Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkiline ait işyerinde bazı çalışanların şikayeti üzerine İŞKUR'un çalışma başlattığını ve rapor tanzim ederek müvekkiline 21.05.2018 tarihinde tebliğ ettiğini, müvekkili firmada sigortasız eleman bulunmadığını, tüm elemanların hak ettikleri ücret ve diğer haklarının ücret bordrolarında gösterilerek kendilerine yasal haklarının banka vasıtasıyla ödendiğini, söz konusu raporun müvekkiline verilmediğini ve tebliğ de edilmediğini, müvekkili ile şikayette bulunan
DAVA KONUSU: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkiline ait işyerinde bazı çalışanların şikayeti üzerine İŞKUR'un çalışma başlattığını ve rapor tanzim ederek müvekkiline 21.05.2018 tarihinde tebliğ ettiğini, müvekkili firmada sigortasız eleman bulunmadığını, tüm elemanların hak ettikleri ücret ve diğer haklarının ücret bordrolarında gösterilerek kendilerine yasal haklarının banka vasıtasıyla ödendiğini, söz konusu raporun müvekkiline verilmediğini ve tebliğ de edilmediğini, müvekkili ile şikayette bulunan bazı çalışanlar arasında sorunlar yaşandığını, işten kıdem tazminatı alarak çıkmak isteyen bu şahısların işten çıkarılmak için haksız ve mesnetsiz iddialarda bulunduklarını, işyeri resmî kayıtlarının incelenmesinde çalışan bazı kişilerin yalan söyleyerek işten çıkarılmak için gerekçe oluşturmaya çalıştığının görüldüğünü, Kuruma şikayette bulunan çalışanlardan ..., ... ve ...'nun işyerini ibra ederek haklarını aldıklarını iddia ederek 14.02.2018/7977-İNC-03, 9205-İNC-03 sayılı rapora itirazlarının kabulü ile raporun iptaline karar verilmesini talep etmiştir. KARAR: Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, 14.02.2018 tarihli müfettiş raporunun iptaline karar verilip verilmeyeceği ve husumete ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.