TÜRK MİLLETİ ADINA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO : HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : 1- VEKİLİ : DAVALI : 2- VEKİLİ : DAVA : Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen), Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : KARAR YAZMA TARİHİ : Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen), Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,…
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: Esas - T.C. KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO : HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : 1- VEKİLİ : DAVALI : 2- VEKİLİ : DAVA : Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen), Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : KARAR YAZMA TARİHİ : Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen), Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Davacı şirket ... A.Ş ile ... Sigorta A. Ş. ve ... Sigorta A.Ş. (Eski ... Sigorta A.Ş.) arasında 31.12.2012 başlangıç ve 31.12.2013 bitiş tarihli İşveren Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi imzalandığını, işbu sigorta poliçesi koasürans şeklinde düzenlenmiş olup, gerçekleşen rizikodan ... Sigorta A. Ş. %55 (jeran), ... Sigorta A.Ş. İse %45 oranında sorumlu olduğunu, işbu poliçenin geçerli olduğu 02.01.2013 tarihinde meydana gelen trafik-iş kazasına neticesinde ... yaralanmış ve SGK tarafından işçiye bir takım ödemelerde bulunulduğunu, SGK tarafından müvekkil şirket ... A.Ş'ye ... A.Ş'ye karşı Konya . İş Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında rücuan alacak davası ikame edilmiş ve davanın kabulüne karar verildiğini, işbu karar taraflarınca istinaf edilmiş ve Ankara Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin ... Esas, ... Karar sayılı kararı ile kaldırıldığını, kaldırma kararı sonrası yargılamaya Konya . İş Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında devam olunmuş ve davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, işbu karar tarafımızca tekrardan istinaf edilmiş ve Ankara Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi, ... Esas, ... Karar sayılı kararı ile yerel mahkeme kararını kaldırarak davanın kısmen kabulüne karar verdiğini, işbu kararın kesinleştiğini, bu nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile; toplamda ödenen 10.853,86 TL'nin, son ödemenin yapıldığı tarih olan 10.07.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, davalı sigorta şirketlerinden, poliçedeki sorumluluk oranlarında tahsiline, yargılama gideri ile ücreti vekaletin davalı sigorta şirketlerine tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili sunduğu cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımı nedeniyle reddinin gerektiğini, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, davacının taleplerinin sigorta teminatı içinde olup olmadığının tespitinin gerektiğini, müvekkili sigorta şirketinin faiz ödeme borcu olmadığını, müvekkili şirketin temerrüde düşmediğini, ortada kötü niyetli bir ödeme ve bu ödemeye esas dava bulunduğunu, davacının yargılama giderleri ve vekalet ücreti taleplerinin reddinin gerektiğini, tüm bu nedenlerle aleyhlerine hüküm kurulmamasına, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... sigorta A.Ş. vekili sunduğu cevap dilekçesinde özetle; birleştirme kararının usul ve hukuka aykırı olduğunu, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, davadaki talep konusuna ilişkin olarak müvekkili şirket lehine maddi anlamda kesin hüküm bulunduğunu, müvekkili şirketin, faiz ve feriler yönünden sorumluluğu bulunmadığını, tüm bu nedenlerle hakkında birleştirme kararı verilen davaların ayrılmasına, davanın reddine, davanın reddi taleplerinin kabul edilmemesi halinde sorumluluklarının poliçe limiti ve teminatları dahilinde olmak üzere %55 koasürans payı ile sınırlı olduğuna, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizin 19/11/2024 tarih ... Esas ... Karar sayılı dosyası Mahkememiz dosyası birleştirilmiştir. Daha sonra birleştirilen ... esas, ... karar sayılı dosya tefrik edilerek mahkememizin ... esas sayılı numarasını almıştır. ÇEKİŞMELİ HUSUSLAR, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın Konya . İş Mahkemesinin... E. Sayılı dosyasında davacı şirket tarafından dosyada yapılan masrafların hükümler ve sorumluluk oranları nispetinde sigorta sözleşmesinin sigortacısı olan davalılardan tahsili hususunda olduğu anlaşılmıştır. İlgili dava dosyasında 17/06/2021 tarihinde kararın kesinleştiği, işbu dava ve arabuluculuk tarihi itibariyle eldeki talebin zamanaşımına uğradığı davalılarca süresinde savunulmuştur. Davacı taraf, harç iadesinin 2021 yılı Kasım ayında talep edildiğini, harç iadelerinin hatalı yapılması sebebiyle sürecin uzadığını bu nedenle davanın zamanaşımına uğramadığını iddia etmiştir. Dava, işveren sorumluluk sigorta poliçesinden kaynaklanmaktadır. Öncelikle zamanaşımı itirazının değerlendirilmesi gerekmiştir. 6102 sayılı TTK'nın Sigorta Hukukuna yönelik Genel Hükümlerin düzenlendiği Birinci Kısıma baktığımızda; TTK'nın 1420. maddesinde; ''(1) Sigorta sözleşmesinden doğan bütün istemler, alacağın muaccel olduğu tarihten başlayarak iki yıl ve 1482 nci madde hükmü saklı kalmak üzere, sigorta tazminatına ve sigorta bedeline ilişkin istemler her hâlde rizikonun gerçekleştiği tarihten itibaren altı yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. (2) Diğer kanunlardaki hükümler saklıdır.'', TTK'nın 1427. maddesinde; ''...(2) Sigorta tazminatı veya bedeli, rizikonun gerçekleşmesini müteakip ve rizikoyla ilgili belgelerin sigortacıya verilmesinden sonra sigortacının edimine ilişkin araştırmaları bitince ve her hâlde 1446 ncı maddeye göre yapılacak ihbardan kırkbeş gün sonra muaccel olur. Can sigortaları için bu süre onbeş gündür. Sigortacıya yüklenemeyen bir kusurdan dolayı inceleme gecikmiş ise süre işlemez... (4) Borç muaccel olunca, sigortacı ihtara gerek kalmaksızın temerrüde düşer.'' hükümleri yer almaktadır. 6098 sayılı TBK'nın 149. maddesinde; "Zamanaşımı, alacağın muaccel olmasıyla işlemeye başlar. Alacağın muaccel olmasının bir bildirime bağlı olduğu hâllerde, zamanaşımı bu bildirimin yapılabileceği günden işlemeye başlar." düzenlemesine yer verilmiştir. TTK'da Sorumluluk Sigortalarına ilişkin hükümler ise İkinci Kısımda 1473 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. TTK'nın "Sözleşmenin Konusu Ve Kapsamı" başlıklı 1473. maddesi; "Sigortacı sorumluluk sigortası ile, sözleşmede aksine hüküm yoksa, sigortalının sözleşmede öngörülen ve zarar daha sonra doğsa bile, sigorta süresi içinde gerçekleşen bir olaydan kaynaklanan sorumluluğu nedeniyle zarar görene, sigorta sözleşmesinde öngörülen miktara kadar tazminat öder..." TTK'nın "Doğrudan Dava Hakkı" başlıklı 1478.maddesinde; "Zarar gören, uğradığı zararın sigorta bedeline kadar olan kısmının tazminini, sigorta sözleşmesi için geçerli zamanaşımı süresi içinde kalmak şartıyla, doğrudan sigortacıdan isteyebilir." TTK'nın "Zamanaşımı" başlıklı 1482. maddesi; "Sigortacıya yöneltilecek tazminat istemleri, sigorta konusu olaydan itibaren on yılda zamanaşımına uğrar." şeklindedir. Bu maddenin gerekçesinde; Sorumluluğun doğumunun ve tazmini gereken zararının tespitinin uzun zaman alabiliyor olması nedeniyle genel hükümlerde öngörülen iki yıllık sürenin sorumluluk sigortalarında az olacağı düşüncesi ile bu tür sigortalarda zamanaşımı süresi beş yıl olarak belirlenmiştir. Tasarının 1482.maddesinde yer alan beş yıllık zamanaşımı süresi Komisyonumuzca uygun görülmeyerek on yıllık süreye çıkarılmıştır. Yapılan bu değişiklik aşağıdaki gerekçelerle uygun görülmüştür. "1420.maddenin birinci fıkrasında öngörülen iki yıllık zamanaşımı süresi, sorumluluk sigortalarında da alacağın muaccel hale geldiği tarihten başlayarak işleyecektir. Ancak aynı hükümde öngörülen altı yıllık genel zamanaşımı süresi, 1482.maddenin saklı tutulmuş olması sebebiyle sorumluluk sigortalarında geçerli değildir. Hükümet Tasarısında, sorumluluk sigortaları için genel zamanaşımı süresi beş yıl olarak belirlenmiştir. Bu süre, sorumluluğu doğuran olayın meydana geldiği tarihte başlayacaktır. Genel süre altı yıl belirlenmişken, sorumluluk sigortalarında daha kısa bir sürenin kabul edilmesi uygun görülmemiştir. Aksine bu sigorta türünde tazminat isteminin tabi olabileceği en uzun zamanaşımı süresinin esas alınması gerekmektedir. Bu açıdan 818 sayılı Borçlar Kanununun 60.maddesinin birinci fıkrasında öngörülen on yıllık zamanaşımı süresi belirleyici olmalıdır. Nitekim tasarının 1473.maddesinin birinci fıkrası tazminatın doğrudan zarar görene ödeneceğini, 1478.maddesinin birinci fıkrası da zarar görenin sigortacıya doğrudan başvuru hakkını düzenlemektedir. Ancak zarar görenin borçluya yönelik isteminin on yıllık zamanaşımına tabi olduğu hallerde, sigortacıya yönelik istem beş yılda zamanaşımına uğrarsa, sorumluluk sigortasından beklenen fayda sağlanamayacaktır; üstelik bu tür sigortaların zorunlu olduğu hallerde sigorta himayesi eksik kalacaktır. Bu gerekçeler dikkate alınarak 1482.maddede öngörülen sürenin on yıl olarak düzenlenmesi gerekmiştir." şeklinde açıklanmıştır. İşveren Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın "Sigortanın Teminatının Kapsamı" başlıklı 1.maddesi; "Bu poliçe, işyerinde meydana gelebilecek iş kazaları sonucunda işverene terettüp edecek hukuki sorumluluk nedeniyle işverene bir hizmet akdi ile bağlı ve Sosyal Sigortalar Kanununa tabi işçiler veya bunların hak sahipleri tarafından işverenden talep edilecek ve Sosyal Sigortalar Kurumu'nun sağladığı yardımların üstündeki ve dışındaki tazminat talepleri ile yine aynı Kurum tarafından işverene karşı iş kazalarından dolayı ikame edilecek rücu davaları sonunda ödenecek tazminat miktarlarını, poliçede yazılı meblağlara kadar temin eder.". "Zamanaşımı" başlıklı 15.maddesi; "Sigorta sözleşmesinden doğan bütün talepler on yılda zaman aşımına uğrar." şeklinde düzenlenmiştir. 6102 sayılı TTK'nın 1420.maddesinde yukarıda yer verildiği üzere iki yıl ve altı yıllık zamanaşımı süreleri belirlenmiştir. TTK'nın 1482.maddesinde ise sorumluluk sigortaları yönünden on yıllık zamanaşımı süresi belirlenmiştir. Ancak belirlenen bu on yıllık süre madde gerekçesinden de anlaşılacağı üzere sadece tazminat talepleri için geçerli olup, sigorta sözleşmesinden kaynaklanan diğer talepler yönünden TTK'nın 1420.maddesi belirlenen iki yıllık zamanaşımı süresine bakılacaktır. Yine genel hükümlere ilişkin TTK'nın 1420. maddesine göre belirlenen zamanaşımı süresi alacağın muaccel olduğu tarihten itibaren işlemeye başlarken, 1482.maddesinde belirlenen zamanaşımı süresi sigorta konusu olayın gerçekleştiği tarihte başlamaktadır. İşveren Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın 15.maddesinde öngörülen zamanaşımı süresi de sorumluluğu doğuran olayın gerçekleştiği tarihten itibaren işlemeye başlamaktadır. Davacı ile davalılar arasında sigorta ilişkisi olduğundan, aralarındaki ilişkide uygulanması gereken düzenleme TTK'nın 1482.maddesi değil, 1420.maddesidir. Somut olaya uygulanması gereken zamanaşımı süresi TTK'nın 1420.maddesi uyarınca 2 yıldır. Zira davacı, ödediği bedelden sigorta sözleşmesi gereği davalıların sorumlu olduğunu ileri sürerek mal varlığında meydana gelen kaybı gidermeye yönelik eldeki davayı açmış ve alacak ödeme yaptığı dosyanın kesinleştiği tarihte muaccel hale gelmiştir. Davacı 3.kişi değil sigorta sözleşmesinin tarafıdır. Bu nedenle zamanaşımı süresinin hesabında TTK'nın 1420.maddesinin nazara alınması gerekmektedir. Bu durumda zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekir (Emsal karar: İstanbul . HD DOSYA NO: ... KARAR NO: ... ). Davanın usulden reddine karar verildiği ve dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklar saklı tutulduğundan istinaf kanun yolu açık bırakılmıştır. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın zamanaşımı nedeniyle usulden REDDİNE, 2-)Alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcından dava açılırken alınan 427,60 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-)Hazine tarafından karşılanan toplam 3.200,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-)Davalılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden dolayı karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 10.853,86 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 5-)Davacının yaptığı tüm yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 6-)6100 Sayılı HMK'nın 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde davacının sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra var ise karar kesinleştiğinde; Kullanılamayan ve bakiye kalan gider avansının Hukuk Muhakemeleri Kanunun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra talep eden tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle, talep eden tarafından hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak İADESİNE, Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Konya Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere yapılan yargılama sonunda karar verildi. 29/01/2026 Katip Hakim