veya başka bir şekilde öğrenme yoluyla başlayacağından şüphe etmemek gerekir. Somut olayda, İDM'nin tensip zaptının (7) nolu bendi gereğince verilen ihtiyati haciz kararına ilişkin tensip zaptının davalıya 21/04/2025 tebliğ edildiğine göre, itiraz süresi bu tarihten başlatılmalıdır. Davalı vekili bu süreyi kaçırarak 12/05/2025 tarihli ihtiyati haczin kaldırılmasını talep etmiştir. Davaya ilişkin esasa cevap süresi 2 hafta olmakla birlikte ihtiyati hacze itiraz süresi olan 7 günlük süre 28/04/2025 tarihinde sona ermiştir. İDM'nce duruşmalı inceleme sonunda ihtiyati hacze itirazın süre yönünden reddine karar verilmesi yerine esastan reddine karar verilmiş olması doğru değilse de, sonucu itibariyle verilen karar yerinde olup sadece yapılan yanlışlığa işaret etmekle yetinilmiştir. Ne var ki; davacının talebi ile orantısız biçimde davalıya ait taşınır ve taşınmaz mallar ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine haciz konulduğu, ihtiyati haciz infaz edilirken hacizde ölçülülük kuralının ihlal edildiğine yönelik İİK nun 265. maddesindeki 7 günlük itiraz süresi kapsamında ihtiyati haczin dayandığı sebeplerden olmayan ancak asıl takibe geçilmediği için ihtiyati haciz kararı veren mahkemece incelenmesi gereken itirazlar yönünden, İlk Derece Mahkemesince değerlendirme yapılacağı açık olduğundan bu hususta başkaca inceleme yapılmamıştır. Yukarıda açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; geçici hukuki koruma kararına itirazın değerlendirilmesinde sonuç olarak itirazın reddine karar verilmesinde esas ve usul bakımından hukuka aykırılık bulunmadığından ve davalı ... vekilinin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-1) bendi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı ... vekilinin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden istinaf isteminin 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkra (b-1) bendi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı ... tarafından peşin yatırılan 1.683,10 TL istinaf yoluna başvuru harcı ile 615,40 TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubuyla Hazineye gelir kaydına, 3-Davalı ... tarafından yapılan istinaf giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, harç tahsil / iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine, İlişkin dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 30/10/2025 tarihinde, 6100 Sayılı HMK'nun 362. maddesi (1-f) bendi ve 2004 Sayılı İİK'nun 265/son fıkrası gereğince KESİN olarak oy birliği ile karar verildi.