TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO: 2022/1286 KARAR NO : 2025/1593 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 23/03/2022 NUMARASI : 2019/285 Esas - 2022/243 Karar DAVANIN KONUSU: Tazminat KARAR TARİHİ: 04/11/2025 Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi özetle; davalı sigorta …
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 40. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO: 2022/1286 KARAR NO : 2025/1593 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 23/03/2022 NUMARASI : 2019/285 Esas - 2022/243 Karar DAVANIN KONUSU: Tazminat KARAR TARİHİ: 04/11/2025 Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi özetle; davalı sigorta şirketine zorunlu trafik sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan ... plakalı traktörün 30/08/2017 tarihinde hareket halindeyken, yolcu Esma ...’nun araçtan düşerek yaralandığını, belirterek HMK'nin 107. madde gereğince belirsiz alacak talepli olarak 100 TL bakıcı gideri, 100 TL tedavi gideri ve 500 TL iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 700 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesi özetle; davanın reddini savunmuştur.İlk derece mahkemesince; bakıcı gideri ve tedavi giderine yönelik açılan davanın reddine, iş göremezlik tazminatı yönünden açılan davanın kabulü ile 89.367,99 TL'nin 18/06/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.Davalı vekili, davacının yaralanması ile dava konusu 30/08/2018 tarihli trafik kazası arasında nedensellik bağının bulunmadığının tespit edildiğini, meydana gelen trafik kazası ile davacının maluliyeti arasında herhangi bir illiyet bağının bulunmadığını, ATK raporu ile belirlenen maluliyet oranı fahiş olduğunu, hükme esas alınan aktüerya raporunda kullanılan hesaplama yönteminin hatalı olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosunun kullanılması ve teknik faiz oranının %1,8 olarak dikkate alınması gerektiğini, gerçek zararın çok üzerinde fahiş tazminata hükmedildiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda:Dava, trafik kazası nedeniyle iş görmezlik tazminatı, bakıcı ve tedavi giderleri talebine ilişkindir.Davacının maluliyet durumunun, Adli Tıp 2. İhtisas Dairesi'nin uygun yönetmelik hükümlerini gözeterek düzenlediği raporla belirlendiği anlaşılmaktadır. Anılan raporda davacının kaza sonrası tedavilerine ilişkin kayıtların ve raporların irdelenerek kaza ile maluliyet arasında uygun nedensellik bağının kurulduğu, raporun yetkili heyetçe ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli olarak düzenlenmiş olduğu anlaşılmakla, bu konudaki davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.Yargıtay 17. (kapatılan) ve 4. Hukuk Dairelerinin Anayasa Mahkemesi'nin 17/07/2020 tarih ve 2019/40 (E) - 2020/40 (K) sayılı kararı sonrasında vermiş olduğu güncel kararları gereğince tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosu uygulanacak, bilinmeyen (işleyecek) devre bakımından da "progresif rant" formülü kullanılarak tazminatın hesaplanması gerekecektir (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2022/6135 E. ve 2022/10604 K., 2021/16078 E. ve 2022/10550 K., 2021/13398 E. ve 2022/10498 K.,Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2020/2598 E. ve 2021/34 K., 2019/3713 E. ve 2020/2420 K. sayılı kararları). Bu nedenle, Anayasa Mahkemesi iptal kararı gereğince genel şartlarda belirtilen 1,8 teknik faiz esas alınarak hesaplama yapılması olanaklı değildir.İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan aktüerya bilirkişi raporunda TRH 2010 yaşam tablosu ile progresif rant yöntemine göre hesaplama yapılmıştır. TRH 2010 yaşam tablosu ve progressive rant yöntemi esas alınarak tazminatın belirlenmesi yerinde olup davalı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf itirazı yerinde değildir.Toplanan delillerin ilk derece mahkemesinin kararı ile birlikte istinaf başvuru nedenleri de göz önüne alınarak incelenmesi ve değerlendirilmesi neticesinde; dosyadaki bilgi ve belgelere, ilk derece mahkemesince delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırılık olmamasına, göre, istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine,2-Harçlar Kanununa göre alınması gereken 6.104,73 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 1.526,20 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.578,53 TL istinaf karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,3-Davalının istinaf başvurusu nedeniyle sarf ettiği yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf yargılama giderleri için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nin 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde, dairemize ya da bulunulan yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilecek dilekçeyle Yargıtayda temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.4/11/2025