Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı işyerinde 1996 yılından bu yana başuzman olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin hizmetine ihtiyacın duyulmaması nedeniyle feshedildiğini, ancak fesih için gerekli şartların araştırılmadığını, fesih gerekçesinin açık ve net belirtilmediğini, fesih gerekçesinin sonradan değiştirilemeyeceğini, yazılı savunma alınmadığını ileri sürerek feshin geçersizliğinin tespiti ile davacının işe iadesine ve işe iadenin yasal sonuçlarına hükmedi…
Uyuşmazlık, feshin haklı ya da geçerli nedene dayanıp dayanmadığı ile buna göre davacının işe iadesine karar verilip verilemeyeceğine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.