İSTİNAF KARAR TARİHİ : 19/12/2025 KARARIN YAZIM TARİHİ : 19/12/2025 Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04/06/2021 tarih ve 2017/... Esas-2021/... Karar sayılı kararı ile kurulan hüküm nedeniyle duruşma istemli olarak davacı ve davalı vekilinin istinaf başvuruları ile ilgili olarak şartları bulunmadığından davacı vekilinin duruşma talebinin reddine karar verilerek yapılan incelemede; DAVACI VEKİLİ DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE: Müvekkili davacı şirketin yapması gereken TİGEM Göz…
T.C. ADANA BAM 6. HUKUK DAİRESİ T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2021/1550 KARAR NO : 2025/1669 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ...(...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 04/06/2021 NUMARASI : 2017/... Esas - 2021/... Karar DAVACI : ... VEKİLLERİ : Av. ... Av. ... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVA : Eser Sözleşmesine Dayalı İtirazın İptali İSTİNAF TALEP TARİHİ : Davacı 12/08/2021, davalı 26/07/2021 İSTİNAF KARAR TARİHİ : 19/12/2025 KARARIN YAZIM TARİHİ : 19/12/2025 Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04/06/2021 tarih ve 2017/... Esas-2021/... Karar sayılı kararı ile kurulan hüküm nedeniyle duruşma istemli olarak davacı ve davalı vekilinin istinaf başvuruları ile ilgili olarak şartları bulunmadığından davacı vekilinin duruşma talebinin reddine karar verilerek yapılan incelemede; DAVACI VEKİLİ DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE: Müvekkili davacı şirketin yapması gereken TİGEM Gözlü 30 ton kapasiteli yem fabrikası yapım işi ile ilgili olarak fabrikayı besleyen 2 adet 500 ton (635 m3), 2 adet 1000 ton (1.220 m3) toplam 4 adet silo ve müştemilatının davalı tarafından yapıldığını, malzemenin 08/07/2014 tarihinde 4 adet irsaliye ile fabrikadan teslim edildiğini, tesisin müvekkili şirket tarafından 29/11/2015 tarihinde bitirildiğini, dava dışı idare tarafından teslim alındığını, üretime başlandığını, Ağustos 2016 yılında dava dışı idare tarafından silolarda problem olduğunun bildirildiğini, 22/08/2016 tarihinde müvekkili şirket yetkilileri tarafından silolara müdahale edildiğini, aynı tarihte davalıya ulaşıldığını, ayıplı imalatın düzeltilmesinin istendiğini, ancak işlem yapılmadığını, dava dışı idarenin işe başlanmasını istediğini, aksi durumda zarardan sorumlu olacağının müvekkile bildirildiğini, müvekkilinin 27/09/2016 tarihli ihtarname ile durumun davalıya ihtar ettiğini, ancak davalının yine işlem yapmadığını, davalıya dava dışı idare tarafından düzenlenen teknik şartnamenin verildiğini, 500 ton ve 1000 tonluk silo imalatının yapılmasının istendiğini, davalının 1000 tonluk silo için statik hesap yapmadığını, 500 tonluk silonun teknik hesaplarını kullandığını, her iki siloda 22 adet ayak ve HAE 180 ölçüsünde malzeme kullanıldığını, siloların toplayıcı malzeme kalınlığının 6 mm olduğunu, silolar için proje çizilmediğini, statik hesap yapılmadığını, bu nedenle bükülme ve eğrilme yaşandığını, konu ile ilgili Sarayönü Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2016/... D. İş numaralı dosyası ile tespit yaptırıldığını, müvekkilinin dava dışı idare ile yaptığı sözleşme gereği tespit sonrası ayıplı siloların sökülerek yeniden yapıldığını, yapılan masraflara ilişkin 30/05/2017 tarihli 610.650,00 TL tutarında fatura düzenlendiğini, davalıya gönderildiğini, ancak davalının Adana 4. Noterliği'nin 02/05/2017 tarihli, ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile faturanın kabul edilmediğinin müvekkiline bildirildiğini, Adana 14. İcra Müdürlüğü'nün 2017/... Esas sayılı icra dosyasından anılan faturaya dayalı icra takibi başlatıldığını, ancak davalı tarafından takibe haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptaline karar verilmesini istemiş, alacağın %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatı talep etmiştir. Davacı vekilinin 18/09/2017 tarihli dilekçesinde; cevaba cevaplarını sunmuştur. DAVALI VEKİLİ CEVAP DİLEKÇESİNDE ÖZETLE: 10 ton kapasiteli yem fabrikası yapım işi ile ilgili 2 adet 500 ton (635 m3) ve 2 adet 1000 ton (1220 m3) silonun 25/06/2014, 30/06/2014, 04/07/2014 ve 07/07/2014 tarihlerinde tam ve eksiksiz olarak teslim edildiğini, teslim tarihinden yaklaşık 1,... yıl sonra, yine yaklaşık 10 ay kullanıldıktan sonra ayıplı olduğundan bahsedilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, silolarda imalat hatası olmadığını, teknik şartnameye uygun olduğunu, zararın yanlış muhafaza veya montaj hatasından kaynaklanabileceğini, yine yükleme ve boşaltmadan meydana gelme ihtimalinin olduğunu, dava konusu siloların düz tabanlı olmadığını, konik tabanlı olduğunu, alt yapı betonunun düzgün olması ve ayaklarının montajı sırasında boşluk olmaması gerektiğini, montaj ve alt yapı işinin müvekkili tarafından yapılmadığını, tespit dosyasının kendilerine bildirilmediğini, farklı silolarda farklı ayak kullanılmasının zorunlu olmadığını, siloları idarenin istediği ölçü ve özellikte teslim edildiğini, yaklaşık 1 yıl sorunsuz kullanıldığını, malzemenin ayıplı olması halinde idare tarafından kabul edilmeyeceğini, ayıptan sorunlu olmadıklarını, kabul anlamına gelmemek üzere bedeli karşılığı davacının imalat taleplerinin karşılanacağının bildirildiğini, ancak fahiş bedelden anlaşma yapılarak dava konusu faturanın düzenlendiğini, faturaya itiraz edildiğini, davanın haksız ve dayanaktan yoksun olduğunu beyan ederek davanın reddini savunmuştur. Cevap dilekçesi ekinde, imzasız teklif metni sureti sunulmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI: Mahkemece, davacının yüklenici olduğu, dava dışı idare ile arasında yem tesisi yapım işine ilişkin 27/09/2013 tarihli sözleşme bulunduğu, sözleşme bedelinin 6.393.000,00 TL olduğu, davacı yüklenicinin üslendiği işin bir kısmını davalıya yaptırdığı, taraflar arasında bulunan ve iki tarafın imzasını içeren sözleşmenin dosyaya sunulamadığı, ancak davalının yapılacak işe ilişkin 18/04/2014 tarihli teklifini ibraz ettiği, buna göre davalının 2 adet 500 tonluk, 2 adet 1000 tonluk silo yapacağı, 1000 tonluk siloların ayağının 180 mm demirden olmak üzere 16 adet olduğu, malzemenin nakliye ve montajının alıcıya ait bulunduğu, dava dışı idare tarafından verile cevapta, 2 adet 500 tonluk, 2 adet 1000 tonluk silonun Ağustos, Eylül, Ekim 2014 tarihinde yapıldığı, 1000 tonluk siloların ayıplı olduğu, silolarda eğilme ve bükülme olduğunu 19/12/2016 tarihinde tespit edildiği, yüklenici tarafından 08/02/2017 tarihinde alt ayakların değiştirilme işlemine başlandığı, 31/03/2017 tarihinde tamamlandığı, bu şekilde ayıbın giderildiğinin bildirildiği, teknik şartname uyarınca statik hesaplama yükümlülüğünün yükleniciye ait olacağı, davacı yüklenici ile davalı taşeron arasındaki iç ilişki uyarınca silolara ilişkin proje ve üretimin ayıplı olmasından sorumluluğun davalıya ait bulunduğu, Sarayönü Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2016/... D. İş sayılı dosyasına sunulan 21/12/2016 tarihli rapor ile mahkemeye sunulan 15/04/2019 tarihli 1.bilirkişi raporu ve 09/09/2020 tarihli bilirkişi raporlarına göre 1000 tonluk silolarda 280 ölçüsünde çelik profil ayakların kullanılması gerektiği, ancak 180 çelik profil ayak kullanıldığı, taşıyıcı ayakların zayıf olduğu, durumun gizli ayıp niteliği taşıdığı, sonuç olarak 1000 tonluk siloların ayıplı olarak projelendirildiği, ilk başta yapılacak muayene ve gözden geçirme ile tespit edilecek nitelikte olmadığından gizli ayıp vasfı taşıdığı, davalının eğilme ve bükülmenin siloların monte edildiği platformun düzgün olmamasından kaynaklandığını ileri sürdüğü, ancak delil sunamadığı, dava dışı idare tarafından verilen cevapta, siloların monte edildiği platformda ayıp sonrası düzeltme yapılmadığı, beton platformda çökme tespit edilmemesinin platformun ayıplı olmadığını gösterdiği, ayrıca davalının 1000 tonluk silo için 22 dış, 11 iç ayak tasarlanıp davacıya teslim edildiğini, ancak iç ayakların monte edilmediğinin savunulduğu, ancak ayıbın temel nedeninin yeterli vasıfta malzeme kullanılmaması, HEA 280 çelik profil yerine 180 çelik profil ayakların kullanılmasının olduğu, ayrıca davalı tarafından davacıya verilen 18/04/2014 tarihli teklifte 2 adet 1.220 m3 (1000 ton) kapasiteli silolar için 180 mm demirden 16 adet ayak tasarlandığının görüldüğü, tespit dosyasında ayıbın 60.000,00 TL ile giderilebileceğinin belirtildiği, bu görüş tahmine dayalı olduğundan hükme esas alınmadığı, ilk bilirkişi raporu ve ek raporun sadece davacının sunduğu belgeler esas alınarak hesaplama yapılması nedeniyle hükme esas alınmadığı, davacı tarafından sunulan ve siloların yarı fiyatını aşan malzeme, yemek, konaklama ve vinç faturalarının gerçeği yansıtmadığı kanaatine varıldığı, 2.bilirkişi raporunda, ayıbın giderildiği tarihteki rayiçe göre yapılan hesaplamanın yerinde olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, Adana 14. İcra Müdürlüğü'nün 2017/... Esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın kısmen iptaline, takibin 257.460,70 TL asıl alacak için devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, alacak likit olmadığından icra inkar tazminat talebinin, takibin kötü niyetle başlatıldığını ispatlanamadığından kötü niyet tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili 12/08/2021 tarihli istinaf dilekçesinde; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava dışı idareye yem üretim tesisisin yapılması işinin müvekkili davacı yüklenici şirket tarafından üstlenildiğini, işin bir kısmının (2 adet 500 tonluk, 2 adet 1000 tonluk silo ve müştemilatı imalatı işinin) davalıya yaptırıldığını, Ağustos 2016 tarihinde dava dışı idare tarafından silolalarda problem olduğunu, silo konik toplayıcı ve silo ayaklarında bükülme olduğunun belirtildiğini, müvekkili davacı şirket yetkililerinin 22/08/2016 tarihinde yerinde inceleme yaptıklarını, siloların boşaltıldığını, yıkılma ve devrilmesinin önlendiğini, ayıbın giderilmesi için siloların sökülmesi, malzemelerin nakliyesi, vinç ve vesair giderler ile işçilerin tüm masraflarını davacı tarafından karşılandığını, ayıbın davalıya bildirildiğini, ancak işlem yapılmadığını, dava dışı idarenin ayıbın düzeltilmesi, aksi takdirde oluşacak zararın müvekkiline rücu edileceğinin bildirildiğini, müvekkili davacı şirketin Adana 4. Noterliği'nin 27/09/2016 tarihli, ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile ayıbın giderilmesini, aksi takdirde ayıbın kendileri tarafından giderileceğinin ve zararın davalıya yükletileceğinin ihtar edildiğini, ancak ihtara cevap verilmediğini, ayıbın giderilmediğini, yapılan incelemede 4 adet silo için proje çizilmediği, statik hesaplama yapılmadığının ortaya çıktığını, mühendislik ve imalat hatası olduğunu, HEA 180 çelik profil ayak kullanıldığını, ancak tespit dosyasında bulunan bilirkişi raporunda HEA 280 çelik profil ayak kullanılması gerektiğinin bildirildiğini, tespit sonrası müvekkili davacı şirketin siloları sökerek yeniden yaptırdığını, 610.650,00 TL masraf yaptığını, yapılan masrafa ilişkin 30/05/2017 tarihli faturanın davalıya gönderildiğini, davalının Adana 4. Noterliği'nin 02/05/2017 tarihli, ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile faturayı kabul etmediğini bildirdiğini, davacı şirket tarafından Adana 14. İcra Müdürlüğü'nün 2017/... Esas sayılı takibin başlatıldığını, ancak takibe kötü niyetli itiraz edildiğini, takibin durduğunu, zararın davalının kusuru ile meydana geldiğini, silolardaki ayıbın gizli ayıp niteliği taşıdığını, zarardan davalının sorumlu olduğunu, platformda ayıp olmadığını, davalı tarafından 16 adet 180 mm çapında ayak tasarlandığını, dosyada mevcut bilirkişi raporları arasında çelişki olduğunu, 15/04/2019 tarihli kök ve 21/11/2019 tarihli ek bilirkişi raporlarında masrafın 517.500,00 TL olduğunun belirtildiğini, ancak 09/09/2020 tarihli 2.bilirkişi raporunda zararın 257.460,70 TL olarak hesaplandığını, gerekçesiz olarak 09/09/2020 tarihli bilirkişi raporu esas alınarak karar verilmesinin doğru olmadığını, 15/04/2019 tarihli kök ve 21/11/2019 tarihli ek bilirkişi raporlarında masrafların tek tek belirtildiğini, ayrıca emek, işçi sayısı, çalışma günü ve diğer üretim unsurlarının gözetildiğini, ancak karara esas alınan 09/09/2020 tarihli bilirkişi raporunda, iş gücü, emek, işin tamamlanacağı gün sayısı gibi detayların hesaplamaya dahil edilmediğini, parça masrafı dışındaki işçilik giderlerinin hesaplamaya dahil edilmesi gerektiğini, bilirkişi raporları arasında mevcut çelişkinin giderilmesi gerektiğini, karara esas alınan 09/09/2020 tarihli bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu, denetime ve karara elverişli olmadığını, raporda imalat parçası haricinde kalan hususların değerlendirilmediğini, 13.500,00 TL işçilik, 1.000,00 TL inşaat malzemesi ve hesaplanan vinç ve nakliye bedellerinin gerçeklikten uzak olduğunu, ayıbın düzeltilmesine ilişkin işin risk içerdiğini, görüşülen firmaların işi kabul etmediklerini, müvekkilinin işi kendisinin yapmak zorunda kaldığını, 1 şantiye şefi ve 15 işçinin 2,... ay çalıştığını, her siloda 10.000'den fazla vida olduğunu, bu vidaların teker teker sökülüp yeniden takıldığını, malzeme temin edildiğini, montajın yapıldığını, dava dışı idare tarafından yapılan kontrolden sonra siloların teslim edildiğini, 16 adet çalışanın 2,... ay boyunca ayıbın gidermesi için uğraştıklarını, ücretlerinin, SGK, yemek, konaklama, ulaşım vb. masraflarının müvekkili şirket tarafından karşılandığını, ayıbın giderilmesi için 610.650,00 TL harcandığını, bu miktara yüklenici karının dahil olmadığını, bilirkişi raporunda %25 yüklenici karının hesaplamaya dahil edilmediğini, işçilik masrafını gözetmeyen 09/09/2020 tarihli bilirkişi raporu esas alınarak verilen kararın kaldırılması gerektiğini, sunulan fatura miktarının gerçeği yansıtmadığı yönündeki değerlendirmenin dayanaksız olduğunu, malzemelerin alınması için ABD Doları ödendiğini, davalının silolar için kestiği faturalar ile müvekkilinin ayıbın giderilmesi amacıyla düzenlediği faturaların karşılaştırılmadığını, alacağın likit olduğunu, faturaya dayandığını, icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı vekili 26/07/2021 tarihinde UYAP üzerinden sunduğu istinaf dilekçesinde; kararın eksik incelemeye dayalı olarak hatalı ve hukuka aykırı verildiğini, yem fabrikası yapım işi ile ilgili 2 adet 500 ton, 2 adet 1000 ton silonun 25/06/2014, 30/06/2014, 04/07/2014 ve 07/07/2014 tarihlerinde tam ve eksiksiz olarak teslim edildiğini, teslim tarihinden yaklaşık 1,... yıl, silonun yaklaşık 10 ay kullanıldıktan sonra ayıplı olduğundan bahsedilmeyeceğini, siloların teknik şartnameye uygun özelliklerde üretildiğini, hatanın yanlış muhafaza veya montaj hatasından kaynaklana bileceğini, öte yandan yükleme ve boşaltma sırasında kaynaklanan bir durumdan dahi bükülmesinin ihtimal dahilinde olduğunu, dava konusu siloların konik tabanlı olduklarını, bu tarz siloların montajının önem taşıdığını, silo ayaklarının montajı sırasında boşluk kalması halinde silonun çökebileceğini, ayrıca boşaltma yükleme sırasında hata yapılması halinde siloların yıkılabileceğini, siloların montaj ve alt yapısının müvekkili tarafından yapılmadığını, teknik şartnameye uygun malzemenin zamanında eksiksiz teslim edildiğini, siloların yaklaşık 1 yıl sorunsuz kullanıldığını, eksiklik olması durumunda dava dışı idarenin siloların kabul etmeyeceğini, aynı iş için üretilen ve teslim edilen diğer silolarda sıkıntı yaşanmadığını, bilirkişi raporları arasında çelişki olduğunu, eksiklikler giderilmeden hatalı karar verildiğini, emsal Yargıtay kararları doğrultusunda bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi gerektiğini, 500 tonluk silolara takılan ayak sayısının 2 katından fazlasının 1000 tonluk silolara takıldığını, 500 tonluk siloda sorun yaşamadığını, 1000 tonluk siloda sorun yaşanmasının müvekkilinden kaynaklanmadığını, montaj veya kullanım hatasından kaynaklandığını, bilirkişi raporlarının kendi tespitleri ile çeliştiğini, teknik veriye dayanmaksızın görüş bildirildiğini, malzemenin hangi şartlarda muhafaza edildiğinin, bu süre içinde deformasyona uğrama ihtimalinin gözetilmediğini, dava dışı idarenin siloları teslim alırken test ve inceleme yaptığını, tespit dosyasında montaj hatasından bahsedildiğini, ancak siloların yıkılmasında bu durumdan bahsedilmeyerek eksik inceleme yapıldığını, 1000 tonluk silolarda 22 adet ayak kullanıldığı belirtilmiş ise de, teslim evraklarını incelenmesinden 33 adet konik ayak ile 14 adet orta ayak teslim edildiğinin görüleceğinin, 10 ay kullanılan üründe gizli ayıptan söz edilemeyeceğini, orta ayak olmadan kurulumun fark edilmemesinin mümkün bulunmadığını, ayıp ihbarının süresinde olmadığını, talebin zamanaşımına uğradığını, dava konusu siloların şartnameye uygun şekilde üretildiğini, davacıya teslim edildiğini, ayıplı malzemeyi dava dışı idarenin teslim almayacağını, malzemenin onaylardan geçip kullanıldığını, yükleme esnasında yapılan hata sonucu silonun deformasyona uğrayabileceğini, ayrıca montaj hatası olabileceğini, tam olarak teslim edilen ayakların davacı tarafından eksik veya yanlış montajı sonucu silonun çökebileceğini, ayrıca dava dışı idarenin vibratör takılması sonucu siloların aşındığı ve yırtıldığına ilişkin yazının davacıya gönderildiğini, dinlenen tanığın da aynı yönde beyanda bulunduğunu, bu hususların gözetilmediğini, inşaat mühendisi ve statik hesaptan anlayan makine mühendisi refakatinde daha kapsamlı inceleme yapılması gerektiğini, statik hesabın dosyaya ibraz edildiğini, ancak bu yönde hesaplama yapılmadığını, zarardan müvekkilinin sorumlu olmadığını, bilirkişi raporunda hatalı tespit yapıldığını, dosyada montaja ilişkin birçok somut delil olduğunu, montajın davacı tarafından yapıldığını, sorunun montajdan kaynaklandığını, tespit dosyasında bulunan bilirkişi raporunda bu hususun açıkça belirtildiğini, tarafların ticari defterlerinin incelendiğini, montaja ilişkin hizmet bedeli, fatura vb. olmadığının görüldüğünü, müvekkilinin siloların sadece imalatını yaptığını, eksiksiz teslim ettiğini, 14 adet orta ayağın teslim edildiğini, ancak bu ayakların davacı tarafından takılmadığını, davacının kendisine teslim edilen malzemeyi kullanmadığını, montajın davacıya ait olduğunu, hatalı montajdan davacının sorumlu olacağını, davacının ticari defterlerinde yapılan incelemenin doğru olmadığını, defterde kayıtlı faturalara ilişkin rayiç bedel araştırması yapılmadığını, tek taraflı beyana dayalı olarak sonuca varıldığını, ayrıca kararda harç ve yargılama giderine ilişkin hata yapıldığını, harcın yüksek hesaplandığını, bilirkişi ücretini ise kararda yazılandan daha fazla olduğunu ileri sürerek istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili 16/08/2021 tarihli istinafa cevap dilekçesinde; davalının istinaf başvurusunun haksız ve dayanaksız olduğunu ileri sürerek davalı istinaf başvurusunun reddini talep etmiştir. Davacı vekili 20/03/2024 havale tarihli dilekçesinde; konuyla ilgili uzman görüşü aldıkları beyan etmiş, Çukurova Üniversitesi Hukuk Fakültesi Medeni Usul ve İcra İflas Hukuku Öğretim üyesi Doç. Dr. ... tarafından hazırlanan 19/02/2024 tarihli uzman görüşünü dilekçesi ekinde sunmuştur. DELİLLER : İstinaf incelemesine esas; Yerel mahkemenin dosyası içerisinde bulunan belge ve kayıtlar. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Adana 14. İcra Dairesi'nin 2017/... Esas sayılı dosyasında; alacaklının davacı ......Ltd. Şti., borçlunun davalı ...olduğu, 610.650,00 TL asıl alacak, 1.631,19 TL işlemiş faizi olmak üzere toplam 612.281,19 TL alacağın tahsili için 09/06/2017 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, borcun sebebi olarak 30/05/2017 tarihli, ... nolu faturanın gösterildiği, borçlu vekilinin 15/06/2017 havale tarihli dilekçesi ile takibe ve borca itiraz edildiği, 15/6/2017 tarihli karar tensip tutanağı ile takibin durdurulmasına karar verildiği, 30/05/2017 tarihli, ... nolu faturada; düzenleyenin ... şirketi, muhatabın ...olduğu, Sarayönü Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2016/... D. İş sayılı dosyası ile tespit edilen 2x1000 ton ve 2x500 ton kapasiteli konik tabanlı çelik siloların imalatında yaşanan ayıplar nedeniyle sözleşmeye uygun hale getirilmesi amaçlı yapılan tamir, tadil ve revize onarım giderleri vs namınız hesabına yapılan masraf bedeli açıklamasıyla 517.500,00 TL mal ve hizmet bedeli, %18 KDV 93.150,00 TL olmak üzere toplam 610.650,00 TL bedelli fatura keşide edildiği, Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü'nün 20/11/2017 tarihli cevabi yazısında; yem üretim tesisine ilişkin ihale evraklarının yazı ekinde sunulduğu, sözleşme bedelinin KDV hariç 6.424.947,70 TL olduğunun bildirildiği, 27/09/2013 tarihli, 2013/... ihale kayıt numaralı yem üretim tesisi yapım işine ilişkin sözleşmede; iş sahibinin Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü, yüklenicinin ABP Gıda San. Ölçü Kont. Sist. Paz. San. Tic. Ltd. Şti. Ve ... İnş.ve Tic. Ltdi. Şti. adi iş ortaklığı olduğu, 1 adet 30 ton/saat yem çıkış kapasiteli yem üretim tesisi kurulması konusunda anlaşıldığı, sözleşmenin birim fiyatlı olduğu, sözleşme bedelinin 6.395.000,00 TL olarak belirlendiği, sözleşmenin işe başlama tarihinden 38 ay olduğu, proje onayından sonra işe başlanacağı, iş başlama tarihinden 180 takvim günü içerisinde işin bitirileceği, sözleşmenin 13.maddesinde idarenin onayı ile alt yüklenici çalıştırılabileceği, ancak yüklenici sorumluluğunun ortadan kalkmayacağını, 15.maddesinde işin asgari 2 yıl garanti süresi olacağının kararlaştırıldığını, Sarayönü Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2016/... D. İş sayılı dosyasında; tespit isteyenin ... şirketi, karşı tarafın ...olduğu, elektrik, makine ve inşaat bilirkişi tarafından sunulan 19/12/2016 tarihli bilirkişi raporunda, 30 ton kapasiteli yem fabrikası yapım işi ile ilgili fabrikayı besleyen 2 adet 500 ton (635 m3) ve 2 adet 1000 ton (1.220 m3) konik tabanlı silo ve eklentilerinin incelendiği, siloların aleyhine tespit istenen tarafından yapıldığı, 08/07/2014 tarihinde nakliye edildiği, siloların montajının tespit isteyen tarafından 29/11/2015 tarihinde bitirildiği, dava dışı TİGEM tarafından teslim alındığı, yaklaşık 10 aydır yem üretildiği, Ağustos 2016 tarihinde dava dışı idarenin silo ayaklarında eğilme-bükülme olduğu gerekçesiyle başvuruda bulunduğu, 1000 ton kapasiteli silonun taşıyıcı elemanlarının 22 adet HEA 180 olduğu, ancak ayakların HEA 200 olması gerektiği, zayıf olan kolonlara yükleme yapıldığı, kolonlarda kalıcı deformasyon olduğu, konik toplayıcı saçın 8 mm kalındığına olması gerekir iken 6 mm olduğu, bulonların 4 adet m30 olması gerekir iken 2 adet m20 olduğu, 1000 tonluk silolarda kullanılan malzemenin uygun olmadığı, hasarın imalat hatasından kaynaklandığını, statik hesaplama hatası yapıldığı, mevcut haliyle kullanılmasının mümkün olmadığı, 500 tonluk silolun incelenmesinde; 1000 tonluk siloda kullanılan çelik taşıyıcının aynı özellikte burada da kullanıldığı, sonuç olarak 2 adet 500 ve 2 adet 1000 tonluk silolarda meydana gelen kalıcı deformasyonların statik hesaplama, malzeme ve imalat hatasından kaynaklandığı, 1000 tonluk siloların mevcut hali ile kullanılmayacağı, sökülerek yeniden yapılması gerektiği, ayıbın gizli ayıp niteliği taşıdığı, zarardan ...'in sorumlu olduğu, yapılacak işlerin maliyetinin yaklaşık 60.000,00 TL olacağının bildirildiği, Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü'nün 06/02/2017 tarihli yazısında; yem fabrikasında bulunan 2 adet 1000 tonluk siloların ayaklarında mevcut deformasyon nedeniyle kullanılamadığının, 60 tonluk 12 adet hammadde silolarında ve dozajlama kantarına hammadde taşımak için kullanılan helezonlarda sorun yaşandığı, garanti süresinin 2 yıl olduğu, aksaklıkların 15 gün içinde bitirilmesi gerektiğinin davacı şirkete bildirildiği, 11/01/2016 tarihli iş bitirme belgesinde; 30 ton/saat yem çıkış kapasiteli yem üretim tesisinin, yüklenici ....Ltd. Şti. ile ABP Ltd. Şti. iş ortaklığı olduğu, işin %70'inin ... şirketi, %30'nun ABP şirketi tarafından yapılacağı, sözleşme tarihinin 27/09/2013, sözleşme bedelinin 6.395.000,00 TL olacağı, toplam sözleşme tutarının 6.698.762,50 TL olduğu, kesin kabulün 29/11/2014 tarihinde yapıldığı, Adana 4. Noterliği'nin 27/09/2016 tarihli, ... yevmiye sayılı ihtarnamesinde; ihtar edenin davacı ... şirketi, muhatabın davalı ...olduğu, 2 adet 500 ton, 2 adet 1000 ton silonun imalatının muhatap tarafından yapıldığı, 08/07/2014 tarihinde fabrikadan teslim edildiği, işin 29/11/2015 tarihinde bitirildiği, tesisin 10 aydır üretim yaptığı, Ağustos 2016 tarihinde silolarda problem olduğunun idare tarafından bildirildiği, 22/08/2016 tarihinde tesise gidildiği, siloların boşaltıldığı, aynı tarihte olay yeri fotoğraflarının muhatap ile paylaşıldığı, tedbir alınmasının ve ayıplı imalatın giderilmesinin istenildiği, 2 adet 1000 tonluk silonun teknik şartnameye uygun hale getirilmesinin istendiği, aksi durumda gideri muhataba ait olmak üzere siloların yeniden yaptırılarak zarardan sorumlu olunacağının ihtar edildiği, Adana 4. Noterliği'nin 02/06/2017 tarihli, ... yevmiye sayılı ihtarnamesinde; ihtar edenin ..., muhatabın ... şirketi olduğu, e-tebligat yoluyla gelen 30/05/2017 tarihli, 610.650,00 TL bedelli faturaya itiraz edildiği, Davacıya ait yevmiye defterinin 01/01/2017-31/12/2017 tarihleri arasına ilişkin çıktılarının dosya içerisine alındığı, 30/05/2017 tarihli faturanın deftere işlenmiş olduğunun görüldüğü, TİGEM Gözlü Tarım İşletmesi Müdürlüğü'nün 19/12/2016 tarihli yazısında; silolarda bulunan helezon sisteminden yararlanılamadığı, ... şirketi tarafından vibratör takıldığı, vibratörlerin bir kaç adedinin bağlı olduğu çelik siloyu deldiği, bir silonun bu nedenle kullanılamadığı, fabrikanın yanında bulunan 1000 m3'lük 2 adet silonun taban kısmında deformasyonun bulunduğunun bildirildiği, yazı ekinde 31/03/2017 tarihli tutanak suretinin sunulduğu, Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü'nün 25/10/2017 tarihli cevabi yazısında; ihale konusu iş kapsamında 2 adet 500, 2 adet 1000 tonluk silonun Ağustos, Eylül, Ekim 2014 tarihinde yapıldığı, montajın yüklenici firma olan ... şirketi tarafından gerçekleştirildiği, siloların ayıplı olduğunun 19/12/2016 tarihinde Gözlü Tarım İşletmesi tarafından Genel Müdürlüğe bildirildiği, ayıplı imalatın giderilmesi için ... firması tarafından 08/02/2017 tarihinde çalışmaya başlandığı, siloların ayaklarının değiştirilmesi işleminin 31/03/2017 tarihinde tamamlandığı, siloların monte edildiği yapı betonunun ... şirketi tarafından yapıldığı, ayıbın giderilmesi için alt yapı betonunda düzeltme yapılmadığının bildirildiği, Davacı vekilinin, sökülen siloların TİGEM İncirlik depoları Yüreğir Adana adresinde bulunduğunu bildirdiği, Mahkeme tarafından davacının 2017 yılına ait BA formunun çıkartılmasının istendiği, Davacı vekilinin 24/05/2017 tarihli dilekçesinde; her iki silonun vinçle söküldüğü, askıya alındığı, bunun için masraf yapıldığı, yeni taşıyıcı sistemlerin imal edilip yerine takıldığı, sökülen ve kullanılmayan malzemelerin Adana'da bulunan depoya götürüldüğü, işin bir kısmının dışarıdan hizmet alınarak büyük kısmının ise müvekkili davacı şirket bünyesinde yapıldığı, dilekçe ekinde yapılan masraflara ilişkin fatura vb belgelerin sunulduğunun bildirildiği, Davalı vekili tarafından cevap dilekçesi ekinde sunulan 18/04/2014 tarihli teklif metninde; 1220 m3 kapasiteli çelik silolarda 16 adet ayak kullanılacağı, ayağın 180 mm H demirinden yapılacağı, aynı niteliklerin 635 m3 silolarda da kullanılacağı, tesisin toplam tutarının KDV hariç 213.000,00 USD Doları olacağının yazıldığı, Nisan 2014 tarihinde USD kurunun 2,13 TL olduğu, davalının sunduğu teklifin 453.690,00 TL değerinde sayılması gerektiği, Davalı vekilinin CD ortamında müvekkiline ait ticari defterlerini sunduğu, Celsede tanık beyanı alındığı, Davalı tanığı ...; "Ben davalı ...'in oğluyum, ben açıköğretim işletme mezunuyum, 7-8 yıldır babama ait silo fabrikasında işletme şefi olarak çalışmaktayım, davacı şirketle babamın işletmesi arasında sürekli bir ticari ilişkimiz vardı, babama ait işletmenin ünvanı AD İmalat Silodur, babama ait firma tarafından davaya konu bu olaydan öncede bir çok kez davacı şirkete silo imal edilerek teslim edilmiştir, davaya konu bu olaydaki sözleşmede babama ait işletme tarafından davacı şirkete 2 adet 500 tonluk, 1 adet 1000 tonluk silo imal edilmesi kararlaştırılmıştı, şu anda hatırlamıyorum ancak siparişin verilmesi bundan 3 yıl kadar önceydi, silolar fabrikada demonte halinde üretilip yerinde montajı gerçekleştirildi, montajını ... firmasının kendisi yaptı, kendileri ile çalışmamız sürekli bu şekilde olmuştur, bu silolar TİGEM 'e yapıldığı için oranın şartnamesine göre imal edilir, ancak bu imalat yapılırken bizim firmamızın yaptığı statik hesaplara göre imalatı yapılmıştır, teslim tarihini şu anda hatırlamıyorum, ancak sözleşmede kararlaştırılan tarihte teslim edilmiştir, bu konuda taraflar arasında yazılı bir sözleşmede yapılmıştı, biz siloları davacı tarafa teslim ettikten yaklaşık bir yıl sonra davacı şirketin yetkilisi ve ortağı Mustafa Uğur Kızıl şirketimize silolardan birinde sorun olduğu yönünde sorun ve deformasyon olduğu yönünde bilgi vermiş ben kendisi ile görüşmedim ancak şirketimizde görüştüğü kişiler gelip bana bunu aktardı, firmamız bunun üzerine siloların bulunduğu yere teknik elemanları gönderdik ve inceleme yaptırdık, ayrıca TİGEM yetkilileri ile neden böyle bir deformasyon olduğunu görüştük, görüşenler arasında ben, ayrıca yine şirkette çalışan ablam Dilara Deniz ve muhtemelen babam dahil olmak üzere görüşmeler yapılmıştı, TİGEM yetkililerinin bize söylediğini göre silodan daha iyi bir ürün akışı sağlamak için siloya vibratör takıldığını söylediler, ancak bizim yaptığımız imalatta siloda bir vibratör yoktu, TİGEM 'in bize verdiği bilgiye göre vibratör davacı ... firması tarafından siloya eklenmiş ve TİGEM bunun siloya zarar verebileceğini faksla davacı şirkete bildirerek uyarmış, sonraki aşamada davacı firma bu hatanın bize ait olduğunu ileri sürdü, bizde bunu kabul etmedik, bizim yaptığımız üretim şartnameye ve statik hesaplamalara uygundu, bizim firmamızın elemanları tarafından yapılan incelemeye ilişkin herhangi bir rapor tutulmamıştır, ancak bu silodaki sorun kesinlikle davacı firma tarafından siloya vibratör eklenmesinden ve vibratörün yaptığı sarsıntıdan kaynaklanmıştır, ayrıca teslim edilen ve sorun çıkmayan diğer iki siloda vibratör olup olmadığı konusunda benim bir bilgim yoktur, ayrıca inceleme için giden ustalarımız ve teknik elemanlarımız inceleme yaptığı sırada silonun içi dolu olduğundan silodaki sorunun montaj hatasından olup olmadığını anlamak mümkün değildir," şeklinde beyanda bulunduğu, 01/08/2018 tarihinde bilirkişi refakatinde mahallinde keşif yapıldığı, İnşaat mühendisi Atilla Tuğran, Makine mühendisi ..., Mali Müşavir ..., Makine Mühendisliği bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. ... tarafından sunulan 15/04/2019 tarihli bilirkişi heyet raporunda; 2 adet 1000 tonluk, 2 adet 500 tonluk çelik silo ve ekipmanlarının davalı tarafından yapıldığı, ancak imalatın idareni teknik şartnamesine uygun olmadığı, tespit dosyasında silolarda HEA 180 çelik profil ayaklarının kullanıldığının belirtildiğini, 1000 tonluk siloda bu ayakların zayıf kalacağı, HEA 280 çelik profil ayaklarının kullanılmasının gerektiği, dosyada statik projelerinin olmadığı, 500 tonluk siloya ilişkin statik hesabın E-posta yolu ile bilirkişi heyetine gönderildiği, 1000 tonluk siloya ait statik hesabın bulunmadığı, 1000 tonluk siloda 500 tonluk siloda kullanılan ayakların aynen kullanıldığı, yükünün fazla olması nedeniyle 2 adet 1000 tonluk silonun kullanılamaz duruma geldiği, bu nedenle ürünü ayıplı olduğu, beton platformda çökme olmadığı, davacının davalıya gönderdiği faturanın KDV hariç 517.500,00 TL, davacının yaptığı giderlere ilişkin sunduğu faturaların toplamının ise 232.351,19 TL olduğu, bakiye 285.148,80 TL'nin siloların sökülmesi, taşınması, montajının yapılması masrafının toplamı olduğu, davacının sunduğu faturaların yapılan işler ile uyumlu bulunduğu, silonun tamamen söküldüğü, sökülen malzemelerin Adana'ya taşındığı, malzemelerin hurda değerinin 9.228,00 TL+KDV olacağı, davacının defter beratlarını dosyaya sunmadığı, defterlerin noter tasdiksiz olduğu, davacı defterine göre davacının davalıdan 610.650,00 TL alacaklı olduğu, davalının defterlerinin mevzuata uygun bulunduğu, davalı defterine göre davalının davacıdan 73.994,48 TL alacağının olduğu, takip konusu faturanın davalı defterlerine işlenmediğinin bildirildiğini, İtiraz sonrası ek bilirkişi raporu alındığı, İnşaat mühendisi Atilla Tuğran, Makine mühendisi ..., Mali Müşavir ..., Makine Mühendisliği bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. ... tarafından sunulan 21/11/2019 tarihli ek bilirkişi heyet raporunda; davacı defter beratlarının rapora eklendiği, defterin mevzuata uygun tutulduğu, davacı defterine göre davacının davalıdan 610.650,00 TL alacağı olduğu, davalı defterinin mevzuata uygun olduğu, dava konusu faturanın davalı defterinde olmadığı, kök raporda belirtilen teknik tespitlerin geçerli bulunduğu, davacı defterinde ayıbın giderilmesi için 15 adet fatura karşılığı toplam 273.615,45 TL bedelin kayıtlı olduğu, sonuç olarak davacının davalıdan 610.650,00 TL alacaklı olduğunun bildirildiği, İtiraz sonrası farklı bilirkişi heyetinden rapor alındığı, Mühendislik Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. ..., Mali Müşavir ..., İnşaat Yüksek Mühendisi ..., Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi ... tarafından sunulan 09/09/2020 tarihli bilirkişi raporunda; davacı ile dava dışı TİGEM arasında 27/09/2013 tarihli sözleşmenin bulunduğu, tesisin 19/11/2015 tarihinde kabul edildiği, idare arasında 19/12/2016 ve 06/02/2017 tarihlerinde mevcut ayıbın giderilmesi için iç yazışma yapıldığı, 2 adet 1000 tonluk silonun tamiri için davacıya süre verildiği, davacı ile davalı arasında 18/04/2014 tarihli eser sözleşmesi olduğu, davalı tarafından sunulan hesap tablosunda dışta 22 adet, içte 11 adet HEA 180 çelik profil kullanılması gerektiği, ancak davalı tarafından yapılan silo iç kısımlarında ayak olmadığı, 1000 tonluk siloda HEA 280 profil kullanılması gerektiği ancak HEA 180 profil kullanıldığı, dosyada davacı ile davalı arasında proje yapılıp idare tarafından onaylandığına ilişkin belge olmadığı, ancak tesisin 19/11/2015 tarihinde idare tarafından kabul edildiği, tespit dosyasında 500 tonluk siloda 180 malzemeden 20 adet ayak, 1000 tonluk siloda yine 180 malzemeden 22 adet ayak kullanıldığının belirlendiği, davalının yaptığı hesapta 1000 tonluk siloda 11 adet iç ayağın olması gerektiği, ancak fiili durumda iç ayakların yapılmadığı, davalının yaptığı imalatın teknik şartnameye uygun olmadığı, gizli ayıplı olduğu, davalının ayıba karşı sorumlu bulunduğu, silolarda mevcut deformasyonun hesap ve imalat hatasından kaynaklandığı, ayıbın silo altında kullanılan beton ile ilgisinin olmadığı, hurda bedelinin KDV hariç 9.228,00 TL olacağı, davacının KDV hariç 517.500,00 TL bedel talep ettiği, sunduğu faturalara göre yine KDV hariç 232.351,19 TL masraf yapıldığının iddia edildiği, 31/03/2017 tarihi itibariyle ayıbın giderilmesi için yapılması gerekli masrafların hesaplandığı, buna göre ayıbın giderilmesi için silo malzemeleri 199.375,00 TL, profil 2.270,00 TL, işçilik bedeli 13.500,00 TL, muhtelif inşaat malzemesi 1.000,00 TL, nakliye ücreti 2.920,00 TL, vinç ücreti 8.350,00 TL olmak üzere, %18 KDV dahil 268.349,70 TL harcanması gerektiği, hurda bedeli olan 10.889,00 TL düşüldüğünde ayıbın giderilmesi için gerekli net masrafın 257.460,70 TL olacağı, idare yazışmalarından ayıbın giderildiğinin anlaşıldığı, taraf defterlerinin incelendiği, sonuç olarak siloların ayıplı olduğu, ayıbın gizli ayıp niteliği taşıdığı, ayıbın davacı tarafından giderildiği, ayıbın giderilmesi için rayiç bedelin 257.460,70 TL olduğunun bildirildiği, Mühendislik Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. ..., Mali Müşavir ..., İnşaat Yüksek Mühendisi ..., Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi ... tarafından sunulan 07/04/2021 tarihli ek bilirkişi raporunda; kök bilirkişi raporunda mevcut tespitlerin tekrarlandığı, 09/09/2020 tarihli bilirkişi raporu esas alınarak karar verildiği anlaşılmıştır. Dava, hukuki niteliği itibariyle eser sözleşmesine dayalı itirazın iptali isteğidir. Davacı, dava dışı TİGEM tarafından yapılan ihale yüklenicisi olduğunu, yem üretim fabrikası yapma işini yüklendiğini, ilgili tesisi besleyen 2 adet 500 tonluk, 2 adet 1000 tonluk silo ve müştemilatının davalı taşeron tarafından yapıldığını, ancak imalatın ayıplı olduğunu, yapılan ihtardan sonuç alınamadığını, dava dış idarenin talebiyle ayıbın kendileri tarafından giderildiğini, siloların söküldüğünü, yenisinin takıldığını, bu iş için toplam 610.650,00 TL masraf yapıldığını, masraftan davalı taşeronun sorumlu olduğunu, yapılan takibe haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptalini istemiş, icra inkar tazminatı talebinde bulunmuştur. Davalı, 4 adet silonun tam ve eksiksiz olarak teslim edildiğini, idare tarafından işin kabulünün yapıldığını, yaklaşık 10 ay kullanıldığını, siloların ayıplı olmadığını, ayıbın nakliye, montaj veya alt yapı betonundan kaynaklanabileceğini, talep edilen bedelin yüksek olduğunu beyan ederek davanın reddin savunmuş, kötü niyet tazminatı talebinde bulunmuştur. Mahkemece, tespit dosyasında bulunan bilirkişi raporunda mevcut tespitler ile 15/04/2019 tarihli kök, 21/11/2019 tarihli ek bilirkişi raporunda mevcut çelişkinin farklı bir bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan 09/09/2020 tarihli bilirkişi raporu ile giderildiği, 09/09/2020 tarihli bilirkişi raporunda siloların ayıplı olduğu, gizli ayıp niteliği taşıyan ayıbın davacı tarafından giderildiği, masrafın 257.460,70 TL olacağının bildirildiği, anılan bilirkişi raporunun karara esas alınabileceği, alacağın likit olmadığı, itirazın kötü niyetle yapıldığının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, Adana 14. İcra Müdürlüğü'nün 2017/... Esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın kısmen iptaline, takibin 257.460,70 TL asıl alacak için devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, icra inkar tazminatı ve kötü niyet tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı ve davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden; dava dışı TİGEM ile ABP...Ltd. Şti.-....Ltd. Şti. adi ortaklığı arasında birim fiyatlı 27/09/2013 tarihli sözleşme bulunduğu, anılan sözleşme ile yem üretim tesisi yapılmasının amaçlandığı, davacı ... şirketinin söz konusu ihale sözleşmesinin bir kısmını oluşturan 4 adet çelik silonun davalı tarafından ayıplı olarak imal edildiği iddiasında bulunulduğu, davacı ile davalı arasında alt yükleniciliğe ilişkin yazılı sözleşme bulunmadığı, ancak 4 adet silonun davalı tarafından imal edilerek davacıya teslim edildiği hususunda tarafların kabulünün olduğu, dosyada davalı tarafından sunulan 18/04/2014 tarihli teklif metni bulunduğu, teklif metninde davalı tarafından yapılacak işin bedelinin KDV hariç 213.000 USD olarak belirlendiği, 2014 yılı USD kurunun 2,13 TL olduğu, davacı ve davalı arasında yapıldığı kabul edilen sözleşme bedelinin 453.690,00 TL olarak kabul edilmesi gerektiği, dosyada mevcut tüm bilirkişi raporlarında davalı tarafından imal edilen siloların gizli ayıplı olduğunun belirtildiği, davacının ayıbın giderilmesi için 610.650,00 TL masraf yapıldığı iddiasında bulunduğu, bu iddiasına ilişkin fatura suretleri sunduğu, tespit dosyasına sunulan 19/12/2016 tarihli bilirkişi raporunda ayıbın 60.000,00 TL'ye giderileceğinin bildirildiği, mahkemece mahallinde keşif yapıldığı, taraf defterlerinin incelendiği, 15/04/2019 tarihli asıl ve 21/11/2019 tarihli ek bilirkişi raporu alındığı, alınan bilirkişi raporlarında davacı beyanı ve defterleri esas alınarak ayıbın KDV hariç 517.500,00 TL'ye giderildiği, defter kayıtlarına göre davacının davalıdan 610.650,00 TL alacaklı olduğunun bildirildiği, yapılan itiraz sonucu farklı bilirkişi heyetinden 09/09/2020 tarihli kök ve 07/04/2021 tarihli ek bilirkişi heyet raporu alındığı, anılan bilirkişi raporunda, ayıbın giderilmesi için silo malzemeleri 199.375,00 TL, profil 2.270,00 TL, işçilik bedeli 13.500,00 TL, muhtelif inşaat malzemesi 1.000,00 TL, nakliye ücreti 2.920,00 TL, vinç ücreti 8.350,00 TL olmak üzere, %18 KDV dahil 268.349,70 TL harcanması gerektiği, hurda bedeli olan 10.889,00 TL düşüldüğünde ayıbın giderilmesi için gerekli net masrafın 257.460,70 TL olacağının bildirildiği, bahsi geçen bilirkişi raporu esas alınarak karar verildiği anlaşılmaktadır. Somut olayda; davalı tarafından üretilerek davacıya teslim edilen siloların gizli ayıplı olduğu, ayıp ihbarının süresinde yapıldığı, mevcut ayıptan davalının sorumlu bulunduğu, ayıbın 257.460,70 TL'ye giderilebileceğinin 09/09/2020 tarihli bilirkişi heyeti raporunda belirtildiği, anılan bilirkişi raporunda hesabın ayrıntılı olarak yapıldığı, masraf kalemlerinin belirtildiği, tespit dosyasında bulunan bilirkişi raporunda ayıbın 60.000,00 TL karşılığında giderilebileceği belirtilmiş ise de, anılan raporda yapılan hesaba ilişkin ayrıntı bulunmadığı, 15/04/2019 tarihli asıl ve 21/11/2019 tarihli ek bilirkişi raporunda ise ayıbın giderilmesi için gerekli bedelin hesaplanmadığı, mevcut durumda bilirkişi raporları arasında çelişki bulunduğundan bahsedilemeyeceği gözetilmek suretiyle davanın kısmen kabulünde isabetsizlik yoktur. Öte yandan, dava dışı idare ile yapılan sözleşmede yüklenici olarak ....Ltd. Şti&ABP Ltd. Şti iş ortaklığı yer alsa da, taşeron olarak işi yapan davalı ...'in iş ortaklığı ile değil, davacı şirket ile siloların yapımı konusunda anlaştıkları, bu nedenle davada taraf sorunu bulunmadığından adı geçen şirketler arasında mecburi dava arkadaşlığı bulunduğundan da söz edilemez. Açıklanan nedenler ile davacı ve davalı istinaf başvuruları yerinde değildir. Sonuç itibariyle; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1 maddesi uyarınca davacı ve davalı vekili istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuş, 6100 sayılı HMK'nın 04/06/2025 tarih ve 7550 sayılı Kanun'un 20. maddesiyle değişik Ek-1/2. maddesi uyarınca dava tarihi itibariyle değerlendirme yapıldığında temyiz yolu açık olmak üzere karar verilmesi uygun görülmüştür. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, A) 1-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1-b.1 maddesi gereğince davacı vekili İstinaf Başvurusunun Esastan Reddine, 2-İstinaf talep eden davacıdan alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 59,30 TL'nin mahsubu ile bakiye 556,10 TL'nin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDEDİLMESİNE, 3-İstinaf talep eden davacıdan peşin alınan 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının HAZİNEYE İRAD KAYDEDİLMESİNE, 4-İstinaf aşamasında yaptığı masrafın davacı üzerinde BIRAKILMASINA, B) 1-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1-b.1 maddesi gereğince davalı vekili İstinaf Başvurusunun Esastan Reddine, 2-İstinaf talep eden davalıdan alınması gereken 17.587,14 TL istinaf karar harcından peşin alınan 4.337,48 TL'nin mahsubu ile bakiye 13.249,66 TL'nin davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDEDİLMESİNE, 3-İstinaf talep eden davalıdan peşin alınan 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının HAZİNEYE İRAD KAYDEDİLMESİNE, 4-İstinaf aşamasında yaptığı masrafın davalı üzerinde BIRAKILMASINA, C)İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, D)6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 359/4 maddesi uyarınca, kararın Dairemizce TARAFLARA TEBLİĞİNE, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1-b.1, 361/1 ve 365/1 maddeleri uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Dairemize veya hükmü veren ilk derece Mahkemesine veya temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesine verilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde TEMYİZ YOLU açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.19/12/2025 ... Başkan ... *e-imzalıdır.* ... Üye ... *e-imzalıdır.* ... Üye ... *e-imzalıdır.* ... Katip ... *e-imzalıdır.* " Bu Belge 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanununa Göre Elektronik Olarak İmzalanmıştır."