16. Hukuk Dairesi 2014/2862 E. , 2014/4387 K. "" MAHKEMESİ : DARENDE KADASTRO MAHKEMESİ TARİHİ : 11/10/2013 NUMARASI : 2006/279-2013/24 Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Kadastro sırasında A. Kasabası, B. Mahallesi çalışma alanında bulunan 210 ada 177 parsel sayılı 193.396,99 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz …
**16. Hukuk Dairesi 2014/2862 E. , 2014/4387 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : DARENDE KADASTRO MAHKEMESİ TARİHİ : 11/10/2013 NUMARASI : 2006/279-2013/24 Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Kadastro sırasında A. Kasabası, B. Mahallesi çalışma alanında bulunan 210 ada 177 parsel sayılı 193.396,99 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz mera niteliği ile sınırlandırılmıştır. Davacılar Alişan, Aliseydi ve K.. K.., miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak taşınmazın adlarına tescili istemiyle dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne; çekişmeli taşınmazın fen bilirkişisi tarafından düzenlenen 09.10.2013 havale tarihli raporunda (A) harfi ile gösterilen 17.675,26 metrekare yüzölçümündeki bölümünün davacı A.. K.., (B) harfi ile gösterilen 57.590,19 metrekare yüzölçümündeki bölümünün davacı A.. K.., (C) harfi ile gösterilen 40.126,43 metrekare yüzölçümündeki bölümünün davacı K.. K.. adına bahçe niteliğiyle tapuya tesciline, kalan bölümlerin mera olarak sınırlandırılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece, fen bilirkişi raporunda (A), (B) ve (C) harfleri ile gösterilen bölümler üzerinde davacılar lehine zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Yapılan keşifte dinlenen komşu köylerden seçilmiş yerel bilirkişiler, tespit bilirkişileri ve tanıklar taşınmazların aralıksız tarla olarak kullanıldığını yakın zamanda bahçe haline getirildiğini söylemişler, dosya içerisinde bulunan 02.05.2006 tarihli 3091 sayılı yasa uyarınca, Darende Kaymakamlığı tarafından verilen idari men kararının dayanağı belgelerinde davacı A.. K.. taşınmazın öncesinde ekilirken son 9-10 yıl boyunca ekmediklerini bir ay kadar önce de sürerek kayısı fidanı diktiklerini bildirmiştir. Oysa ki; 2013 yılında yapılan keşif sonucunda dosyaya sunulan zirai bilirkişi raporunda ise kayısı ağaçlarının 15-25 yaşları arasında olduğu belirtilmesi karşısında, beyanlar ve ağaçların yaşları hususunda ortaya çıkan çelişki giderilmemiştir. Diğer yandan zirai bilirkişi taşınmazın yakınlarında 60-70 yıllık evler bulunduğunu bu evlerin çevredeki taşınmazların uzun yıllardır kullanıldığının bir göstergesi olduğunu belirtmiş ise de, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. madde koşullarının bulunması halinde zilyetlikle taşınmaz iktisap edilebileceği, diğer bir anlatımla taşınmazın yakınında ev bulunmasının o taşınmazın zilyetlikle iktisap edilmesi için yeterli olmadığı kuşkusuzdur. Ne var ki; mahkemece