(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2017/4861 E. , 2021/2358 K. "" MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Kadastro sırasında, ... İlçesi ... Köyü çalışma alanında bulunan 2664 parsel sayılı taşınmaz, Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğundan söz edilerek, malik hanesi açık bırakılmak s…
**(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2017/4861 E. , 2021/2358 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Kadastro sırasında, ... İlçesi ... Köyü çalışma alanında bulunan 2664 parsel sayılı taşınmaz, Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğundan söz edilerek, malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. Davacı ... Tamtürk ve arkadaşları tarafından, bir kısım davalılar aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan tescil davası, kadastro tespitinden sonraki tarihte Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 409/1. maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına karar verilerek sonuçlandırılmış, Kadastro Müdürlüğü tarafından ise malik hanesi açık bırakılan taşınmazın tutanak aslı 3402 sayılı Yasa’nın 5/son maddesi gereğince Kadastro Mahkemesine gönderilmiştir. Kadastro Mahkemesinde, usule ilişkin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın reddine, taşınmazın miras payları oranında ... mirasçıları adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili, davalı ... vekili ve davalı ... tarafından sözlü beyanı tutanağa geçirilmek suretiyle temyiz edilmiştir. 1- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesi hükmüne göre 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun temyiz ve karar düzeltmeye ilişkin hükümleri yürürlükte olup, temyiz dilekçesinin verilme usulü 1086 sayılı Kanun’un 430 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan yasa maddesinde, temyiz başvurusunun dilekçe ile yapılacağı belirtildiği gibi, bu dilekçe içeriğinde de hangi hususların yer alacağı açıkça düzenlenmiştir. Dolayısıyla, davalı ...’nın zapta geçirilen 28.06.2017 tarihli beyanının, bu koşulları ihtiva etmediği ve temyiz talebi olarak değerlendirilmesinin hukuken mümkün bulunmadığı anlaşıldığından, davalı ...’nın temyiz inceleme isteğinin REDDİNE, 2- Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve teknik bilirkişi raporları dikkate alındığında taşınmazın ekonomik yarar sağlanması mümkün yerlerden olduğunun anlaşılmasına göre, davalı ...’nın temyiz itirazları yerinde değildir.