TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO: 2022/1536 KARAR NO : 2026/85 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 26/04/2022 NUMARASI : 2021/88 Esas - 2022/290 Karar DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ:29/01/2026 Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 09/06/2019…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 40. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO: 2022/1536 KARAR NO : 2026/85 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 26/04/2022 NUMARASI : 2021/88 Esas - 2022/290 Karar DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ:29/01/2026 Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 09/06/2019 tarihinde davalı sigorta şirketinde sigortalı dava dışı ...’a ait ... plakalı aracın, davacı sigorta şirketine kasko sigortası bulunan ... plakalı araca çarptığını ve 8.883,51 TL hasar miktarının davacı sigorta şirketi tarafından sigortalısına ödendiğini, bunun üzerine, ödenen hasar bedelinin rucuen tahsili amacıyla davalı şirket aleyhine İstanbul 13. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalı şirketin takibe itiraz ettiğini iddia ederek, fazlaya dair talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla, itirazın iptalini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini savunmuştur. İlk derece mahkemesince; davacının davasının kısmen kabulü ile davalının İstanbul 13.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından yaptığı itirazın 8.883,51 TL asıl alacak üzerinden iptali ile takibin kaldığı yerden devamına, takip tarihinden itibaren asıl alacağa yasal faiz uygulanmasına, davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davalı vekili, bilirkişi raporunda yapılan kusur değerlendirmesini kabul etmediklerini, sigortalı aracın dava konusu kazaya karıştığı ve olay yerinin terkedildiği hususunun davacı tarafından ispat edilemediğini, davacı tarafın sigortalısı tarafından tek taraflı beyana dayalı olarak tutanak tutulduğunu, tutulan tutanakta sigortalı araç sürücüsünün kaza mahallinden firar ettiğinin iddia edildiğini, sigortalının gerçekten bu kazaya karıştığını gösterir fotoğraf, kamera kaydı yada zabıt bulunmadığını, sigortalı araç sürücüsünün dava konusu kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusuru bulunmadığını belirtmiştir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, trafik kazasından kaynaklanan rücuen hasar tazminat talebine ilişkindir. Mahkemece hükme esas alınan ATK Trafik İhtisas Dairesinin 19/12/2021 tarihli raporunda davalı tarafa sigortalı araç sürücüsü ...'ın araç ile seyrini sürdürürken yola gereken dikkatini vermediği, önünde kendisiyle aynı istikamette seyreden aracı güvenli mesafeden takip etmediği, sıkışan trafikte fren yaparak duruşa geçen davacının sigortalısı olduğu araca arkadan çarparak kazaya sebebiyet verdiği olayda, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı hareketleri ile asli ve %100 oranında kusurlu olduğu, bildirilmiştir. Kaza tespit tutanağı ile uyumlu, olayın meydana gelmesine neden olan kusur durumları dayanaklarıyla birlikte, eylemler ile sonuç arasında bulunan nedensellik bağını ortaya koyacak biçimde, dosya kapsamından anlaşılan oluşa, bilimsel ölçütlere, usul ve kanuna uygun olarak saptandığının anlaşılması karşısında, HMK'nin 279. maddesine uygun düzenlenen ve dosya kapsamına uygun somut olgu ve ölçütlere dayanan, yeterli gerekçeyi de taşıyan bilirkişi raporunun hükme esas alınmasında, hukuka aykırılık bulunmamaktadır. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine, 2-Harçlar Kanununa göre alınması gereken 732 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 152 TL harcın mahsubu ile bakiye 580 TL istinaf karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Davalının istinaf başvurusu nedeniyle sarf ettiği yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf yargılama giderleri için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.29/01/2026