9. Hukuk Dairesi 2015/22854 E. , 2016/18727 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, manevi tazminat, dil tazminatı ile fazla mesai ücreti alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A
**9. Hukuk Dairesi 2015/22854 E. , 2016/18727 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, manevi tazminat, dil tazminatı ile fazla mesai ücreti alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I A) Davacı İsteminin Özeti: Davacı; 22.01.1998 tarihinde İzmir'de davalı iş yerinin operasyon merkezi dış işlemler servisinde memur olarak göreve başladığını, 2003 yılı Eylül ayından itibaren Adana'da görevine devam ettiğini, 2006 yılının Haziran ayından Ekim ayının ortalarına kadar Yüreğir şubesinde ticari müşteri temsilcisi sıfatı ile çalıştığını, 18.10.2006 tarihinde iş yerindeki olumsuz çalışma koşulları nedeni ile işten istemeyerek ayrılmak zorunda kaldığını iddia ederek, kıdem tazminatı, fazla mesai, manevi tazminat ve dil tazminatı alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir. B) Davalı Cevabının Özeti: Davalı; davacının 18.10.2006 tarihinde iş sözleşmesini feshederek iş yerinden ayrıldığını istifa nedeninin çocuğunun rahatsız oluşu ve terfi edememesinden kaynaklandığını, davcının alacaklarını zamanında ve eksiksiz olarak aldığını savunarak davanın reddini talep etmiştir. C) Bozma İlamı ve Yerel Mahkeme Kararının Özeti: Yerel Mahkemenin ilk kararı, Dairemizin 16/01/2013 tarih ve 2010/38541 Esas, 2013/1597 Karar sayılı ilamıyla “1-… davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 2- Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının dil tazminatı alacağına hak kazanıp kazanmadığı noktasında toplanmaktadır. Somut olayda, taraflar arasında imzalanan iş sözleşmesinin ücret başlıklı 4 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesinde aynen; "Ayrıca 3 derece yabancı dil tahsisatı olarak senede 12 kez 35.000.000 TL brüt ödeme yapılacaktır." denmektedir. Dinlenen tanıklar dil tazminatı alacağı konusunda özetle; 2006 yılında davacının çalıştığı bölüm kapatıldı ve Gebze' ye taşındı, yayınlanan bir genelge ile dil tazminatı kaldırıldı demişlerdir. Bilirkişi tarafından dil tazminatı alacağı ile ilgili olarak; dil tazminatının kaldırıldığına dair işveren tarafından dosyaya genelge veya benzeri bir belge sunulmadığı, taraflar arasında imzalanan iş sözleşmesi dururken, işverenin tek taraflı olarak, davacının görevinin bu tazminatı almasını gerektirmediği gerekçesiyle, bu tazminatta kesinti yapması ya da tazminatı kaldırmasının yasal olmadığı, davacının işe başladığından beri operasyon bölümünde görev yaptığı, her hangi bir görev değişikliğinin bulunmadığı, 2003 yılı başına kadar davacıya dil tazminatı alacağının işveren tarafından ödendiği, dönemler itibariyle miktarı değişen dil tazminatı konusunda hesaplama yapılabilmesi için 2003 senesi sonrasında dil tazminatı adı altında yapılan ödemelerin miktarlarının işverenden sorulması gerektiği ancak bu miktarlar belirlendikten sonra davacının alabileceği dil tazminatı miktarının hesaplanabileceği tespitlerinde bulunulmuştur. Mahkemece, dil tazminatı talebi ile ilgili olarak, ödenmesi yönünde kanaat oluşmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir. 4857 sayılı yasanın 22. Maddesine göre; işveren, iş sözleşmesiyle veya iş sözleşmesinin eki niteliğindeki personel yönetmeliği ve benzeri kaynaklar ya da işyeri uygulamasıyla oluşan çalışma koşullarında esaslı bir değişikliği ancak durumu işçiye yazılı olarak bildirmek suretiyle yapabilir. Bu şekle uygun yapılmayan ve işçi tarafından altı işgünü içinde yazılı olarak (açıkca) kabul edilmeyen değişiklikler işçiyi bağlamaz. Yukarıda yapılan tespitler kapsamında; taraflar arasında imzalanan iş sözleşmesi ile işçiye verilmesi öngörülen dil tazminatı alacağının, işveren tarafından tek taraflı bir tasarruf ile kaldırılması taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı olduğu gibi yasaya da uygun değildir. Mahkemece bilirkişi raporunda belirtildiği üzere, 2003 senesi sonrasında dil tazminatı adı altında yapılan ödemelerin miktarları işverenden sorulup, buna ilişkin tüm bilgi ve belgelerin celbedilmesi ve buna göre hesaplanacak dil tazminatı alacağının kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde talebin reddine karar verilmesi, bozmayı gerektirmiştir.” gerekçesiyle bozulmuştur. Yerel mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. D) Temyiz: Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. E) Gerekçe: 1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 2-Taraflar arasında bozmadan sonra ıslah yapılıp yapılamayacağı ihtilaflıdır. Mahkemenin ilk kararı davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 16.01.2013 gün ve 2010/38541-2013/1597 E. ve K. sayılı ilamı ile bozulmuştur. Bozma kararına uyularak yapılan yargılama sırasında davacı vekili “dil tazminatı alacak talebini ıslah” ederek bu talebini artırmış, Mahkemece davacı vekilinin bozmadan sonra “dil tazminatı alacak talebini ıslah” ederek yaptığı talep artırımına değer verilerek alınan ek rapor doğrultusunda karar verilmiştir. Bozmadan sonra ıslah yapılıp, yapılamayacağı hususunda Yargıtay Hukuk Daireleri arasındaki içtihat uyuşmazlığının giderilmesi amacı ile içtihatların birleştirilmesi gündeme gelmiş, konu Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulunda değerlendirilmiş ve Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulu' nun 06.05.2016 tarih ve 2015/1 E. 2016/1 K. sayılı kararı ile “ Her ne sebeple verilirse verilsin bozmadan sonra ıslah yapılamayacağına dair 04.02.1948 tarih ve 1944/10 E. 1948/3 K. sayılı YİBK. nın değiştirilmesine gerek olmadığına” karar verilmiştir. Yargıtay Kanunu' nun 45/5. maddesi “ İçtihadı birleştirme kararlarının benzer hukuki konularda Yargıtay Genel Kurullarını, Dairelerine ve Adliye Mahkemelerini bağlayacağı “ hükmünü içermektedir. Yargıtay Kanunu' nun 45/5. maddesi karşısında Dairemizce “ Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulu' nun bozmadan sonra ıslah yapılamayacağına ilişkin 06.05.2016 tarih ve 2015/1 E. 2016/1 K. sayılı kararına uygun karar verilmesi gerekmiştir. Somut uyuşmazlıkta, Mahkemece davacı vekilinin bozmadan sonra “dil tazminatı alacağı talebini ıslah” ederek yaptığı talep artırımına değer verilerek alınan ek rapor doğrultusunda karar verilmesi, HMK.nun 177/1. maddesinin “Islah tahkikatın sona ermesine kadar yapılabilir” hükmü ile “ Her ne sebeple verilirse verilsin bozmadan sonra ıslah yapılamayacağına dair 04.02.1948 tarih ve 1944/10 E. 1948/3 K. sayılı YİBK. nın değiştirilmesine gerek olmadığına ilişkin 06.05.2016 tarih ve 2015/1 E. 2016/1 K. sayılı YİBK” karşısında isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir. F) Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 27.10.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.