9. Hukuk Dairesi 2015/33371 E. , 2019/19118 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: YARGITAY KARARI A) Davacı İsteminin Özeti: Davacı vekili; müvekkilinin, 01.04.2004-21.05.2007 ve 01.08.2010-30.07.2012 t
**9. Hukuk Dairesi 2015/33371 E. , 2019/19118 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: YARGITAY KARARI A) Davacı İsteminin Özeti: Davacı vekili; müvekkilinin, 01.04.2004-21.05.2007 ve 01.08.2010-30.07.2012 tarihleri arasında 2 dönem halinde davalılar bünyesinde uluslararası tır şoförü olarak çalıştığını, işe başlamadan önce zorlama ile teminat senedi imzaladığını, davalı ... Uluslararası Nakliyat İhracat ve Ticaret A.Ş. ’nin 25.09.2006 tarihinde kurulduğunu ve her iki davalı arasında organik bağ olduğunu, faaliyet adresleri ve hakim ortaklık yapısının aynı olduğunu, ilk dönem çalışmasında iş akdinin davalılarca haksız ve önelsiz olarak feshedildiğini, ikinci dönem çalışmasında ise ücretinin SGK’ya eksik beyan edilmesi, primlerinin eksik yatırılması, asgari ücretlerinin ödenmemesi, yıllık izinlerini kullanamaması ve karşılığı ücretlerin ödenmemesi, genel tatil ve hafta tatili çalışma ücretlerin ödenmemesi nedeni ile iş akdini haklı olarak feshettiğini, her iki dönem için de tazminat ödemesinin yapılmadığını, İngiltere ağırlıklı olmak üzere Almanya, Fransa, Hollanda, Belçika gibi ülkelere asgari ücret + sefer başına net 700.00 Euro prim usulü ile çalıştığını, 21.05.2007 tarihinden önceki 1 yıl ve 30.07.2012 tarihinden önceki 1 yıl içinde yaptığı sefer sayısının ücretinin belirlenmesinde dikkate alınması gerektiğini, ikinci dönem çalışmasında sefer primlerinin eksik ödendiğini, asgari ücretlerinin ise ekonomik krizler vs. çeşitli bahaneler gösterilerek ödenmediğini ileri sürerek; birinci dönem kıdem ve ihbar tazminatı, ikinci dönem kıdem tazminatı, ücret, sefer primi, ücretli izin, hafta tatili ve dîni/ resmi bayram ücreti alacaklarının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. B) Davalı Vekilinin Cevabının Özeti: Davalı vekili; davacının, 18.06.2004-21.05.2007 ve 01.10.2010-30.07.2012 tarihleri arasında müvekkili ... Uluslararası Nakliyat İhracat ve Ticaret Ltd. Şti.’de çalıştığını ve ... Uluslararası Nakliyat İhracat ve Ticaret A.Ş. yönünden husumet itirazında bulunduklarını, zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davacının 01.05.2007 tarihinde işten ayrılmak istediğini ancak bu hususun kabul edilmemesi ve işten ayrılmak istiyorsa istifa dilekçesi vermesinin istenmesi üzerine kızarak şirketi terk ettiğini, 15.05.2007 tarihinde gönderilen ihtarname karşısında tarihinde iş akdinin haksız ve bildirimsiz feshedildiği iddiasının gerçeği yansıtmadığını, bu nedenle ilk dönem tazminat taleplerinin reddi gerektiğini, ikinci dönem çalışmasında ise iş akdinin verilen görevleri yerine getirmemesi ve amirine hakaret ederek darp etmesi nedeni ile Beşiktaş 17. Noterliği’nin 30.07.2012 günlü ihtarnamesi ile sona erdiğini, davacının 17.06.2012 tarihinde çıktığı 30 günlük izinden dönmeyince telefonla işe davet edildiğini ve vize işlemlerini hallederek işbaşı yapmasının istendiğini, izninin bitmesinin üzerinden 10 gün geçtikten sonra 26.07.2012 tarihinde vize işlemlerini hallederek işe geldiğinde izinden önce kullandığı aracın verilmesini talep etmişse de amiri olan baş şoför ...'ın aracın başka bir şoförle seferde olduğunu, şirket araçlarının çalışanlara tahsis edilmediğini, davacıya sefer için uygun ve sırada olan başka bir araç verileceğini ilettiğini, davacının da başka araçla sefere çıkmayı kabul etmeyerek amiri ile tartışarak darp ettiğini, iş bu sebeple kıdem tazminatı talep edemeyeceğini anlayan davacının 1 gün sonra iş akdini haklı nedenle feshettiğine ilişkin ihtarnameyi şirkete gönderdiğini, davacının sefer başına harcırah esası ile çalışmak üzere istihdam edildiğini, harcırahtan ayrı olarak ödenen asgari ücret uygulaması olmadığını, SGK bildirgelerinin ve prim ödemelerinin asgari ücret üzerinden yapılacağı ve asgari ücretin ödenecek harcıraha dahil olduğunun da hizmet sözleşmesinde açıkça yer aldığını, iş akdinin feshinden sonra 06.08.2012 tarihli ibraname ile davacının hiçbir hak ve alacağı olmadığını imzası ile kabul ve ikrar ettiğini savunarak; davanın reddine karar verilmesini istemiştir. C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece, kıdem ve ihbar tazminatlarının kabulü diğer alacak taleplerinin reddi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. D) Temyiz: Karar süresinde davalılar vekillerince temyiz edilmiştir. E) Gerekçe: Anayasa’nın 138 ve 141. maddeleri uyarınca Hakimler, Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdanı kanaatlerine göre hüküm verirler ve bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır. Bu gerekçede hukuki esaslara ve kurallara dayanmalı, nedenleri açıklanmalıdır. Diğer taraftan 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK.’un 27. Maddesinde hukuki dinlenilme hakkı kurala bağlanmıştır. Hukukî dinlenilme hakkı, Anayasanın 36 ncı maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6 ncı maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının en önemli unsurudur. Hukuki Dinlenilme Hakkı” gereğince davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olup, bu hakkın yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını, mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içermektedir. Mahkemeler, kararlarını somut ve açık bir şekilde gerekçelendirmek zorundadırlar. Eksik, şeklî ve görünüşte gerekçe yazılması adil yargılanma hakkının (hukukî dinlenilme hakkının), ihlâlidir. HMK.’un 297. maddesinde de, verilecek hükümde tarafların iddia ve savunmalarının özetinin, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususların, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delillerin, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesinin, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerin yer alması gerektiği açıkça vurgulanmıştır. Kararın gerekçesinde maddi olay saptanmalı, hukuki niteliği ve uygulanacak hukuki kurallar belirlenmeli, bu konuda gerekli inceleme ve delillerden sözedilmeli, hukuk kuralları somut olaya uygulanmalı ve sonunda hüküm kurulmalıdır. Maddi olgularla hüküm fıkrası arasındaki hukuki bağlantı da ancak bu şekilde kurulabilecek, ayrıca yasal unsurları taşıyan bu gerekçe sayesinde, kararların doğruluğunun denetlenebilmesi mümkün olacaktır. Somut uyuşmazlıkta; davacı, davalılar arasında organik bağ olduğunu ve davalılar nezdinde 01.04.2004-21.05.2007 ve 01.08.2010-30.07.2012 tarihleri arasında 2 dönem halinde çalıştığını, ilk dönem çalışmasının işveren tarafından haksız feshi ile 2. dönem çalışmasının ise kendisinin haklı feshi ile son bulduğunu ileri sürerek; ilk dönem için kıdem ve ihbar, 2. dönem için ise sadece kıdem tazminatı taleplerinde bulunmuştur. Mahkemece; davacının, 18.06.2004-21.05.2007 ve 01.10.2010-26.07.2012 tarihleri arasında çalıştığı kabul edilmesine karşın, taleple bağlılık ilkesine aykırı olarak bu iki dönemdeki hizmet sürelerinin toplamı üzerinden ve 26.07.2012 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte kıdem tazminatına hükmedilmiştir. Hüküm altına alınan ihbar tazminatı yönünden ise ilk dönem hizmet süresi ve bu süre sonundaki ücret esas alınarak alacak hüküm altına alınmıştır. Mahkemece, kıdem ve ihbar tazminatları hüküm altına alınırken iş akdinin işveren tarafından tek taraflı olarak ve haklı bir nedene dayanmaksızın feshedildiği belirtilmiş ise de, davacının ve davalının her iki dönem için ileri sürdüğü iddia ve savunmalar ile delilleri ortaya konulup tartışılmamış ve davacının 2. dönem için haklı fesih iddiasında bulunmasına karşın, mahkemece söz konusu iddia aşılarak iş akdinin işverence feshedildiği kabul edildiği gibi bu kabule ilişkin Anayasa ve Yasa'nın aradığı anlamda bir gerekçe de oluşturulmamıştır. Mahkemece yapılacak iş; davalının 15.05.2007 tarihli ihtarnamesinin tebliğ şerhi onaylı bir örneği getirtilerek ve davacıya, dava dilekçesindeki 2. dönem sonundaki feshe ilişkin iddiaları ile aynı döneme dair 27.07.2012 tarihli ihtarnamesindeki iddiaları açıklattırılarak, her bir çalışma döneminin kim tarafından ne şekilde sona erdiği iddia ve savunmalar ile sunulan deliller doğrultusunda tartışılıp bir değerlendirmeye tabi tutulduktan sonra, davacının kıdem ve ihbar tazminatlarına hak kazanıp kazanmadığı gerekçeleri ile ortaya konulmalıdır. Kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. F) Sonuç: Temyiz olunan kararın açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 05.11.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.