T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:27/02/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:20/11/2025 DAVANIN KONUSU:Şirketin Feshi GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:27/02/2026 İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARIN…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:27/02/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:20/11/2025 DAVANIN KONUSU:Şirketin Feshi GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:27/02/2026 İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı; 23/12/2008 yılında kurulan ... İthalat İhracat Tic. ve San. Ltd. Şti. ile 28/08/2007 yılında kurulan ... Ticaret İth. İhr. Ltd. Şti.'lerinin hiç bir faaliyeti olmadığını ve şirket ortak ve müdürlerine yıllardır ulaşamadığını, 15 yıldır şirketlerin kullanılmadığı için şirketlerin feshine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalılar cevap dilekçesi sunmamışlardır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, "... Antalya Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasında kayıtlı ... Ticaret İth. İhr. Ltd. Şti. yönünden incelemede; davacının söz konusu şirkette %1 pay sahibi olduğu, somut davada davalı şirketin gayrifaal olduğu ve şirkete çıkarılan davetiyenin de bila tebliğ iade edildiği ve davalı şirkete TK.'nın 35. maddesi gereğince tebliğ edildiği, bunun yanında GİB, vergi sorgulamasında mükellefiyet kaydına rastlanılmadığı, ortakların ticari faaliyetlerini de sonlandırdığı görülmekle şirketin feshi için haklı neden oluştuğu anlaşılmakla davanın kabulüne karar verilmiştir. Antalya Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil numarasında kayıtlı ... İthalat İhracat Tic.ve San. Ltd. Şti. yönünden yapılan incelemede ise davacının söz konusu şirkette pay sahibi olmadığı, gelen ticaret sicil kayıtlarına göre şirketteki payların tamamının ...'ya ait olduğu, bu durumda davacının pay sahibi olmadığı şirketin feshini talep edemeyeceği gibi müdür sıfatıyla dahi fesih talep edebilmesi için şirket genel kurulu tarafından bu yönde bir karar alınması ve davacıya yetki verilmesi gerekli iken alınan bir genel kurul kararı da bulunmadığı anlaşılmakla bu şirket yönünden aktif husumet nedeniyle davanın reddine" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemenin kararında ... Limited Şirketi'nin tasfiyesine karar verilirken %99 hissedarı olduğu ... Limited Şirketi'nin tasfiye isteminin reddedildiğini, Mahkeme gerekçesi olarak müvekkilinin şirkette pay sahibi olmadığını, şirketteki payların tamamının ...'ya ait olduğu yönünde ise de, müvekkilinin ...'yı tanımadığını, ... ... limited şirketinde hissedar olduğuna dair dilekçe ekinde Ticaret Sicil Gazetesinde bulunan kayıtları sunduklarını, eksik ve hatalı inceleme sonucu müvekkilinin isteminin aktif husumet nedeniyle hukuka aykırı şekilde reddedildiğini, müvekkilinin bahse konu limited şirkette hissedar olduğunu ve fesih istem hakkı olduğunu, dilekçe ekinde sunulan delillerin değerlendirilerek davanın kabulüne karar verilmesini ve hatalı kararın düzeltilmesini talep etme zorunluluğunun hasıl olduğunu, kararın kısmen kaldırılarak müvekkili lehine yeniden hüküm kurulması gerektiğini istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, ... Ticaret İthalat İhracat Ltd. Şti. ve ... İthalat İhracat Tic.ve San. Ltd. Şti.'nin feshine ilişkindir. Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın kısmen kabulüne, Antalya Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil numarasında kayıtlı ... Ticaret İth. İhr. Ltd. Şti.'nin fesih ve tasfiyesine, Antalya Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil numarasında kayıtlı ... İthalat İhracat Tic.ve San. Ltd. Şti. yönünden aktif husumet yokuluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Şirketlere kayyım (denetim, onay veya yönetim) atanmasına dair 6102 sayılı TTK'da açık bir hüküm bulunmamaktadır. 6102 sayılı TTK'nın 1. maddesinde; TTK'nın 4721 sayılı TMK'nın ayrılmaz bir parçası olduğu hüküm altına alınmakla 4721 sayılı TMK'nın 426. vd. maddelerinin uygun düştüğü ölçüde şirketler için de kıyasen uygulanması gerekir. Nitekim Yargıtay kararları ile de şirkette organ boşluğu, şirket ortakların hak ve menfaatlerinin korunması gibi nedenlerle şirketlere yönetim, denetim ve onay kayyımı atanacağı benimsenmiştir.(Yargıtay 11 HD.'nin 2022/1527 Esas 2023/4874 Karar sayılı ilamı) TTK'nın 636/3. maddesinde; haklı sebeplerin bulunması hâlinde her ortağın mahkemeden şirketin feshini isteyebileceği, mahkemece istem yerine davacı ortağın payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına da karar verebileceği düzenlenmiştir. Limited şirketlerde şirketin haklı sebeplerle feshine haklı sebep teşkil edecek nedenlerin hangi haller olduğu hususu TTK'da sayılmamış olup, doktrinde ve yargı kararlarında yer verilen bazı haklı sebep teşkil edebilecek fiil ve davranışlar; zorunlu organların mevcut olmaması, genel kurulun toplanamaması, uzun süre kâr dağıtılmaması, gereksiz sermaye arttırımları ile azınlığın etkisizleştirilmeye çalışılması, ortakların bilgi alma ve denetim haklarının kullandırılmaması, aile şirketlerindeki husumet ve ortaklar arasındaki çekişmelerdir. Dava dilekçesinde, davalı ... İthalat İhracat Tic.ve San. Ltd. Şti. yönünden şirketin müdürlerine ulaşılamadığı ve uzun süredir şirket faaliyetinin bulunmadığı belirtilmiştir. Her davada, hukuki ve maddi olayların özelliği dikkate alınarak iddiaların haklı sebep teşkil edip etmeyeceklerinin irdelenmesi gerekecektir. Bununla birlikte ortaklık anlayışını ortadan kaldıran, bireysel çıkarlara yönelen, ortaklar arasında kişisel ve grupsal çıkarların ön plana çıktığı ve ortaklık amacının gerçekleşmesi olanağının kalmaması gibi hâllerde haklı nedenlerin oluştuğunun kabulü gerekir. Ancak belirtilen iddiaların gerçekten mevcut olup olmadığının delilleriyle ortaya konulup belirlenmesi ve özellikle mali konularda şirket kayıtlarının incelenmesi gerekmektedir. Bu tip davalarda haklı nedenin var olup olmadığı konusunda taraflar tanık dâhil her türlü delile ispat vasıtası olarak başvurabilirler. Somut olayda; ... İthalat İhracat Tic.ve San. Ltd. Şti'nin kuruluşundan itibaren davacının %99 paya sahip olduğu, 25/12/2008 tarihinden itibaren münferiden yetkili şirket müdürü olarak seçildiği, bu nedenle davacının TTK'nın 636. maddesi gereği şirketin feshini istemekte aktif husumet ehliyetinin bulunduğu ancak temsil yetkisinin sona ermesi ve şirketteki pay oranı dikkate alınarak öncelikle taraf teşkilinin sağlanması yönünden davalı şirketi temsilen kayyım tayin ettirilmesi ve dava dilekçesindeki iddialar yönünden şirketin feshinin gerekip gerekmediği değerlendirilmeksizin Yerel Mahkemece aktif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur. Mahkemece; davalı şirketin iki ortaklı olduğu, davalı olarak gösterilen şirketin diğer ortağının %1 paya sahip olduğu, dava tarihi itibariyle şirketi temsile yetkili kimsenin bulunmadığı, davacının müdürlük süresinin dolduğunun uyuşmazlık konusu olmadığı, fesih ve tasfiye davası açıldığı tarihte davalı şirketi temsile yetkili organ bulunmadığından öncelikle bu davada şirketi temsil etmek üzere temsil kayyımı atanmasının zorunlu olduğu, taraf teşkilinin bu suretle sağlanması ile bundan sonra yargılama yapılıp sonucuna göre bir karar verilmesi, şirketin faaliyetinin bulunup bulunmadığı yönündeki iddia yönünden şirkete ait kayıt ve defterler üzerinde bilirkişi incelemesi yapılması ve özellikle şirketin devamlılığında bir yarar bulunmadığına ilişkin davacının iddiaları araştırılıp değerlendirilerek, HMK'nın 297. maddesine uygun bir karar verilmelidir. Sonuç olarak, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine geri gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE, 2-6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/11/2025 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE, 4-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının İlk Derece Mahkemesi'nce talebi halinde davacıya İADESİNE, 5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesi'nde yapılacak yargılama sonucunda dikkate ALINMASINA, 6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 7-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının İlk Derece Mahkemesi'nce ilgiliye İADESİNE, 8-Kararın İlk Derece Mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a. maddesi uyarınca kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.27/02/2026 ...