TEKİRDAĞ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/996 KARAR NO : 2025/887 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 02/05/2025 NUMARASI : ..../.... Esas - .../... Karar DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : DAVANIN KONUSU : Şirketin İhyası DAVA TARİHİ : 21/04/2025 KARAR TARİHİ : 02/10/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 03/10/2025 Taraflar aras…
TEKİRDAĞ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/996 KARAR NO : 2025/887 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 02/05/2025 NUMARASI : ..../.... Esas - .../... Karar DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : DAVANIN KONUSU : Şirketin İhyası DAVA TARİHİ : 21/04/2025 KARAR TARİHİ : 02/10/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 03/10/2025 Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen ve yukarıda tarih ve numarası gösterilen karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla, dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : A) DAVACININ İDDİASI VE TALEBİ: Davacı vekili 21/04/2025 tarihinde sunduğu dava dilekçesinin "konu"başlıklı kısmında "...... Şirketi'nin ve davalı .........'nin ihyasının sağlanarak, şirketlerin sicile yeniden tescilinin sağlanmasını talebidir." dedikten sonra .........'tinin 29/11/2013 tarihinde 6102 sayılı TTK'nin geçisi 7. Maddesi uyarınca ticaret sicilinden terkin edildiğini, müvekkili şirketin ortağı olduğu ....... hakkında 1996 yılından bu yana devam eden dava dosyaları (...... 1. ASHM'nin ..../... Esas ve ... 2. ASHM'nin .../... Esas sayılı dosyaları) gözetilmeden şirketin ticaret sicilinden hukuka aykırı olarak terkin edilmiş olduğunu, davalı tarafından yapılan usûlsüz terkin işlemi nedeniyle yargılama sürecinin sekteye uğradığını, müvekkili şirketin telafisi imkânsız zararlara uğramasının kaçınışmaz bir hâl aldığını, ... 1. ASHM'nin ..../... Esas sayılı dosyasında devam eden yargılamada Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 15/02/2024 tarih ve E.2023/3360, K.2024/1153 sayılı ilamı ile, 'davada davacı şirket ve davalı ....... hakkında yargılamaya devam edilebilmesi için davacı şirketin ortaklarına süre verilerek söz konusu şirketlerin ihyasının sağlanması (..)" gerektiği belirtilerek dosyanın yerel mahkemeye gönderildiğini, bunun üzerine .... 1. ASHM'nin .../.... Esas sayılı dosyasında verilen 05/03/2025 tarihli ara kararı ile taraflarına davalı ...'nin ihyasının sağlanması için dava açmak üzere 1 aylık süre ve yetki verildiğini, davacı şirketin, ticaret sicilinden dava süreci devam ederken hukuka aykırı bir şekilde terkin edildiğinden işlemin yok hükmünde olduğunu ve ihya için öngörülen hakdüşürücü süreden bahsedilemeyeceğini ileri sürerek, .......'nin ticaret sicilinden usûlsüz bir şekilde terkin edildiğinin tespiti ile yapılan terkin işleminin iptali ve şirketin ihyası ile şirketlerin sicile yeniden tescilinin sağlanmasını talep ve dava etmiştir. B) İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemenin 02/05/2025 tarihli tensip kararı ile, 'Uyap sisteminde yapılan sorgulamada davacının hâlen görülmekte olan ... Asliye Ticaret Mahkemesinin .../.... Esas sayılı dosyasında aynı şirketin ihyasına ilişkin davasının bulunduğu'ndan bahisle, "Davanın dava şartı yokluğundan usûlden reddine" karar verildiği; mahkemece tensip kısa kararına istinaden oluşturduğu 02/05/2025 tarih ve E..../...., K..../.... sayılı gerekçeli kararında da; ".... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi ..../... Esas sayılı dava dosyasında davacı ...... tarafından .....'ne karşı tapu iptal ve tescil davası açıldığı, ilgili mahkemenin 05/03/2025 tarihli ara kararı ile şirket ortağı ...... ile ......'nin ihyasının sağlanması için yetki ve 1 aylık süre verildiği, akabinde ....... tarafından 21/04/2025 tarihinde .... Ticaret Sicil Müdürlüğü aleyhine .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..../.... Esas sayılı dava dosyası ile şirket ihyası ile sicile yeniden tescil davası açıldığı, dava dilekçe içeriğinde konu başlığında ......'nin ihyasını ve şirketlerin sicile yeniden tescilinin sağlanması talebinde bulunulduğu, yine talep sonucunda ise ....'nin sicilden usulsüz bir şekilde terkin edildiğinin tespiti ile yapılan terkin işleminin iptali ve şirketin ihyası ile şirketin sicile yeniden tesciline karar verilmesini talep etmiş olduğu, yine işbu dava dosyamızda da davacı ...... tarafından 21/04/2025 tarihinde, ... Ticaret Sicil Müdürlüğü aleyhine aynı vakıalara ve hukuki nedene dayalı olarak şirket ihyası ile sicile yeniden tescil davası açıldığı,dava dilekçe içeriğinde konu başlığında ..... ile ...........'nin ihyasını ve şirketlerin sicile yeniden tescilinin sağlanması talebinde bulunulduğu, yine talep sonucunda ise ........'nin sicilden usulsüz bir şekilde terkin edildiğinin tespiti ile yapılan terkin işleminin iptali ve şirketin ihyası ibaresinin devamında şirketlerin yeniden tesciline karar verilmesini talep etmiş olduğu görülmekle işbu dosyadaki talep ile Mahkememizin .../... Esas sayılı dosyasının tarafları ve talep konusunun aynı olduğu, davaların açılış tarih ve saati gereği davanın ..../... Esas sayılı dosya üzerinden yargılamaya devam edilmesi gerektiği kanaatiyle davanın derdestlik dava şartı yokluğu nedeniyle dosya üzerinden tensip ile usulden reddine karar verilmiş ise de gerekçeli karar yazım aşamasında işbu dava dosyasında yalnızca .........'nin ihyasına yönelik olduğu, mahkememiz ..../... Esas sayılı dava dosyasında ise yalnızca ...........'nin ihyasına yönelik olduğu anlaşılmış olup işbu dava dosyasının dilekçe içeriğindeki konu başlığında her iki şirket ismine yer verilmesi ve yine talep kısmında kullanılan şirketler ibaresi sebebiyle mahkememizce sehven işbu dava dosyanın derdest olduğu değerlendirmesi yapılmış olup bu durumun gerekçeli karar yazım aşamasında fark edildiği, karar verilmekle dosyadan el çekilmesi sebebiyle ve kısa karar ile gerekçe arasında çelişki oluşturmamak adına herhangi bir düzeltme yapılmamış olup yalnızca bu hususa dikkat çekmek ile yetinilmiştir." gerekçesi ile; "Davanın dava şartı yokluğundan usûlden reddine" karar verilmiştir. C) İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, istinafında; Mahkemece, aynı şirkete ilişkin daha evvel ihya davası açıldığından bahisle davanın usûlden reddine karar verilmiş ise de, Mahkeme kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılması gerektiğini, zira taraflarınca iki farklı şirketin ihyasına ilişkin davalar açıldığını, eldeki ihya davanın konusunun ....... olduğunu, .... Asliye Ticaret Makemesi'nin .../.... Esas sayılı dosyasında açılan ve devam eden ihya davasının konusunun ise ....... olduğunu, şirketler arasında isim benzerliği olsa da birbirinden farklı şirketler olduklarını, mahkemece maddi hata yapıldığını, taraflarınca maddi hatanın düzeltilmesi talep edilmişse de dava dilekçesinde talep bölümünde ''-ler, -lar'' çoğul eki kullanıldığından bahisle hatanın düzeltilmediğini, dava dilekçesinde çok açık bir şekilde hangi şirketin ihyasının talep edildiğinin belirtildiğini, buna göre derdest başka bir davadan söz edilemeyeceğini ifade ederek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve .........'inin ihyasının sağlanmasına karar verilmesini talep etmiştir. D) DELİLLER: ..... Asliye Ticaret Mahkemesinin E..../....,K..../.... sayılı dosyası kapsamı. E) DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKÎ SEBEPLER VE GEREKÇE: Dava, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun geçici 7. maddesi uyarınca sicilden resen terkin edilmiş olan şirketin ihyası istemine ilişkindir. Mahkeme, derdestlik nedeniyle davanın usûlden reddine karar verilmiş; karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi uyarınca, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, istinaf kanun yoluna başvuran tarafın sıfatı gözetilerek, kamu düzenine aykırılık teşkil eden ve bu nedenle resen gözetilmesi gereken hususlar değerlendirilerek yapılması gerekmektedir. Öncelikle belirtmek gerekir ki, karar başlığında yazılmaması, davacının adresi, davacı vekilinin adresi, davalının vergi numarasının yazılmaması 6100 sayılı HMK'nin 297. maddesine aykırı ise de, bu eksikliğin mahallinde her zaman düzeltilebileceğini değerlendiren Dairemiz anılan hususu eleştirmekle yetinmiştir. Mahkemenin 02/05/2025 tarihli tensip kararı ile, 'Uyap sisteminde yapılan sorgulamada davacının hâlen görülmekte olan ... Asliye Ticaret Mahkemesinin .... Esas sayılı dosyasında aynı şirketin ihyasına ilişkin davasının bulunduğu'ndan bahisle, "Davanın dava şartı yokluğundan usûlden reddine" karar verildiği; mahkemece tensip kısa kararına istinaden oluşturulan gerekçeli kararın gerekçe bölümünde ise, 'eldeki davanın .....'nin ihyasına yönelik olduğu, .... Asliye Ticaret Mahkemesinin .../.... Esas sayılı dosyasının ise yalnızca ...... ihyasına yönelik olduğu, eldeki davanın dava dilekçesi içeriğindeki konu başlığında her iki şirket ismine yer verilmesi ve yine talep kısmında kullanılan şirketler ibaresi sebebiyle sehven işbu dava dosyanın derdest olduğu değerlendirmesinin yapıldığı, bu durumun gerekçeli karar yazım aşamasında fark edildiği, ancak kısa karar ile gerekçe arasında çelişki oluşturmamak adına herhangi bir düzeltme yapılmadığı' açıklandıktan sonra tensipteki hüküm bendi aynen korunarak "Davanın dava şartı yokluğundan usûlden reddine" dair hüküm kurulmuş olduğu anlaşılmıştır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun E.2009/19-109, K.2009/123 sayılı ilamında değinildiği üzere, 10/04/1992 tarih, E.1991-7, K.1992-4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince, hâkimin tefhim etmiş olduğu kısa kararla gerekçeli karar uyum içinde olmalıdır. Yargı erkinin görev ve yetkisi, Anayasa ile yasaları amaçlarına uygun olarak yorumlayıp uygulamak, keza İçtihadı Birleştirme Kararlarının bağlayıcılığını gözetmekten ibarettir. Kısa kararla gerekçeli karar ve hüküm arasındaki çelişkiye cevaz verilmemesinin amacı, kamunun mahkemelere olan güveninin sarsılmamasına yöneliktir. Tefhim edilen hüküm başka, gerekçeli karardaki hüküm veya gerekçe başka ise bu durumun mahkemelere olan güveni sarsacağı tartışmasızdır. Öyle ki, İçtihadı Birleştirme Kararında bu konuya çok büyük bir önem verilmiş, çelişkinin varlığı tespit edildiği takdirde, başka hiçbir incelemeye gerek görülmeksizin ve tarafların bu konuyu temyiz sebebi yapıp yapmadıklarına bakılmaksızın kararın salt bu nedenle bozulması gerektiğine işaret edilmiştir. Ayrıca HMK'nin 294 ve 297 maddelerinde hüküm fıkrasında nelerin yer alacağı açıklanmış; HMK'nin 297/son maddesi gereğince; hükümde, tarafların iddia ve savunmalarının özeti, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan deliller delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerinin yer alacağı belirtildikten sonra, hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekli olduğu belirtilmiş yine anılan kanunun 298/2. maddesi gereğince de; gerekçeli kararın, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamayacağı belirtilmiştir. Mahkemece, verilen kısa kararda 'derdestlik nedeniyle davanın dava şartı yokluğundan reddine' karar verilmiş iken, gerekçeli kararın gerekçe bölümünde 'derdestlik değerlendirmesinin sehven yapıldığı' açıklanmış böylelikle gerekçe ile hüküm çelişik bir hâl almıştır. Mahkemenin inceleme konusu kararı bu nedenle usûl ve yasaya aykırıdır. Mahkemece, gerekçe ile hüküm arasında çelişki yaratılmadan kanun yolu denetimine elverişli hüküm kurulması gerekmektedir. Bu itibarla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kamu düzenine ilişkin açıklanan nedenle kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. KARAR : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-) Davacı vekilinin istinaf başvurusunun, kamu düzenine ilişkin açılanan nedenle kabulü ile istinaf incelemesine konu ilk derece mahkemesi kararının HMK'nin 353/1-a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 2-) Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-) Kaldırma nedenine göre, istinaf edenin sair istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 4-) İstinaf eden tarafça peşin yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talep hâlinde yatırana İADESİNE, 5-) Dosya üzerinde inceleme yapılması nedeniyle vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-) İstinaf eden tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, 7-) Dairemizce kesin olarak verilen işbu kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, kararın kesinleştirilmesi, bakiye harç tahsili ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nin 362/1-g maddesi gereğince KESİN olmak üzere 02/10/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan e-imzalı Üye e-imzalı Üye e-imzalı Katip e-imzalı * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*